Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/89 E. 2026/1194 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/89
- Karar No
- 2026/1194
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/89 Esas
KARAR NO : 2026/1194 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2021/142 Esas - 2022/481Karar
TARİHİ: 01/06/2022
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 12/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ortaklık nezdinde 1.666.700-TL sermaye ile ortak olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısının ... 7.933.300-TL, ... 400.000-TL sermaye sahibi ortaklardan oluştuğunu, şirkette hakim pay sahibinin ... olduğunu, müvekkili ile çoğunluk pay sahibi ortak ... arasında, 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir ayrılıklarının başladığını ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında fikir ayrılıkları derinleşerek devamında husumet oluştuğunu, müvekkilinin davalı şirketin mali kayıtlarından ve işlemlerinden uzak tutulmaya başlandığını, hakim ortağın şube açılışı yaparken dahi bilgi vermediğini, şirkete ait yeni şubelerin açılışını fiziken yaptığını, tescil ve karar işlemlerinin açılıştan sonra yaparak azınlık müvekkilinin pay sahipliğinden doğan haklarını kısıtladığını, davacının, davalı şirkette İdari işlerle sorumlu olduğunu ve şirketin mali işleyişine dair yıllardır bilgi alamadığını, hatta davacının, şirket merkezinde darp edildiğini, müvekkilinin, şirketin işleyişinden endişe ettiğini ve şirketin işleyişinin müzakere edilmesini talep ettiğini, davacının, mali konulara dikkat çekmesi üzerine hakim ortak ... tarafından yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında herhangi bir gerekçe olmaksızın, müdürlük görevine son verildiğini ve şirketleri temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına karar verildiğini, davalı şirket tarafından Kartal 15. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 04.11.2020 tarihli ihtarnamesi ile 23.11.2020 tarihinde yapılacak olağan genel kurul toplantısına davet yapıldığını, 23.11.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında, müvekkilinin, 25 adet başlık altında, şirketin mali tablolarında ve denetim raporunda şüpheli görülen durumlara ilişkin ayrıntılı izahat talep ettiğini ve bu konulara ilişkin kayıtların verilmesini ve TTK m. 420 doğrultusunda erteleme talep ettiğini, izahat verilmesi talep edilen konuların 23.11.2020 tarihli tutanağa geçirildiğini ve Ortaklar Genel Kurulunun bu sebeple aynı gündemle 23.12.2020 tarihine ertelenmesine karar verildiğini, müdürler tarafından açıklanması talep edilen konu başlıklarına dair açıklama yapılmadığını ve genel kurulda tartışılmadığını, sadece toplantıdan önce herhangi bir detay ve açıklama içermeyen bağımsız denetim raporu ve bilanço gönderildiğini, davalı şirketin, dava dışı ... AŞ nezdinde, %50 pay sahibi ortak olduğunu, ...'ın Pendik İlçesinde, 16 bin 86 metrekare arsa alanı üzerinde 429 adet konuttan ve 5.000 metrekarelik ticari alandan oluşan "..." projesini gerçekleştirme kapsamında kurulduğunu, ..., müdürlük görevini kötüye kullanarak ... A.Ş’deki, ... ... hisselerini kendi üzerine aldığını, nitekim, yapılan usulsüzlüğün tespit edilmemesi için de söz konusu pay devirlerini Ticaret Sicil'e bildirmediğini ve tescil ilan etmediklerini, usulsüz işlemler sebebiyle, ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/77750 Soruşturma numaralı dosyası başlatıldığını ve ...'un eylemleri ile şirketi 12.965.099,00- TL zarara uğrattığı bilirkişilerce tespit edildiğini, hakim ortak ... ile müvekkil arasında akdedilen 26.12.2016 tarihli protokolde, ..., ... ...'nın bağlı şirket olduğu şirketlere ilişkin "hiçbir bedel talep etmeden" ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ...'teki, hisselerini ... ...'ya devredeceğini ve ... ..., ..., ..., ..., ... firmalarındaki ... hissesinin %12+2 olacak şekilde hisse devri yapacğaını kabul, taahhüt ve beyan ettiğini, ... işbu protokol ile kağıt üzerinde hissedar dahi gözükmediği şirketlerin de hisse devrini yapacağını taahhüt ederek şirketlerin muvazaalı ve ortak şirketlerin sermayesinden karşılayarak kurduğunu aslen ... tarafından idare edildiğini kabul ve ikrar ettiğini, ayrıca protokolün 1. Numaralı maddesinde, tüm şirketin geçmişe dönük kayıtlarının ... tarafından incelemeye açılacağını kararlaştırıldığını, ancak protokol gereği bir kısım devirler yapılmadığı gibi kayıtlar da incelemeye açılmadığını, ... tarafından imzalanan işbu protokol şirketlerde azınlığın haklarının bertaraf edildiğinin, bilgi vermeksizin hakim ortak tarafından usulsüz işlemler yapıldığının ve kayıtların gösterilmediğinin ispatı olduğunu beyan ederek; çoğunluğun haksız ve yersiz kararları ile azınlığın ezilmesinin engellenmesi cihetiyle, dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan 30.11.2020 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların TTK m. 449 düzenlemesi gereğince, yürütülmesinin geri bırakılmasına, 23.12.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan alınan 2. Kez erteleme taleplerinin reddi ile gündem konularının görüşülmesine geçilmesi kararına , 2019 yılı Müdürler Kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine, 2019 yılı faaliyet dönemi karının dağıtılmamasına, ... ... A.Ş 'nin denetçi olarak atanmasına, kararlarının batıl olduğunun tespitine aksi halde kararların TTK m. 445 gereğince iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2005 yılında baklava, pasta ve şekerli mamuller üretimi ve satışı yapmak üzere 25.000 TL sermaye ile kurulduğunu, şirketin kurucuları ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu, bu son iki kişinin paylarını daha sonra diğer ortaklara devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, halihazırda şirketin 10.000.000 TL tutarındaki esas sermayesini temsil eden payların yaklaşık %79,3’ü ...’a, %4’ü ...’a, %16,6’sı davacı ...’a ait olduğunu, gelişen süreçte şirketin üretim ve pazarlama faaliyetini birlikte yürütmesinin şirkete zarar vermesi, rekabet gücünün artırılmasına engel olması, maliyet hesapları, üretim kapasitesinin büyütülmesi ihtiyacı ve benzeri gerekçelerle alınan kararla aynı ortaklık yapısı ve sermaye miktarı korunarak dava dışı ... ... Ltd. Şti kurulduğunu, ... ...’ ın kurulması ile birlikte üretim ve pazarlama faaliyeti birbirinden ayrıldığını, davalı şirketin fabrikasında üretim yapma, ... Mağazacılığın ise 83 şubesinde/mağazasında üretilen ürünleri satışa sunma işiyle iştigal ettiğini, şirketin kuruluşundan itibaren davacı ...'ın kendisinin müdür olarak seçilmesini sağlayacak bir esas sermaye payı ve dolayısıyla oy gücüne sahip olmadığı hâlde, diğer ortakların genel kurul toplantılarındaki olumlu yöndeki oyları ile 03 Ocak 2020 tarihine dek müdür olarak görev yaptığını, davacının müdür-ortak olarak görev yaptığı bu süre içinde hiçbir ihtilâf vuku bulmadığını, davacının diğer ortaklara veya müdürlere karşı herhangi bir hukuka aykırılık iddiası gündeme getirmediğini, gerek müdür sıfatından gerekse ortaklıktan kaynaklanan hiçbir hakkına ulaşmakta güçlük çekmediğini, davacının şirket ortaklığından ayrılma talebi ve şirketlerin yönetiminde ortaya çıkardığı bu huzursuzluğun şirketlerin işleyişine yaptığı olumsuz etki nedeniyle zorunlu olarak müdürlük görevinden uzaklaştırılması gündeme geldiğini ve ... ...' nın 03.01.2020 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davacının müdürlük görevine son verildiğini, davacının müdürlük görevine son verildikten sonraki süreçte şirketin işleyişinde herhangi bir farklılık olmadığını, davacı ortaklık sıfatından kaynaklanan her hakkını rahatlıkla kullanmaya devam ettiğini, zaten bağımsız denetime tâbi olan şirkette davacının şirketin mali durumuna yönelik talep ettiği tüm bilgiler kendisine sunulduğunu, davacıya, kanunen ortağa tanınan bilgi alma hakkının çok ötesinde bilgi alma imkânı tanındığını, davacının, nihayet 03/06/2020 tarihinde İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/492 E. Sayılı dava dosyası ile davalı şirketten ayrılma ve ortaklık payının ödenmesi amacı ile dava açtığını, davanın halen devam ettiğini, davanın açılması ile birlikte davacı bugüne dek itiraz etmediği hatta şirket yetkilisi olarak yapmış olduğu işlemlere dahi itiraz edip yargıya taşır hale geldiğini, şirketin 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları Olağan Genel Kurul Toplantı Kararları davacı ...’ ın da katılımı ile oybirliği ile alındığını, ilgili yıllara ait Ortaklar Olağan Genel Kurul Kararlarının tamamının davaya konu 2019 yılında olduğu gibi alındığını, davacının ortaklıktan ayrılma ve ortaklık payının ödenmesi davasına dek herhangi bir itiraz ve dava açmadığı halde davanın akabinde şirketin karar alma sürecini tıkamak amacı ile iş bu davayı açtığının anlaşıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 01/06/2022 tarih ve 2021/142 Esas - 2022/481Karar sayılı kararında;
"...Dosyaya celp edilen sicil kayıtları ve 08/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ve ortakları payı evrakı incelenerek gündem maddesi ile ilgili değerlendirme yapılmıştır. Davalı şirketle bağlantısı bulunan ... ... Limited Şirket'inin kuruluş tarihi olan 30/03/2010 tarihinden 20/05/2021 tescil tarihli pay devrine kadar paya sahip olan ..., 08/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ... Anonim Şirketi'nde bulunan tüm hisselerini devretmiştir. Genel kurul toplantısında ... Anonim Şirketi'nin denetçi olarak atandığı tarihte TTK m. 400'de sınırlı şekilde sayılan hallerden biri mevcut olmayıp kararın butlan ile malul olduğundan söz edilemeyecektir. Genel kurul toplantısında alınan denetçi seçimine ilişkin karara karşı her ne kadar davacı tarafça olumsuz oy verilmiş olsa da toplantı tutanağında muhalefet şerhi konulmaması nedeni ile ilgili kararın iptali şartlarının da oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile,
''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul kararlarının butlan malul olmaları nedeniyle işbu davada özel dava şartı bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
Kesin hükümsüzlük hallerinde iptal talebine ilişkin şartlar aranmadığını, nitekim davaya konu edilen genel kurul kararları da butlanla malul olduğundan, herhangi bir dava şartı aranmaksızın butlanla malul olduklarının tespitinin gerektiğini,
Davalı şirketin grup şirketi olduğunu ve bağımsız denetim organının ... A.Ş olduğu da nazara alınarak işbu dava konusu olağan genel kurul toplantısında alınan ... ... A.Ş'nin denetçi olarak atanması kararının butlanla sakat olduğuna karar verilmesi gerektiğini,
Şirketin işleyişinde, kayıtların tutulmasında açık hukuka aykırılıklar olduğunu ve yapılan işlemlere ilişkin belgelerin müvekkil ile tam ve doğru bir şekilde paylaşılmadığı nazara alındığında, dava konusu genel kurulda alınan kararların da sıhhat ve geçerliliğinden bahsedilemeyeceğini, bir an için söz konusu genel kurul kararının butlan hükmünde olmadığı ve yalnızca iptal edilebilirlik yönünden inceleme yapılması gerektiği varsayılsa dahi, muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirilmemiş olduğu savıyla 1,2,5 ve 6 nolu genel kurul kararları yönünden iptal talep edilemeyeceği tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin işbu kararlara muhalefet ettiğini ve muhalefet şerhinin gerekçeli olması şartı aranmayacağını,
23/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğunun tespiti, aksi halde iptalinin gerektiğini, müvekkil şirket hakkında bilgi almasına müsaade edilmeden şirket ile ilgili inceleme ve denetim hakkı engellenerek ve azınlık oy hakkına sahip olmasından faydalanılarak karar alınmasının, kararların yok hükmünde olduğunu gösterdiğini, söz konusu toplantının, ilgililerce açıklama yapılması için ertelenmesinin talep edildiğini, ancak işbu toplantıda erteleme taleplerinin reddedildiğini, müvekkilin şirket merkezinde inceleme yapamadığını, inceleme yapması için olanak sağlanması talep edilmiş ise de bu taleplerinin karşılanmadığını, maddi gerçeğin ortaya çıkmaması için detaylı bilgiler verilmediğini, yerel mahkemece tüm bu hususlar göz ardı edilerek usul ve yasalara aykırı bir karar verilerek tüm taleplerinin reddedildiğini,
TTK 447. madde gereğince pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme hakları kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran kararların batıl olduğunu, dolayısıyla dava konusu kararların kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilin bilgi alma hakkının ihlal edildiğini, TTK 662 ve 445 vd kurallarına göre, alınan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini,
Dosyada alınan bilirkişi raporlarının yanılgılı tespitler içerdiğini, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporlarında yapılan aleyhe tespitlerin hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, usulsüz ve muvazaalı mali işlemlerin varlığı sebebiyle ilgililer tarafından açıklama yapılmaksızın gündemin görüşülmesi ile tasdik ve kara ilişkin karar alınmasının usule aykırı olduğunu,
Davalı şirketin hakim ortağı olan ...'un ve davacının benzer sermaye yapısıyla ortak olduğu ... ... Limited Şirketi, ...Limited Şirketi, ... ... Limited şirketi arasında para transferleri yapıldığını, krediler çekildiğini, ancak adatlandırma yapılmamış olduğunu, şirketler arası transferlerin de denetim raporlarında yer almadığını, mahkemece şirketler arasındaki ticari ilişkinin incelenemediğini, gönderilen paralara faiz işletilip işletilmediği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ve rapora alınmadığını, buna dair sorularının yanıtlanmadığını,
Grup şirketlerden ...'ya 2020 yılının denetimi için özel denetçi atanması amacıyla taraflarınca açılan davada, davalı ...'ya denetçi atanmasına karar verildiğini, şirketlere denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin karar ile ... ... ile ... ... müdürleri olan ... ve ...'un şirketlerle ilgili şirket mal varlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü karar ve tasarruf işlemlerinin geçerliliğinin mahkemece atanan denetim ve onay kayyımının onayına bağlandığını, şirketler tarafından bu karara itiraz edilmişse de kararın kesinleşmiş olduğunu, atanan denetim ve onay kayyımının halihazırda görevine devam ettiğini, nitekim şirketlere denetim ve onay kayyımı atandığı hususunun 11/10/2022 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davalı şirketin 23.12.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğunun tespitine aksi halde TTK’nun 445.maddesi uyarınca alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine,
karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı şirketin 23.11.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı davacı ... vekilinin TTK 420. Maddesindeki düzenleme uyarınca ‘’azınlığın istemi üzerine genel kurul bir karar almaksızın toplantıya aynı gündemle bir ay sonrasına bırakılması yönündeki talebi üzerine Genel Kurul Toplantısının aynı gündemle bir ay sonrasına 23.12.2020 tarihine bırakılmıştır.
Davalı şirketin 23.12.2020 tarihinde yapılan GK. Toplantısının yapıldığı tarihte hazirun cetveline göre ortaklık yapısının davacı ..., ... ve ... olduğu tesbit edilmiştir.
Davalı şirketin sicil kaydına göre şirket müdürlerinin Şirket ortaklarından ... ve ... olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin 2005 yılında kuruluşundan itibaren davacı ...'ın dava dışı ... ile birlikte 10 yıl süre ile münferit yetkili müdür olarak seçildiği ve davacının davalı şirkette 03/01/2020 tarihine dek müdür olarak görev yaptığı anlaşılmıştır.
Hazirun cetveline göre 23.12.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul toplantısına davacı ... adına vekaleten Av. ..., ... adına vekaleten ...'ın katıldığı, ...'un ise asaleten katıldığı ve hazirun cetvelini imzaladıkları görülmüştür.
Davaya konu 23/12/2020 tarihinde yapılan 2019yılı Olağan Genel Kurulunda alınan kararlar şu şekildedir:
1 Nolu Karar; ''Toplantı başkanlığına ...' un seçilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. ''
2 Nolu Karar; ''2019 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporu okunarak müzakere edildi ve toplantıda hazır bulunan hissedarlarının ...' ın 66.668 olumsuz oyuna karşılık 333.332 olumlu oyları ile tasdik edildi.''
3 Nolu Karar; 2019 yılları çalışmalarından dolayı Müdürler kurulunun ibrasına geçildi. Ortaklar...Vekili ...' ın olumsuz oyuna karşılık şirket yönetimine katılmamış ortak bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yönetime katılmış ortak ... ve ... müdürlerin ibrasında oy kullanmamıştır.
4 Nolu Karar; 'Müdürler kuruluna ücret ödenip ödenmemesi hususu müzakere edildi. Müdürlere ücret ödenmemesine oy birliği ile karar verildi. ''
5 Nolu Karar; ''2019 faaliyet dönemi karının dağıtılıp dağıtılmaması hususu müzakere edildi. 2019 yılı karının geçmiş yıl karları hesabına aktarılarak ortaklara dağıtılmamasına 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmiştir.''
6 Nolu Karar; ''Şirketin 2020 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için ... A.Ş. seçilmesine 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verildi. ''
7 Nolu Karar;''Toplantı başkanınca gündemde görüşülecek bir başka madde bulunmadığından Genel Kurul Toplantısına 16:30 da son verilmiştir. Herhangi bir itiraz ve ilave husus olmamıştır. Genel kurul Toplantı Tutanağı toplantı yerinde düzenlenmiştir. Okunarak imza altına alınmıştır.''
Davacı anılı genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespitine aksi halde TK 445 uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları da inceletilerek bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmış ve bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.
Davacı tarafça ileri sürülen iddialar genel olarak butlan değil iptal yaptırımı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Hukuki niteleme mahkemeye aittir.
Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz (Yargıtay 11. HD, 19/06/2019 tarih 2018/2156 E., 2019/4580 K. sayılı ve 08/12/2015 tarih, 2014/18887 E. 2015/13122 K sayılı emsal kararları).
Somut olaya döndüğümüzde, iptali talep edilen 1, 2, 5 ve 6 nolu gündem maddesi ile alınan kararın oylaması sonucunda oy çokluğu ile karar alındığı, karardan sonra davacı tarafça muhalefetin tutanağa geçirilmediği, davacı tarafça oylama öncesi veya sonrasında herhangi bir muhafeletin tutanağa geçirilmediği görülmüştür.
HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen dava ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan raporda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince davanın reddine, yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.