İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/652 E. 2026/513 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/652
- Karar No
- 2026/513
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/652 KARAR NO : 2026/513
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/12/2023 KARAR TARİHİ : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.02.2022 tarihinde ----- yönünden ---- yönüne seyir eden davalı ---- Şirketinin İMM Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalısı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın, sürücünün dikkatsiz ve tedbirsizliğinden dolayı, aynı yönde seyir eden müvekkiline ait ve dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- araca arkadan çarptığını ve akabinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davaya konu kaza nedeniyle müvekkiline ---- plaka sayılı araçta meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin tespiti maksadıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından işbu icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli şekilde, hiçbir hukuki ve rasyonel gerekçe olmaksızın, takibi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan uzaklaşmak amacı ile salt matbu ve mücerret nitelikte, hiçbir somut ve hukuki vasfı olmayan beyanlara dayalı itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu ve davalıların dava konusu maddi vakıada taşıdıkları kusur ve sorumluluğu bertaraf edecek veya aksini kanıtlayacak tek bir gerekçesi dahi bulunmadığından yasal süresi içerisinde haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla Mahkeme nezdinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, davalının sigortalısı araç sürücüsü, dava konusu zarara sebep olan kazanın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlu olduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan maddi zarar kapsamında değer kaybı alacağı meydana geldiğini, mevcut durumda tüm koşulları oluşan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsilini talep ettiklerini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen gözetilip tespit olunacak hususlar ışığında fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik: 28.02.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait ---- plakalı araçta oluşan zarardan doğan ve ---- İcra Müdürlüğünün-----esas sayılı dosyasına konu alacağa yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibinin devamını, haksız ve kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ------ plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 22.02.2022-2023 tarihli ------ no.lu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" ile sigortalandığını, davaya konu talebin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, huzurdaki davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafından 19.08.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu ---- sayılı dosyasından dava konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasara ilişkin değer kaybı talepli başvuru yapıldığını, İtiraz Hakem Heyeti Kararı 14.05.2023 ----- numaralı karar ile araçta 68.324,00-TL değer kaybı meydana geldiğini, aracın ZMM poliçesinin Türkiye Sigorta nezdinde olması ve kaza tarihinde poliçe teminatının 50.000,00- TL olması nedeniyle 50.000,00-TL'yi aşan 18.324,00-TL değer kaybı bedeli ve 270,00-TL eksper ücretinin ödenmesine karar verildiğini, İtiraz Hakem Heyeti kararının kesin olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya 18.324,00-TL değer kaybına ilişkin ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye ilişkin dekontun ekte sunulduğunu, davacı tarafından dava konusu kaza nedeniyle değer kaybı talepli tahkim başvurusu yapılmış olması ve başvurunun kesin olarak karara bağlanmış olması nedeniyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından aynı kaza nedeniyle maddi hasar talepli iki farklı Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu bulunduğunu, kesin hüküm nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ----- plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde “İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası” olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortasının sağladığı teminatın tükenmeden ihtiyari mali mesuliyet sigortasına geçilmesinin yerinde olmayacağını, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi gereği; ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye gireceğini, kaza tarihi itibariyle ZMM teminatlarının 50.000,00-TL olup, sözü geçen limit tüketilmeden İhtiyari Mali Sorumluluk teminatı devreye giremeyeceğinden; her halde haklarında yapılan başvurunun reddine karar verilmesini, başvuran tarafça ZMM teminat limitinin tüketildiğine dair bir beyan ve belge dosyaya sunulmadığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, --- H.D. E.-----T. 2.2.2009 tarihli kararında; ZMM VE İMM poliçesi arasında "Kademeli Bir Sorumluluk" söz konusu olduğu; Zorunlu Poliçe Limitleri Tüketilmeden, ihtiyari poliçeden sorumluluğun doğmayacağı ifade edildiğini, ----. HD---- 9.12.2010; ZMM poliçesi mevcut olmasa dahi, yalnızca ZMM limitlerinin üzerinde kalan hasarlar yönünden İMM poliçesine husumet yöneltilebileceğinin ifade edildiğini ayrıca ----. HD ----- T. 21.6.2010 tarihli kararda; Zorunlu Mali Mesuliyet Limitlerini Aşmayan tazminat talebi nedeniyle; ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı yönünden red kararı verilmesi gerektiği ifade edildiğini, müvekkili şirketin ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini kabul etmemek ihtirazı kaydı ile davaya konu kaza sonucu müvekkili şirket tarafından davacıya 05.06.2023 tarihinde 18.594,00-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere ferileri ile birlikte 29.960,23-TL ödeme yapıldığını, tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla sigortalı araç sürücüsü dava konusu olayda kusursuz olduğunu, hasar ile kazanın illiyet bağının, hasar miktarlarının ayrı ayrı kanıtlanması gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın ekleri kısmında belirtilen durumlarda değer kaybı talepleri teminat dışında bırakıldığını, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle; öncelikle zaman aşımı nedeniyle davanın reddini, tarafların kusur oranı ile müteveffanın müterafik kusurunun tespitini, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını ayrıca hatır taşımasının tespiti ile hesaplanan tazminatta indirim yapılmasını, sigortalı araca atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddini, avans faiz isteminin reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 28/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı vekili; 28/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, zararın tahsili için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; kesin hüküm dava şartı yokluğu iddiasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin --- Esas, ----- karar, 15.10.2024 tarihli kararı ile; "...1-Davacının davasının kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesine gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ---- BAM---- Hukuk dairesinin --- Esas -----Karar sayılı 26.06.2025 tarihli ilamı ile; "...1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2024 tarih ve---- Esas ----- Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ----- esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; Sigorta Tahkim Komisyonunun --- esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ----- esas sayılı dosyasında; başvurucunun dosyamız davacısı, karşı tarafın dosyamız davalısı olduğu, başvuru konusunun, dosyamıza da konu olan trafik kazası nedeniyle, başvurucunun değer kaybı ve ekspertiz ücreti alacağı olduğu, başvurunun kesin olarak kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. BAM kaldırma ilamı sonrasında STK yazılan müzekkere cevabında; "Komisyonumuzun ---- sayılı uyuşmazlık dosyası incelendiğinde; itiraz hakemi tarafından 14/05/2023 tarihli, --- sayılı kararın verildiği, kararın 23/05/2023 tarihinde KEP üzerinden başvurucu ve davalı tarafa teslim edildiği, karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağı beyan olunmaması sebebiyle mahkemede hakem kararına karşı saklama dosyası da oluşturulmadığı anlaşıldığından; ---- sayılı karara karşı Komisyon içi başvuru yollarının tükendiği tespit edilmiştir." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Başka bir deyişle Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ----- esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Tüm dosya kapsamına göre; davacının daha önce aynı olay nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyetine başvuruda bulunduğu, tahkim yargılaması sonucunda davacının talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği, tahkim kararının davalı sigorta şirketi yönünden HMK 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm teşkil etmekte olup davacının yeniden talepte bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden davanın HMK 114/1-i, 115/2 maddesi gereğince dava şartı (kesin hüküm) yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 691,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 40,27-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti kaldırma kararı öncesi davacıdan tahsil edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı