Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/236 E. 2026/1531 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/236
- Karar No
- 2026/1531
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/236
KARAR NO: 2026/1531
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2022
NUMARASI: 2020/139 2022/903
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından 01.04.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 23.08.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 30.09.2019 tarihinde 4.200,00 TL olmak üzere toplamda 12.600,00 TL tutarın periyodik hizmet komisyonu adı altında müvekkili şirket hesabından haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edildiğini, davalı banka tarafından yapılan tahsilatların 6098 Sayılı TBK'nun 20. vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde yer alan maddelerde ve sözleşme öncesi bilgi formunda periyodik hizmet komisyonu adlı bir komisyon tahsil edileceği ile ilgili açık ve net bir hüküm bulunmadığını nitekim delil olarak sunulan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014 /4867 Esas numaralı, ... Karar numaralı, 18.06.2014 tarihli kararında özetle "Esasen taraflar arasındaki sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği" belirtilmekte olduğunu, izah edilen nedenlerle davalı bankaca müvekkili şirket hesabından periyodik hizmet komisyonu adı altında çeşitli tarihlerde haksız ve hukuka aykırı tahsilat yapması sonucu 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunlı gereği sebepsiz zenginleştiğini, izah edilen nedenlerle haklı davalarının kabulüyle, davalı bankanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 20. vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kantnu' nun 2.maddesine aykırı olarak, 01.04.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 23.08.2019 tarihinde 4.200,00 TL 30.09.2019 tarihinde 4.200,00 TL olmak üzere toplamda 12.600,00 TL tutarı, periyodik hizmet komisyonu adı altında, müvekkili şirket hesabından haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil etmesi ve davalı bankanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle, davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirket hesabından tahsil etmiş olduğu 12.600,00 TL tutarın, davalı bankadan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili banka arasında imza edilmiş Genel Kredi Sözleşmesinin Faiz Komisyon, Vergi, Fon ve Masraflara ilişkin 8. maddesinin müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi oluşturduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden davacıya firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil edildiğini, bankaların Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir olması nedeniyle ücret/komisyon alma hakkı bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi işlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında" 2006/1 Sayılı tebliğ yayımlandığını, kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler" başlıklı 4'üncü maddesinde; bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faizi dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesi öngörüldüğünü, bu düzenlemeler paralelinde davacı ile müvekkili banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi 8. Maddesi, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup, sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, dolayısıyla davacının salt GİŞ koşullarına dayanan talepleri kabul edilebilir nitelikte olmadığını, periyodik hizmet komisyonu, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturuları risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiğ edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, periyodik hizmet komisyonunun, üçer aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlendiğini, açıklanan ve Mahkememizce re'sen gözetilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı ile davalı arasında 29/05/2019 tarihli 4.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı borçlu şirkete rotatif, taksitli ticari ve KMH kredileri kullandırıldığı, davalı banka tarafından 01.04.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 23.08.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 30.09.2019 tarihinde 4.200,00 TL olmak üzere toplam 12.600,00 TL'nin "periyodik hizmet komisyonu adı altında" tahsil edildiği anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesinin 8. maddesinde, faiz, komisyon, vergi, fon ve masraflar başlığı altında bankaca tahsil edilebilecek alacak kalemleri ile 35. maddenin d. bendinde, alınabilecek komisyon ve masraflar belirtilmiştir. Sözleşme içeriğinde bankanın periyodik hizmet komisyonu adı altında ücret talep edilebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Davalının bu hizmet bedelini alabileceğine ilişkin, davacı ile müzakeresi yapıldığına ve davacı tarafından kabul edilen herhangi bir belge de sunulmamıştır. Davalının dayanak yaptığı ve davalı bankanın internet sitesinde yayınlandığı belirtilen, KOBİ ve ticari ürün ve hizmet ücretlerini içeren 05/03/2019 tarihli ürün hizmet komisyonu tarifesinde kredi riski süresince tahsil edilen ücretler - periyodik hizmet bedeli - sekmesi altında bu bedelin 3 ayda bir alınacağı belirtilmiş ise de, 10/02/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4) hükümlerinin uygulama ayrıntılarını gösteren Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Uygulama Talimatı'nın 4/f bendi uyarınca periyodik hizmet bedeli alınamayacaktır. Açıklanan gerekçelerle yapılan kesintilerin yerinde olmadığı ve iadesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu Genel Kredi Sözleşmesini bilgi edinilmesi ve incelenmesi amacıyla sözleşme öncesi bilgi formu ekinde davacı yana imza karşılığı verdiğini, tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, davacı firmanın tüzel kişiliği olması, davalı Banka ile aralarında ticari bir ilişki olması ve tahsil edilen tutarın davalı Bankanın tahsil edebileceği oran olarak yayınladığı minumum ile maksimum aralık altında bir rakam olması nedeniyle alınan komisyonun sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu, söz konusu komisyonun 2017 yılında her tür kredi limit tahsis/kullanım adı altında alırken, 2019 yılında periyodik hizmet komisyonu adı altında aldığını, 01.03.2020 tarihinden itibaren TCMB söz konusu hizmet komisyonlarının anlam kargaşalığının önüne geçmek, kavram ve terim birliğini sağlamak adına düzenlemeye giderek söz konusu komisyonları kredi tahsis ve kredi kullandırım olarak sınıflandırdığını, Bankaların 01.03.2020 tarihinden itibaren uygulayacakları azami hizmet komisyonlarını kendi internet sitelerinde açıklamalarının yanında BBDK'na da bildirmeye başladıklarını, BDDK'nın web sitesinde 01.03.2020 tarihinden itibaren tüm banka ve finans kuruluşlarının uygulayacakları azami hizmet komisyon ve masrafları ilan edilmekte ve bankalar arası karşılaştırma da yapılabildiğini, bugün itibariyle de bankaların yaptığı bildirimlere göre de davalı Bankanın tahsil ettiği komisyon tutarının makul olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi kök ve ek raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurmaya elverişsiz ve denetime açık olmayan bilirkişi ek raporu esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacının hesabından "periyodik hizmet komisyonu" adı altında kesilen paranın tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı ile davalı banka arasında 29.05.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının 01.04.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 23.08.2019 tarihinde 4.200,00 TL, 30.09.2019 tarihinde 4.200,00 TL olmak üzere toplam 12.600,00 TL'nin davacının hesabından ''periyodik hizmet komisyonu'' adı altında komisyon bedeli tahsil ettiği dosya kapsamında anlaşılmaktadır.
Davacı, bu bedelin haksız olduğu ileri sürülerek iadesi talep etmiştir. Davalı tarafça, bu kesintinin, TTK'nın 11 ve devamı maddeleri ile ücrete ilişkin 20.maddesine ve özellikle, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ve bankaların alabileceği ücret ve komisyonlara ilişkin Bankacılık Kanun'unun 144. maddesi ile bu düzenlemeye göre çıkarılan Tebliğ hükümlerine uygun olduğu savunulmuştur. Kesinti tarihleri ve miktara ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın kesintinin haksız olup olmadığı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin "Faiz, Komisyon, Vergi, Fon ve Masraflar" başlıklı 8.1.maddesinde "Banka, bu Sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunları gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşteri’nin cari hesabına borç yazacaktır." düzenlemesi bulunmaktadır. Sözleşmenin 8.8. maddesinde ise, "Müşteri işbu Sözleşmenin ve bu nedenle verdiği veya vereceği her türlü teminatlar ve bunlarla ilgili işlemlerin gerektirdiği ve gerektireceği masraflar ile bunlardaki artışların (sigorta prim ve masrafları dahil) ve halen mevcut veya ileride ihdas olunacak her türlü vergi, resim ve harçlar ve tarh edilecek cezaların sigorta prim ve masrafların ve bunlarda yapılacak değişikliklerin getireceği yükümlülüğün kendisine ait olacağını bunları nakden ve defaten ... A.Ş. Genel Kredi Sözleşmesi 6 /62 ödeyeceğini kabul ve beyan eder." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu maddede de açık şekilde peryodik hizmet komisyonu alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bankaların temel gelir kalemi faiz olup, bankanın yaptığı bir masrafı TTK'nın 20. maddesine göre talep hakkı bulunduğu gibi, tacir olan banka verdiği hizmet karşılığı kararlaştırılmasa dahi ücret talep edebilir. Tacir olan tarafların sözleşme serbestiyeti içinde ücret veya komisyon kararlaştırmaları mümkündür. Ancak bankanın faiz dışında bir ücret veya komisyon talep edebilemesi için bu konuda sözleşme hükmü veya bankacılık uygulaması bulunması gerekmektedir. Davacının yaptığı kesintiye ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır.
Davalı vekili kesintinin taraflar arasındaki sözleşemeye, TCMB tarafından yayımlanan Tebliğ hükümlerine ve Bankacılık Yasasına uygun olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede bu ad altında alınacak bir ücretin düzenlenmediği, davalının dayanak yaptığı ve davalı bankanın internet sitesinde yayınlandığını belirttiği tarifenin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra ilan edildiği, ayrıca 10.02.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2020/4 sayılı Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinde periyodik hizmet komisyonu adı altında alınacak bir ücretin bulunmadığı, davaya konu periyodik hizmet komisyon ücretinin davacı için yapılan masraf olduğunun davalı yanca ortaya konulamadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 644,71 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.