İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/880 E. 2026/546 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/880
Karar No
2026/546
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/880 Esas KARAR NO : 2026/546 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/12/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 18.02.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirket tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 4.402,54-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 4.402,54-TL hasar bedeli ile 582,17-TL işlemiş faiz olarak toplam 4.984,71-TL'nin tahsili amacıyla ... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, davalının davaya konu eyleminin, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil teşkil ettiğini, müvekkilinin uğradığı zararın tazmininden sorumlu olduğunu, zararın kesin tutarı ancak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkabileceğini, bu nedenle, 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesi gereğince kısmi dava açma hakkını kullandıklarını, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, bu nedenlerle davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı tarafa ödenmesini, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.12.2022 tarihi itibariyle müvekkili şirket ile Türk Telekom arasındaki sözleşme sona ermiş olduğundan müvekkili şirketin diğer davalı ...'un taşeronu olarak yapmış olduğu herhangi bir iş bulunmadığını, dava konusu adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılmadığını, iddia edilen hasara müvekkili şirketin neden olmadığını, dosya kapsamına da müvekkili şirketin burada kazı yaptığını ispatlar hiçbir delil sunulmadığını, davacı tarafından sunulan tutanaklar da tek taraflı olarak her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin kabul ve imzasını içermediğinden davacının iddialarını ispatlayacak nitelikte olmadığını, davaya konu edilmeyen alacak kalemlerinden feragat edildiğinden bu kalemlerin mahkemece hükme esas alınmaması gerektiğini, davacının tesisat döşeme işlemlerini usulüne uygun yapmadığını, bedaş tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen benzer nitelikteki davalarda bedaş'ın kusurlu olduğuna karar verildiğini, huzurdaki davada kusurlu olan davacının kendisi olduğunu, yönetmelikte öngörülen şekilde ve derinlikte yer altı kabloları döşenmediğini, dağıtılamayan enerji ve eşik kesinti süresi aşımı bedelinin talep edilemeyeceğini, davacının hasarın onarımı için özel olarak işçi tutmadığından montaj ve işçilik bedeline hükmedilemeyeceğini, dosya kapsamında herhangi bir fatura bulunmadığından kdv talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, müvekkili şirket tarafından çalışma yapılmamış olmasına rağmen mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müterafik kusur indirimi yapılmasını, netice olarak davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddi ile takipte haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar yapılan alt yapı çalışması esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia etmekteyse de, anılan mahalde anılan tarihte diğer davalı yüklenici firma ...Ltd.Şti tarafından veya müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının malzeme, montaj ve işçilik bedellerini isteyemeyeceği hususu yerleşmiş içtihat kararlarıyla kesinlik kazandığını, davacının kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla faize itiraz ettiklerini, davacının icra inkar tazminat talebinin haksız olduğunu, kötü niyet tazminat talebinde bulunduklarını, altyapı çalışması yapan firmaların ilgili belediyelerden kazı, altyapı, çalışma v.b. ruhsatları almaları gerektiğini, ilgili Belediye’den belirtilen tarihte ve anılan mahalde alt yapı çalışması yapan firmaya ait bilgilerin celbine karar verilmesini ve resen tespit olunacak nedenlerle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. Dosyamıza getirilen .. 28. İcra Müd. ...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 4.402,54 TL hasar bedeli ve 582,17‬ TL faiz olmak üzere toplam 4.984,71-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, davasında 2.093,32-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiye tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi 11/05/2026 tarihli raporunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, öncelikle davacının yer altı kablolarında ve tesislerinde meydana gelen hasarın davalılar tarafından yürütülen bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile söz konusu hasarın oluşumunda davacının kusurlu olup olmadığının ve onarıma ilişkin çıkarılan bedeldeki tahakkuk kalemlerinin talep edilebilir olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, İlgili adreste hasarın meydana geldiği tarihte verilmiş bir kazı ruhsatı olup olmadığının belirsiz olduğu, ancak hasarın meydana geldiği yerde çekilmiş fotoğraftan anlaşıldığı kadarıyla davacı tarafa ait yer altı kablo tesislerinde oluşan hasara sebep olan kazı çalışmasının davalı ...adına çalışma yapan davalı ....Şti tarafından yürütülen bir kazı çalışması olduğu yönünde görüş kanaate varılabileceği, Davacı ... tarafından sunulan hasar belgelerine göre; kazı çalışmalarından kaynaklandığı belirtilen hasarın yer altı 1.kV kablosu dış çeperinde zedelenme şeklinde meydana gelen bir hasar olduğu ve 1. Ad. 4 x 16 mm2 .... kullanılarak onarımının yapıldığı, ... tarafından yaptırılan onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını gösteren fatura, makbuz vb. belge de olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceği, Sonuç olarak; davacı ... tarafının 18/02/2023 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış çeperinde zedelenme şeklinde meydana gelen hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 237,25.-TL + KDV (94.18) = 279,96.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve alacak tutarının 16/11/2023 takip tarihi itibariyle 315,18 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir. HMK 282.maddesi gereği hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur. 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, dosyada bulunan fotoğraflarda kazı yapılan yerde türk telekom ve akçadağ şirketine ait "çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz" ibareli levhaların olduğu dikkate alındığında davalı ... A.Ş'nin diğer davalı ...Şti. Aracılığıyla alt yapısı için çalışma yaptırdığı sırada davacının altyapısına zarar verdiği ve bu sebeple davalı şirketlerin oluşan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmış ve davalı ... Şti.'nin husumet itirazı reddedilmiştir. ..Başkanlığı'ndan gelen yazı cevabında davalı kurumlara 05/01/2023-06/01/2023 tarihleri arasında alt yapı ruhsatı verildiğinin bildirilmesi ve bilirkişi raporunda davacının alt yapısına davalılar tarafından zarar verildiği kanaatinde olunması halinde zararın 237,25.-TL + KDV (94.18) = 279,96.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve alacak tutarının 16/11/2023 takip tarihi itibariyle 315,18 TL olduğu yönünde rapor ibraz edilmesi karşısında davanın kısmen kabulü, davalıların ... 28. icra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 279,96-TL asıl alacak ve 35,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 315,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak 279,96-TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacı alacaklının icra inkar tazminati talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davalı ...A.Ş'nin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ, davalıların ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 279,96-TL asıl alacak ve 35,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 315,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak 279,96-TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacı alacaklının icra inkar tazminati talebinin reddine, 2-Reddedilen kısım yönünden davalı ... A.Ş'nin kötüniyet tazminatı isteminin reddine 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 315,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar lehine takdir olunan 1.778,14TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 8.067,90TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.214,22TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 707,35TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3.992,65TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 17/06/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/880, K. 2026/546, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-880-e-2026-546-k-1749b7b4c217