Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1922 E. 2026/1390 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1922
- Karar No
- 2026/1390
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1922
KARAR NO : 2026/1390
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/04/2025
NUMARASI : 2024/377 E - 2025/271 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının kullanımında olan ... hizmet numaralı adreste 02/10/2023 tarihinde yapılan kontrolde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken akım trafosuna şönt marifetiyle kaçak yaparak enerji kullanımında bulunulduğunun tespiti üzerine kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, söz konusu tutanağa istinaden kacak ek tüketim faturası düzenlendiğini, davalı borçlu tarafça yapılan görüşmeler sonrasında toplam borç için peşinat ödenmesi ve devamında kalan borcun üç taksit halinde ödenmesi için anlaşıldığını, borçlu tarafça müvekkiline 130.000 tl tutarında peşinat ödendiğini ancak o günden bugüne kadar kendisiyle iletişim kurulamadığını, herhangi bir şekilde taksit ödemesi gerçekleştirilmediğini, taksitli protokollün imzasına gelmediğini, kayıplara karıştığını, borcun tahsili için İstanbul 28. İcra Dairesi ...E. Sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, itiraz edildiğini beyanla,haksız itirazın iptalini, davalı aleyhine hükmedilecek meblağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, ... nolu sözleşme kapsamında davacı, ... Anonim Şirketi'nden elektrik hizmeti aldığını, davacı şirket personelinin davalının iş yerine geldiğini ve herhangi bir kaçak bağlantı olmamasına rağmen panoda bir fazda kaçak olduğunu düşünerek ve tamamen varsayıma dayanarak davalı hakkında işlem tesis ettiğini, tahakkuk eden sözde kaçak kullanım bedelinin herhangi bir delil sunmamakla birlikte keyfi bir uygulama olduğunu, bu sebeple takibe konu borcun asılsız olduğunu, söz konusu elektrik hizmetini Yağmur Tekel isimli işletmesinde kullanmakta olan davalıya elektrik panosundaki fazlardan birinde kaçak kullanım tespit edildiği iddiası ile iki ayrı kaçak kullanım bedeli adı altında ücretlendirmede bulunulduğunu, davalının, söz konusu iş yerinde ticari faaliyetlerine 2021 yılında başladığını ve iş yerini devraldıktan sonra kaçak elektrik kullanmaya yönelik herhangi bir faaliyette bulunmadığını, bahse konu aboneliğin bulunduğu iş yerinin takriben 15 metrekare büyüklüğünde ve yalnızca bir buzdolabı bulunmakla söz konusu kaçak elektrik kullanım bedeli olarak belirlenen tutarın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46/2 kapsamında öngörülen usulle hesaplandığı takdirde söz konusu tutardan oldukça uzak olduğunu, bu bağlamda abonelik müddetince bahse konu tutarın 1.5 katının hesaplanması ve borcun tahakkuk ettirilmesi hususunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının ikame ettiği dava ile aynı konuda ikame edilen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2024/180 Esas numaralı dosyasında görülen menfi tespit davasının sonucunun huzurdaki dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının, ... Anonim Şirketi tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedellerinin bir kısmını icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, borcun ikrarı anlamına gelecek herhangi bir sözlü yahut yazılı beyanı olmaksızın baskı ve icra tehdidi altında toplamda 130.000,00TL ödeme yaptığın beyanla ,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı tarafından sayaçtan geçirmeden harici hattan elektrik tüketildiğinin sabit olduğu ve davalının bu eyleminin, kaçak elektrik kullanımı olduğu, ancak davalının dava açılmadan ve takip tarihinden önce 17/10/2023 tarihinde 130.000,00TL ödeme yaptığı da dikkate alındığında;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının İstanbul 28.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 48.354,46TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-)Alacak likit olmadığından icra-inkar tazminat talebinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu ;
Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan Bilirkişi Raporlarının dava konusu ihtilafı çözmeye elverişli ve denetime uygun olmayan raporlar olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve HMK 281.madde uyarınca konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden yerel mahkeme tarafından rapor aldırılması gerekirken yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olduğu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen tutanak ve alınan kararlar ile bunlara istinaden davalı adına tahakkuk edilen faturalandırmalar yasal mevzuata uygun olduğu, davalı borçlu ile yapılan görüşmeler sonrasında toplam borç için peşinat ödemesi ve devamında kalan borcun üç taksit halinde ödenmesi için anlaşılmış, borçlu tarafça müvekkil şirkete 130.000-TL tutarında peşinat ödenmiş, ancak o günden bugüne kadar kendisiyle iletişi kurulamamış, herhangi bir şekilde taksit ödemesi gerçekleştirilmemiş, taksitli protokolün imzasına gelmemiş ve kayıplara karışmış olduğu, davalının borcunu ödemek için müvekkili şirket ile iletişime girmesi ve borcunu taksitlendirme talebinde bulunması kaçak elektrik kullandığının açık bir göstergesi olduğu, davalı borçlu aleyhine her ne kadar yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 189.205,41-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 28. İcra Dairesi ...Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş ise de yukarıda detaylı izah edildiği üzere yapılan çevre araştırması neticesinde düzenlenen komisyon raporu sebebiyle işbu icra dosyasına bir kısım borç için vazgeçme beyanında bulunulduğu,
Dava konusu kaçak elektrik tutanaklarına ve tahakkuklarına ilişkin olarak hazırlanan Uzman Görüşü, müvekkil şirket tutanaklarının ve tahakkuklarının doğruluğunu bir kez daha ispatlamış olduğu, kaçak elektrik kullanımının tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlunun mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları, yetkilisi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduklarının kabul edilmiş olduğu, Hükme esas alınan Bilirkişi raporunda yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen nedenlerden ötürü, kaçak tüketim hesabı hatalı olduğundan işbu hatalı fatura hesaplamaları üzerinden yapılan gecikme zammı ve KDV hesabı yönünden verilen karar da hatalı olduğu, Yerel Mahkemece icra inkar talebinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafça , kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 189.205,41-TL'nin tahsili için İstanbul 28. İcra Dairesi ...Esas sayılı takip dosyası ile sayılı takip dosyasında, alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davalının kullanımında bulunan adreste, 02.10.2023 tarihinde yapılan kontrolde; Perakende Satış Sözleşmesi Veya İkili Anlaşması mevcutken akım trafosuna şönt marifetiyle kaçak yaparak enerji kullanımında bulunduğunun tespiti yapıldığı, dava konusu, 02.10.2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiği, 13.10.2023 son ödeme tarihli, 32.760 kWh karşılığı 186.042,69-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 13.10.2023 son ödeme tarihli, 33.670 kWh karşılığı 148.303,32-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yargılamada alınan Elektrik Mühendisi bilirkişi raporunda özetle; ".Davaya konu kaçak tespit tutanağından; 02.10.2023 tarihinde “Akat Mah. ... Sok. No:... Dükkan Beşiktaş/İstanbul” adresindeki ... hizmet numaralı ticarethane tesisatında davacı kurum görevlilerince kontrol yapıldığı, ilgili tesisatta 700027487 seri numaralı kayıtlı-sözleşmeli sayacın takılı olduğu, EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanmaktan kaynaklı düzenlendiği, sayaçlı devreden çekilen akım değerinin 4,8A olduğu, sayaçsız harici hattan çekilen akım değerinin 12A olduğu, harici hattaki cihaz ve güç bilgilerinin;sayaçtan geçirilmeyen harici hattaki cihazların toplam kurulu gücünün 13kW olduğu, davacı kurum tutanak tanıklarının imzalarını içerdiği, davalının imzasını içermediği, kaçak tespitinin video kaydı ile kaydedildiği, Davalı ... “Akat Mah. ... Sok. No:... Dükkan Beşiktaş/İstanbul” adresindeki ticarethanesine sayaçtan geçirmeden harici hattan elektrik tükettiğinden ve bu durum 30.05.2018 gün ve 30436 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Kaçak elektrik enerjisi tüketim ihlalleri 42/1-b maddesine göre kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olayın kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalı ... adına tanzim edilen 02.10.2023 tarih ve ... seri numaralı seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit tutanağı tahakkukunun KDV dahil toplam 177.679,00TL olduğu, davalı ...'ın 17.10.2023 tarihinde yapmış olduğu 130.000,00TL ödeme tenzil edildiğinde, 17.10.2023 tarihi itibarıyla davalının davacıya kalan borcunun 177.679,00-130.000,00 = 47.679,00TL olduğu, 47.679,00TL Kalan borç bedelinin 17.10.2023 tarihinden 03.11.2023 İcra İşlem tarihine kadar işlemiş faizi(%30 yıllık) ile birlikte Toplam Kaçak/Usulsüz Elektrik Bedelinin 48.354,46TL olduğu,..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Somut olayda ,davalının harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup,sözkonusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır.
Somut olaya uygulanacak 30/05/2018 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren EPTHY olup yönetmeliğin ;
Kaçak tutanağı tanzim tarihinde yürürlükte bulunan EPTHY hükümleri incelendiğinde ;
Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri
MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek SURETİYLE dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması;
MADDE 44 / 3 'de 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45'inci maddesinde ; Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre düzenlenmiştir.
MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. hükmü yer almaktadır.
Bilirkişi raporunda ,anılan yönetmeliğin ilgili hükümlerine ve tutanakta yazılı cihazlar ve kurulu güç bilgilerine göre kaçak kullanım miktar ve süresinin,esas alınan vardiya sayısının hesaplandığı ,Yönetmelik hükümlerinin doğru tesbit edildiği,yapılan hesaplamada da hata bulunmadığı ,bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğundan mahkemece rapor doğrultusunda karar verilmesinin,yapılan ödeme miktarının mahsubunun yapılması hukuka uygun olduğu gibi , ve kaçak elektrik haksız fiil olduğundan alacak likit sayılamayacağından icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde de isabetsizik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.405,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.673,38 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/05/2026