Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/36 E. 2026/1289 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/36
Karar No
2026/1289
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA N : 2024/36 Esas

KARAR NO : 2026/1289 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/168 Esas - 2023/333 Karar

TARİHİ: 12/04/2023

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu .... Ltd. Şti. ile müvekkil banka arasında 26/06/2013 tarihli kredi genel sözleşmeleri imzalandığını, kredi tahsisi yapıldığı ve işbu sözleşme davalılar tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, davalılar .... Ltd. Şti, ... ve ... tarafından krediler ödenmediğini, davalılara Üsküdar 4. Noterliği' nin 13/10/2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek hesap özeti gönderildiğini, İhtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalılar hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalılar tarafından söz konusu icra takibine asıl alacak, faiz ve ferileri yönünden itiraz edilmesinin haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar davaya cevap vermemiş olup, yargılama sırasında vekilleri aracılığıyla bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunularak müvekkilleri kefillere müracaat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 12/04/2023 tarih ve 2021/168 Esas - 2023/333 Karar sayılı kararında;

"...Yapılan yargılama sonucunda dosyadaki tüm delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket ile müşterek borçlu müteselsil kefil olan davalılar arasında 10.12.2015 tarihinde borcun tasfiyesine yönelik imzalanan protokol uyarınca asıl borçlu şirketin ... 'den kaynaklı borcun yapılandırıldığı, bu protokolü de davalıların kefalet protokolü uyarınca imzaladıkları, davacı bankanın yapılandırma kredisi, tazmin edilen teminat mektubu bedeli ve teminat mektubu komisyon, BSMV 'den kayaklanan alacakları nedeniyle davalı kefillerden talep edebileceği miktarı icra takip tarihi itibariyle 6.730.785,88 TL asıl alacak, 741.622,01 TL işlemiş faiz ve 37.056,09 TL BSMV olmak üzere toplam 7.509.463,99 TL talep edebileceği sonuçlarına ulaşılarak İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmak kaydı ile aşağıdaki şekilde (iş bu dava dosyasında asıl borçlu şirket .... Şti. yönünden tefrik kararı verildiğinden, yani davalı olmadığından her ne kadar kısa kararda davalı şirketinde sorumluluğu yazılmış ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklanması nedeniyle HMK 304 maddesi uyarınca düzeltim yapılmak suretiyle) karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile,

''1.Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıların İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın 6.730.785,88 TL asıl alacak 741.622,01 TL işlemiş faiz ve 37.056,09 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 7.509.463,99 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktarlar yönünden devamına,

2-Fazla istemlerin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İlk Derece Mahkemesi 04/07/2023 tarih ve 2021/168 Esas - 2023/333 Karar sayılı ek kararı ile;''....16/06/2023 tarihinde davalılar vekili adına muhtıra düzenlenerek davalı ... yönünden 492,00 TL.istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 128.242,87 TL.İstinaf karar harcı(nispi) davalı ... yönünden 492,00 TL. istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 128.242,87 TL. İstinaf karar harcının(nispi) muhtıranın tebliğinden itibaren 1 haftalık yasal süre içerisinde mahkemeler veznesine yatırılması, aksi takdirde H.M.K.nun 344.madde hükmü gereğince kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiğini, 16/06/2023 tarihli muhtıra davalılar vekiline 21/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde kesin süre içerisinde eksik harçların yatırılmadığı,'' gerekçesi ile;Davalılar ... ile ... vekilince yapılan istinaf başvuru talebinin gerekli istinaf harçlarının muhtıra tebliğine rağmen kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle HMK.nun 344-346. Mad. gereğince istinaf edilmemiş sayılmasına, karar verilmiş, verilen ek karar davalılar vekiline 13/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ek kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmediği ve ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince verilen ek karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmediği ve ek karar kesinleştiğinden dairemizce davacı vekilinin istinaf sebepleri değerlendirilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu ... Ltd. Şti. ile müvekkil banka arasında 26.06.2013 tarihli kredi genel sözleşmeleri imzalandığını, kredi tahsisi yapıldığını ve işbu sözleşmenin davalılar tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, davalılar .... Ltd. Şti., ... ve ... tarafından kredilerin ödenmediğini, davalılara ve borçlulara ihtarname keşide edilerek hesap özeti gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalılar hakkında ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı tarafın ilamsız takibe itirazı üzerine önce İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/191 Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, kararın bozulması üzerine yine yerel mahkemenin 2021/168 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının yeni esas üzerinden yeniden görüldüğünü ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işbu karara dayanak olan bilirkişi kök ve ek raporlarının hatalı eksik hesaplama ile oluşturulduğunu, bu yönüyle yerel mahkeme kararının da eksik hesaplamaya dayalı olduğunu, müvekkil banka tarafından bilirkişi ve kök ve ek raporlarına itiraz edildiğini,

Davaya konu kredilere %13,20 akdi faiz ve %30,24 temerrüt faizi işletildiğini, ancak davalı borçlular ile akdedilen kredi genel sözleşmesinin 11/2, 12 ve 21/2 maddelerine istinaden borçlu ve kefillerin müvekkil bankadan kullandıkları kredilere uygulanmakta olan faiz oranlarının müşteriye daha önceden ihbarda bulunma zorunluluğu olmaksızın tek taraflı olarak artırmaya müvekkil bankanın yetkili olduğunu ve borçlu ve kefillerin müvekkil bankadan kullandıkları kredilere ilişkin olarak vadelerinde ödenmeyen anapara ile hesaba tahakkuk ettirilmiş olan fakat zamanında ödenmeyen faiz, komisyon, ücret, masraf, fon kesintisi, vergi ve diğer eklentileri, bunlardan oluşan meblağlara bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına, bu oranın %50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahip olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, ihtarname tarihinden mütemerrid olunan tarih aralığında %26 cari faiz oranı, mütemerrid olunan tarihten icra tarihi ve takip tarihine kadar ise %39 temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiğini, 27.10.2016 icra takip tarihindeki alacak rakamı geçerli olması gerekirken bilirkişiler tarafından bu hükümler gözardı edilerek eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını,

Bu kapsamda 'Temerrüt Tarihinin Belirlenmesi' başlığı altında yer olan ... ve ... bakımından temerrüt başlangıç tarihi olarak 27.10.2016 takip tarihinin alındığı görülmüş olmakla birlikte Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince ihtarnameye konu edilen ve adı geçenin adres kayıt sisteminde bulunan adresine yapılan tebligatın geçerli olması ve belirtilen 17.10.2016 tarihi itibarıyla hakkında temerrüt hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda bu itirazlar doğrultusunda hesap yapılmadığını ve mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, itirazları doğrultusunda temerrüt faizi bedelinin 983.539,67 TL ve BSMV’sinin 49.176,94 TL olarak hesaplanması ve 27.10.2016 takip tarihi itibarıyla alacağın 7.763.502,49 TL hesaplanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dairemizin 09/02/2021 tarih ve 2019/883 Esas - 2021/134 Karar sayılı kaldırma kararımız uyarınca yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda, hakkında açılan dava tefrik edilen davalı .... Ltd. Şti ile davacı banka arasında 26/06/2013 tarihli 3.600.000,00 TL. Miktarlı, 11/09/2014 tarihli 296.000,00 Euro miktarlı, 08/10/2014 tarihli 1.897.500,00 USD miktarlı kredi genel sözleşmeleri imzalandığı, 26/06/2013 tarihli ....nin ayrılmaz parçası olduğu belirtilen 08/01/2014-24/06/2014-05/12/2014 tarihli kredi limitinin artırılması sözleşmeleri imzalandığı, işbu genel kredi sözleşmelerini diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı,

Kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalı muhataplara Üsküdar 24. Noterliği'nden gönderdiği13/10/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtarnamede ayrıntısı belirtilen borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesinin ihtaren bildirildiği, kat ihtarının asıl borçlu .... Ltd. Şti'ne 13/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefiller ... ile ... adına çıkartılan tebligatın muhatabın adresde bulunamadığı belirtilerek çıkış merciine iade edildiği, kat ihtarında belirtilen borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı banka tarafından davalılar hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından söz konusu icra takibine asıl alacak, faiz ve ferileri yönünden itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece 04/10/2017 tarihli duruşmanın ara kararı ile;İşbu dava dosyasında davalı olan .... Ltd Şti yönünden işbu davanın tefriki ile mahkemenin yeni esasına kaydına, diğer davalılar yönünden işbu dava dosyasından yargılamanın devamına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece 3 ayrı bankacı bilirkişiden rapor alınmış ve bilirkişi heyetinden alınan 3. Rapora itibar ettiği belirtilerek 3. Rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı banka tarafından davalı kefillere Üsküdar 24. Noterliği'nden gönderilen 13/10/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin tebliği için çıkartılan tebligatın muhatabın adresde bulunamadığı belirtilerek çıkış merciine iade edildiği tespit edilmiş, kat ihtarı davalı muhataplara tebliğ edilmediğinden bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı kefillerin takip tarihinden önce temerrüde düşürülmedikleri ve takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüklerine ilişkin tespit usul ve yasaya uygun olduğundan bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Mahkemece verilen hükümde;'' Davalıların İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın 6.730.785,88 TL asıl alacak 741.622,01 TL işlemiş faiz ve 37.056,09 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 7.509.463,99 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar yönünden devamına,'' şeklinde karar verilmiş, hükümde açıkça hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ne oranda faiz işletileceğine yönelik açıklama olmadığı gibi bu yönde hüküm gerekçesinde de bir tespit olmadığından, davalı tarafın istinafınında olmadığı nazara alındığında mahkemece hükmedilen asıl alacak yönünden takibin takip talebinde talep edilen şartlarla (faiz oranı vs. yönünden) devamı gerektiğinden davacı vekilinin bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt faiz oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/36, K. 2026/1289, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-36-e-2026-1289-k-3967a09c72e9