İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/380 E. 2026/72 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/380
- Karar No
- 2026/72
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/380 Esas KARAR NO : 2026/72
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 22.01.2024 tarihinde ... adresindeki şantiyede danışma görevlisi istihdamına ilişkin...numaralı hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkil şirketin sözleşmesel tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmenin 8.c maddesi uyarınca faturaların her ayın sonunda düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın faturaları itirazsız kabul etmesine rağmen ödemeleri sözleşmede kararlaştırılan vadelerde yapmadığını, hizmet bedellerinin sürekli olarak iki ay gecikmeli ödenmesi nedeniyle taraflar arasında 25.07.2024 tarihli fesih protokolünün düzenlendiğini, davalı şirketin bu protokol ile 616.511,00 TL tutarındaki borcunu kabul ederek 15.08.2024 tarihinde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin fesih protokolü şartlarına da aykırı hareket ederek taahhüt edilen vadede borcunu ödemediğini, sözleşmenin 8.d maddesinde ödemelerin süresinde yapılmaması halinde geciken her ay için %10 oranında gecikme cezası uygulanacağının hüküm altına alındığını, davalı şirketin hizmet bedellerini sürekli geç ödemesi sebebiyle müvekkil şirketin sözleşmesel gecikme cezası talep etme hakkının doğduğunu, bu kapsamda 351.914,00 TL tutarındaki gecikme cezasının tahsilinin talep edildiğini, uyuşmazlığın çözümü için 03.09.2024 tarihinde dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 351.914,00 TL gecikme cezasının arabuluculuk başvuru tarihi olan 03.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkil şirket arasında ... tarihinde imzalanan ... sayılı sözleşmenin 22.01.2025 tarihine kadar geçerli olmak üzere tanzim edildiğini, tarafların 25.07.2024 tarihinde imzaladıkları fesih protokolü ile sözleşmeyi karşılıklı mutabakatla sona erdirdiklerini, davacı şirketin müvekkil şirket aleyhine fatura alacağı, tazminat ve gecikme cezası talebiyle arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, müvekkil şirketin 13.09.2024 tarihinde davacıya 616.511,00-TL ödeme yaparak tüm borçlarını ifa ettiğini, 01.10.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında tarafların yalnızca gecikme cezası ve vekalet ücreti hususunda anlaşamadıklarının tespit edildiğini, davacı şirketin sözleşmenin 8. maddesini hatalı yorumladığını, müvekkil şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, cezai şart talebi için gerekli şartların oluşmadığını, taraflar arasındaki fesih protokolünün hukuki niteliği itibarıyla bir ikale anlaşması olduğunu, sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmesi nedeniyle cezai şart talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 22.01.2024 tarihli sözleşmenin 10-c maddesi uyarınca cezai şartın ancak tek taraflı ve haksız fesih halinde istenebileceğini, davacı şirketin fesih hakkını kullanmadığını, müvekkil şirketin borcunu ödediğini, emsal İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi kararlarında da sözleşmenin karşılıklı feshi durumunda cezai şartın istenemeyeceğinin hüküm altına alındığını, iddia olunan alacakların vaki olması durumunda dahi zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart mahiyetindeki alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır. Davacı vekili özetle, müvekkili ile davalı arasında akdolunan sözleşmeye balı olarak müvekkilinin edimlerini gereği gibi ifa etmesine rağmen davalı yanın belirlenen bedelleri sürekli şekilde gecikmeli ödediğini, sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini ve gecikme cezası olarak sözleşmede kararlaştırılan tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ilgili sözleşme ve mali kayıtlar temin edilerek dosya arasına alınmıştır. Ön inceleme duruşması yapılarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasında akdedildiği belirtilen danışma görevlisi hizmet sözleşmesinin 8.maddesine dayalı olarak gecikme cezasının davalından tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmış; dosya rapor tanzim olunmak üzere mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanından oluşan heyete tevdi edilmiştir. 23/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve devamı hükümlerine uygun olarak Noter tasdikli tutulduğu, kayıtların Türkçe olduğu ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından belirlenen usullere uygun bulunduğu, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2024 yılında başlayıp aynı yıl içerisinde sona erdiği, davacı tarafından davalı adına 2024 yılında düzenlenen 2.027.369,35 TL tutarındaki 9 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından davacıya 2024 yılında 6 ayrı tarihte banka havalesi yoluyla 2.027.369,35 TL tutarında ödeme yapıldığı, düzenlenen tüm fatura bedellerinin davalı tarafından davacıya eksiksiz ödendiği, 13.09.2024 tarihi itibarıyla davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı, taraflar arasında imzalanan Danışma Görevlisi Hizmet Sözleşmesi-... hükümleri ile Fesih Protokolü çerçevesinde davacının alacaklı olup olmadığı hususundaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdikleri ve e- defter beratlarının usulüne uygun süresinde yapıldığı, taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayalı işlemlerin, fatura ve ödemelerin davalı adına açılmış muavin hesapta davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, belgeleri ile uyumlu ticari defterlerin sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, dava tarihi itibari ile davalı muavin hesap bakiyesinde (0,96 TL ) davacıdan borç kaydı olduğu, davacının bu bakiye için talep beyan etmediği, uyuşmazlığın fesih sözleşmesinde belirlenen vadede ödeme yapılmaması sebebi ile davacının talep ettiği asıl sözleşmede belirlenen cezai şart gecikme bedeline davalı tarafın itirazından kaynaklandığı taraflar 22.01.2024 tarihli sözleşme gereği davacının edimini ifa ettiği davalıya sözleşme gereği faturalar düzenlediği, rapor içerisinde izah olunan şekilde davalının ödeme vadelerine uymadığı 25.07.2024 tarihli fesih sözleşmesi ile 22.01.2024 tarihli sözleşmenin tasfiyesinin şartlarının düzenlendiği davalının 15.08.2024 tarihinde mutabık kalınan 616.511,00 TL yi ödemeyi taahhüt ettiği fesih sözleşmesinin 4.c maddesinde davalının taahhüt ettiği, ödemeyi vadesinde ve tam yapması halinde davacının herhangi bir zarar talebi olmayacağının kararlaştırıldığı, aksi halde fesih sözleşmesinin geçersiz sayılacağı ve asıl sözleşmedeki şartların geçerli olduğunun düzenlendiği, davalının belirlenen vadede ödeme yapmadığı 13.09.2024 tarihinde ödeme yaptığı, davacının fesih sözleşmesine uyulmaması sebebi ile asıl sözleşmede belirlenen cezai şart bedellerinin talep ettiği, rapor içerisinde izah olunan şekilde taraflar arasında serbest irade ile düzenlenen sözleşme ve fesih sözleşmesindeki şartın gerçekleşmemesi sebebi ile davacının talep edilen gecikme cezası olarak düzenlenen faiz talebinin yerinde olduğunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu sayın mahkemenin davacı talepleri nezdinde karar vermesi halinde, faturalar için belirlenen vadelerden ödeme tarihlerine kadar sözleşmede belirlenen %10 cezai şart bedeli olarak hesaplaması rapor içeriğinde gösterilen 246.220,98 TL'nin davacı alacağı kabul edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar 22.01.2024 tarihli sözleşme gereği davacının edimini ifa ettiği davalıya sözleşme gereği faturalar düzenlediği, rapor içerisinde izah olunan şekilde davalının ödeme vadelerine uymadığı 25.07.2024 tarihli fesih sözleşmesi ile 22.01.2024 tarihli sözleşmenin tasfiyesinin şartlarının düzenlendiği davalının 15.08.2024 tarihinde mutabık kalınan 616.511,00 TL yi ödemeyi taahhüt ettiği; fesih sözleşmesinin 4.c maddesinde davalının taahhüt ettiği, ödemeyi vadesinde ve tam yapması halindedavacının herhangi bir zarar talebi olmayacağının kararlaştırıldığı, aksi halde fesih sözleşmesinin geçersiz sayılacağı ve asıl sözleşmedeki şartların geçerli olduğunun düzenlendiği, davalının belirlenen vadede ödeme yapmadığı 13.09.2024 tarihinde ödeme yaptığı, davacının fesih sözleşmesine uyulmaması sebebi ile asıl sözleşmede belirlenen cezai şart bedellerinin talep ettiği, rapor içerisinde izah olunan şekilde taraflar arasında serbest irade ile düzenlenen sözleşme ve fesih sözleşmesindeki şartın gerçekleşmemesi sebebi ile davacının talep edilen gecikme cezası olarak düzenlenen faiz talebinin yerinde olduğu; faturalar için belirlenen vadelerden ödeme tarihlerine kadar sözleşmede belirlenen %10 cezai şart bedeli olarak davacının toplam 246.220,98 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1.-Davanın kısmen kabulü ile; 246.220,98 Türk Lirası alacağın 3/9/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 16.819,36 TL nispi karar harcının, peşin alınan 6.009,82 TL harcın mahsubu ile geri kalan 10.809,54 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 6.498,22 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 6.009,82 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 21.252,00TL (252,00 TL tebliğler ve posta, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 14.869,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 1.081,22 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 2.518,78 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır