Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/145 E. 2026/1267 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/145
Karar No
2026/1267
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/145 - 2026/1267 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/145 KARAR NO : 2026/1267

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.11.2024 NUMARASI : 2019/412 Esas 2024/808 Karar

DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 03.07.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.06.2018 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan Suriye uyruklu davacılar ... ve ...'ye çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacıların yaralandıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ve işletenin kusurlu olduğunu, bebek olan davacı ...'nin özel hastanelerde tedavi gördüğünü, tekrar yürüyebilmek için fizik tedavisi uygulandığını, maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, davacılar ... ve ... lehine ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile davacı ... için 200.000,00 TL ve davalı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın trafik kazasının meydana geldiği 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 19.12.2022 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talepleri kapsamında; çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi dolayısıyla davacı ... için 3.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL, tedavi gideri olarak ... için 2.000,00, ... için 2.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar kapsamında ... için 500,00 TL maddi tazminat talep edildiğini, tedavi giderinin tedavi sonrası bakıcı giderini de kapsadığını açıklamıştır. Davacılar vekili 23.10.2024 tarihli feragat dilekçesi ile davacı ... için talep ettikleri maddi tazminatın tamamından ve davacı ... için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatının 360.000,00 TL sigorta limiti ile sınırlı olan kısımından sigorta şirketi yönünden feragat ettiğini, ... hakkındaki tedavi gideri kapsamındaki zararları ve manevi tazminat talepleri yönünden taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu istemlerin zamanaşımına uğradığını, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalının herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, aksi kanaat söz konusu ise bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle davacılara ödeme yapıldığını, zararlarının giderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; kaza sonucu her iki davacının da hayati tehlikesi olmayan şekilde yaralandıklarını, kaza tespit tutanağında davalı yanında, davacı yayaların da kusurlarının bulunduğunun tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazası nitelikli haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; somut uyuşmazlıkta davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın, 05.06.2018 tarihinde yaya haldeki davacılara çarpmasıyla trafik kazasının meydana geldiği, bu kazada davacıların yaralandıkları, alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun ve alınan maluliyet raporununa göre de; davacı ...'nin kazaya bağlı yaralanması nedeniyle, %96 oranında özürlü hale geldiği, yaşamı boyunca sürekli başkasının bakımına muhtaç durumda olduğunun belirtildiği; davacı ...’ın ise alınan raporda sürekli özür durumunun tespit edilmediği, 9 ay iş ve güçten kalacağı, 1 ay başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirtildiği, davacı ... için maddi tazminat isteminden yetkili vekili feragat ettiği için başkaca bir değerlendirme yapılmadan, bu davacının maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği; davacı ...'in maddi tazminat talepleri yönünde, davacının ekonomik geleceğinin sarsılması iddiasıyla ilgili kanıt sunulmadığından, bu kalem alacağının ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerektiği, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin ise; dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan tazminata dair bilirkişi kök ve ek raporu ile tespit edildiği üzere, davacı küçük ...'nin 12.597.971,25 TL sürekli iş göremezlik zararı ile sürekli bakıcı ve SGK sorumluluk kapsamı dışındaki tedavi harcamaları olmak üzere 16.310.347,63 TL tedavi gideri zararın olduğunun anlaşıldığı, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu, davalı sigorta şirketinin sürekli maluliyet tazminatı ile tedavi gideri kapsamında yer alan sorumlulukları ayrı ayrı 360.000,00 TL ile sınırlı olarak belirlendiği, ancak yargılama sırasında davacılar vekili davacı küçük ... bakımından vekaletnamesindeki yetkiyi istinaden, sürekli iş göremezlik tazminatı yönüyle davalı sigorta şirketi hakkındaki davasından tamamen, diğer davalı hakkındaki bu kalem istemi bakımından kısmen feragat ettiği, bu feragat dikkate alınarak anılan davacının bakiye 12.237.971,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağından davalı sürücü ve işleten ...'ın sorumlu olacağı sonucuna varıldığı, bahse konu feragat ödemeye dayalı olduğundan, bu nedenle feragat edilen kısım yönüyle davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri tayin edilmediği, davacı küçük ...'nin sürekli bakıcı ve diğer tedavi gideri toplam zararının ise 16.310.347,63 TL tutarında olduğu, bu kalem alacaktan davalı sigorta şirketinin 360.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere davalılardan tahsilinin gerektiği kabul edildiği; manevi tazminat koşullarının oluştuğu, gerekçesiyle; Davacı ...’ın maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Davacı ...’ın manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, Davacı ...’nin, Sürekli iş göremezlik tazminatı davasının, kısmi feragat beyanı dikkate alınarak 360.000,00 TL’lik kısmı yönüyle davalı ... Sigorta Şirketi hakkındaki davasının tamamen, diğer davalı bakımından ise kısmen reddine, 12.237.971,25 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, Tedavi gideri (sürekli bakıcı ve SGK sorumluluk kapsam dışı tedavi gideri) olarak 16.310.347.63 TL toplam tazminatın, davalı ... Sigorta AŞ 360.000,00 TL limitle sınırlı ve 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte sorumlu olması kaydıyla davalı ...’ın ise haksız fiilin gerçekleştiği 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, Davacının ekonomik geleceğin sarsılmasıyla ilgili davasının reddine, Davacının manevi tazminat davasının kabulüne, 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 05.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile bu davacıya verilmesine," karar verilmiş, hüküm davalı ... Sigorta AŞ tarafından aleyhine hükmedilen bakıcı giderine yönelik olarak karar istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararda adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, kararın HMK’nın 297. maddesine aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesi ve açıklama dilekçesindeki taleplerinin sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılması ve tedavi giderine ilişkin olduğu, bakıcı giderine yönelik ise açık bir talebi olmadığı, ayrıca bakıcı giderine yönelikte arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, davacının arabuluculuk müzekkeresi yapılmayan bakıcı giderine ilişkin tazminat talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece re'sen bakıcı giderine ilişkin rapor almasının ve talep olmayan bakıcı giderine ilişkin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bakıcı giderinin de teminat kapsamında olmadığını, bakıcı giderini kabul etmemekle birlikte, bu zararların da teminat kapsamında olduğunun kabulü halinde de, sürekli sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumda da bakıcı giderine yönelik talebin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekiği, ayrıca maluliyet raporunun da güncel muayanesi yapılmaksızın evrak üzerinden tanzim edilmiş olması nedeniyle raporu da kabul etmediklerini, raporun Adli Tıp Kurumu’ndan alınması gerektiğini, hesaplamanın da TRH2010 Yaşam Tablosuna göre ve teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulünün de hatalı olduğunu, faizinde yasal faiz olması gerektiğini, avans faizini kabul etmediklerini, her halükarda faizin de ıslah tarihinden itibaren yasal faiz olacağını, ayrıca ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru olmadığı gibi, davalı aleyhine arabulucu ücreti hükmedilmesinin de bu nedenle yasaya aykırı olduğunu, davalının temerrüt düşmediğini, temerrüte düştüğünün kabulü halinde faizin dava tarihinden itibaren talep edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılması istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ...'nin sürekli bakıcı giderinden sigorta limiti ile sınırlı sorumluluğuna karar verilen, sigorta şirketi tarafından hakkında kabul kararı verilen miktara yönelik istinaf edilmiştir. 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından, davalı ...'in dava dilekçesinde, bakıcı giderine ilişkin talebi olmadığı, ayrıca bu alacak kalemi yönünden arabuluculuk görüşmesi yapılmadığı, alacak kaleminin de zamanaşımına uğradığını, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ve faizin avans faizi olarak uygulanmayacağını, faiz başlangıcın da hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; davacının dava dilekçesinde, zararlarını maddi tazminat olarak talep etmesinden sonra, HMK'nın 31. maddesi kapsamında sunduğu beyan dilekçesinde, tedavi giderleri içerisinde bakıcı gideri de olduğunu beyan etmiş olmasına ve nitelik itibariyle bakıcı giderinin tedavi gideri olmasına göre bakıcı giderinin de dava konusu edildiğinin kabulü gerekmesine, arabuluculuk görüşmesinin, sürekli iş göremezlik zararı ile sınırlı olarak yapılmadığının arabuluculuk başvurusundan anlaşılmasına, zamanaşımı def'i yönünden KTK'nın 109/2 maddesi gereğince, uyuşmazlıkta ceza kanunda öngörülen, dava zamanaşımı uygulandığından tazminat alacağının zamanaşımına uğramadığının anlaşılmasına, dava tarihinden önce davalının temerrütü gerekleştiğinden faiz başlangıcının belirlenmesinde ve sigortalı aracın ticari taksi olması nedeniyle faiz türünün taleple bağlı kalınarak avans faizi olarak uygulanmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalının belirtilen hususlardaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekili, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, teminat kapsamında olduğunun kabulü halinde ise bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kaldığını ve sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi ile limitin tükendiğini ileri sürmüş ise de; TBK'nın 54. maddesi kapsamında tedavi gideri sayılan bakıcı giderinin, KTK'nın 92. maddesinde teminat dışında sayılmamış olması nedeniyle sigorta teminatı kapsamında bulunmasına ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından sigorta şirketinin, bakıcı giderinden ZMMS poliçesi kapsamındaki "tedavi ve sağlık gideri teminatı" kapsamında sorumlu olacağı kabul edildiğinden ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına uygun olmasına göre davalı vekilinin buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülemiştir. 3-Davalı sigorta vekili, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, ayrıca aktüer hesaplamanın ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Mahkeme hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre, davacı ...'in tedavi evrakları incelenerek ve son durum raporu değerlendirilmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına, raporda tespit edilen arazlar nedeniyle davacının sürekli bakıma muhtaçlığının tespit edilmesinin uygun olmasına göre, davalının maluliyet raporuna yönelik soyut istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi, aktüer hesaplama yönünden de, bakıcı giderine yönelik hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak TRH2010 Yaşam Tablosu uygulanarak belirlenen muhtemel yaşam süresi sona kadar, bilinmeyen dönem hesabının da progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesinde, "gerçek zararın" tespitinde esas alınan bu yöntemin uygulanacak olmasına göre davalının bakıcı giderine ilişkin aktüer hesabına yaptığı istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 4-Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde tespit edilen kusura da itiraz etmiş ise de, olay tarihinde, davacılar yaya geçidinden geçtikleri sırada, davalının sevk ve idaresindeki araç ile çarpması ile kazanın meydana geldiği, davalı sürücü ve davacı beyanı ile tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, kazanın yaya geçidi üzerinde geçiş önceliği olan ve orta refüje kadar gelen yayalara, araç sürücüsünün ilk geçiş hakkını tanımaması nedeniyle meydana gelmiş olmasına, davacıların kural ihlaline ilişkin delil ve tespit bulunmamasına göre davalı sigorta şirketinin kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davalı ... Sigorta AŞ vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 24.591,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.148,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.443,20 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/145, K. 2026/1267, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-145-e-2026-1267-k-d55863bd67e9