Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1642 E. 2026/1675 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1642
- Karar No
- 2026/1675
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1642 Esas
KARAR NO:2026/1675 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2022/869 Esas - 2024/235 Karar
TARİH:26/03/2024
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın rulman ve sekman ürünlerinin tedariki ve satışı ile iştigal ettiğini, davalı firmaya muhtelif faturalar ile yapılan satışlar sonucu ödenmeyen 123.523,30 TL cari alacağı için icra takibi yapıldığını, borçlunun süre kazanmak gayesi ile kötü niyetle borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, temerrüt ihtarnamesi bulunmadığı cihetle icra takibinde talep edilmiş bulunan takip öncesi işlemiş faiz miktarı olan 4.916,40 TL yönünden itirazın iptali ve takibin devamı talebinin olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli itirazı ile takibi durduktan sonra ,borçlu tarafından 31/07/2017 tarihinde 23.000 TL, 18/08/2017 tarihinde 10.000 TL, 08/09/2017 tarihinde 20.000 TL, 22/09/2017 tarihinde 5.000 TL, 29/09/2017 tarihinde 10.000 TL, 01/11/2017 tarihinde 9.000 TL ve son olarak 29/11/2017 tarihinde 20.000 TL ödeme yapılmış, borcunu 26.523 TL'sine indirdiği, takipten sonra yapılan ödemeler ana para alacağından düşüldükten sonra bakiye 26.523 TL asıl alacak üzerinden borçlunun itirazının iptaline ve takibin devmaına, icra harç ve masrafları ile icra takibinde ki 123.523,30 TL üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti alacağının tahsili yönünden takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, 26.523 TL bakiye asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, ödeme tarihleri ve miktarlarına göre icra dosyasından faiz hesabı yapılmasını, mahkeme masrafları ile karşı taraf vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin davacı şirketten peşin ödemeli siparişle ticari alışverişte bulunduğunu, bu nedenle de rakamlarda uyuşmazlık bulunduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığı için icra inkar tazminatının da reddini talep ettiklerini beyan ile davacı taleplerinin reddine, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 26/03/2024 tarih ve 2022/869 Esas - 2024/235 Karar sayılı kararında; "Dosya içerisinde bulunan faturalar ve sevk irsaliyeleri ile cari hesap dökümünden davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişki kapsamında davacının davalıya satmış olduğu mala karşılık fatura düzenlediği, bu faturadan doğan alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmış olduğu görülmüştür.Dava konusu takip dosyası incelendiğinde, davacının davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6 İcra Müdürlüğü nezdinde 123.523,30-TL asıl alacak ve 4.916,40-TL işlemiş faizin tahsili amacıyla 31/07/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsubunu talep ettiği görülmüştür.Dosyada önceki inceleme kayıtları, celp edilen davacı şirkete ait hesap hareketleri ve tüm kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak üzere mali müşavir bilirkişiye verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraf defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, düzenlenen faturaların usulüne uygun düzenlendiği ve davalı yan tarafından takibin başlatığı 31/07/2017 tarihinden sonra davacı yana cari hesap borcuna karşılık toplam 97.000,00 TL ödeme yapıldığı ve borç tutarının 26.523,39TL'ye düştüğü, davalı tarafından yapılan ilk 23.000,00 TL'lik ödemenin 31/07/2017 tarihinde saat 16.39'da yapıldığı, İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasının 14.38 olduğu, diğer ödemelerin de icra takibi ile dava tarihi aralığında yapılmış olduğu, kalan borç tutanının 26.523,39 TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, İstanbul 34. İcra Müd.nün ... sayılı takip dosyasında takibe itirazın iptaline, takibin 26.523,00 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 oranı geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davacının talebinde yer alan icra harç ve vekalet ücreti ve masraf talebine ilişkin incelemede, davacının 678 TL takip harcı ve 10.510 TL icra vekalet harcı olmak üzere toplam 11.188 TL talep edebileceği sonuç ve kararını vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile,
"1-Davanın KABULÜNE, İstanbul 34. İcra Müd.nün ... sayılı takip dosyasında takibe itirazın iptaline, takibin 26.523,00 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 oranı geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,11.188,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %9,75 oranı geçmeyecek ve değişen oranlardaki avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davacı aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası kapsamında 123.523,30- TL asıl alacak ve 4.916,40- TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 128.439,70-TL tutarında haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını; davalı ile davacı şirket arasında alım - satımdan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davacının talep etmiş olduğu alacak yönünden davalıyı icra takibi açmadan önce temerrüte düşürmediğini, bu nedenle ödeme emrinde belirtildiği şekilde asıl alacağa geçmiş döneme ilişkin faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, davalının ödeme emrinin tebliği ile temerrüde düştüğünü; gerek tarafların hesaplarında alacak miktarı bakımından farklılıkların bulunması gerekse, davalının temerrüte düşürülmemiş olması ve bu nedenle faizin talep edilemeyecek olması göz önünde bulundurularak icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafından davacı şirkete; 31.07.2017 tarihinde 23.000- TL, 18.08.2017 tarihinde 10.000- TL, 08.09.2017 tarihinde 20.000- TL, 22.09.2017 tarihinde 5.000- TL, 29.09.2017 tarihinde 10.000- TL, 01.11.2017 tarihinde 9.000- TL, 29.11.2017 tarihinde 20.000- TL ödeme yapıldığını; dolayısıyla davalının davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığını, davacının bu davayı kötü niyetli ikame ettiğinin sabit olduğunu, davanın reddi gerektiğini, yine davalının davacı şirkete tüm ödemelerini yapmış olması ve ödeme emrinde belirtilen işlemiş faizin talep edilemeyeceği açık olduğundan mahkemece davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek;ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; açık hesaba dayalı yürütülen ticari satış ilişkisinde bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemenin 02/07/2019 tarihli ilk kararı ile; davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin 26.523,00-TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 oranı geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan takipteki alacak miktarı olan 90.523,30-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı taraf istinaf harç ve giderlerinin bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması ihtarını içerir muhtırayı tebliğ almasına rağmen bu giderleri yatırmadığından, mahkemece 05/03/2020 tarihli ek karar ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar davalı vekiline tebliğ edilmiş ve fakat davalı tarafından ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu nedenle dairemizin 2020/1242 esas, 2022/1679 karar sayılı ilamı ile davacının istinaf sebepleri değerlendirilerek, istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin 26.523,00 TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren %9,75 oranını geçmemek üzere işleyecek avans faizi ile devamına, alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davacı yararına davalıdan tahsiline, takip harcı ve icra vekalet harcı toplamı 11.188,00-TL dava tarihinden itibaren %9,75 oranı geçmeyecek ve değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı tarafından, ilk derece mahkemesinin ilk kararında hükmedilen 26.523,00-TL alacak ve inkar tazminatı yönünden usulüne uygun istinaf başvurusu yapılmadığı, mahkemenin ilk kararının hükmedilen alacak miktarı yönünden kesinleştiği, istinafa konu ikinci kararda da aynı tutarda alacağa hükmedildiği ve ilk kararda davacı talebini aşacak şekilde ve davalı aleyhine hükmedilmiş bulunan inkar tazminatı tutarının kaldırma ilamı doğrultusunda düzeltilmiş olduğu, bu durumda alacak miktarı ve bu tutar üzerinden hükmedilen inkar tazminatı bakımından davacı istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan istinafa konu ikinci kararda, takip gideri mahiyetindeki ve infazda dikkate alınacak icra vekalet ücreti ve icra harcının faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline yönelik ayrı bir hüküm kurulması isabetsiz olmuş ise de, davalının bu yönde açık bir istinafı bulunmadığından, bu yanılgı eleştirilmekle yetinilmiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.811,78-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 452,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.358,84-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.