Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/719 E. 2026/1697 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/719
Karar No
2026/1697
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/719 Esas

KARAR NO:2026/1697 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi)

NUMARASI:2022/680 Esas - 2023/1093 Karar

TARİHİ:04/12/2023

DAVA:5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacının kullandığı ait ... Bank Aş tarafından verilen ... ... nolu kredi kartından müvekkilin bilgisi ve rızası dışında, yapılan her harcamanın bilgilendirme yükümlülüğü, davalı bankaya ait olmasına rağmen, müvekkilin bankada kayıtlı ... nolu hattına bilgilendirme sms i dahi atılmadan; davacı müvekkilin hesabından;19/07/2021 tarihinde 9.000TL, 19/07/2021tarihinde 1.000TL, 20/07/2021 tarihinde 4.500TL, 20/07/2021 tarihinde 4.500 TL, 21/07/2021 tarihinde, 4.500TL 21/07/2021 tarihinde 3.800 TL olmak üzere toplamda 27.300 Tl para çekildiğini, müvekkil nakit çekimlerde bankaca gönderilmesi zorunlu olan bilgilendirme Sms i gelmediğinden durumu sonradan fark ettiğini, konuyu ilgili banka yetkililerine bildirmesine rağmen davalı banka tarafından şifreli işlem yapıldığı bahanesiyle müvekkilin uğradığı zarar giderilmemiş ve mağdur edildiğini, konuya ilgili müvekkil Esenkent Gazi Turgut Aslan Polis Merkezi Amirliğine 21/07/2021 tarihinde 2021/2618 evrak no ile suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma devam ettiğini, uygulamada tüm bankalar yapılan nakit çekim işlemlerinde müşterilerini bilgilendirmekle ve zararın artmasını önlemekle yükümlü olduklarını, davalı bankanın ağır kusuru nedeniyle müvekkilin hesabı boşaltıldığını,zararın davalı bankadan tazminini defalarca talep etse de başvuruların; bilgilendirme yükümlülüğümüz yok, işlem şifre ile yapılmış gibi benzeri yasal dayanaktan yoksun gerekçelerle reddedildiğini, oysa ki bankaların özel yasa ile kurulan, kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda bulunan kuruluşlar olduklarını belirtmek istediğini, bankaların bu vasıfları nedeniyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumunda oldukları ve bu durumun, bir güven kurumu olarak kabul edilen bankaların sorumluluğunu artırdığı ifade edilen Bankacılık kanununda ve yerleşik Yargıtay içtihatlarındada "Bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar." kanaatine varıldığını,Bankacılık Kanununun 76. maddesinin, bankaların, müşterilerinin verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlü oldukları hükmünü içerdiği, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 8. maddesiyle de kart çıkaran kuruşların kart çıkarma ve buna ilişkin yükümlülüklerinin düzenlendiğini davalı bankaya hatırlatmak zorunda kalmış bulunduklarını, aynı Yasanın 33. maddesinde kart çıkaran kuruluşların, ilgili düzenlemelerdeki yükümlülüklerin yerine getirilmesinde gerekli basiret ve özeni göstermekle yükümlü tutuldukları aktarılan, "Buna göre, somut uyuşmazlıklarda müşteri ile banka arasında imzalanan Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesinin tarafı olan davalı bankaya husumet düşeğide ayrıca belirtildiğinden davalı bankanın olayda taraf olmadığını kendilerini ilgilendirmediklerini söylemleride uyuşmazlıkta taraf olmadıkları anlamına gelmeyeceğini, davalı bankanın yükümlülüklerine uymayarak müvekkilin uğramış olduğu ve halende faizleriyle beraber ödemek zorunda bırakılan faiz hariç 27.300 TL zararın faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesine konu işlemler ATM üzerinden, kredi kartının fiziken kullanılması ve kredi kartı şifresinin girilmesi suretiyle gerçekleştirilmiş işlemler olduğunu, davacının ilgili işlemleri kendisinin bizzat yapmadığı yönündeki iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının kredi kartının ve şifre bilgisinin üçüncü şahısların eline geçtiği ve davaya konu işlemlerin de üçüncü şahıslarca yapıldığı farz edilse dahi bu durumda da sorumluluk; kredi kartını ve şifresini korumada gerekli özen ve dikkati göstermeyen davacı ile davacının hamili olduğu kartı usulsüz olarak kullandığını iddia ettiği kişi/kişilerde olduğunu, bu nedenle husumetin, müvekkil bankaya değil, davacının hamili olduğu kredi kartını usulsüz olarak kullandığını iddia ettiği kişi/kişilere yöneltilmesi gerekeceğini, davacı dava konusu işlemlerin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirildiğini iddia ettiğini, o halde davacı, bilgi ve iradesi dışında işlemleri gerçekleştiren kişilere karşı husumet yönelteceğini, eğer gerçekten davacının iradesi dışında bir kullanım söz konusu ise bu kullanımı gerçekleştiren kişilerin dava konusu işlem bakımından sorumlu oldukları aşikar olduğunu, davacının uğradığı bir zarar varsa bu durumdan fayda sağlayan dava konusu işlemi gerçekleştiren üçüncü kişiler olduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta; davacının itiraz ettiği para çekme işlemleri; davacının kredi kartının fiziken şifre ile kullanılması neticesinde gerçekleştiğini, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı söz konusu işlemin bilgisi dışında yapıldığı iddiasında ise, işlemi gerçekleştiren kişilerin kimlik bilgilerinin tespiti ile, huzurdaki davanın tespit edilen dava dışı 3. kişiye ihbarını talep ettiklerini, müvekkil banka tarafından yapılan incelemede, davacı adına kayıtlı kart ile ATM üzerinden doğru şifre girilerek davacının kredi kartı hesabına ulaşıldığı ve bu hesaptan nakit avans çekildiği tespit edildiğini, birden fazla kart bulunması halinde, müşteriler tarafından ATM ye hangi kart takılırsa takılsın, nakit çekim için diğer kartlara da aynı ekrandan erişim sağlanabilmektedir. Davacının, dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği ekstrede yer alan işlemler şu şekilde gerçekleştiğini, söz konusu işlemler davacının kartının fiziki kullanımı ile gerçekleştirildiğini, işlem esnasında PIN(şifre) kullanıldığını, kart bazında yapılan incelemede kopyalama tespiti bulunmadığını, davacının kartı ve şifresi ile başarılı bir şekilde giriş yapılması akabinde davaya konu para çekim işlemlerini gerçekleştirildiğini, işlemlere ait ATM jurnal log kayıtlarının da müvekkil bankadan celp edilmesi ile işlemin kart ve şifre ile gerçekleştiği ispatlanacağını, hiçbir surette kabul manasına gelmemekle birlikte, bir an için davacının kartının bir başka kişi tarafından haksız olarak ele geçirildiği düşünülse dahi kartın kullanımı, ancak ve ancak kart şifresinin bilinmesi ile mümkün olduğunu, ki bu varsayımda dahi, kartın ve şifrenin muhafazasından davacının sorumlu olduğu ve müvekkil bankaya kusur yüklenemeyeceği açık olduğunu, kart ve şifrenin birlikte kullanılmasından doğan sorumluluğu üstlenen kart hamilinin bu sorumluluktan kurtulabilmesi için kart ve şifrenin usulsüz kullanımında kendi kusuru olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davacı ile müvekkil banka arasında imzalanan bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davacı adına banka kartı ve kredi kartları üretilmiş ve bu kartlar davacıya teslim edildiğini, davacı kendisine teslim edilen kartları sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde kullanmak ve sözleşme ile üzerine aldığı yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu, söz konusu sözleşmenin ilgili hükümleri incelendiğinde kartının sorumluluğunun davacıda olduğunun kararlaştırıldığı açıkça görülecek olup sözleşme gereği de dava konusu işlemlerden sorumluluk davacıda olduğunu, zira davacının Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi'nin ... başlıklı maddesinde açıkça: "1. ... Müşteri, tüzel kişiyi temsile yetkili kişilerin bildirdiği kişi/kişilerin her türlü dağıtım kanalında ... yoluyla para transferi, internet şube veya mobil kanallar üzerinde kredi kullandırımı dâhil tüm işlemleri yapmaya, tasarrufta bulunmaya tam yetkili olduklarını ve bu yetkiye dayanılarak veya Banka’ca bildirilen şifre ve güvenlik adımları kullanılarak yapılan bütün işlemlerin Müşteri’yi bağlayıcı olduğunu, şifrelerin imza yerine geçtiğini, kabul ve taahhüt etmektedir... ‘’2. Müşteri, güvenlik adımlarının, şifrenin ve kart numarasının üçüncü şahıslar tarafından öğrenilmemesi için gerekli tüm önlemleri alacağı gibi, bunların herhangi bir nedenle başkası tarafından öğrenilmesi, kullanılması ve bunun sonucunda hesabından tasarruf ve işlemlerin yapılması durumunda uğrayabileceği zararlardan, işlem ve tasarrufların sonuçlarından Banka’nın hiçbir şekilde sorumluluğu olmayacağını taahhüt eder." denildiğini, müvekkil banka tarafından yapılan incelemede, davacının kartından yapılan işlemlerin taraflar arasında imzalanmış sözleşmeler ve bankacılık mevzuatı ve diğer ilgili tüm mevzuatlar kapsamında müvekkil banka tarafından uyulması gereken tüm yasal yükümlülüklerin tam ve gereği gibi yerine getirildiğini, usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının tam ve/veya ağır kusurlu olması nedeniyle müvekkil banka aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/12/2023 tarih ve 2022/680 Esas - 2023/1093 Karar sayılı kararında;"......Davacı tarafça, 19.07.2021-20.07.2021 ve 21.07.2021 tarihlerinde ATM'den toplam 27.300,00-TL nakit para çekilme işleminin tarafından yapılmadığı ve para çekme işlemlerine ilişkin bilgilendirme mesajı gelmediğinden davalının sorumlu olduğu iddia edilmiş olup davacıya ait kredi kartı ile 19.07.2021 - 20.07.2021 ve 21.07.2021 tarihlerinde ATM'den toplam 27.300,00-TL nakit para çekildiği, para çekme işleminin kart ve şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacı tarafça her ne kadar şikayetçi olunduğu belirtilmiş ise de soruşturma dosya numarası bildirilmediği, davacı tarafça tazmini talep edilen 27.300,00-TL nin rızası hilafına ve bankanın kusuru neticesinde çekildiği hususunun ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''1-Davanın Reddine'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bankaların bir güven kuruluşu olduğunu, her türlü tehlikeye karşı müşterilerini korumak için tüm teknolojik saldırı ve hesap hareketlerine karşı yapılacak kötü niyetli eylemlere karşı çağın gerektirdiği tüm önlemleri almak zoruda olduğunu, bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal edemeyeceğini, müvekkilin hesabından defalarca para çekilmesine rağmen hem bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, hem de para çekimerinde sms veya herhangi bir kitle iletişim aracılığıyla bilgi vermeyerek ve böyle bir yükümlülüğü olmadığını belirttiğini, müvekkil davacının kullandığı ... ... nolu kredi kartından müvekkilin bilgisi ve rızası dışında, yapılan her harcamanın bilgilendirme yükümlülüğü davalı bankaya ait olmasına rağmen, müvekkile bilgilendirme mesajı dahi atılmadan davacı müvekkilin hesabından toplamda 27.300 TL para çekildiğini, müvekkilin durumu sonradan fark ettiğini, konuyu banka yetkililerine bildirdiğini, davalı banka tarafından şifreli işlem yapıldığı bahanesiyle müvekkilin uğradığı zararın giderilmediğini ve mağdur edildiğini, tüm bankaların yapılan nakit çekim işlemlerinde müşterilerini bilgilendirmekle ve zararın artmasını önlemekle yükümlü olduğunu, davalı bankanın ağır kusuru nedeniyle müvekkilin hesabının boşaltıldığını, davalı bankadan zararlarının tazmini taleplerinin yasal dayanaktan yoksun gerekçelerle reddedildiğini, oysa ki bankaların özel yasa ile kurulan, kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda bulunan kuruluşlar olduklarını, ayrıca ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Davanın Bakırköy 12 Tüketici Mahkemesinde açıldığı, bu mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı, yapılan işlemin 6102 sayılı TTK'nun 4/1-f maddesinde düzenlenen işlemlerden olduğu, bu durumda ticari dava olduğu gerekçesi ile 14/04/2022 tarih ve 2021/974 Esas - 2022/137 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Bakırköy ATM.'ye gönderildiği, Bakırköy 6 ATM.'ye tevzi edildiği, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, davacının kredi kartı ile bilgisi ve rızası dışında 19.07.2021-21.07.2021 tarihleri arasında toplamda 27.300 TL nakit avans çekildiği ve zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı dava dilekçesi ile; davalı bankadan verilen kredi kartından 19.07.2021-21.07.2021 tarihleri arasında toplamda 27.300 TL nakit avans çekildiğini, işlemlerin rızası dışında yapıldığını, nakit çekimlere istinaden davalı bankaya itirazda bulunduğunu, banka tarafından talebine olumsuz yanıt verildiğini, kredi kartından çekilen tutarları bankaya ödemek zorunda kaldığını, söz konusu işlemlerin meydana gelmesinde davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu iddia ederek, 27.300 TL'nin faiziyle birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalı bankadan kayıtlar getirtilerek bankacı ve bilişim uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Somut olayda; Davacı ile davalı banka arasında imzalanan Tacirler için Bankacılık hizmetleri Sözleşmesi uyarınca davalı bankada davacı adına vadesiz mevduat hesabı açıldığı, davacı davalı Bankaya Ticari Kart Başvuru formuyla başvurarak aralarında imzalanan Tacirler için bankacılık hizmetleri sözleşmesine istinaden davalı bankanın davacıya ....nolu ... kredi kartını tahsis ettiği, davacıya ait ...” ... numaralı kredi kartından 19/07/2021-21/07/2021 tarihinde gerçekleşen işlemler fiziken chipli debit kart kullanılması suretiyle ATM'den gerçekleşmiş olup debit kartın chipli olduğu, nakit çekimlerin kredi kartı limiti dahilinde yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, davacı tarafça her ne kadar şikayetçi olunduğu belirtilmiş ise de soruşturma dosya numarası bildirilmediğinden incelenemediği belirtilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama sırasında, dava konusu eylemle ilgili davacının ilgili kolluk birimine şikayeti üzerine Büyükçekmece CBS'nin 2021/55920 Sorusturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın devam ettiği ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Büyükçekmece CBS'nin 2021/55920 Sorusturma sayılı dosyasında, Esenyurt Polis Merkezi Amirliği tarafından davalı bankaya müzekkere yazılarak 19/07/2021-21/07/2021 tarihlerinde yapılan para çekme işlemlerinin hangi banka atm'lerinden yapıldığı bilgisi ile ayrıca bankanıza ait atm'den çekilmiş ise kamera kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş, mahkemece soruşturma dosyasının tamamı getirtilmediği için gelen cevabi yazı ile soruşturma dosyasının içeriğinin incelenmediği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayacağından, bu durumda mahkemece, dava konusu eylemle ilgili Büyükçekmece CBS'nin 2021/55920 Sorusturma sayılı dosyasın akıbetinin sorulup soruşturma dosyasının tamamı getirtilip incelenerek ceza soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı konusunda olumlu/olumsuz karar verilmesi, söz konusu eylemle ilgili davacı tarafça davalı bankaya ne zaman şikayette bulunulduğu, davalı banka müfettişleri tarafından rapor hazırlanıp hazırlandığı ,söz konusu para çekme eyleminin hangi atm'lerden ne zaman, ne şekilde, kim tarafından çekildiğine dair kayıt, belge ve kamera kayıtlarının davalı bankadan getirtilip dosya arasına alınması, ayrıca soruşturma dosyasından davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile ceza soruşturma dosyasına gelen kayıt ve belgelerde incelenerek bilirkişi heyetinden olayın oluş şekli ve tarafların kusur durumu yönünden istinaf denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi(Kapatılan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi)'nin 04/12/2023 tarih ve 2022/680 Esas - 2023/1093 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/719, K. 2026/1697, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-719-e-2026-1697-k-c2946388d060