Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/142 E. 2026/1080 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/142
Karar No
2026/1080
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/142 - 2026/1080 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/142 KARAR NO : 2026/1080

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.05.2024 NUMARASI : 2022/772 Esas 2024/328 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 13.10.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kaburgalarında ezilme olduğunu ve sağ diz kapağına 4 adet vida ve tel takılmak suretiyle malul kaldığını, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, sigortalı araç sürücüsü ...'in asli, davacı sürücünün tali kusurlu olduğunu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğunu, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun 10.11.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından cevap verilmediği gibi, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek 200.000,00 TL manevi tazminatın 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce, davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartlarının yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Adli Trafik bilirkişisinden alınan 12.04.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'in %75, davacı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.07.2023 tarihli raporda, davacının özür oranının %4 olduğunun belirtildiği, bahse konu rapora itiraz edilmesi üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.01.2024 tarihli raporda, davacının özür oranının %5 olduğunun, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek davanın kısmen kabulü ile, 120.000,00 TL manevi tazminatın, 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, kabul ret oranına göre harç miktarının belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından davadan önce, davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartlarının yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 13.10.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, sigortalı araç sürücüsü ...'in asli, davacı sürücünün tali kusurlu olduğunu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'in %75, davacı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.01.2024 tarihli raporda, davacının özür oranının %5 olduğunun, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek davanın kısmen kabulü ile, 120.000,00 TL manevi tazminatın, 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem hâline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile trafik ışıklarının fasıla yandığı sırada sola dönüş yaparken karşı yönden gelen davacı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü ...'in asli (%75), davacı sürücü ...'nın tali (%25) kusurlu olduğunun, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.01.2024 tarihli raporda, davacının özür oranının %5 olduğunun, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2022) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu kanaatine varılmış; dosya üzerinden yeniden yapılan değerlendirmede, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Ancak, 14.03.2025 tarihli 32841 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli, 2024/29E.-2024/226K.sayılı kararı ile manevi tazminat davaları yönünden 6100 sayılı HMK'nın 326.maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş ve eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararı yürürlüğe girdiğinden 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişilik ile manevi tazminat isteminin reddi halinde hükmedilecek vekalet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2. maddesi de yürürlükten kaldırılmış olmasına göre davacının ret edilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1.Davanın kısmen kabulüne; 100.000,00 TL manevi tazminatın, 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlâm Harcı 2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.147,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 868,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 1.200,00 TL, adli tıp masrafı olarak 3.345,00 TL olmak üzere toplam 5.413,00 TL yargılama giderinden davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 775,30 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5.Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.560,00TL'sinin davalıdan, 1.560,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6.Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekâlet Ücreti 7.Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/142, K. 2026/1080, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-142-e-2026-1080-k-bd19fcad41cc