İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/668 E. 2026/1017 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/668
Karar No
2026/1017
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/668 Esas KARAR NO : 2026/1017

DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2018 KARAR TARİHİ : 15/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ..., dava dışı ... Merkezli ... ...'ın davalı ... DIŞ TİC. Ve İNŞ. LTD. ŞTİ. tüzel kişiliği ile şirket ortağı ...'den müşterek ve müteselsil olarak alacaklı olduğu 597.000,00-USD'nin 200.000,00- USD'lık kısmının geri dönülemez şekilde temlik ve devir aldığını, bahse konu müvekkiline temlik edilen alacağın ... ... hesabından davalının ... Şubesindeki hesabına 2014 yılı Haziran ve Eylül ayları havale edildiğini, davalı, müvekkiline vaat ettiği ürünleri göndermediği gibi bilahare şirket hissesi vermeyi vaat etmişse de bu vaadini de yerine getirmediğini, neticeten borcunu ödemediğini, davalıdan olan alacakların 26.10.2017 tarihinde müvekkili tarafından temlik alındıktan sonra .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve tüm ferlerine itirazı üzerine takibin durduğunu belirtilerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ve isteklerinin hepsinin gerçek dışı olduğunu, bunların ispatının mümkün olmadığını, müvekkili ve şirketi dava dışı ... Merkezli ... ... şirketi ile ticaret yaptığı ve ihraç ettiği ürünlerin bedelini bile alamadığı için alacaklı olduğunu, hal böyle iken ... şirketi ile davacı ... ... arasında müvekkilinin kabulü olmayan bir temlik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin kabul ve onayı bulunmayan temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirtilerek davanın reddini, böyle bir alacağın olmaması sebebiyle reddini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı takip dosyasında 200.000,00-USD asıl alacak, 79,45-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 200.079,45-USD takip yapıldığı, ödeme emrinin 18/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 18/01/2018 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Dava, temlik suretiyle alınan alacağa dayalı icra takibine itirazı iptalidir. Mahkememizden verilen 24/06/2021 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile; ''Davanın Reddine'' karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 12/06/2025 tarih ve 2022/115 Esas, 2025/817 Karar sayılı ilamı ile, ''Somut olayda, Mahkemece, temlik sözleşmesindeki imzanın .... Şirketi yetkilisine ait olup olmadığının apostil şerhli bir belge ile ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı tarafça, temlik sözleşmesinin sıhhatine itiraz edilmiş olup, temlik edenin eldeki dava taraf olmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın, temlik eden olmadan çözülmesi mümkün değildir. Bu durumda davalıya, temlik edeni taraf göstererek birleştirme istemli bir dava açmak üzere süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın işaret edilen hususlarda yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın Mahkememize iade edilerek dosyanın 2025/668 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, BAM kaldırma kararı ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde, mahkememizin 26.04.2021 tarihli kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 43.HD 2022/115 Esas 2025/817 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak iade edildiği, BAM geri çevirme kararı doğrultusunda davacıya ihtar ve önel verildiği, davacının temlik eden ile apostil aslını ve yeminli tercümesini sunmadığı ve temlik edeni davaya dahil etmediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 7.778,86-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.046,86-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 109.547,07-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.15/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/668, K. 2026/1017, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-668-e-2026-1017-k-e013a30ca689