Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/220 E. 2026/1518 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/220
- Karar No
- 2026/1518
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/220
KARAR NO: 2026/1518
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2022
NUMARASI: 2021/678 2022/1070
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalı ... ... arasında ticari ilişki olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken müvekkil ...-... ... Ürünleri ile davalı ... ... arasında 18.08.2020 tarihli Sulh, Mutabakat ve Borç Yapılandırma/ Tasfiye Protokolü imzalandığını, iş bu protokol ile davalı ... ... ile ... .... Şti. arasında 18.08.2020 tarihi itibariyle taze meyve alım- satım ticaretinden kaynaklanan toplam 4.054.617 TL borcun yapılandırıldığını ve borcun tasfiyesi için tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, sözleşmeye göre ... ... davalı tarafa olan borcunun müvekkil ... ile davalı ... ... .... A.Ş. arasında meyve alım satımı yapılmak suretiyle tasfiye edileceğini, sözleşmeye göre davalı şirketin, ...'e ürün tedarik edeceğini, borcun ödenmesine ve alışverişe ilişkin şartların sözleşmede belirlendi sözleşmenin 8.3. maddesinde “Sözleşmenin tarafı ... sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmez ise veya mal tedarikinde sıkıntı olursa bu sözleşme geçersiz olup; ...'ün ... ile ... ... Ürünleri arasında yapılan eski ticaretten kaynaklanan borçla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır.” denildiğini, müvekkilinin protokolün imzalanmasından itibaren üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının ise sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, mal tedarikinde sıkıntılar oluşturduğunu, çoğu zaman mal vermediğini, sözleşmenin açık hükümlerine rağmen müvekkiline verdiği meyveleri diğer firmalara verdiği fiyatların üstünde fiyatlarla verdiğini, hal içerisinde haksız rekabet oluşturacak davranışlar sergilediğini, 2021 yılının Şubat ayından itibaren ise müvekkiline ürün vermemeye başladığını, bu nedenlerle sözleşme hükümleri gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, ... Haller Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı vakit davalı şirketin diğer firmalara vermiş olduğu malların birim fiyatları ile müvekkiline vermiş olduğu malların birim fiyatlarının açıkça görüleceğini, .... Noterliğinin ... Nisan 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiği, sözleşmenin geçersiz hale geldiği, ... ... eski ticaretinden kaynaklı borçla ilgili müvekkili ...'ün herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı, taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının ihtaren bildirildiğini, davalının bu ihtarnameye cevaben.... Noterliğinden ... Nisan 2021 tarih ve ... yevmiye 'numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, müvekkilinin haklı ve hukuka uygun taleplerine olumlu cevap verilmediğini, Bakırköy 14. Noterliğinden göndermiş olduğu 29 Nisan 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; yine haksız ve gerçek dışı iddialarda bulunularak sözleşmenin feshedildiği, sözleşme kapsamındaki alacakların ödenmesi aksi takdirde ipotek verilen taşınmazlar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılacağının bildirildiğini, müvekkili tarafından .... Noterliğinden gönderilen ... Mayıs 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; davalının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, taleplerinde açıkça haksız olduğu, sözleşme konusu borç ile ilgili müvekkilin herhangi sorumluluğunun olmadığının bildirilere, davalı tarafa verilen çeklerin iadesi, davalı tarafa verilen çeklerin iadesi, müvekkili ...'e ait taşınmazlara tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasının talep edildiğini, müvekkilinin hiçbir sorumluluğu ve zorunluluğu olmadığı halde tamamen iyi niyetli olarak davalı ... ... ile ... ... arasındaki borcun tasfiyesi için iş bu protokolü imzaladığını, müvekkili ...'ün davalı ile ticaret yapmak için 1.200.000 TL avans çeki ve eşine ait 3 adet daire üzerinde 740.000 TL lik ipotek verdiğini, Müvekkilinin 740.000 TL ipotek haricinde 407.000 TL 19.02.2021 tarihi itibariyle alacaklı olmasına rağmen mal tedarikinde hep sıkıntı oluşturulduğunu, cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeniyle İstanbul ... .... İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'ün gerek protokol öncesi gerekse protokol sonrası taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığından aksine davalı taraftan alacaklı durumda olduğundan aşağıda bilgileri verilen müvekkili ...'e ait taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının defalarca talep edilmesine rağmen davalı tarafından ipoteklerin kaldırılmadığını, ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... Parsel ... Blok .... Kat ... bağımsız numaralı taşınmaz ve İstanbul İli, ...... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... Parsel ... Blok .... Kat ... bağımsız numaralı taşınmazlar üzerinde tesis edilen 480.000 TL bedelli 29.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek, İstanbul İli, ... İlçesi ... Mahllesi ... Mevkii ... Parsel ... Blok .... Kat ... bağımsız numaralı taşınmaz üzerinde tesis edilen 260.000 TL bedelli 10.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek, neticede; yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve mahkemece tespit edilecek nedenlerle, davanın kabulü ile müvekkil ...'e ait İstanbul İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... Parsel ... Blok .... Kat ... bağımsız numaralı taşınmaz ve İstanbul İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... Parsel ... Blok .... Kat ... bağımsız numaralı taşınmazlar üzerinde tesis edilen 480.000.00 TL bedelli 29.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek ile İstanbul İli, ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... Parsel ... Blok .... Kat ... bağımsız numaralı taşınmaz üzerinde tesis edilen 260.000,00 TL bedelli 10.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ipoteğin fekkine (kaldırılmasına) karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının geçmişte dava dışı ... şirketi ile bir süre cari hesap ilişkisi üzerinden çalıştığını, 03/07/2019 tarihinde cari hesap ilişkisini sona erdirdiğini, bu tarih itibariyle müvekkilinin dava dışı ... şirketinden 4.361.661,57 TL cari hesap alacağı olduğunu, ... şirketinin zayıf ekonomik durumu nedeniyle müvekkilinin cari hesap alacağının tahsilinde sorunlar yaşanması nedeniyle müvekkilinin cari hesap alacağını tahsil edebilmek için dava dışı ... şirketi ve davacı ile yapmış olduğu müzakereler neticesinde hem ticaret yapmak hem de cari hesap alacağını tahsil edebilmek adına taraflar arasında protokol imzalandığını, müvekkilinin amacının dava dışı şirketten olan yüklü miktardaki cari hesap alacağını, davacı ... ile yapacağı meyve sebze alım-satımı ticaretinden yapacağı tahsilatın %20 sine karşılık gelen kısmı önceki cari hesaptan düşmek suretiyle tahsil edebilmek olduğunu, 18.08.2020 tarihli protokol imzalandığını, bu suretle müvekkilinin cari hesap alacağının protokolde belirtilen şartlar ve periyotlarda tahsil edilebilir hale geldiğini, protokolün 5 inci maddesinde, müvekkili şirketin davacı ...'e yapacağı satışın haftalık cirosunun %20 sine karşılık gelen kısmın dava dışı ... şirketinin müvekkile olan cari hesap borcuna istinaden ödeneceğinin ... şirketi ve ... tarafından kabul beyan ve taahhüt edildiğini, müvekkilinin, davacının olumsuz ve uyumsuz tüm girişimlerine rağmen protokolden kaynaklı tüm yükümlülüklerini titizlikle yerine getirdiğini, bu vesile ile cari hesap alacağının cüzi miktarını tahsil edebildiğini, protokol şartları çerçevesinde ... şirketinden olan cari hesap alacağını tahsil etmek amacında olan müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, mal tedarikinde sıkıntılar oluşturması, mal vermemesi başka firmalara verdiği fiyatın üstünde bir fiyatla ürün vermesi gibi bir durumun olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıya her zaman neredeyse istenilenin üstünde miktar ve kalitede ürünü tedarik ettiğini, davacıya tedarik edilen ürünlerin meyve sebze olması sebebiyle günlük ve haftalık min. ve maks. fiyatlarının tamamen serbest piyasa koşullarında oluşmakta olup müvekkilinin de bu doğrultuda hareket ettiğini, protokolün 4.8.3. maddesinde ürün fiyatlandırılmasının, müvekkilinin işletmekte olduğu ... Hal No: 457 nolu dükkan satışları ve hal piyasasına göre olacağının kararlaştırıldığını, davacının iddialarını ispatlayıcı somut hiçbir delil sunamadığını, davacının bu iddialarda bulunması sebebiyle en azından bu yöndeki iddialarını içeren bir uyarı, ihtar vs. göndermesinin olağan hayat akışı içerisinde tacir olan davacıdan beklenen bir girişim olduğunu, müvekkilimiz gerek davacıya gerekse diğer müşterilerine olan ürün tedariklerinde tamamen serbest piyasa koşullarında hareket etmiş olup haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir eylemi bulunmadığını, davacının iddialarının aksine esasen davacı Protokol hükümlerine aykırı davranarak, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, protokolün 5 inci maddesinde, müvekkili şirketin davacı ...'e yapacağı satışın haftalık cirosunun %20 sine karşılık gelen kısmın dava dışı ... şirketinin müvekkile olan cari hesap borcuna istinaden ödeneceği, ödemenin haftalık (cuma günü 17:00 dan önce) müvekkil şirketin banka hesabına nakden ödeneceği, ...'ün haftalık yapacağı ödemenin %20 sinin ...'ün cari hesap borcuna istinaden ödeyeceği, ödemenin hiçbir hal ve koşulda 25.000,00 TL nin altına düşmeyeceği, bu miktarın altında mal satışı gerçekleşse dahi aylık min. 25.000,00 TL ödemenin yapılacağının ... şirketi ve ... tarafından kabul edildiğini, ne davacı ...'ün ne de cari hesap borçlusu ... şirketi tarafından haftalık ve aylık min ödemelere riayet edilmediğini, çoğu zaman da hiç ödeme yapılmadığını, davacı ...'ün, müvekkilinin kaliteli ve uygun fiyatlarla kendisine tedarik ettiği ürünleri haklı veya geçerli hiçbir sebep olmaksızın iade ederek, bu suretle birçok ürünün zarar görmesine ve müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, Protokolün 5.4. Maddesinde borçlunun ödeme planında belirtilen ödemelerden herhangi birini tam ve eksiksiz olarak ödeme planında belirtilen tarihte ödememesi durumunda ödeme planına göre henüz muaccel hale gelmemiş bedellerin tamamının muaccel olacağı, bu halde müvekkilinin protokolü fesih hakkının saklı olduğu ve muaccel hale gelen bakiye borç miktarının tamamını talep ve tahsil hakkına sahip olduğu, bu halde borçlunun muaccel hale gelen alacağı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin düzenlendiğini, davacının ve cari hesap borçlusu ...'ün yükümlülüklerine uymamaları sebebiyle ödeme planında belirtilen ödemelerin muaccel hale geldiğini, davacının ve cari hesap borçlusu ...'ün yükümlülüklerine uymamaları sebebiyle sebebiyle müvekkilinin, ödeme planında belirtilen ve muaccel hale gelen cari hesap alacağını tahsili için teminatları irat kaydetme ve ipotek tesis edilen gayrimenkullerin satışı yoluna gidebileceğinin protokolde yer aldığını, protokol ile müvekkili lehine tesis edilen ipoteklerin devam ettiği, dolayısıyla ipoteklerin fekki şartlarının oluşmadığını, davacıya ve cari hesap borçlusu dava dışı ... şirketine keşide edilen.... Noterliği'nin 29.04.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile protokol hükümlerine uymamaları sebebiyle ödeme planında yer alan bedellerin tamamı muaccel olduğundan, fazlaya ilişkin tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla muaccel hale gelen 3.845.617,50 TL'nin avans faizi ile birlikte ödenmesi, aksi takdirde işbu alacakların tahsili için aleyhlerine müştereken ve müteselsilen olmak üzere ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başta olmak üzere yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, müvekkilinin dava dışı ... ile olan ve muaccel hale gelen cari hesap alacağının 2021 yasal sınırlarının altında kalan kısmının tahsili için ... Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'ne 30.07.2021 tarih ve ...numaralı dosya ile başvurmuş olup, bakiye kısmın tahsili için ise .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup henüz tebligat aşamasında olduğunu, davacı, cari hesap alacağı adı altında müvekkili aleyhine İstanbul ... .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı ilamsız icra takibi başlatmış ise de haksız ve dayanaksız icra itiraz edilerek durdurulduğunu, protokolün 6. maddesinde, ... şirketi ile davacı ...'ün borçlarına karşılık olarak müvekkil şirkete toplam 1.000.000,00 TL değerinde ipotek veya çek teminatı vereceği, ipoteklerin ...'a ait taşınmazları kapsadığının kararlaştırıldığını, 7. maddesinde de ... ile müvekkil arasında yapılan ticarete ilişkin olarak alınan 2 adet daire ipoteğinin ...'ün 01.07.2020 tarihinden önceki dönemlere ilişkin ticareti kapsadığı, ancak cari hesaba karşılık gelen çeklerin tamamını ödendiğinde işbu protokol kapsamına alınacağı ve 2. dereceden ...- ...'ün borcuna istinaden teminat olarak alınacağı hususunun taraflarca kabul edildiğini, buna göre ...'ün müvekkil şirketle olan cari hesap ilişkisi dolayısıyla verilmiş olan ipoteklerin/ çeklerin 2. dereceden olmak üzere, protokolle düzenlenen cari hesap alacağına da teminat oluşturduğunun taraflar arasında kararlaştırıldığını, dava konusu ipoteklerin aynı zamanda müvekkilimizin ... şirketinden olan 3.845.617,50 TL cari hesap alacağına da teminat oluşturduğunu, işbu cari hesap alacakları henüz tahsil edilmemiş olması nedeniyle müvekkili lehine tesis edilen ipoteklerin geçerliliğinin halen devam ettiğini, neticede ; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davalı ile dava dışı ... şirketi arasında mal alım satımına dayalı olarak ticari ilişki kurulduğu, dava dışı şirketin davalıya 4.054.617,57 TL borç bakiyesi olduğu, davacı ..., dava dışı ... ... Ürünleri ve davalı arasında 18.08.2020 tarihinde “Sulh Mutabakat ve Borç Yapılandırma/Tasfiye Protokolü” akdedildiği,Protokole göre davacı ...'ün davalıdan ürün alacağı, davacının davalıdan aldığı, aylık ürün bedelinin %20'si kadar dava dışı şirket adına davalıya ödeme yapacağı ve bu ödemelerin aylık tutarının 25.000,00 TL'nin altında olmayacağı,İhtilaf konusu Protokol ile davacı ...'ün dava dışı ...'ün davalı şirkete olan borcuna katıldığı; bir başka ifade ile davacının dava dışı ... ile birlikte 4.954.617,57-TL'lik borcun ödenmesi hususunda davalıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu,Davacı ...'ün ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması nedeniyle davacı ticari defterlerinde itibar edilemediği,davalı ticari defterlerinde ise protokol tarihinden sonra; davacıya 774.689,93 TL'lik mal satışı yapıldığı, davacıdan 1.181.996,05 TL'lik çek alındığı ve neticede davalının davacıya 407.306,12 TL borçlu olduğunun gözüktüğü,yanlar arasındaki protokole göre Şubat/2021 dönemi sonunda davacının dava dışı şirket adına davalıya ödemesi gereken tutarın 172.782,51 TL olduğu, buna mukabil dava dışı şirket adına davalıya ödenen tutarın Şubat/2021 sonunda 109.000,00 TL olduğu, 16.04.2021 tarihinde ise dava dışı şirketin davalıya 100.000,00 TL daha ödemesi ile davacının davalıya dışı şirket adına toplam ödediği bedelin 209.000,00 TL'ye ulaştığı görülmektedir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TBK m. 201 hükmünde düzenleme alanı bulan borca katılma sözleşmesi niteliğini haiz olduğu az yukarıda açıklanmıştı. Bu kapsamda bahse konu sözleşmenin 8.3. maddesinin incelenmesi gerekirse ilgili sözleşme hükmüne göre: "Sözleşmenin tarafı ... sözleşmedeki yükümlülüklerinin yerine getirmez ise veya mal tedarikinde sıkıntı olursa bu sözleşme geçersiz olup, ...'ün ... ile ... ... arasında yapılan eski ticaretten kaynaklanan borçla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır." Görüldüğü üzere bahse konu sözleşme hükmü ile taraflar, davalı şirketin hükümlerini yerine getirmemesi yahut mal tedarikinde sıkıntı yaşanması halinde sözleşmenin geçersizlikle sonuçlanacağını kararlaştırmışlardır. Bir başka ifade ile sözleşmenin ve dava konusu ipoteklerin akıbeti, davalının sözleşme süresince yükümlülüklerini yerine getirmesi şartına bağlı kılınmıştır. Şayet bu bozucu şart gerçekleşirse, sözleşme sona erecek ve tasfiye sürecine girilecektir.
Dolayısıyla sözleşmenin bu hükmüyle taraflar bozucu şart kararlaştırmışlardır. Beyan edilen davalı tarafın davacıya kestiği faturalar, aynı tarihte Davalı'nın başka müşterilerine kestiği faturalardaki en yüksek fiyatlar ile İstanbul Hal Fiyatları ile bilirkişi kurulu tarafından yapılan kıyaslamada davalının,yüksek fiyatla mal satmadığı tespit edilmiş olup sözleşmenin 8.3'ncü maddesi uyarınca bozucu şartın somut olayda gerçekleşmediği ve dolayısıyla ipoteğin fekki koşullarınında oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticaretten kaynaklanan hesap mutabakatının yapılmadığını, toplam 4.054.617 TL borç yapılandırılmış ve borcun tasfiyesi için tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, borcun ödenmesine ve alışverişe ilişkin şartlar taraflar arasındaki sözleşmede belirlendiğini, davacıların ve dava dışı şirket bütün iyi niyetiyle protokolden kaynaklı edimlerini eksiksiz hatta fazlasıyla yerine getirmesine rağmen davalının üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yeteri kadar mal tedarik edilmediğini, aksine kötü niyetli olarak davacılara çürük ve bozuk mal vermiş, fiyatlarda bile haksız rekabet oluşturmuş, davacılara verilen çürük mallara ilişkin görüntülerin dava dosyasında mevcut olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda da davalının birtakım bozuk mal gönderdiğinin tespit edildiğini, davalıya defaatle bozuk mal yolladığının bildirilmesine rağmen davalının kötü niyetli eylemlerini sürdürmüş olup en sonunda da mal tedarikini kestiğini, davacılara mal tedarik etmeyi kesen, hiçbir şekilde mal vermeyenin davalı şirket olduğunu, davacıların yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen ticaretin devam etmesi için sürekli iletişimde kalmış, ticarete devam etmek istemiş fakat davalı şirket tarafından tamamen sözleşmeye aykırı olarak mal tedarikinin kesildiğini, davacının gerek teminatı gerek fazla ödemesi gerekse Şubat ayına kadar 2 ay aylık ödemeyi önden peşin ödemesine rağmen iyi niyetle görüşmeleri devam ettirmiş aylık peşin avansının bitme tarihi olan Nisan 22 ye kadar yaklaşık 2,5 ay bekleyip mal göndermedikleri için ihtarname keşide edilerek sözleşmenin sadece fiyat açısından değil 8.3'e göre "Sözleşmenin tarafı ... sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmez ise veya mal tedarikinde sıkıntı olursa bu sözleşme geçersiz olup; ...’ün ... ile ... ... Ürünleri arasında yapılan eski ticaretten kaynaklanan borçla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır." de feshedildiğini, sözleşmenin 8.3. maddesinde “Sözleşmenin tarafı ... sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmez ise veya mal tedarikinde sıkıntı olursa bu sözleşme geçersiz olup; ...’ün ... ile ... ... Ürünleri arasında yapılan eski ticaretten kaynaklanan borçla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır.” denilmekle, davacının kendisine mal tedarik etmeyen davalı şirketin tüm bu kötü niyetli davranışlarına rağmen ihtarnameyi Nisan ayının sonunda keşide ettiğini, davacıların fazladan vermiş olduğu çekleri dahi istemediğini, sabırla yeniden ticaret yapmak için beklediğini, fakat davalı şirketin davacıya tüm bu iyi niyetli davranışlarına rağmen yaklaşık 2 ay 15 gün mal tedariki sağlamamış ve mal vermeyeceğini beyan ettiğini, davacıların sözleşmeyi fesih etmesinde ki asıl sebebin davalı şirketin mal tedarikini kesmesi olduğunu, kaldı ki dosyada mevcut deliller ve kesilen faturaların tarihleri incelendiği vakit davalı şirket tarafından davacıya kesilen en son fatura tarihinin 16.02.2021 tarihi olduğunun görüleceğini, bu tarihten sonra hiçbir şekilde mal tedarikini davacılara sağlanmadığını, davacılar tarafından tamamen iyi niyetli olarak ticareti devam ettirmek için uğraşılmış fakat 2 ay 15 gün üst üste mal tedariki sağlanmaması sonucunda 22.04.2021 tarihinde ihtarname keşide edilerek protokol fesih edildiğini ve çeklerin iadesi ile ipoteklerin fekkinin talep edildiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda da sabit olduğu üzere davacının davalı şirketten 407.313,13 TL alacaklı konumunda olduğunu, davacının hem alacaklı olması hemde taşınmazlarını ipotek vermesi sonucunda davalıdan mal almaması ve ticareti bırakması hayatın olağan akışına aykırı olup basiretli bir tacirin davranışlarına da uymadığını, mahkemece bu hususların dikkate alınmamış mal tedarikinin kesilmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak fesheden davacıların bu talepleri hakkında yeterince inceleme yapılmadığını, mal tedarikini kesen davalı şirketin bu mal tedarikini ne zaman ve ne şekilde kesildiği hakkında yeterli inceleme yapılmadan hüküm tesis edilmesi nedeniyle yerel mahkemenin kararının kaldırılması gerektiğini, davalının hal ürünleri ile ilgili Ceo... Bey 12.02.2021 tarihinde bizzat whatsapptan davacı vekili Av....a göndermiş olduğu mesajda, 18.08.2020 tarihli sözleşme ile eski borcun tasfiyesinin aylık 25.000 TL ye anlaşılmış iken bu sefer buna uyulmayacağını, bundan sonraki süreçte aylık değil haftalık 50.000,00 TL, ayda 200.000,00 TL ödeme olmazsa mal tedarikini keseceklerini söyleyip akabinde de mal tedarikini kestiklerini, uygun görülmesi halinde yukarıda bilgileri verilen firmaların Tüccar veya Komisyoncu mu olarak iş yaptıkları ve davalı tarafından ilgili firmalara kesilen faturaların ... Haller Müdürlüğüne müzekkere yazılarak sorulmasını talep etmelerine rağmen bu taleplerinin karşılanmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde taraflar arasında akdedilen protokol gereği, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, ipoteklerin fekki şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı ..., davalı şirket ve dava dışı ... ... ... Cad. .... Şti. arasında, davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişkinin sonlandırılarak, protokol tarihinde dava dışı ...'ün 4.054.617,00 TL borcu bulunduğu, söz konusu şirketin davalıya olan borcunu ödemesi için babasının firması olan ... üzerinden ticaret yapacağı ve böylelikle geçmiş dönemden kalan borcunu ödeyeceği, davalının ...'e satışını yaptığı ürünlerin faturasından haftalık cirosunun %20 sine tekabül eden kısmı ...'ün davalıya olan borcuna istinaden ödeneceği konusunda 18.08.2020 tarihli Sulh Mutabakat ve Borç Yapılandırma/Tasfiye Protokolü imzalanmıştır.
Söz konusu protokolün 4.4. maddesinde, "..., ... firmasının ...'a olan borcunu yeni bir ticari anlaşma ile ... şirketi Algül ile yapılan ticaret neticesinde ödeyeceklerini kabul etmiştir."
4.6. maddesinde, "Sözleşmenin tarafı olan ..., ...'ye olan meyve ticaretinden kaynaklanan toplam 4.054.617,00 TL borcunu ödemediği takdirde, ... ile yapılan işbu sözleşme son bulacağı gibi, ...'ün daha önce ticari ilişkisinin devamı için güvence olarak verilen ipotek, teminat ve teminat çekleri ile sorumlu olduklarını taraflar kabul beyan ve taahhüt etmişlerdir."
8.3. Maddesinde, "Sözleşmenin tarafı ... sözleşmedeki yükümlülüklerinin yerine getirmez ise veya mal tedarikinde sıkıntı olursa bu sözleşme geçersiz olup, ...'ün ... ile ... ... arasında yapılan eski ticaretten kaynaklanan borçla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Protokol kapsamında davacı ...'ün maliki olduğu, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii ... parselde kain ... blok .... Kat ... ve ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde 29.08.2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı şirket lehine 480.000,00-TL bedelli,
İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii ... parselde kain ... blok .... Kat ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde 10.11.2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı şirket lehine 260.000,00-TL bedelli, ipotek tesis edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ..... Noterliği ... yevmiye numaralı 22.04.2021 tarihli ihtarname ile, protokolün imzalanmasından itibaren üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, fakat sözleşmenin 8.3 maddesi gereğince davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği, mal tedarikinde sıkıntılar oluştuğu, hal içerisinde haksız rekabet oluşturacak davranışlar sergilediği kısaca imzalanan protokoldeki hiçbir yükümlülükleri tam anlamıyla yerine getirmediğinden protokolün 8.3 maddesi gereğince haklı olarak feshettiğini, eşi ...adına kayıtlı ipotek verilen gayrimenkuller üzerindeki ipoteğin ivedi olarak fekkinin sağlaması ihtar etmiştir.
TBK'nın 201. maddesinde, borca katılma, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşme olarak tanımlanmış ve borca katılan ile borçlunun, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
Davacı ... dava dışı ...'ün davalı şirkete olan 4.954.617,57-TL tutarlı borcuna katıldığı görülerek, söz konusu borcun ödenmesi hususunda davalıya karşı müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Davacı, davalının mal tedariki yapmadığı, bozuk mallar gönderdiği, malların fiyatlarının yüksek olduğu bu nedenle davalının protokolün 8.3. maddesinde belirtilen, "Sözleşmenin tarafı ... sözleşmedeki yükümlülüklerinin yerine getirmez ise veya mal tedarikinde sıkıntı olursa bu sözleşme geçersiz olup, ...'ün ... ile ... ... arasında yapılan eski ticaretten kaynaklanan borçla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır." hükmüne istinaden sözleşmeyi feshederek artık borcu kalmadığından teminat olarak diğer davacı ...adına kayıtlı taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin fekkini talep etmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamından alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda, davalının sattığı ürünlerin fiyatının yüksek olmadığı tespit edilmiş olup, sözleşmenin 4.8. maddesinde, davalının satışını yaptığı ürünlerin günlük satılan bozulabilir meyve ve sebze olduğu için iade edilmeyeceği düzenlenmiş olmasına rağmen davalı tarafça iade ürün alındığı, her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişki durmuşsa da, bunun davalıdan kaynaklandığı hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, dava dışı şirketin davalıya yapılan ödemelerden sonra halen 3.845.617,57 TL de borçlu olduğu görülerek, protokolün 4.7. maddesine göre,'' ... Borcun ödenmemesi durumunda teminat ve ipoteğin paraya çevrilmesi konusunda açık rızası bulunduğunu ve borcu bu haliyle üstlendiğini kabul etmiştir.'' düzenlemesine göre, davalının protokolün 8.3. maddesi uyarınca davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği davacı tarafından ispatlanamadığı ve söz konusu borcun da ödenmediği görülerek, ipoteğin fekki koşulları oluşmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 372,20 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17/09/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.