Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/40 E. 2026/1291 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/40
- Karar No
- 2026/1291
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/40 Esas
KARAR NO : 2026/1291 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : 2022/460 Esas - 2023/363 Karar
TARİHİ: 03/10/2023
DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin senelerden beri bünyesinde bulunan teknelerle İstanbul ve dışında tarifeli seferler yaptığı ve gemilerini özel veya kamu kurumlarına kiraladığını, davalı ile 31/12/2013 tarihinde yapılan sözleşme ile 4 adet geminin davalıya kiralandığını, sözleşmeye göre, İstanbul içerisinde 3 hatta çalışacak gemilerin her hatta yapmış olduğu seferlerde, 1 ay boyunca yol aldıkları deniz mili esas kabul edilerek, toplam milin, mil için sözleşmede zikredilen birim fiyatının çarpımı ile bulunan değer hak ediş olarak esas alındığını, bunun yanında bu değerin sözleşmenin devamı müddetince iş sahibi veya işi yüklenen aleyhine parasal değerinin muhafazası için Devlet İhale Kanunda yer alan, fiyat farkı hesaplamasının her ay sonu itibarı ile değerlendirmede uygulanacağının kararlaştırıldığını, bu karar çerçevesinde fiyat farkının belirlenmesinde uygulanan (...) formülü gereğince 2014/1 ayı hak edişine yansıtılmak üzere yapılmış, uygulamada formülde yapılan bölüm işleminde tam sayıdan sonra ( virgülden sonra) gelen ondalık kesir basamağında 4 basamak uygulanarak, nihai rakam üzerinden hak edişe ilave yapıldığı, davalı şirketin 2014/2-3-4 aylarının hak edişlerinde fiyat farkı hesaplamasın da bölmelerde 2 ondalık basamak kullanarak, hakkaniyete ve uygulamaya aykırı bir şekilde hesaplama yapıldığını, davalı tarafından hatalı sonuca ulaşarak, müvekkilinin zararına neden olduğunu bu nedenle belirsiz alacak davası olarak iş bu davayı açtıklarını, davalının dava nedeni yaptıkları matematik bilmine ve hakkaniyete aykırı olarak 2 basamaklı ondalık bölme ile yetinerek 21.544,05 TL'ye ulaşması ve kendilerine bildirilen 14.447,24 TL eksiği ile alacaklarının itirazı kayıtla almak zorunda olduklarını bu nedenle 2014/Ocak, Şubat, Mart Nisan ayları farkı olarak 11.000 TL' nin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini taleple İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kısmı veya belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, HMK' nun 109/f.2 maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini, aksi takdirde davacıya HMK m. 119/2 gereğince kesin süre verilmesi gerektiğini, fiyat farkı hesaplamasının hukuka uygun olarak yapıldığını, tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılmasının amaçlandığını, fiyat farkı hesabının virgülden sonra 2 basamağın dikkate alınarak yapılmasının gerektiğini, davacının talebinin virgülden sonra 5 basamağın dikkate alınması yönünde olduğunu, davacının bu talebinin yasal bir dayanağının bulunmadığını, davacının taleplerinin kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla , davacının bu talebiyle bağlı olduğunu, olası bir hesaplamada virgülden sonra 5'ten fazla basamağın dikkate alınmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 03/10/2023 tarih ve 2022/460 Esas - 2023/363 Karar sayılı kararında;
"...Dosyaya sunulan taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen formül uygulanırken virgülden sonraki kaç ondalık basamaklı sayının esas alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, atıf yapılan 4734 ve 4735 Sayılı yasalarda da buna yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun 2. Maddesi esas alınmış olmakla; "Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerler bir Yeni Kuruşa tamamlanır; yarım Yeni Kuruşun altındaki değerler dikkate alınmaz" düzenlemesi ile bu maddenin gerekçesinde belirtilen tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılmasının amaçlandığının belirtilmesi karşısında, taraflar arasındaki hak ediş bedellerinin hesabında da bu doğrultuda virgülden sonraki en çok iki ondalık basamağın esas alınması gerektiği mahkemece kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava konusu talepleri bakımından haklı olmadığı değerlendirilerek neticede davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile,
''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İhale Kayıt Numaralı Yolcu Motoru Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacağını, 07/05/2004 tarih ve 25455 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Hizmet Alım Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının 7. Maddesine göre uygulama yapılacağını, fiyat farkının '...'' formülüne göre hesaplanacağını, formülde yer alan katsayıların sözleşmenin uygulanması sırasında hiçbir gerekçeyle değiştirilemeyeceğini,
Dava konusu hususun, katsayı hesaplanırken tam sayıdan sonra kullanılacak ondalık bölümdeki rakam sayısı ile ilgili olduğunu, buradan çıkan sonucun formülde uygulanacak olan sabit sayı olduğunu, herhangi bir ücret olmadığını, bu nedenle para birimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, katsayı bulunurken ondalık basamaktaki rakamlar ne kadar fazla olursa gerçeğe en yakın sonucun elde edileceğini, bu itibarla dava konusu hususun hak ediş bedelinin hesaplanması olmadığını, hak ediş bedeline uygulanacak olan fiyat farkı hesaplanırken formülde kullanılan katsayının tam sayıdan sonraki ondalık bölümde kaç basamak olması gerektiği ile ilgili olduğunu, bu amaçla dava konusunun bahsedilen ondalık kısmın en az basamak olarak alınması gerektiği hususuna ilişkin olduğunu,
Açıklanan nedenlerle dosyanın üç kez bilirkişiye gönderildiğini, 22.05.2017 tarihli Uluslar arası taşımacılık uzmanı ...’nın verdiği raporda sözleşmede ve mevzuatta fiyat farkı hesaplamasında formülün uygulanmasında virgülden sonra dört ondalık sayı esas alınarak yapılacağı yönünde bilgisinin bulunmadığını, 03.07.2018 tarihli işin uzmanı Bilirkişi Mali Müşavir ve Bağımsız Denetici ... tarafından verilen raporda sözleşmenin 14.2 maddesinde yer alan fiyat farkı hesabında 07.05.2014 tarih ve 25455 sayılı Resmi Gazetede yer alan Hizmet Alımı Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar Başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının 7. maddesine göre uygulama yapılacağı hükmü dikkate alınarak yaptığı değerlendirmede davacı müvekkilin 10.925.97 TL alacağı bulunduğunun hesaplandığını, Bilirkişi ... Ticaret Hukuku ABD Öğretim üyesi, Dr.Ögretim Üyesi... tarafından verilmiş bulunan 07.07.2023 tarihli raporda ise taraflar arasındaki sözleşmede fiyat farkının nasıl hesaplanacağına ilişkin formüle yer verildiğini, ancak bu sözleşmede fiyat farkı için virgülden sonra kaç ondalık basamaklı sayının uygulanacağına dair hükmün olmadığını, Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 03.07.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda yapılan hesaplamanın taraflar arasında yapılan sözleşmenin 14.2 .’inc, maddesindeki formüle göre uygun olarak yapılmış olması şartı ile bu Rapordaki hesaplamaya göre fiyat farkının belirleneceği ve bu bağlamda davacının talebinin yerinde olup olmayacağına hükmedilebileceği kanaatine varıldığını,
Uzmanlar tarafından dile getirilmiş olan ve çok farklı verilerin kullanılması ile oluşturulan Fiyat Farkı endeksinin ( Pm ) virgülden sonra 4 basamak yürütülerek hesaplanmış bulunan 10.925.97 TL fiyat farkı taraflarınca kabul edilmiş olmasına rağmen mahkemece tenakuza düşerek talebi TL’nin hesabında virgülden sonra sonra uygulanacak iki basamağa göre değerlendirmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalanan yolcu motoru kiralama hizmeti alımına ait sözleşme uyarınca davalı tarafından eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut olayda, taraflar arasında ... ihale kayıt numaralı “Yolcu Motoru Kiralama Hizmeti Alımına Dair Sözleşme" başlıklı 31/12/2013 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca davacıya ait 4 adet gemi davalıya kiralanmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde; iş tanımı, 6. Maddesinde; sözleşmenin türü ve bedeli, 7. Maddesinde; sözleşme bedeline dahil olan giderler, 12. Maddesinde; ödeme yeri ve şartları, 14. Maddesinde; fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması şartlarının düzenlendiği, 14.2.'inci maddesinde ise; “Bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacaktır. 17.05.2014 tarih ve 24555 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hizmet Alım Fiyat Farkı hesabında uygulanacak esaslar (Değişikliklerin İşlenmiş Hali) başlıklı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 7. Maddesine göre uygulama yapılacaktır,” hükmü düzenlenmiş, bu hükmün devamında fiyat farkının nasıl hesaplanacağına ilişkin formüle yer verilmiştir.
Taraflar arasında Yolcu Motoru Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme imzalandığı, 4 adet geminin davacı tarafından davalıya kiralandığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın sözleşme uyarınca davacının fiyat farkı alacağının hesaplanma şekline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
HMK 282 mad. uyarınca; "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi uyarınca, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi hakimin görev alanına giren hukuki nitelemeye yönelik olduğu gözetildiğinde, davacı vekilinin yargılama aşamasında Dr.Ögretim Üyesi... tarafından verilmiş bulunan 07.07.2023 tarihli rapor ve bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 03.07.2018 tarihli rapordaki değerlendirme ve hesaplamanın sözleşme hükümlerine uygun olduğu ve bu tespitlerin hükme esas alınmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede fiyat farkı için virgülden sonra, kaç ondalık basamaklı sayının (iki mi dört mü) uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmenin 35. Maddesinde; Bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde ilgisine göre 4734 ve 4735 sayılı kanun hükümleri, bu kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde ise genel hükümlerin geçerli olacağı düzenlenmiştir. 4734 sayılı Kanun, Kamu İhale Kanunu'dur. 4735 sayılı Kanun ise Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'dur. Bu ihtilafla ilgili her iki kanunda da düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda sözleşmenin 35. Maddesinin devamı hükmü uyarınca genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir.5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. Maddesinin gerekçesinde de, virgülden sonra iki basamağın işlem sonuçlarına uygulanması ve ödeme aşamasında da virgülden sonra iki basamağın dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki hak ediş bedellerinin hesabında da bu doğrultuda virgülden sonraki en çok iki ondalık basamağın esas alınması gerektiği, bu tespitler doğrultusunda mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.