Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/948 E. 2026/881 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/948
Karar No
2026/881
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/948 - 2026/881 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/948 KARAR NO : 2026/881

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.06.2024 NUMARASI : 2023/340 Esas 2024/435 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 14.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.05.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.08.2019 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya 23.09.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, HMK'nın 107/1. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 4.500,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 73.320,18-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulüne uygun başvuru bulunmaması nedeniyle usulden reddini, kazaya karışan ... plakalı aracın 29.05.2019 - 29.05.2020 tarihleri arasında davalı şirkete 360.000,00-TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi le sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, kusur oranları ve davacının maluliyeti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacının kaza sırasında kaskı ve koruyucu kıyafeti bulunmadığından müterafik kusuru nedeniyle belirlenecek tazminattan indirim yapılmasın, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2024 tarih 2021/239 Esas ve 2023/256 Karar sayılı kararı ile öncelikle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir kusur raporu alınması (İTÜ veya KGM’den), akabinde davacının (yüzünde mi yoksa sol ayak bileğinde mi skar izi (doku kaybı) bulunduğu, skar izinin bulunduğu yere göre davacının yaralanması ile kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması arasındaki uygun illiyet bağı açısından ) maluliyet oranının belirlenmesi, bu belirlemelerden sonra gerektiğinde aktüer bilirkişiden maddi tazminat talepleri yönünden denetime elverişli (usulü kazanılmış haklarda gözetilerek) ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ZMMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, bölünmüş yolda düz seyretmek isteyen davacı idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, dikkatsizce sola dönüş yapmak üzere kavşağa giriş yapması sonucu aracının sağ ön kısımları ile davacı idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen kazada %100 kusurlu bulunduğu, davacı sürücü ...'nin kazada kusurunun bulunmadığı, davacının kaza nedeniyle sol ayak bileğinde skar izi oluştuğu, %7,8 oranında malul kaldığı, davacının maluliyeti ve kusur ile orantılı olarak 73.320,18-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı belirlendiği, davacının koruyucu tertibat kullanmaması ile gerçekleşen maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilemediği, bu kapsamda müterafik kusur indirimi yapılmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporları, adli tıp raporu, maluliyet raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla önceki ilamının davalı tarafça istinaf kanun yoluna götürülmesi, davacı tarafça % 20 müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik kabulün hatalı olduğu, bu oranın indirilmemesi gerektiğine ilişkin istinafının katılma yolu ile gerçekleştirilmesi karşısında bu durumun davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu da belirtilerek, davacının davasının kabulüne, 73.320,18-TL'nın temerrüt tarihi olan 05.10.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf için usuli kazanılmış hak gerekçesi ise güncel asgari ücret üzerinden aktüer hesabı yapılmadığını, asgari ücret kamu düzeninden olup usuli kazanılmış hakkın istinasını teşkil ettiğini, bu nedenle aktüer raporunun güncel asgari ücret tarifesi üzerinden yapılması gerektiğini, asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunlu olduğunu, kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, asgari ücretlerdeki artışların da hesaplamada gözönünde tutulması gerektiğini, belirterek kararın kaldırlmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, sunulan medikal rapordan da görüleceği üzere hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunun fahiş olduğunu, başvurucunun maluliyetinin olmadığını, davacının işbu davaya konu kaza sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının %7,8 olduğunu gösterir raporun hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin işbu dava için mütalaa aldığı ... tarafından 03.06.2020 tarihinde hazırlanan raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranının %0 olduğu belirtildiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunda tespit edilen oran ile alınan tıbbi mütalaa arasında fahiş derecede bir çelişki söz konusu olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada % 100 oranında kusurlu olduğunu belirtmişse de bu dayanaksız ve varsayıma dayalı tanzim edilen raporun hatalı olduğunu, davacının kaza esnasında kask ya da herhangi bir koruyucu tertibata sahip olmadığını, kaldırma kararından önce verilen kararda davacının sevk ve idaresindeki motosikleti kasksız ve güvenlik önlemi almaksızın kullanmış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına rağmen işbu istinaf başvurusuna konu kararda müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda SGK iş göremezlik ödeme belgesi esas alınarak asgari ücretin 1,27 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, tazminat hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, gerekçeli kararda belirtilen faiz başlangıç tarihinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirket davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olup temerrüde düşmediğinden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne, karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nın 20.06.2022 tarih ve 2021/13933 E. 2022/9109 K.) Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında, Bandırma Devlet Hastanesinin 09.08.2019 tarih ve 2180461 sayılı genel adli muayene raporu, Bandırma Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. ... tarafından düzenlenen 11.09.2019 tarihli rapor, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 28.01.2020 tarihli Adli Tıp Polikliniğinde yapılan muayene evrakları, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 28.01.2020 tarihli Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğinde yapılan muayene evraklarında davacının dava konusu kaza nedeniyle sol ayak bileği anteriorda 8 cm skar dokusu olduğu ,ayak dorsalinda duyu kaybı tarifleyen hastanın EMG sonucunda: Sol peronealis kommunis, posterior tibial, superfisyal peroneal ve sural sinir motor ve duyu iletimlerinin normal olduğu sol alt ekstremitede peroneal nörapatiye işaret eden elektrofizyolojik bulgusunun bulunmadığı belirlenmiş olmasına rağmen hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesince düzenlenen 12.03.2020 tarihli raporda “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”e ekli cetveller kullanılarak 18.03.1992 doğumlu ...'nin arızaları değerlendirildiğinde; (Ayak başparmağı kas güçsüzlüğü) kas-iskelet sistemi: Tablo 3.7- Alt ekstremite kas kuvvetinde kayba bağlı özürlülük yüzdeleri, Ayak Başparmağı, Fleksiyon, Derece 4 için tüm vücut engellilik oranı %3 (yüzde üç) olduğu, (Skar dokusu) deri, Hipertrofik skar ve keloid, Hafif (vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan), kişinin kaza sonrası yüzünde meydana gelen skar dokuları için tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, birden fazla arıza (%3 ve %5) için Balthazard formülü uygulandığında tüm vücut engellilik oranının %7,8 olduğu belirlenmiş ise de davacının dava konusu kaza nedeniyle hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtildiği gibi yüzünde meydana gelen skar izi (doku kaybı) bulunduğuna dair belirleme yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece bu konudaki çelişkinin giderilmesi için ve ayrıca davacının yaralanması ile kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması arasındaki uygun illiyet bağı yönünden ek rapor alınarak maluliyet oranının belirlenmesi sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrası 05.03.2024 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda ise davacının 08.01.2024 tarihinde yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde olayla illiyetli lezyon tarif ve tespit edilmediği, sol ayak bileği ön yüzde 9x1 cm’lik ciltten şökük ve ciltten koyu renkli süturasyon izleri belirgin yara nedbesi, sol ayak sırtında 3.4.parmak hizasında 3x0,5 cm’lik ciltten kabarık ve aynı renkli yara nedbesi tespit edildiği belirtilerek, skar izinin sol ayak bileğinde oluştuğu, kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği ifade edilerek belirlenen yeni duruma göre maluliyet tespiti yapılmamış, mahkemece daha önce belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş ise de alınan raporda kaldırma kararının gereği yerine getirilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda kişinin kaza sonrası yüzünde meydana gelen skar dokuları için tüm vücut engellilik oranının % 5 olduğu belirtilmiş ve bu oran Balthazard formülüne göre yapılan hesaplamada dikkate alınmış, kaldırma kararı sonrası Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ise davacının yüzünde skar izi olmadığı, belirtilmesine rağmen bu durumun maluliyet oranına etkisi değerlendirilmediği gibi, belirlenen skar izinin maluliyete etkisi vücudun %1'i ile %9unu kaplayıp kaplamadığı bu hususun maluliyet oranına etkisi de dikkate alınmadığı, davacıya ait dosya içerisinde bulunan ve kaldırma kararında belirtilen davacıya ait Bandırma Devlet Hastanesinin 09.08.2019 tarih ve 2180461 sayılı genel adli muayene raporu, Bandırma Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. ... tarafından düzenlenen 11.09.2019 tarihli rapor, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 28.01.2020 tarihli Adli Tıp Polikliniğinde yapılan muayene evraklarında sinir motor ve duyu iletimlerinin normal olduğu sol alt ekstremitede peroneal nörapatiye işaret eden elektrofizyolojik bulgusunun bulunmadığı belirlenmiş olmasına rağmen ayak başparmağı kas güçsüzlüğü nedeniyle maluliyet verildiği, deri, hipertrofik skar ve keloid, hafif (vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan) nedeniyle verilen maluliyet oranının yüzünde skar doku bulunmaması ve vücudun %1ile 9unu kaplayıp kaplamadığı hususları değerlendirilmediği anlaşılmakla tespit edilen bu hususlara göre olay tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yeniden maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan ek rapor alınması ve buna göre kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile kaldırma kararı gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı Axa Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/47801 esasına yatırılan 180.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/948, K. 2026/881, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-948-e-2026-881-k-265be14e3168