Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/726 E. 2026/1023 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/726
Karar No
2026/1023
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/726 - 2026/1023 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/726 KARAR NO : 2026/1023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2021/337 Esas - 2025/208 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Anonim Şirketi (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.)'nin de davalı olarak taraf olduğu, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/589 Esas - 2019/1002 Karar sayılı ilamına istinaden müvekkili sigorta şirketi tarafından mağdurlara ödenen sigorta tazminatının %75 kusurlu davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili amacıyla Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7432 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/589 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Yargıtay tarafından müvekkili şirket lehine feragat sebebiyle ret kararı verilmesi yönündeki hüküm sebebiyle rücu talebine konu tazminata ilişkin müvekkilinin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, davacının diğer dosyadaki yargılamada hatalı şekilde savunma yapması ve kanun yollarını tüketmemesi sebebiyle hatalı hüküm kurulması sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; icra takibi de dahil olmak üzere davacı ... Sigorta Şirketi A.Ş. tarafından toplam 312.787,35 TL ödeme yapıldığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise toplam 122.450,00 TL ödeme yaptığı, Afyon 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/351 Esas sayılı dosyasında, yaralanan kişinin zarar toplamının 223.093,11 TL olduğu, kusur dağılım oranları dikkate alındığında %25 oranında kusurlu olan davacı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktarın 55.773,27 TL ve %75 oranında kusurlu olan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktarın 167.319,83 TL olması gerektiği, hükümdeki zarar miktarı ile bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarları oranlandığında yargılama gideri ve vekalet ücretinin de 6.619,37 TL'sinden davacının sorumlu olması gerektiği, ... Sigorta tarafından yapılan ödeme 312.787,35 TL olmakla birlikte davacının ödemesinin 296.544,90 TL olduğu şeklindeki beyanı esas alındığında, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin yapması gereken ödemenin 127.086,09 TL olması gerekir iken 296.544,90 TL ödenmiş olması nedeni ile fazla ödemenin (296.544,90 TL-127.086,09 TL= 169.458,81 TL) 169.458,81 TL olduğu, davacının icra takibi ile 165.835,67 TL’nin tahsilini talep etmesi nedeni ile taleple bağlı kalındığında davacının davalıdan 165.835,67 TL talep hakkı bulunduğu, bu miktara yönelik davalı itirazı haklı nedene dayanmadığı için itirazın iptali gerektiği, ayrıca davacının işlemiş faiz talep etmesinin yerinde olduğu, davalının yargılama dosyasındaki delillere göre borçlu olduğu miktarı hesaplamasının mümkün olduğu, bu hali ile davacı alacağı belirlenebilir olup, davalının haksız itirazı nedeni ile davacının alacağına ulaşması geciktirildiği için hüküm altına alınan miktarın tamamı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının da davalıdan alınması gerektiği kanaati ile, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7432 Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 165.835,67 TL asıl alacak ve 11.163,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 176.998,91 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranından başlayan ve değişen oranlı yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, hüküm altına alınan 176.998,91 TL'nin %20'sine karşılık gelen 35.399,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında kasko sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçede hasar tarihi itibariyle araç rayiç değeri kadar teminat kararlaştırıldığını, davacı ile müvekkiline sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı ... tarafından Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada ... ile sulh protokolü düzenlendiğini ve adı geçen kişinin müvekkili hakkında açılan davadan feragat ettiğini, bu durumun yerel mahkemece dikkate alınmadığını, rücu talebine konu davanın bu durum dikkate alınarak reddi gerektiğini, bahsedilen dosyada ...’ın müvekkili yararına davadan feragati nedeniyle fazla ödenen miktardan davalı ... Sigorta AŞ’nin sorumlu olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, davacı şirkete sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle üçüncü kişiye ödenen tazminatın, kazada sigortalısının kusuru bulunduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 14/07/2011 günü saat 11:00 sıralarında dava dışı ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı yolcu otobüsü ile ... isimli kişinin yönetimindeki davacı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı yüklü çekicinin çarpışması ile meydana gelen kazada otobüs içerisinde yolcu olarak bulunan dava dışı ... isimli kişinin yaralandığı, adı geçen kişinin kazadan kaynaklı maddi/manevi zararlarının ödetilmesi istemiyle Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde kazaya karışan her iki aracın sürücüsü, işleteni ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketleri hakkında dava açtığı, bu davada davacının toplam maddi zararının mahkemece alınan raporda 223.093,11 TL olarak hesaplandığı, yargılama devam ederken müteselsil sorumlulardan olan davalı ...Şirketi (Eski unvanı: ... Sigorta A.Ş.) tarafından ...’a 92.951,00TL tazminat ve 29.499,00TL feri giderler olmak üzere toplam 122.450,00TL ödeme yapılması nedeniyle ... tarafından açılan davada ... Sigorta’nın ibra edildiği, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminattan mahsubundan sonra bakiye 130.142,11 TL tazminatın davalılar ..., ...… A.Ş., ..., ... Sigorta ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/ 580 Esas, 2017/793 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat tutarına ilişkin olarak düzeltilerek HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verildiği, verilen bu kararda da 130.142,11TL tazminatın davalılar ..., ...… A.Ş., ..., ... Sigorta ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm tesis edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararının bir kısım taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/542 Esas - 2019 /6559 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2024/1855 Esas - 2024/56 Karar sayılı ilamı ile davanın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında verilen kararın Yargıtay bozma ilamı dışında kalması nedeniyle kesinleştiği anlaşılmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın da 17/09/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85'nci maddesindeki; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." düzenlemesi, TBK'nın 49. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçlulukta iç ilişkiyi düzenleyen 167. maddesinde ise; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda yer alan yasal düzenlemeden de açıkça anlaşıldığı üzere, müteselsil borçlulardan kendisine düşen paydan fazlasını ödeyen borçlunun, diğer sorumlulara rücu edebilmesinin ön koşulu, borçluların bir alacak tutarından müteselsilen sorumlu tutulmalarıdır. Somut olayda; rücu davasına konu alacak ile ilgili olarak müteselsil sorumlular hakkında tek bir dilekçe ile aynı mahkemede dava açılmakla birlikte, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2024/1855 Esas - 2024/56 Karar sayılı ilamı ile ... Sigorta A.Ş. (davalı ... Sigorta’nın önceki unvanı) hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine verildiği ve bu kararın kesinleştiği sabittir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin kesinleşen bu kararından da açıkça anlaşıldığı üzere, ortada davacı ile davalının müteselsil borçlu olduğu bir alacak bulunmadığı ve rücu koşullarının da gerçekleşmediği, bu nedenle davalının davacı tarafından yapılan icra takibine yönelik itirazının haklı olduğu gözetilerek ilk derece mahkemesi tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 25/03/2025 tarihli, 2021/337 Esas - 2025/208 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.137,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.405,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça ilk derece mahkemesinde yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Gider avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 550,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.233,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, V-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/726, K. 2026/1023, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-726-e-2026-1023-k-d467af735147