Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/568 E. 2026/852 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/568
Karar No
2026/852
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/568 - 2026/852 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/568 KARAR NO : 2026/852 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2022/336 E. - 2023/495 K. DAVANIN KONUSU : Kullanmama Nedeniyle Marka İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2023 tarih ve 2022/336 Esas - 2023/495 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2022/108998 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, davalının "..." ibareli markasına dayalı olarak yapılan itiraz üzerine reddedildiğini, oysa davalının redde mesnet markasının, tescil edildiğinden bugüne kadar hiçbir şekilde kullanılmadığını, davalı yanın 09. sınıfta tescil ettirdiği markayı kullanmamasına rağmen bu markaya dayalı olarak müvekkili tescil başvurusunun reddedilmesinin, müvekkilinin hak kaybına uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2012/79136 sayılı markanın, 09. sınıf mallar yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 19.03.1984 tarihinden beri ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kurucusu ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, 15.01.2015 tarihli marka lisans sözleşmesiyle dava konusu "..." markasının, ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ürettiği bir kısım camlarda kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin anılan şirket aracılığıyla markasını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı tarafından dava konusu markanın 09. sınıf "... fotovoltaik hücrelerin iki cam arasına yerleştirilmesi ve arabağlayıcı kullanarak, belirlenmiş basınç ve sıcaklık altında güneş enerjisinden elektrik elde edilmesi için oluşturulmuş modül (panel)” mallarında, markasal olarak ciddi şekilde kullanıldığının ispat edilemediği, yerinde yapılan incelemede de panel üretimine rastlanmadığı, yalnızca panel üretiminde yer alan her nevi cam üretimi yapıldığı, farklı firmaların panel üretiminde kullandığı ve davalı firmadan sipariş edilen bu özellikli camların ise "..." markası altında satışa sunulduğu, bu kullanımın yukarıda belirtilen ve dava konusu marka kapsamında yer alan mallar üzerinde kullanım sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2012/79136 sayılı markanın iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkilinin 15.01.2015 tarihli marka lisans sözleşmesiyle "..." markasını, ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ürettiği bir kısım ürünlerde kullanmaya başladığını, müvekkilinin anılan şirkette, hem kurucu hem de yönetici olduğundan markanın kullanım hakkını anılan şirkete bila bedel verdiğini, "..." markasının 05.02.2014 tarihinde tescil edildiğini ve dosyaya sundukları faturalardan da anlaşılacağı üzere tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde marka sahibi tarafından ciddi bir kulanmama halinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu ve dava konusu markayı fiilen kullanan şirketin güneş panel camların üretimini yapmakla birlikte ... (...), yani yapılara entegre photovoltaic panel imalatı da yaptığını, ancak söz konusu panel teknolojisinin, ülkemizde yeni bir teknoloji olması ve üretim maliyetinin yüksek bulunması nedeniyle panel üretimi için tüm hazırlık yapılmasına rağmen pek fazla satış yapılamadığını, markanın tescil edildiği sınıfta, cam cama panel olarak kullanılması için piyasadaki pazar payının tescilden bu yana pek fazla gelişmediğini, bu nedenle SMK'nın 9. maddesi kapsamında markanın haklı nedenle kullanılmadığının kabul edilmesi gerektiğini, davacının zaten "..." ibareli 9. sınıf malları kapsayan tescilli bir markası bulunduğundan, müvekkili markası hakkında iptal kararı verilmesinde herhangi bir hukuki menfaatin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın geçici 4/1 maddesi delaletiyle 26/2. maddesinde yer alan ilgili kişilerin markanın iptalini talep edebilecekleri şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığına ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, yerinde yapılan incelemeler sonucunda içinde üç elektrik elektronik mühendisi bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda, "Neticeten davalı tarafından dava konusu markanın 09.sınıf “... fotovoltaik hücrelerin iki cam arasına yerleştirilmesi ve arabağlayıcı kullanarak, belirlenmiş basınç ve sıcaklık altında güneş enerjisinden elektrik elde edilmesi için oluşturulmuş modül (panel)” emtiasının markasal olarak ciddi şekilde kullanıldığına dair dosya içerisinde bir delilin bulunmadığı gibi yerinde incelemede de panel üretiminin bulunmadığı yalnızca panel üretiminde de yer alan her nevi cam üretimi yapıldığı, farklı firmaların panel üretiminde kullandığı ve davalı firmadan sipariş edilen bu özellikli camların ise “...” markası altında satışa sunulduğu anlaşılmakla birlikte davalı tarafından işbu sınıfta ciddi biçimde kullanımının ispatlanmadığı" açıklamalarına yer verildiği, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, buna göre dava konusu markanın, tescilli olduğu mallar üzerinde kullanıldığının ispat edilemediği ve bu durumun haklı bir nedene de dayanmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 304,40-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/568, K. 2026/852, T. 24.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-568-e-2026-852-k-35f26b7dcb72