Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/136 E. 2026/1026 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/136
- Karar No
- 2026/1026
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/136 KARAR NO : 2026/1026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2022/700 Esas - 2023/891 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2023 tarih 2022/700 Esas 2023/891 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 09.09.2021 tarihinde, davalı şirketin ZMS sigortacısı, davalı ...'nın maliki, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ve ...'ün sürücüsü olduğu ... yabancı plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, Almanya’da bulunan KK Motorlu Taşıtlar Ekspertiz Bürosu tarafından düzenlenen 10.05.2022 tarihli ekspertiz raporuna göre müvekkilinle ait araçtaki hasar miktarının KDV dahil 18.188,78 Euro olarak tespit edildiğini, 1.285,80 Euro ekspertiz ücreti ve 749,70 Euro tercüme ücreti ödendiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.509,02 Euro hasar bedeli ve aracın tamir süresince geçen günlük istifade zararına ilişkin maddi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden ( ZMMS limiti ve kapsamı dahilinde - toplam istifade zararı olan 474-Euro sadece davalı sürücü ve işletenden alınmak üzere) itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, ayrıca 1.285,80 Euro rapor ücreti ve 749,70 Euro tercüme gideri olmak üzere toplam 2.035,5 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirket tarafından davacıya 31.08.2022 tarihinde 14,984,44 TL ödeme yapıldığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, talep edilen işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinin çok üstünde olduğunu, müvekkili şirketin zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacının gerçek zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, yalnızca fatura ve makbuzlar üzerinden yapılan tespiti kabul etmediklerini, yabancı para üzerinden zararın tespit edilmesi halinde haksız fiil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; kazanın 09.09.2021 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 13.09.2022 tarihinde açıldığı, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı; adli trafik uzmanı ve otomotiv uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın şerit ihlali yapması nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana hasar bedelinin toplam 5.798,90 Euro olduğu, aracın tamir müddetinin 6 gün olduğu; 6 günlük ikame araç bedelinin 300,00 Euro olduğu, 1.285,80 Euro ekspertiz ücretinin Almanya şartlarına göre uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, otomotiv uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 15.08.2023 tarihli raporda, davacıya ait araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 13.764,51 Euro (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği, aracın kazadan önceki piyasa rayiç değerinin ortalama 32.000,00 Euro seviyelerinde olabileceği, tamirinin ekonomik olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının ikametgah adresinin Almanya Federal Cumhuriyeti olduğu, yabancı para cinsinden yapılacak olan harcamaların, yabancı para cinsinden dava edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.764,51 Euro hasar onarım tazminatının davalı ... A.Ş.'den 04.08.2022 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCBM efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Sigorta şirketinin bakiye 28.015,56 TL teminat limiti ile sorumlu olduğu dikkate alınarak); 300 Euro ikame araç bedelinin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCBM efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 37.789,66 TL ekspertiz ücreti ve tercüme ücretinin yargılama giderleri kapsamında davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen miktarın müvekkili şirketçe hesaplanan ve ödenen tutardan yüksek çıkmasının sebebinin iskonto ve KDV bedeline ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olduğunu, araç onarım faturası sunulmadığından KDV’ye ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını, ekspertiz ücreti ve kiralık araç bedelinin teminat kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin KDV ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan kaynaklanan fahiş hasar bedelinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, kabul anlamında olmamak üzere tazminat hesaplamasında haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kurun esas alınması gerektiğini, dava konusu olayda tarafların Türk olduğunu, olay yerinin Türkiye olduğunu, yabancı para üzerinden zararın tespit edilmesi halinde haksız fiil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın gerçekleşen kaza sonrasında işbu tarihe kadar aracını onarmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, buna rağmen artan kur nedeniyle davacının uğramadığı bir zararın müvekkili şirkete yüklenmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluşan hasar bedelinin karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmaktadır. Davacı aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih 2014/17-28 Esas 2015/1745 Kararı) Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. 6102 sayılı TTK'nın 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortacıya ihbar edilen şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ayrıca teminat dışı kalan haller kapsamında olması gerekir. Tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesine, tazminata taleple bağlı olmak üzere yabancı para alacağına belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, davalının sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlandırılmış olmasına, yargılama giderlerinden sayılması gereken ekspertiz ücretinin poliçe limitine dahil edilmeyip yargılama giderleri kapsamında ve karar tarihindeki döviz kuru üzerinden hüküm altına alınmış olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin dilekçesinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.913,74 TL'den peşin alınan 4.728,98 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 2.815,24 TL'nin istek halinde bu davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 12/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.