Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/201 E. 2026/875 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/201
- Karar No
- 2026/875
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/201 KARAR NO : 2026/875
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/790 Esas 2022/681 Karar DAVA : ALACAK BAM KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fuarlar düzenleyen bir fuarcılık şirketi olup, 16 yıldır .. İzmir Uluslararası Tarım ve Hayvancılık fuarlarını düzenlediğini, davalı şirketin de müvekkili şirket ile 02.09.2020 tarihli fuar katılım sözleşmesini imzalayarak,.... 16. İzmir Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarına katılımcı firma olarak katılmayı kabul ettiğini ve kendisine ... nolu standın tahsis edildiğini, davalı şirketin 02/09/2020 tarihli fuar katılım sözleşmesini imzalamasına rağmen, müvekkili şirketin 23-27 Haziran 2021 tarihleri arası Fuar-İzmir alanında düzenlediği .... 16. İzmir Uluslararası Tarım Fuarına katılmadığını, davalı şirketin 23-27 Haziran 2021 tarihleri arasında düzenlenen ... 16. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarına katılmayacağını müvekkili şirkete 02/06/2021 tarihli elektronik posta ile bildirdiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak KDV dahil 31.700,00 TL bakiye fuar katılım bedeli alacağının dava tarihinden değişen oranlarda avans faiz oranına göre işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 16-20 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirilmesi gereken .... Tarım Fuarının, COVİD-19 salgını nedeni ile belirlenen tarihlerde gerçekleştirilmediğini, ... Tarım Fuarı'nın yeni tarihinin ise, davacı şirket tarafından tek taraflı irade beyanıyla 23-27 Haziran 2021 olarak belirlendiği, müvekkil şirketin, belirlenen yeni tarihte fuara katılamayacağını, sözleşme ile beklenen menfaatin ortadan kalktığını, fuarın belirlenen tarihlerde mücbir sebep dolayısıyla yapılamadığını, bunun sonucunda ise sözleşmenin 10. bölümünün 3. maddesine göre, sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geldiğinin bu nedenlerle de davacıya ödenen peşinatın geri verilmesi hususlarının davacı şirket yetkilileri ile yüz yüze görüşülmek istendiği, ancak talebin COVİD-19 un bahane edilerek reddedildiğini, bunun üzerine bu durumun 02.06.2021 tarihli e-posta ile davacı şirkete bildirildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, sözleşme hükümlerinde, müvekkili şirketin menfaatlerine aykırı olan davacı tarafa üstün hak ve yetkiler veren hükümlerin olduğunun ortada olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "... Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi gereği olarak davalı şirketin pandemi nedeniyle anlaşıldığı tarihte yapılamayarak ileri tarihe ertelenmesi sonucu davalının bu erteleme kararının tek taraflı irade beyanı olduğu gerekçesiyle daha sonraki tarihte yapılan fuara katılmadığı ancak davacı tarafından kendisine anlaşma kapsamında düzenlenen fuar katılım bedeli konulu faturadan dolayı sorumlu olup olmadığı, alacağın doğup doğmadığı hususlarında toplanmaktadır. ... Genel Müdürlüğün'den 23-27 Haziran 2021 tarihleri arasında ... İzmir fuar alanında ... 16. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık fuarının yapılıp yapılmadığının ve davalı şirket adına stant açılıp açılmadığının bildirilmesinin istenildiği, müzekkereye gelen 16/06/2022 tarihli yazı cevabında, Fuar İzmir alanında 23-27 Haziran 2021 tarihlerinde idareleri ile .... Şirketi arasında akdedilen tahsis sözleşmesi gereğinde, ilgili şirket tarafından .... 16.Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı düzenlendiği bildirilmiştir. ... şubesinden, davalı şirketçe davacı şirket TR.... nolu IBAN hesabına ödeme yapılıp yapılmadığının ve ilgili dekontun gönderilmesinin istenildiği, müzekkereye gelen 22/06/2022 tarihli yazı cevabında, ilgili hesabın 2021 ve 2022 ekstre dökümlerinde .... Şirketi açıklamalı ödemeye rastlanılmadığı bildirildiği, 02/10/2020 tarihli 10.544,00-TŞ tutarlı ilgili IBAN numarasına gelen ödemenin dekontunun yazı ekinde gönderildiği görülmüştür. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında aktedilen 02/09/2020 tarihli fuar katılım sözleşmesinin Fesih ve İptal başlıklı kısım d bendine göre; 'Katılımcı, fuar başlangıç tarihine 1(bir) ay veya bir (1) aydan az bir süre kala fuara katılmaktan vazgeçer ve/veya sözleşmeyi feshederse, fuar katılım bedelinin tamamını ödemek zorundadır.' maddesinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin 23-27 Haziran 2021 tarihleri arasında yapılan fuara katılamayacağını ise fuar tarihine bir aydan az bir süre kala 02/06/2021 tarihinde bildirdiği, davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiği, fuarın yapıldığı, davalıya bir stant ayrılmış olduğu, davalının fuara katılmama durumunu sözleşme ile belirlenen maddeler kapsamında bildirdiği tarihe göre, fuar katılım bedelinin ödenmesi gerektiği anlaşılmakla davacı tarafça ispatlanan davanın kabulüne, 31.700,00 TL fuar katılım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın KABULÜNE, 31.700,00 TL fuar katılım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 02.09.2020 tarihinde,... 16. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarına Katılım Sözleşmesinin akdedildiğini, davacı şirketin organizasyonu ile gerçekleştirilecek olan Tarım Fuarının tarihinin 16-20 Şubat 2021 olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin, Tarım Fuarı'nda stant kurabilmek için .... A.Ş. nam ve hesabına 10.544,00 TL peşinat ödediğini, KDV Dahil 42.244,00 TL bedelli olan sözleşmenin geri kalan bakiyesinin ise, fuarın gerçekleştirilmesiyle birlikte ödeneceğine dair anlaşma sağlandığını, ancak 16-20 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirilmesi gereken ...Tarım Fuarının, Covid-19 salgını nedeni ile belirlenen tarihlerde gerçekleştirilmediğini, ... Tarım Fuarı'nın yeni tarihinin ise, davacı şirket tarafından tek taraflı irade beyanıyla 23-27 Haziran 2021 olarak belirlendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, belirlenen yeni tarihte fuara katılamayacağını, sözleşme ile beklenen menfaatin ortadan kalktığını, fuarın belirlenen tarihlerde mücbir sebep dolayısıyla yapılamadığını bunun sonucunda ise, sözleşmenin 10. bölümünün 3. maddesine göre sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geldiğini, bu nedenlerle de verilmiş olan peşinatın geri verilmesi husularını, davacı şirket yetkilileri ile yüz yüze görüşmek istediğini ancak belirtilen talebin Covid-19 bahane edilerek reddedildiğini, anılan hususların, yüz yüze görüşme teklifinin reddedilmesinin akabinde 02.06.2021 tarihli e-posta ile davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirkete gönderilen 02.06.2021 tarihli e-postada; "Fuarın pandemi nedeniyle belirlenen tarihlerde yapılamaması üzerine, fuar tarihinin davacı şirket tarafından tek taraflı irade beyanıyla yeniden belirlenmesi sonucunda "sözleşmenin 10. bölümünün 3. maddesine göre, "Fuarın ...'un kontrolü dışındaki nedenlerle, mücbir sebeplerle ve/veya olağanüstü hallerle gerçekleşmemesi veya herhangi bir sebeple iptali halinde, sözleşme kendiliğinden feshedilmiş sayılacağından .... katılımcının ödediği fuar katılım bedelinden, yaptığı ve yapacağı fuar hazırlık masraflarından katılımcının payına düşen masraf miktarını tenzil ettikten sonra bakiye miktarı en geç üç(3) ay içinde iade edecektir." şeklindeki beyanın hüküm altına alındığını, anılan sözleşme maddesi gereğince, sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geldiğini, peşinen verilen 10.544,00 TL'nin ise, iadesinin yapılmasının talep edildiğini, ancak, davacı şirket tarafından gönderilen cevabi yazıda; ''…anılan sözleşmeye, hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak fuarımıza katılmama kararı almasından dolayı üzgün olduğumuzu belirtmek isteriz. Ayrıca 02.06.2021 tarihli elektronik postanızdaki beyan iddia ve taleplerinizi samimi, gerçekçi ve geçerli bulmadığımızı belirtmek isteriz.” ve "coronavirüsü bahane edilerek, kötüniyetli olarak feshedilmek istendiği" şeklinde beyanlarda bulunulduğunu, müvekkili şirketin yine de, davacı şirketin önceki yıllarda düzenlemiş olduğu organizasyonlara katılmış olması ve iki şirket arasında ticari ilişkilerin olması sebebi ile son derece iyiniyetli davranarak, şirket yetkilileri ve çalışanlarının Covid-19 hastalığına yakalanmaları nedeni ile fuara katılamayacaklarını bildirdiklerini ve ödenmiş olan 10.544,00 TL peşinatın iade edilmeyerek gelecek yıl düzenlenecek ve müvekkili şirketin katılımcı olacağı organizasyon kapsamında bedelden mahsup edilmesini talep ettiklerini, ancak, talebin de kötü niyetli ve haksız olarak nitelendirilip reddedildiğini, geçerli bir nedene dayanılarak katılımın sağlanamayacağının belirtilmesi üzerine, yine de davalı şirketin katılması gerektiğini, aksi takdirde katılım bedelinin ödenmesi noktasında yasal yollara başvurulacağı hususunun bildirildiğini, davacı şirketin cevabi yazısına istinaden gönderilen 14.06.2021 tarihli e-posta da ise; "Sözleşmenin geçersiz olduğunun açıkça ortada olduğnu, sözleşmenin her ne kadar geçersiz olsa dahi tarafınızla olan iş ilişkilerinden kaynaklanan nedenlerle, samimiyetinize güvenerek 10.544,00 TL olan peşinat hakkımızın gelecek yıl düzenleyeceğiniz fuar organizasyon bedelinden mahsubunu talep ederek, .... Şti.'nin tanıtımı ve sağlanacak olan iş/müşteri potansiyeli olduğu, bu nedenle fuara katılım halinde fuardan beklenen faydanın sağlanamayacağı, yakın bir zamanda .... Şti. Yönetim Kurulu Üyesi ... ve eşi, şirket üst düzey yöneticilerinden ..., şirket bünyesinde çalışan idari personeller ve işçiler corona virüsüne yakalandıkları ve karantinaya alındıkları, Corona virüsünü ağrılı ve zor şartlar altında atlattıkları, hal böyle olunca fuara katılımın ve stantta yer almanın, fuar organizasyonunun eksiksiz ve tam yapılmasının olanaksız hale geldiği, sağlık problemleri sebebiyle şirket yöneticilerinin ve çalışanlarının Corona virüsüne tekrar yakalanmamak amacıyla kalabalık ortamlara girmekten imtina ettikleri, talep halinde ise şirket yetkilisi, Yönetim Kurulu Üyeleri, şirket çalışanları ve işçilerin corona virüsü tanısının konduğu hastane raporlarının iletileceği" şeklinde beyanlarda bulunularak, durumun izah edildiğini, sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale gelmiş olmasının yanısıra şirket yetkilileri ve çalışanların Covid-19 hastalığına yakalandığını ve zor şartlar altında Covid-19 hastalığını atlatmış olmaları sebepleri ile de fuara katılamayacakları şeklindeki beyanlarının, davacı tarafından kötüniyetli ve bahane olarak değerlendirilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, karşılaşılan bu tavrın hukuka, hakkaniyete ve iyiniyete aykırılık teşkil ettiğini, şirket yöneticilerinin ve çalışanlarının Covid-19 hastalığına yakalanmalarını ispatlayacak hastane raporlarının dahi, talep edilmesi halinde davacı şirkete gönderileceği hususunun beyan edilmişken, beyanlarının kötüniyetli olarak değerlendirilmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, sözleşmenin, iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluştuğunu, bahsi geçen sözleşmenin Genel İşlem Koşulu niteliğinde olduğunu, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olması gerektiğini, taraflarına iletilen sözleşme hükümleri kapsamında, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesinin, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasının ve karşı tarafın da bu şartları kabul etmesine bağlı olduğunu, aksi takdirde genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağını, sözleşme hükümlerinin müvekkili şirketin menfaatine aykırı olduğunun açıkça ortada olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, davacı şirket tarafından, fuara katılım sağlayacak çok fazla katılımcı olması sebebiyle önceden hazırlandığını, anılan sözleşmenin imzalanması sırasında, sözleşme maddelerinin müzakere edilmesi ve müzakere sonucunda değiştirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sözleşmenin, davacı şirkete üstün hak ve yetkiler veren, sözleşmenin imza altına alınması esnasında sözleşme maddelerinin ayrı ayrı değerlendirilmeksizin ve açıklanmaksızın imza altına alınan bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin incelenmesi ile GİK sayılacağını ve birden çok maddenin yazılmamış sayılma sonucunu doğuracağının sübut bulacağını, Covid-19 salgınının, mücbir sebep ve olağanüstü hal olduğunun açık bir gerçek olduğunu, salgın nedeni ile de fuarın belirlenen tarihlerde gerçekleştirilemediğini, fuarın, sözleşme ile belirlenen tarihlerde gerçekleşmemesi üzerine, davacı şirketin tek taraflı irade beyanıyla yeni bir tarih belirlemesinin ve tek başına sözleşmeyi uyarlamasının kabul edilemeyeceğini, sözleşme konusu edimin belirtilen tarihlerde yapılamamış olması sonucunda sözleşme ile beklenen menfaatin gerçekleşmeyeceğinin de açık olduğunu, sözleşme konusu edimin, belirlenen tarihlerde ifa edilmemesinin, sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kıldığını, bu durumun anılan sözleşmenin 10. bölüm 3. maddesinde de açıkça düzenlendiğini, düzenlenen maddenin yerel mahkemece hükme esas alınmadığını, davalı tarafın basiretli iş insanı olarak düşünmesi gerektiğini, tacirin taahüdünü yerine getirememesinin, tacirin imkan ve iktidarının dışında olduğu bir sebepten kaynaklanıyorsa mücbir sebep dolayısıyla sorumluluktan kurtulacağının gözetilmesi gerektiğini, tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartların daha sonra önemli surette değişmiş ise, artık tarafların akitle bağlı tutulamayacaklarını, değişen koşullar karşısında TMK'nın 2. maddesi uyarınca sözleşmenin yeniden düzenlenmesi imkanının hasıl olacağını, salgın nedeni ile fuarın belirlenen tarihte düzenleyenler tarafından gerçekleştirilmemesinin, salgının tacirler gibi basiretli iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğü olan kimselerin dahi öngörülemeyecek durumları ortaya çıkarabildiğinin en büyük ispatı olduğunu, Yargıtay'ın kararlarında da çağdaş hukukun bir gereği olan uyarlama istemlerine olumlu yaklaştığını ve kararlılıkla “Karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasının güçleşmesi durumunda “işlem temelinin çökmesi” olarak görür. Sözleşmenin aynen uygulanmasını talep etmek M.K. Md. 2/2 hükmü anlamında hakkın kötüye kullanılması manasına gelir.İşlem temelinin çöktüğünün dikkate alınması dürüstlük kuralının gereğidir. Diğer bir anlatımla durumun değişmesi halinde sözleşmede ısrar etmek dürüstlük kuralına aykırı bir tutum olur.'' denildiğini, anılan davada da, davacı tarafın tek tarafları iradesiyle yeni tarihler belirlendiğini, tehir sebebi olarak salgın gösterildiğini ancak sözleşmenin diğer tarafının aynı sebebi gösterdiği durumda sözleşmeye aykırılıktan dava açıldığını, tarafların önceden akitte belirledikleri tarihin, tek taraflı olarak sebebinin, Covid-19 salgını olarak gösterilip tehir edilirken, salgının tacirler için sözleşmeye aykırı davranış olarak değerlendirilmeyip, akitin karşı tarafı olan müvekkilinin aynı sebeple tek taraflı olarak belirlenmiş tarihte fuara katılamadığı durumda, salgının sonuçlarını tacirlerin öngörmesi gereken bir durum olarak değerlendirmenin tam anlamıyla hakkaniyet anlayışına aykırı olduğunu, davacı şirketin, sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale gelmesini ve taraflar arasındaki mail yazışmalarını dikkate almadan haksız ve kötüniyetli olarak 30.06.2021 tarih ve ORI2021000000116 sayılı KDV dahil 42.244,00 TL bedelli e-faturayı taraflarına ilettiğini, müvekkili şirketin ise, anılan faturaya İzmir 27. Noterliği'nin 13.07.2021 tarih ve 14729 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, kendiliğinden hükümsüz hale gelen sözleşmeye dayanılarak haksız bir şekilde ikame edilen davanın reddedilerek, kararın kaldırılması gerektiğini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasındaki sözleşme gereğince ödenmediği iddia olunan fuara katılım bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " davanın kabulüne, 31.700,00 TL fuar katılım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine " karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Taraflar arasında 02.09.2020 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin imzalandığı ve iş bu sözleşme ile 16-20 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan sözleşmeye konu fuarın Covid-19 salgın hastalığı nedeni ile 23-27 Haziran 2021 tarihine ertelendiği, ertelenen bu tarihlerde fuarın gerçekleştiği, davalının davacıya gönderdiği 02.06.2021 tarihli mail ile sözleşme ile belirlenen tarihte salgın hastalık nedeni ile fuar gerçekleşmediğinden ve taraflar arasındaki sözleşmenin X/3. maddesi gereğince bu durum sözleşmenin kendiliğinden feshi sebebi sayıldığından davacı tarafça tek taraflı irade beyanı ile belirlenen yeni fuara davalının katılmayacağı ve ödenen peşinatın iadesi gerektiğinin davacıya bildirdiği, davacı tarafça bu talebin kabul edilmediği, davalının fuara katılmadığı ve davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme gereğince hizmet bedeli olarak 30.06.2021 tarih KDV dahil 42.244,00 TL'lik fatura düzenlendiği ve tarafça davacıya peşinat olarak 02/10/2020 tarihinde 10.544,00-TL ödendiği davaya konu bakiyenin ödenmediği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Taraflar arasında imzalandığı tartışmasız olan sözleşmenin X/1. maddesinde ".... mücbir sebeplerin ve/ veya olağanüstü hallerin ve/ veya haklı nedenlerin varlığı halinde fuar tarihinde değişiklik yapma veya fuarı iptal etme hakkına sahiptir. Katılımcı buna itirazı olmadığını ve bundan dolayı ...dan kazanç kaybı dahil tazminat, masraf, alacak, ücret ve bunlarla sınırlı olmamak üzere sair nam altında herhangi bir talepte bulunmayacağını ve bu konulardaki tazminat dahil her türlü talep itiraz ve dava haklarından vazgeçtiğini kabul beyan ve taahhüt eder" şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür. Yine taraflar arasındaki sözleşmenin X/3. maddesinde ise; "Fuarın...'un kontrolü dışındaki nedenlerle mücbir sebeplerle ve/ veya olağanüstü hallerle gerçekleşmemesi veya herhangi bir sebeple iptali hâlinde sözleşme kendiliğinden feshedilmiş sayılacağından .... katılımcının ödediği fuar katılım bedelinden yaptığı ve yapacağı fuar hazırlık masraflarından katılımcının payına düşen masraf miktarını tenzil ettikten sonra bakiye miktarı en geç üç ay içinde iade edecektir ...." şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmenin "Fesih ve İptal" başlıklı bölümünün 1. maddesine göre davacının mücbir sebep, olağanüstü hal ve haklı nedenlerin varlığı halinde fuar tarihinde değişiklik yapma ve fuarı iptal etme hakkına sahip olduğunun kararlaştırılmış bulunmasına, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan fuar tarihinin tüm dünyaca salgın hastalık olarak kabul edilen Covit 19 salgın hastalığı nedeni ile iptal edilmeyip başka bir tarihe ertelenmiş bulunmasına, davalının fuara katılmayacağını taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen sürede davacıya bildirmemiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve 2021/790 Esas 2022/681 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.165,42 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 541,36 mahsubu ile eksik yatırılan 1.624,06 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 07/04/2026