Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2214 E. 2026/2363 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2214
- Karar No
- 2026/2363
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2214
KARAR NO:2026/2363
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:24/07/2026
NUMARASI:2026/292 Esas
DAVANIN KONUSU:Muarazanın men'i
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinin faaliyetlerine devam edebilmesi için "... Beylikdüzü/ İstanbul" daki adrese elektrik aboneliği tesis edilmesi hususunda hüküm kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece;
"1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davacının abonelik başvurusunda bulunduğu " ... Beylikdüzü İstanbul" adresindeki iş yeri ile sınırlı olmak üzere; tedbiren ve takdiren 50.000 TL lik nakti yada kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak teminatın kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı tarafça ilk derece mahkemesine yatırıldığında , eski aboneliğe ait borçlar hariç olmak üzere dava sonuna dek elektrik kullanım bedeli davalı tarafça tahakkuk ve tahsil edilecek biçimde, davacı yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde bu yere tedbiren elektrik bağlanmasına,
2- Teminat yatırıldığında ve ihtiyati tedbirin uygulanması istendiğinde karar örneğinin ... Şirketi' ne gönderilmesine,
3-Ara kararın davacı vekiline tebliğine" dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kabul edilen tedbir talepleri yönünden kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede itiraz yolu açık olmak üzere 09/04/2026 tarihinde karar vermiştir.Daha sonra tedbire itiraz üzerine bu kez yapılan mürafaa duruşması sonrası;Mahkemece; dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlığın tarafı olan ve tedbirin yerine getirilmesinden hukuken sorumlu tutulabilecek kişiler hakkında uygulanabileceği, davalı...'ın davacının talebini yerine getirmesinde doğrudan bir yükümlülüğünün bulunmadığı, 01/04/2026 tarih, 2026/202 D.iş 2026/204 Karar sayılı kararı ile mahkemenin 09/04/2026 tarih ve 2026/292 Esas sayılı dosyası üzerinden ara karar ile verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiği gerekçesi ile;
"1-İhtiyati tedbire yapılan itirazın KABULÜNE, Mahkememizin 01/04/2026 tarih, 2026/202 D.iş 2026/204 Karar sayılı kararı ile Mahkememizin 09/04/2026 tarih ve 2026/292 Esas sayılı dosyası üzerinden ara karar ile verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,
2-İhtiyati tedbir talebine ilişkin yatırılan teminatların koşullar oluştuğunda iadesine,
3-İşbu ara kararın taraflara tebliğine" dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere 24/07/2026 tarihinde karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; aynı yerle ilgili mahkemelerdeki dava safahatları da belirtilerek,24.07.2026 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbiren muarazanın menine; (dava konusu adresinde bulunan davacıya ait ... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki işyeri ile ilgili olarak, HMK 389.md. uyarınca tedbir kararı verilerek dava sonuna dek işyeri elektriğin kesilmesinin önlenmesine, elektrik kesilmiş ise açılmasına ve elektrik enerjisinin sağlanmasına, davalı elektrik bağlaması yapmaz ise icra dairesince elektriğin kullanım tespit edilebilecek şekilde sayaç takılarak enerji verilmesine yazılmasına karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, elektrik aboneliği tesisi için muarazanın giderilmesi ve tedbiren elektrik bağlanması talebine ilişkindir.Mahkeme tedbirin kabulüne elektriğin geçici bağlanması için ihtiyati tedbir kararı vermiş,itiraz üzerine bu kararı kaldırmıştır.Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 24.02.2025 tarih ve 2024/1509 E- 2025/1045 K sayılı kararında " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124.maddesinde;“ Bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür, ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” ile bağdaşmaz. Temsilcide yanılma halinde, gerçek temsilci belirlenip, dava dilekçesi tebliğ edilerek, yargılamaya devam edilmesi zorunludur.Buna göre verilecek ara kararla, davanın doğru hasma yöneltilmesi için davacıya imkan sağlanması gerekir." hususları belirtilmiştir.O halde, davalı... ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin davacı tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, bu halde davalı ve dava dışı... arasındaki ilişkinin niteliği gözetilerek, davanın abonelik sözleşmesi yapılması için muarazanın men'ine ilişkin talepler yönünden...'a yöneltilmesinin hasımda değil,hasmın belirlenmesinde (temsilcide) yanılgı olduğu benimsenmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2022 tarihli ve 2019/3-179 E., 2022/186 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.)Mahkemece, abonelik sözleşmesinin yapılmasına yönelik muarazanın men'ine ilişkin talep yönünden hata sonucu...'a husumet yöneltilerek açılan davada, verilecek bir ara karar ile davalının belirlenmesi ,gerçek taraf durumundaki ...'a davanın yöneltilmesi için imkan sağlanması gerekirken,yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Buna göre, davalı tarafın muarazanın men'ine yönelik husumete ilişkin açıklamaları da dikkate alınarak temsilcide yanılma olduğunun kabulüyle husumetin ...'a yöneltilerek esasa ilişkin karar verilmesi gerekirken ,yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile tedbirin kaldırılmasına dair karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulü ile tedbirin kaldırılmasına dair karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak ;
1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davacının abonelik başvurusunda bulunduğu " ... Beylikdüzü İstanbul" adresindeki iş yeri ile sınırlı olmak üzere;tedbiren ve takdiren 50.000 TL lik nakti yada kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak teminatın kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı tarafça ilk derece mahkemesine yatırıldığında , eski aboneliğe ait borçlar hariç olmak üzere dava sonuna dek elektrik kullanım bedeli davalı tarafça tahakkuk ve tahsil edilecek biçimde, davacı yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde bu yere tedbiren elektrik bağlanmasına,
2- Teminat yatırıldığında ve ihtiyati tedbirin uygulanması istendiğinde karar örneğinin ... Şirketi' ne gönderilmesine" (daha önceden yatan teminat iade edilmedi ise teminat olarak kabulüne,eksikliği varsa tamamlanmasına,
3-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına ve teminat yatırıldığında ara kararın infazının ilk derece mahkemesince yapılmasına,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2026