Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1817 E. 2026/801 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1817
Karar No
2026/801
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1817

KARAR NO: 2026/801

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/02/2022

NUMARASI: 2018/249 Esas, 2022/122 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I- DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında davalı şirkete ait ... Mah. ... Cad. ...Sok. No:.../İstanbul adresinde bulunan bina inşaatının PVC doğramalarının imali ve montajı ve bir kısım işlerin yapılması konusunda sözleşme yapıldığını, davalı şirketin taahhüt edilen işlere ait teslimin zamanında yapılmadığından bahisle, işe başlanıp başlanmadığı, başlandı ise üstlenilen işin yüzde kaçının tamamlandığı, eksik kalan işlerin tamamlanmasının ne kadarlık bir maliyet gerektireceği hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit talebinde bulunulduğunu, İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/69 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucunda ise tamamlanmayan eksik işlerin toplam bedelinin 184.868,56.-TL olduğunun tespit edildiğini, taraflarınca bu tespite itiraz edildiğini, davalının ise alınan bu rapora dayanarak taraflarına İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine taraflarınca itiraz edilmiş olmasına rağmen yapılan itirazın süresinden sonra yapıldığından takibin devam ettiğini, davalı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmedeki üstlenilen işlerede davalının bir kısım değişikler istemesi sebebiyle bir kısım gecikmeler yaşandığını, fakat bu gecikmede müvekkilinin herhangi bir kusurundan değil davalının sözleşmede bir takım değişiklikler istemesinden kaynaklandığını, tüm bu nedenlerle davalıya .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin kötüniyetli olarak açıldığından davalının takip konusu alacağının %40'ından az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II- CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taraflar arasındaki sözleşme gereği edimlerini süresi içerisinde yerine getirmemiş olup, davacı tarafından yerine getirilmeyen edimlere ilişkin İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/69 D. İş sayılı dosyası ile gerçekleştirilen tespit neticesinde davacının 184.868,56-TL bedelli işi yerine getirmediği tespit olduğunu, müvekkil şirketin davacının yerine getirmediği edimleri dava dışı .... Şti. ile anlaştığını ve 163.996,77-TL malzemeler, 40.000,00-TL işçilik olmak üzere toplam 203.996,77-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu halde 18.443,00-TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak üzere tespit olunan rakama ilişkin olarak davacıya yapılan fazla ödemelere ilişkin olarak İstanbul .. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının alacaklı olduğunu iddia etse de, müvekkilinden alacaklı olma ihtimali bulunmadığını, iddialarını ispatlamakla mükellef olduğunu beyan ederek, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; tarafların davalı tarafın yaptırdığı binaların PVC doğramalarının imali ve montajı ile bir kısım işlerin yapılması konusunda sözleşme imzaladıkları, davalı tarafın bir kısım işlerin eksik bırakıldığından bahisle yaptırdığı tespit sonucu bulunan bedel üzerinden ilamsız takip başlattığı, davacı taraf takibe süresinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiği ve işbu menfi tespit davasının açıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan kapsamlı inceleme sonucu davacı tarafın yaptığı işler sebebiyle tamamlanan iş alacağının 115.489,48-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafa sözleşme gereği 254.000,00-TL ödendiği, davacı tarafın hak ediş bedeli peşin ödenen bedelden düşüldüğünde davacı tarafa 138.510,52-TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, davacı taraf aleyhine 184.868,58-TL üzerinden icra takibi başlatıldığından bu bedelin 46.358,04-TL'sinin haksız olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden menfi tespit talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine ve ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davacının davalıya 46.358,04 TL asıl alacak kadar borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV-İSTİNAF

Davacı vekili istinafında, taleplerinin dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sözleşme ile davalı sabit doğrama PVC talep ettiğini, daha sonradan sürgülü PVC doğrama talep ederek imalatın değiştiğini,59.800,00TL. fark maliyet çıktığını, Mahkemece bu hususun incelenmediğini, keşif yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından takılan pencerelerin faturada belirtilen pencereler olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faturada küpeşte ve kompozit bedeli düştükten sonra, sözleşmeye tanımlı KDV dahil toplam 282.741,00TL. olarak görünse de, faturadaki sabit doğrama pvc yerine sonradan sürgülü pvc doğrama yapıldığı için faturadaki bedeli artacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinafında, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 16.1.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının işleri belirtilen sürede bitiremeyeceği anlaşıldığından kompozit dış cephe ve küpeşte yapımından vazgeçildiğini, ilk sözleşmedeki haliyle işin tamamının 379.878,76 TL+ KDV olduğunu, küpeşte ve kompozitten vazgeçildiğinden 282.741,76TL(KDV hariç) iş bedeli olduğunu, tespit raporunda ise küpeşte ve kompozit bedeli harici tamamlanmayan işlerin 184.848,56TL. Olduğunu, ek raporda müvekkilinin gerçek zararının hesaplanmadığını, tamamlanmayan işleri için dava dışı ...'ye 203.996,77 TL. ödeme yaptığını, davacıdan kaynaklı olarak geç teslimden kaynaklı olarak arsa maliklerine 112.000,00TL. ödediğini, müvekkilinin gerçek zararının hesaplanması gerektiğini, davacı davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davacının borçlu olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tespit raporu ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davalıya ait inşaatta sözleşme ile PVC imal ve montajını ve bir kısım işleri yaptığını, davalı iş sahibinin yapılmayan iş bedeli olarak 184.868,56 TL. tutar tespiti yaptırdığını ve bunu icraya koyduğunu belirterek, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı iş sahibi, davacınını sözleşmedeki işleri zamanında yerine getirmediğini, delil tespiti yaptırdığını, 184.868,56 TL. yapılmayan iş tutarı olduğunu, bu işleri dava dışı ...'ye yaptırdığını ve 203.996,77 TL. ödemek zorunda kaldığını, 18.443,00TL. fazladan ödeme yaptığını, arsa sahiplerine 112.000,00TL. Gecikme tazminatı ödemek zorunda kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Yerel mahkemece, davalı inşaatına PVC doğramalarının imali ve montajı ile bir kısım işlerin yapılması konusunda tarafların sözleşme imzaladıklarını, davalı tarafın bir kısım işlerin eksik bırakıldığından bahisle yaptırdığı tespit sonucu bulunan bedel üzerinden ilamsız takip başlattığını, davacı taraf takibe süresinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiği ve işbu menfi tespit davasının açıldığını, bilirkişiler tarafından yapılan kapsamlı inceleme sonucu davacı tarafın yaptığı işler sebebiyle tamamlanan iş alacağının 115.489,48-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafa sözleşme gereği 254.000,00-TL ödendiğini, davacı tarafın hak ediş bedeli peşin ödenen bedelden düşüldüğünde davacı tarafa 138.510,52-TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacı taraf aleyhine 184.868,58-TL üzerinden icra takibi başlatıldığından bu bedelin 46.358,04-TL'sinin haksız olduğu anlaşıldığı belirtilerek davanın kısmen bedeli ile 46.358,04TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Taraflar arasında 16.1.2017 tarihli sözleşme isimli fiyat teklifi vardır. Her iki taraf da bu sözleşmeyi yaptıklarını kabul etmektedir. Ayrıca kompozit ve küpeşte yapımından tarafların vazgeçtiği uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme tutarı KDV hariç 379.878,76 TL. dir. Kompozit ve küpeşte bedeli 97.137,00TL. düştüğünde, sözleşmede tanımlı iş bedelinin KDV hariç 282.741,00TL. olduğunu, bu bedelden tespit raporu ile yapılmayan iş tutarı olan KDV hariç 184.8648,56 TL. düşüldüğünde, tamamlanan iş bedeli KDV hariç 97.872,44 TL. Hesaplandığı, KDV dahil davacının yaptığı iş bedeli 115.489,48 TL. hesaplandığı ve davalı tarafından 254.000,00TL.'nin davacıya ödendiği göz önüne alındığında davalının 138.510,52 TL. Davacıya fazla ödediği ek raporla tespit edildiği Mahkemenin de bu raporu göz önüne alarak, bu tutarı icra asıl alacağından mahsup ederek, 46.358,04 TL. Davacının borçlu olmadığına karar vermiştir.

Somut olayda davalı iş sahibi, davacının sözleşme gereği yapmadığı ve tespit raporunda belirlenen işler tutarı olan 184.868,56 TL.'yi ilamsız icra takibi ile talep etmiştir. Davacı ise icra takibi sebebiyle borçlu olmadığını iddia etmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık icra dosyası sebebiyle davacının borçlu olup olmadığıdır.

Davalı icra takibinde talep etmediği, gerçek zararları olduğunu belirterek, 3. kişiye yaptırdığı eksik işler sebebiyle yaptığı fazla ödemeyi ve davacının edimini ifa etmemesi sebebiyle arsa sahiplerine ödediği gecikme tazminatının da gerçek zarar olarak dikkate alınmasın talep etmiştir. Eldeki icra takibinde delil tespitindeki yapılmayan iş bedeli talep edildiğinden davacının bu istinafı yersizdir.

İcra takibi durdurulmadığı için Mahkemece davacı aleyhine tazminata hükmedilmemesi yerinde olmuştur.

Taraflar arasında teklif usulü kurulmuş sözleşme ilişkisi sabit olup, uyuşmazlık yapılan iş miktarı ve davalı ödemeleri sonucunda davacının borçlu olup olmadığıdır. Başka bir deyişle davalı iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığıdır. Mahkemece mahalinde keşif yapılmadan davadan önce davalı iş sahibi tarafından aldırılan delil tespit raporuyla yetinilerek eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

O halde Mahkemece keşif yapılarak; sözleşme metni, tarafların beyan ve savunmaları, tüm dosya kapsamı ve delil tespit raporu da dikkate alınarak davalı tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığı usulünce tespit edilmesi için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verildiğinden, davalı istinafının reddi ile davacı istinafının kabulüne karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinafının reddine, davacı vekilinin istinafının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE

2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../02/2022 tarih, 2018/... Esas, 2022/. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-Alınması gereken 3.166,72 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 791,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.375,04-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1817, K. 2026/801, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1817-e-2026-801-k-cf3a7fe12080