Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/401 E. 2026/1191 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/401
- Karar No
- 2026/1191
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/401 - 2026/1191 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/401 KARAR NO : 2026/1191
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2024 NUMARASI : 2017/783 Esas 2024/886 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.06.2017 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK'nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 200,00-TL, daimi iş göremezlik tazminatı olarak 3.000,00-TL’nin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 35.897,94 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 28.156,50 TL’ye yükseltmiştir. Davacı ..., 01.10.2020 tarihinde vefat etmiş, terekeye temsilci atanmıştır. Davalı, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %93 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 24 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici işgöremezlik zararının ve vefat tarihine kadar sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, müteveffa davacı ...'nin sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 25.156,50 TL ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan 35.697,94 TL toplamı 60.854,44 TL'den ibaret maddi tazminatın 29.11.2017 dava tarihinden ibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müteveffanın mirasçılarına miras payları doğrultusunda ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik zararından SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu davacı yolcunun yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. 1-Davacı ...’nin, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekili, davacının, sigortalı araçta hatır için taşındığını bu nedenle TBK’nın 51 ve 52. maddeleri uyarınca tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacının yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın sürücüsü Burhan Koç’un, davacının damadı olması sebebiyle aralarındaki yakın akraba ilişkisinden dolayı, davacının araçta ücret karşılığı olmadan taşınması ailevi ve ahlaki görev olmakla, olayda hatır taşıması ilişkisi bulunmadığından tazminattan hatır taşıması indirim yapılmamasında da isabetsizlik bulunmamaktadır 3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.156,96 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.040,00 TL'nin mahsubu ile kalan 3.116,96 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.