Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/134 E. 2026/1047 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/134
- Karar No
- 2026/1047
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/134 - 2026/1047 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/134 KARAR NO : 2026/1047
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2024 NUMARASI : 2024/75 Esas 2024/884 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 16.05.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacıya çarpması sonucunda davacının ayağında ampütasyon meydana geldiğini, davacısının maluliyet ve sürekli iş göremezlik tazminatı için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını ve sonuçlandığını, davanın davacının eski yaşam kalitesine yaklaştırabilecek nitelikte kullanacağı protezin tespiti ve protezin ömrünün, davacının ömrü boyunca kaz kez aynı protezden kullanacağı ve kaç kez bakım tamir göreceğinin tespiti ile protez bedeli ile bunların bakım ve tamir giderlerinin karşılanmasının talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri teminatı kapsamında sorumlu olduğunu, SGK Uygulama Tüzüğünde belirlediği protezin kullanılmasının taraflarınca kabul edilmediğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla protez bedeli için 100,00 TL, bakım gideri ve tamir gideri için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsiline tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 93.380,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacı yana poliçe teminat limitinin tamamı ödendiğini ve ibraname düzenlendiğini, teminat limitinin tükendiğinin kabulü gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, kazaya ilişkin kusur durumunun tespiti gerektiğini, ayrıca müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücretinin poliçe kapsamında olmadığını, davalının temerrüde düşmediğini ve faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle protez bedeline ilişkin olduğu, 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı motosiklet sürücüsünün % 75 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.07.2024 tarihli raporda kişide meydana gelen bacak ampütasyonunun kaza ile illiyet bağının bulunduğu, ömür boyu protez kullanması gerektiğinin belirlendiği, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 02.10.2024 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 93.380,00 TL'nin dava tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hesaplama yapılarken SGK mevzuatında bulunan Özel Haller Kapsamında karşılanacak protezler ile Normal Şartlar altında karşılanacak protez bedeli üzerinden bir hesaplama yapıldığını, bunun hukuka aykırı olup SGK tarafından belirlenen protezlerin çok ilkel ve eski olup davalının davacının zararını ve engelliliğini en aza indiren en uygun ve en işlevsel protezin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın yanlış olup piyasada davacıya uygun en iyi protez tespit edildikten sonra hesaplama yapılması gerektiğini, aksi halde davacının gerçek zararının tespit edilemeyeceğini, hesaplamaya göre davacının teknolojik bir protez alması dahi mümkün olmadığını, rapora itirazlarının nazara alınmadığını, mahkemece faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, davalı daha önce sürekli iş göremezlik ödemesi yapmış ve bu ödeme için açılan dava ile temerrüde düştüğünü, bu nedenle hasar dosyası incelenerek davalıya ilk ihbar tarihi dikkate alınması ve buna göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerektiğini, kusur raporu hatalı olup kaza nedeniyle davacının kusuru bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve ayağında ampütasyon meydana geldiğini belirterek protez bedeli ile protez bakım ve parça bedeli talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, 16.05.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.07.2024 tarihli raporda, sol diz seviyesinden ampute olduğu, kişide meydana gelen bacak ampütasyonunun kaza ile illiyet bağının bulunduğu, hastanın protez ihtiyacı bulunduğu ve ömür boyu kullanması gerektiği, protezi daha rahat kullanabilmesi açısından güdükle iyi uyum yapan bir soketin yapılmasının, protezde hidrolit/pnönatik bir diz eklemi kullanımının ve protez ayak olarak karbon ayak kullanımının protez ağırlığını azaltarak fonksiyon ve stabilite açısından daha faydalı olacağının düşünüldüğü, protez kullanım ömrünün hastanın günlük protez kullanımına bağlı olduğu ve bu nedenle hastadan hastaya değişebilmekle birlikte günlük protez kullanımı fazla olan hastalar için 2-3 yılda değişim yapılmasının uygun olduğunun belirtildiği, mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 02.10.2024 tarihli raporda, davacının protez bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirmede; TRH 2010 yaşam tablosuna göre SGK tarafından normal ve özel şartlar kapsamında ödeme yapılabilen protez ve parçalarının periyodik değişim sürelerine göre hesaplama yapıldığı, SGK tarafından karşılanmayan protez ve protezin değişebilecek parçalarının bedeli belirtildikten sonra bu bedelden SGK tarafından normal şartlarda ihtiyaç sahibi herkese yapılan bedelin mahsup edilerek hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmış ise de raporun denetimi kabil olmadığı, davacı tarafça rapora itiraz edildiği nazara alındığında protez bedeli talebi yönünden yapılan incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacının bacak ampütasyonu nedeniyle eski yaşam kalitesine yaklaştırabilecek nitelikte kullanacağı protezin öncelikle tespiti ve protezin ömrünün, davacının ömür boyu aynı protezden kaç kez kullanacağı ve kaç kez bakım ve tamir göreceğinin tespiti ile protez bedeli, bakım gideri ve tamir masraflarının tahsilini istediği nazara alınarak öncelikle davacının yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı protez giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığı, karşılanıyor ise hangi oranda karşılandığının SGK Başkanlığından sorularak belirlenmesi, daha sonra davacının yaşamı boyunca ihtiyacı olan protezin rayiç bedelleri belirlenerek, SGK tarafından fatura karşılığı yapılan ödemeler ve yaşamı boyunca SGK tarafından karşılanacak ödemeler varsa bu ödemeler de düşüldükten sonra SUT kapsamındaki giderlerin her protez için ayrı ayrı belirlenerek protez bedelleri konusunda davacının itirazlarının da değerlendirildiği TRH 2010 yaşam tablosu ve aktüeryal yönteme göre düzenlenmiş bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli, denetime kabil rapor alınması, tahkikatın eksiksiz tamamlanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.