Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2224 E. 2026/2364 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2224
Karar No
2026/2364
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2224

KARAR NO:2026/2364

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:17/06/2026

NUMARASI:2026/322 Esas

DAVANIN KONUSU:Muarazanın meni

KARAR TARİHİ:17/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı şirket yetkilisi ... sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; davacının ... adresindeki taşınmazda kiracı olarak ikamet etmekte olduğunu, davacı tarafından davalı kuruma başvurular yapılmış olmasına rağmen, önceki kiracılardan kaynaklanan borçlar gerekçe gösterilerek elektrik abonelik sözleşmesi yapılmadığını, davacının önceki kullanıcıların borçlarından sorumlu tutulmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, elektriğin günümüz koşullarında zorunlu bir ihtiyaç olup, elektriksiz yaşam sürdürülemeyeceğini, bu durumun davacı açısından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğurduğunu, bu nedenle |ihtiyati tedbir talebinin öncelikle teminatsız, aksi halde teminat karşılığında kabulü ile elektrik bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme;

"1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; "... " adresindeki iş yerine bina içi elektrik tesisatının kullanımına uygun hale getirilmesi ve her hangi bir risk oluşmaması kaydı ile, elektrik aboneliğinin kesilmiş olması halinde elektrik enerjisinin belirtilen adresteki mekanlar ile sınırlı ve eski aboneliğe ait borçlar hariç olmak üzere, takdiren 25.000 TL teminat ile, dava sonuna kadar elektrik kullanım bedelinin talep eden tarafından karşılanması halinde tedbiren geçici elektrik bağlanmasına,

2-Teminat yatırıldığında davalılara işbu ara karar ekli müzekkere yazılarak kararın ifasına,

3 -Ara kararın taraflara / vekillerine tebliğine" dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında 08.05.2026 tarihinde karar vermiştir.

Davalının tedbire itirazı üzerine mahkemece 17/06/2026 tarihli duruşmada ;İhtiyati tedbire itirazın reddine" dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.Kararı davalılardan ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; yaklaşık ispatın sağlanamadığını,davalı ...'ın yetkisinin bulunmadığını,davanın davalı ... yönünden reddi gerektiğini, davanın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, muarazanın önlenmesi ve tedbir talebine ilişkindir.Üretici ve perakende satış lisansı sahibi satıcı/ dağıtıcı şirketi, Elektrik Piyasası Yasası kapsamında uygun düzenlenmiş Yönetmeliklere göre dağıtım sistemine bağlı olan tüketiciler ile serbest tüketiciler ile bağlantı anlaşması ve abonelik sözleşmesi yapmak zorundadır.Eğer, satıcı/dağıtıcı şirket abonelik sözleşmesi tesisine yanaşmaz ise muarazanın giderilmesi davası açılabilecektir.Hukuk Genel Kurulu'nun 29.09.2004 gün ve 2004/13-417 E.- 2004/442 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i (çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Zira, bu tür davalarda, hem bir muarazanın varlığının tespiti ve hem de onun men'i talep edilir. Kaldı ki, Hukuk Genel Kurulu'nun 17.03.2010 gün ve 2010/3-119 E. 2010/159 K. sayılı ilamında da; bir sözleşmenin devamı sırasında taraflardan biri tarafından muaraza(çekişme) çıkarılması halinde de, diğer tarafın kendisine zarar verebilecek nitelikteki bu duruma son vermek, hukuki durumunu tereddüt içinde olmaktan kurtarmak için tespit davası açmasında hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.Davaya konu yerin işyeri olduğu , dava konusu uyuşmazlığın muarazanın mevcut olup olmadığı vs hususların yargılamaya muhtaç olduğu, elektriğin verilmemesi /kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağı gözetilerek,ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde HMK 389. madde koşullarının somut olayda mevcut olması sebebiyle, usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece tedbirle ilgili yeterli teminat öngörüldüğü ve teminatın da süresinde yatırıldığı anlaşılmıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ...'ın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2224, K. 2026/2364, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2224-e-2026-2364-k-51a7f4ee4345