Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/280 E. 2024/906 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/280
- Karar No
- 2024/906
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/280 - 2024/906 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2024/280 KARAR NO : 2024/906
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/822 KARAR NO : 2023/1271 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 03/01/2024 davalı Orkun Omaç DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av.... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. .... 2-... MİRASÇILAR : 1 -... 2 -... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. .... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 25/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı ....vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılardan ....'ın idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu .... plakalı motosiklete 01/12/2014 tarihinde çarptığını, davalı ...'ın asli kusurlu olup, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza sebebiyle müvekkilinin bacağından ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin bacağına platin takıldığını, müvekkilinin hem kazada oluşan yaralanma hem de ameliyat sebebi ile çok acı çektiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin %8 oranında malul kaldığını, davalının müvekkilini ağır şekilde yaralaması sebebi ile davalı hakkında taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/571 esas 2015/977 karar sayılı ilamı ile davalının asli kusurlu bulunduğu ve Orkun Omaç'ın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiğini, trafik kazası tespit tutanağında 16 DS 522 plakalı araç sahibinin diğer davalısının İsmail ... olup araç işleteni sıfatı ile bu davalının da müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğundan bahisle müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla 25.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekillik ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ....'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada her ne kadar tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmış olduğu belirtilse de davalı müvekkiline ilişkin herhangi bir ekonomik ve sosyal durum araştırılması yapılmadığını, mahkemece yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle manevi tazminat talebine yöneliktir. Davalı ... sevk ve idaresinde olan diğer davalı ... adına kayıtl ... plakalı araçla, davacının yolcu olarak seyahat ettiği .... plakalı motosikletin karıştığı 01/12/2014 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı sabittir. Bursa 18 Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E-... K sayılı dosyasında, davalı (sanık) Orkun hakkında 5237 sayılı TCK 89/1, 89/2-b ve 62 maddesi gereğince ceza tayin edildiği, hükmün kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği, hakim, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı, ayırt etme gücü olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumluluk hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinin beraat kararı ile de bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin tespit ettiği maddi olgular ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusunda yapılacak tespitin Hukuk Mahkemesini bağlayacağı, Ceza Mahkemesince bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusunda kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK 2013/4-108 E-2014/490 K sayılı ilam). Bu değerlendirmeden hareketle maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan Ceza Mahkemesi kararları taraflar yönünden kesin delil niteliğindedir. 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. 6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, davacının yaralanmasının derecesi, kazada kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat çok değildir. Davalı .... vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir. HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı .... vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bursa 2 Asliye Ticaret Mahkemesi 07/12/02023 tarih ve 2022/822- 2023/1271 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı Orkun Omaç vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Orkun Omaç tarafından yatırılması gerekli 478,17-TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 50,57-TL harcın davalı ....'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Karar tebliğ, gider avansı iadesi, harç tahsil/ iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... .... Üye ....
... Üye-...
... Katip .....