Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1194 E. 2025/1194 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1194
- Karar No
- 2025/1194
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1194 - 2026/1240 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1194 KARAR NO : 2026/1240
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2022/881 Esas 2025/793 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Kahramankazan ilçesi istikametinden ... Mahallesi istikametine seyir halinde iken viraja hızlı girerek direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada, araç içerisinde yolcu konumunda buluna müvekkili ...'in ağır şekilde yaralandığını, Kahramankazan Hamdi Eriş Devlet Hastanesi kaldırıldığını, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini burada yatarak tedavi gördüğünü, çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, tedavisine Medikal Park Ankara Hastanesinde devam edildiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, uğranılan maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine 19.04.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, eksik evrakların ise 30.05.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, hasar dosyası açıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK m 107 uyarınca kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 30.000,00TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100,00TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00TL olmak üzere toplam 30.200,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25/06/2025 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 330.000,00TL'ye, bakıcı gideri talebini 414,75TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesine uygun bir başvuru yapılmadığını, başvuruya eklenmesi gereken belgelerin eksik olduğunu, eksik olan evrakların talep edildiğini ancak tamamlanmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna tevdi edilerek maluliyete ve olay ile ilgili illiyet bağının varlığına ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, kusur durumunun tespiti için de Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davacı için bakıcı gideri hesaplanamayacağını, müvekkil şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, olayda hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu, hatır taşımacılığı yönünden de indirim uygulanmasını talep ettiklerini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde; dava dışı sürücü ...’in, %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı ...’in herhangi bir kusurunun bulunmadığının kabul edildiği, davacının hastaneye sevki sağlanarak kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporunda davacının engel oranının %40 olduğu, 3 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirtildiği, davacının kaza tarihinde emekli olduğu yapılan kolluk araştırması ve SGK hizmet dökümünden tespit edildiği, davacının oluşan yaralanmasına göre tazminat hesabı için dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edildiği, düzenlenen 19/06/2025 tarihli raporun hükme esas almak için denetime elverişli olduğu, gerekçeli olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, davalı yan müterafik kusur ve hatır taşıması sebebiyle indirim yapılması gerektiği savunmasında bulunmuşsa da, dosya kapsamından davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin bir belirlemeye yetecek bilgi ve belge bulunmadığı, davacının mahkemece tespit edilen bir müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla bu yönde indirim uygulanmadığı, hatır taşıması yönünden ise davacının ve araç sürücüsünün kollukta verdikleri beyanlarından hatır için taşımanın söz konusu olduğu anlaşıldığından bu yönde yerleşik içtihatlar uyarınca %20 oranında hatır indirimi uygulandığı, sonuç olarak davacının 3.438,93TL geçici, 927.512,78TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 331,80TL bakıcı gideri talep edebileceğinin kabul edildiği, davacı tarafça yapılan talep artırımı ve sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında kaldığı, bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatının sağlık gideri teminatı kapsamında kaldığı(Benzer yönde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2023/357 Esas 2025/392 Karar sayılı ilamı) gerekçesiyle; "DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-330.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun sakatlık tazminatı poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 2-Taleple bağlı kalınarak 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun sağlık gideri poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 3-381,80TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun sağlık gideri poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin hatır indirimi sebebiyle reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyet durumunun yönetmeliğe uygun bir şekilde düzenlenmediğini, 10.02.2025 Tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Raporunda solunum fonksiyon bozukluğuna istinaden engellilik oranı tayin edildiğini, ancak 16.01.2019 tarihli Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunun solunum sistemi notunda hastanın geçirilmiş by-pass’a ait metalik klipsleri olduğu, obstrüktif solunum fonksiyon bozukluğu olup ön planda KOAH ile uyumlu olduğu, kazaya bağlı olabilecek restriktif tip solunum fonksiyon bozukluğu olmadığı, oran alamayacağının belirtildiğini, bu durumda 29.07.2024 Tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Raporunda belirtilen engellilik oranı ile geçirilen trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğu sınırlı olmasına rağmen mahkemece hukuka aykırı bir şekilde klozların hatalı yorumlandığını ve müvekkil sorumluluğunu aşar bir şekilde tazminata hükmedildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kusur raporunun hatalı belirlendiğini, davacının müterafik kusuruna yönelik değerlendirme yapılmadığını, arabuluculuk ücretinin hatalı şekilde müvekkile yüklendiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkindir. Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Davalı vekili, solunum fonksiyon bozukluğuna istinaden engellilik oranı tayin edildiğini, ancak 16.01.2019 tarihli Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunun solunum sistemi notunda hastanın geçirilmiş by-pass’a ait metalik klipsleri olduğu, obstrüktif solunum fonksiyon bozukluğu olup ön planda KOAH ile uyumlu olduğu, kazaya bağlı olabilecek restriktif tip solunum fonksiyon bozukluğu olmadığı, oran alamayacağının belirtildiğini, bu durumda 29.07.2024 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda belirtilen engellilik oranı ile geçirilen trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığını ileri sürdüğünden belirtilen arazların kaza ile illiyetinin, sürekliğinin ve varsa bu bozukluğun çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının göğüs hastalığı nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği ve kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Diğer taraftan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 Esas, 2025/13675 Karar sayılı ilamında, “geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır.” denilmekte olup, geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminat limitinde olduğu gözetilerek teminat limiti belirlenmeli ve infaza elverişli bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan denetime elverişli maluliyet raporu alınarak, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17/07/2025 tarihli, 2022/881 Esas - 2025/793 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5- İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2025/60593 Esas sayılı dosyasına depo edilen 950.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.