Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/527 E. 2026/1263 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/527
Karar No
2026/1263
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/527 Esas 2026/1263 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/527 KARAR NO : 2026/1263

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2020/411 Esas 2023/708 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2020 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalı şirket tarafından ... sayılı birleşik kasko poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, 24/07/2019 tarihinde ...'ın sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ...'ın kural ihlalinde bulunduğunu, ...'ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığının belirtildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davalı şirketin hasar dosyası da açtığını, davacı şirket aracında meydana gelen hasarın tespiti için Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/163 D.İş sayılı dosyasında hasar bedelinin 36.276,91-TL olarak tespit edildiğini, ancak aracın toplamda 28.225,60-TL'ye tamir ettirildiğini, ihtara rağmen davalı sigorta tarafından ödeme yapılmadığını beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile sigortalı araçta kaza nedeniyle oluşan 28.225,60-TL'lik hasarın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanununda ve kasko sigortası genel şartlarında yer alan yükümlülüklere aykırı hareket edildiğini, 24/07/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 16/08/2019 tarihinde yapılan ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını, dosyada yer alan araştırma raporu ve ... firma araçları ile ilgilenen saha sorumlusu ...'nın yazılı beyanı doğrultusunda, sigortalı ... plaka sayılı aracın kiralık araç olarak kullanıldığının tespit edildiğini, araç kasko poliçesinin hususi oto olarak düzenlenmiş olup kullanım şeklinin de hususi oto olarak geçtiğini, davacı yanın bildirim ve beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, sigorta poliçesi yaptıran araç sahibinin sigorta yapan şirkete eksik ve yanlış bilgi vermesi, aracı ticari olarak kiraladığını saklaması ve haksız bir kazanç elde etmesi söz konusu olup kasıtlı ve önemli yanlış beyan olarak kabul edilen bu durum sonucunda şirketin zarar tazmini sorumluluğunun doğmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ettiği yönünde somut bir delil bulunmayıp, yine olayın davacının iddia ettiği şeklin dışında ne şekilde oluştuğuna dair de bir delil ortaya konulmadığından, ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olmayıp hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükünün davalı sigortacı üzerinde bulunduğu kanaat edilerek, hal böyle olunca dosya kapsamında davacıya ait aracın kaza tarihinde üçüncü kişilere kiralandığı hususu dolayısıyla oluşan rizikonun teminat dışı kaldığı davalı tarafından somut delillerle kanıtlanmadığından rizikonun teminat kapsamında kaldığı gerekçeleriyle; "davanın kabulü ile; 28.225,60-TL maddi tazminatın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın, kanuna, genel şartlara, yükümlülüklerine aykırı davrandığını, taraflar arasındaki kasko poliçesinin hususi oto olarak düzenlenmesine karşın, davacı yanca sigortalı aracın, şirkete ait diğer 2 adet araçla birlikte dava dışı ... Fabrikasına kiralandığını, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün de ... Fabrikası çalışanı olduğunu, bu hususta araştırma raporu düzenlendiğini ve fabrika saha sorumlusu tarafından dilekçe sunulduğunu, sigortalının kasıtlı olarak yanlış beyanda bulunduğunu, hasardan sorumlu tutulamayacağını, aksi halde kullanım şekli klozuna göre % 80 oranında indirim yapılması gerektiğini, raporun hükme elverişli olmayıp KDV'den sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında davaya konu trafik kazasının oluş şekline, davacıya ait aracın davalı sigorta nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğuna ve rizikonun poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğine ilişkin ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakta olup uyuşmazlık; kaskolu araçta meydana gelen hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı, kullanım şekli klozuna aykırılık nedeniyle hasar tazminatında % 80 oranında indirim yapılması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.(Y. 4 HD. 2021/18582 E., 2021/11154 K, 28/12/2021 T.) Davalı sigorta şirketi tarafından, aracın kullanım şeklinin hususi otomobil olmasına karşın davacı sigortalı şirket tarafından aracın, bu şirkete ait diğer 2 araçla birlikte dava dışı Malatya İlinde bulunan ... isimli şirkete ait Fabrikaya kiralandığı, araştırma raporu kapsamında somut deliller bulunduğu, bu nedenle poliçe kullanım klozu hükümleri uyarınca poliçe vadesinde gerçekleşen hasar tutarının ancak % 20' sinden sorumlu tutulabileceği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Malatya Bölge Trafik Ekipleri tarafından düzenlenen 24/07/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre; davacı ... firmasına ait sürücüsü ... olan ... plakalı araç normal yolunda seyir halindeyken sağında bulunan 1. Oranize kavşağından kontrolsüzce yola çıkan sürücü ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın sol ön tarafından, ... plakalı aracın sağ ön kapı bölgesinden çarpılarak savrulmasına ve orta refüj üzerinde durmasına sebebiyet olunduğu ve iki araçlı, yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 06/04/2023 tarihli kök ve 08/08/2023 tarihli ek rapor kapsamında özetle; " Malatya Bölge Trafik Ekipleri tarafından düzenlenen 24/07/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre; davacı ... firmasına ait sürücüsü ... olan ... plakalı araç normal yolunda seyir halindeyken sağında bulunan 1. Oranize kavşağından kontrolsüzce yola çıkan sürücü ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın sol ön tarafından, ... plakalı aracın sağ ön kapı bölgesinden çarpılarak savrulmasına ve orta refüj üzerinde durmasına sebebiyet olunarak yaralanmalı maddi hasarlı kaza meydana geldiği, buna göre sürücü ...'ın 2918 nolu Kara Yolları Trafik Kanununun 57/a bendine göre (kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadır) kural ihlali ile 57/b-4 (Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadır)maddesini ve 84/h (Kavşaklarda geçiş hakkına uymama) maddesini ihlal ettiği olayda %100 asli kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'ın ise kural ihlali bulunmadığı, Hasar yönünden yapılan değerlendirmede; 22/11/2019 tarihli tespit bilirkişi raporunda tamirat öncesi KDV dahil 36.276,91-TL hasar bedelinin tahmin edildiği, ancak gerçekleşen hasar bedelinin KDV dahil 28.225,60-TL olduğu" hususlarının belirtildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki Kasko Poliçesi Kullanım Klozu maddesinde; " Söz konusu poliçede teminat, aracın kullanım şeklinin "hususi otomobil" olduğu beyanına istinaden verilmiştir. Kullanım şekli "hususi otomobil" olarak beyan edilmiş olan sigortalı araç, hiçbir şekilde kiralık araç (rent a car), uzun süreli kiralık araç veya taksi/dolmuş olarak veya bunların dışında kalan taşımacılıklarda kullanılamaz. Sigortalı aracın kısa veya uzun süreli araç kiralama hizmetlerinde kullanılıyor olduğunun tespit edilmesi veya sigorta ettiren/ sigortalı/ ruhsat sahibinin bu işlerle iştigal ettiğinin tespiti veya aracın taksi/ dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen taşımacılıkta kullanılmasının tespit edilmesi durumunda, Kasko Sigortası GenelŞartları'nın C.2. ve C.3. maddelerinde yer alan hükümlerin uygulanması hakkı saklı kalmak üzere, her hasarın %80'i, sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir.." hükmü mevcuttur. Somut dosya kapsamında mevcut hasar dosyası ile araştırma raporu kapsamından; 24/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı yana 16/08/2019 tarihinde yapılan ihbar üzerine hasar dosyası açıldığı, kazanın oluşumuna ilişkin araştırma firmasından destek alınarak sigortalı aracın kiralık olması şüphesine istinaden yapılan araştırma kapsamında; kazaya karışan araçla ilgilenen saha sorumlusu ... ile telefon görüşmesi yapılarak buluşulduğu, ...'ya ruhsat sahibi firma ile kendilerinde bulunan aracın bağı sorulduğunda; "... Adına kayıtlı olan ... plakalı araç şirketimiz olan ... ... Fabrikasında kiralanmıştır. Bu firmadan ... Firmasında 3 adet araç kiralanmıştır. Kaza yapan sürücü ... çalışanıdır." şeklinde yazılı beyanda bulunduğunun belirtilerek yazılı ve imzalı beyanının araştırma raporuna eklendiği görülmüştür. Dosyada mevcut delillerden; davacının doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ettiği yönünde somut bir delil bulunmayıp rizikonun poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve bunun aksinin davalı yanca ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Ancak davacı sigortalı şirketin merkezinin Çankaya/ Ankara olup davacı şirkete ait davalı yana kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın ise, şirket merkezi dışında Malatya ilinde dava konusu kazaya karıştığı, kaza sırasında aracın sürücüsü olan ...'ın, dava dışı ... ... Fabrikası çalışanı olduğu ve bu fabrika saha sorumlusu ... isimli kişinin sunduğu dosya kapsamında mevcut yazılı ve imzalı beyanı kapsamına göre davacı yana ait sigortalı araç ile birlikte 2 adet aracın daha davacı şirketten kiralanarak kullanıldığının beyan edilmesi karşısında; taraflar arasındaki poliçenin sigortalı aracın kullanım şekline ilişkin klozu kapsamına göre kullanım şekli "hususi otomobil" olarak davacı yanca beyan edilmiş olan sigortalı aracın, kiralık araç olarak kullanıldığı anlaşılmakta olup mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan hasar tutarından % 80 oranında tenzili muafiyet yapılması gerekirken somut dosya kapsamındaki deliller ve kullanım şekli klozuna aykırı olacak şekilde bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarı üzerinden davanın tam kabulüne yönelik karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Hal böyle olunca sigortalı aracın kullanım şekli klozuna aykırı şekilde kullanıldığına ilişkin davalı sigorta şirketi istinaf istemi yerinde görülmüştür. Davalı sigorta şirketi, sigortalının uğradığı gerçek hasardan sorumlu olmakla bu hasarın Yargıtay ve Dairemiz uygulamaları uyarınca KDV dahil hesaplanması gerekmektedir. Bu bağlamda hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda KDV'li hasar tutarının 28.225,60-TL olarak tespit edildiği, hal böyle olunca davalı yanın, bu tutardan yapılacak % 80 indirim ile, bir başka ifadeyle hasarın % 20' si olan bakiye tutar olan 28.225,60-TL * % 20= 5.645,12-TL'den sorumlu olduğu anlaşılarak Dairemizce bu tutar üzerinden davalının sorumluluğuna gidilmesi gerekmiş, davalı yanın sair istinaf itirazları ise, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporları ile somut dosya kapsamına göre yerinde bulunmayarak reddedilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin, tenzili muafiyet yapılmaksızın verilen davanın kabulüne ilişkin kararında isabet görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında hesaplanan gerçek hasar tutarı olan KDV dahil 28.225,60-TL'den, kullanım şekli klozuna aykırılık hali için taraflarca öngörülen % 80 oranında indirim yapılmak suretiyle davalı yanın 5.645,12-TL sigorta tazminatından sorumlu olduğuna ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih ve 2020/411 Esas 2023/708 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2-5.645,12-TL tazminatın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Alınması gereken 732,00-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 682,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 49,97-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 482,03-TL nispi harç ile 54,40-TL başvuru harcı ve 200,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 736,43-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 518,30-TL tebligat ve posta, 1.500,00-TL bilirkişi gideri, 47,50-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 2.065,80-TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 413,16-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğiniden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden takdir olunan ve daha fazla olamayacağından 5.645,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan ve daha fazla olamayacağından 5.645,12-TL karşı yan vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HUAK 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinden haklılık oranına göre 1056,00 TL'sinin davacıdan, 264,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 10-Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısım kalması halinde bu tutarın talep halinde taraflara iadesine, C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 482,02-TL'nin talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 220,00 TL yargılama giderinin tarafların haklılık oranı dikkate alınarak 176,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/527, K. 2026/1263, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-527-e-2026-1263-k-044c74d5773c