Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2097 E. 2026/165 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2097
- Karar No
- 2026/165
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2097 KARAR NO : 2026/165
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2025 NUMARASI : 2024/932 Esas - 2025/13 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarihli ve 2024/932 Esas- 2025/13 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili 25.12.2024 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine menfi tespit ve istirdat davası açmıştır. Dilekçeye göre; davacı şirket ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti arasında 01.02.2024 tarihli sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşme uyarınca dava dışı şirket tarafından muhatabı ... ... ... Şubesi olan 14.07.2024 tarihli ... No.lu 43.600.000,00 TL tutarlı çek davacı şirkete verilmiştir. Bu çek davacı uhdesinde iken kaybolmuştur. Davalı taraf bu çeke istinaden ... İcra Müdürlüğünün 2024/46624 sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine kambiyo takibi başlatmıştır. Davalı tarafın çeki kötü niyetli elde ettiği ileri sürülerek belirtilen takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin davacıya istirdadına/iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca; bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat (bu iki dava türü 01.09.2023 tarihinden itibaren) davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Mahkememizin 26.12.2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafa zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair son tutanağı sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen tutanak sunulmamıştır. Dava şartına uyulmadan dava ikame edildiğinden 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır...." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaybolan çekin iadesi ve borçsuzluk tespiti davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını, davanın usulden reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, işbu dava ise bu tarihten sonra açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile sözkonusu çekin davalıdan istirdadı talep edilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca işbu çek istirdadı davası, aynı zamanda menfi tespit istemini de içerdiğinden, davanın arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafından dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı, bu nedenle mahkemece, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
... Başkan ... ¸
... Üye ... ¸
... Üye ... ¸
... Katip ... ¸