Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2607 E. 2026/1890 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2607
- Karar No
- 2026/1890
- Karar Tarihi
T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2024/2607 - 2026/1890 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2607 KARAR NO : 2026/1890
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13.06.2024 NUMARASI : 2022/215 Esas, 2024/656 Karar
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI 1- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 16.06.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16.06.2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih ve 2022/215 Esas, 2024/656 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/09/2021 günü, ... Mahallesi, ... Bulv. ile ... Bulv. ışıklı kavşağında ... ve ... plakalı araçların çarpışması sonucu yaralandığını, müvekkilinin kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğu, kazaya sebebiyet veren davalı ...'ın alkollü olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle davanın kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini, tazminatlara en yüksek banka mevduat faizi işletilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 11.04.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat bakımından 5.236,12 TL geçici iş göremezlik, 894,37 TL bakıcı gideri, 182,50 yurt ücreti olmak ve sadece davalı ... yönünden arttırdığını, ... Sigorta şirketi yönünden ise geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin tazminatın (davalı ... Sigorta ile davalı asılın geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin olarak müşterek sorumlu olmak üzere) 6.130,49 TL olarak ıslah etmiş, davalı ... Sigorta yönünden ise hasım sıfatında yanılgı yaşanmış ve sehven husumet yöneltmiş olduğundan bu davalı şirket yönünden hüküm kurulmamasını ve aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dileçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafından müvekkili hakkında kazada alkollü olması ve tam kusurlu olduğunun ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre kazanın münhasıran alkolden meydana gelmiş olması şartının arandığı, kazanın oluşumunda kazaya karışan diğer araç sürücüsü ve davacının arkadaşı olan ...'ın %80 oranında asli kusurlu olduğu, davacının arkadaşının asli kusurlu olduğundan onun hakkında dava açmadığı, kazanın alkolden meydana gelip gelmediğinin tespiti için heyet raporunun alınmasına karar verilmesi, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kaza tarihinde söz konusu aracın poliçesinin bulunmadığı, husumet itirazları gereği kaza tarihi ile ilgili sorgulama yapıldığı, ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığı, husumet yokluğundan müvekkili yönünden davanın reddinin gerektiği, husumet yokluğuna istinaden aleyhe karar verilmesi halinde kazanın meydana gelmesinde kusur oranının tespitinin yapılmasının gerektiği, davacının yaralanması nedeniyle maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek maluliyet raporu ile tespit edilmesinin gerektiği, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz bilirkişilerce yapılmasının gerektiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusur oranının tespitinin yapılmasının gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporunun alınmasının gerektiği, davacının yaralanması nedeniyle maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek maluliyet raporu ile tespit edilmesinin gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz bilirkişilerce yapılmasının gerektiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalı ... Sigora A.Ş. Yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 5.236,12 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 894,37 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 22/12/2021 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğuna hükmedilmesi gerekirken tali kusur verilmesinin hatalı olduğunu, meydana gelen kazada, müvekkilinin yolcu olması hasebiyle müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur bulunmamakla birlikte bu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, müvekkili yönünden aldırılan maluliyet raporunda maluliyet oranının %0 olarak belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve itirazları doğrultusunda yeni rapor alınmadan hüküm kurulmuş olduğunu, maluliyet raporuna itirazları dikkate alınmadan düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu, davalı ... Sigorta yönünden maddi tazminata ilişkin işleyecek faizin sigorta şirketine başvuru tarihinden ve avans (reeskont) faiz olması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ıslah dilekçesinde taraflarınca hasım sıfatında yanılgı yaşandığı ve husumetin sehven yönlendirildiğinin bildirildiğini, bu nedenle HMK 124/4 gereğince bu davalı şirket yönünden hüküm kurulmaması ve aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken, taraflarına yargılama giderlerinin hükmedilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında kazada alkollü olması ve tam kusurlu olduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; kazanın diğer araç sürücüsü ve davacının arkadaşı olan ...'ın kırmızı fasılalı ışıkta geçmesi nedeniyle meydana geldiğini, kırmızı fasılalı ışıkta geçmenin, Ceza Genel Kurulunun ekte sundukları kararı ile bilinçli taksir hali olduğunu, ... hakkında sonradan kamu davası açılarak .... Asliye Ceza Mahkemesi 2022/138 nolu dosyası ile birleştirildiğini, yargılamanın halen devam ettiğini, yerel mahkemenin dava hakkındaki inceleme ve bilirkişi raporlarını 01.07.2022 tarihli ara kararı ile istediği ceza dosyası üzerinden yaptırdığını ancak 29.03.2024 tarihinde açılan ve birleştirilen yeni kamu davası ile kazanın oluşumuna ...'ın neden olduğunun ortaya çıktığını, birleştirme sonrası ceza dosyasının son hali getirtilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, kazanın oluşumunda asli kusurlu olanın kazaya karışan diğer sürücü ... olduğu açıkça ispatlı iken, tali kusurlu müvekkili aleyhine yüksek bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda, 27/09/2021 günü saat 00.55 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Bulvarını takiben seyirle olay mahalli kavşağa gelip istikametine yönelik yanan sarı fasılalı ışıkla kavşağa giriş yaptığı sırada (kavşak adasından çıkan araç sebebiyle yolun soluna doğru yönelerek); sol tarafındaki kavşak adası kesiminden kırmızı fasılalı ışıkla çıkarak istikametindeki yön bölümüne girip sol şeridi kapatacak şekilde duran dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ yan kısımlarına, aracının ön kısmıyla çarpması neticesinde; davacı yolcu ...'in yaralanması neticesinde trafik kazası meydana gelmiştir. Tüm dosya kapsamı, iddianame, beyanlar, kaza tespit tutanağı, ekli CD kaza anını gösteren video görüntüleri ve bilirkişi raporları incelendiğinde mevcut verilere göre; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli kavşağa istikametine yönelik olarak yanan sarı fasılalı ışığı da dikkate alarak hızını azaltmak suretiyle kontrollü şekilde yaklaşması, gidiş istikametine göre sol tarafındaki kavşak adasından çıkarak istikametindeki yön bölümüne gidip duran araca karşı zamanında etkin fren/direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılan olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %25 orarında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa seyirle gelip kavşak adasından sola dönüş yapmak istediğinde kavşak adası çıkışında, istikametine yönelik olarak yanan kırmızı fasılalı ışığa uyarak durması, kavşakta ilk geçiş hakkını sağ tarafından gelen ve kavşağı düz bir istikamette geçmek isteyen sanık idaresindeki araca bırakması gerekirken kırmızı fasılalı ışığa uymayarak kazaya sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %75 oranında kusurlu olduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacının gerçekleşen kazada bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 23.10.2023 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 27.09.2021 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin hükme esas alınan faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Her ne kadar davacı vekili; ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş.'nin maddi tazminat sorumluluğu kapsmaında işleyecek faiz sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans ( reeskont) faiz olması gerektiğinden bahisle istinaf etmiş ise de; ... plakalı aracın ruhsat kaydında ve kaza tespit tutanağında kulanım amacının hususi olduğu anlaşıldığından bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza anında tramer sisteminde yapılan sorgulamada ZMMS policesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği gözüktüğü, keza kaza tespit tutanağına da bu şekilde girildiği, dava açılmadan evvel davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yapılan başvuru ile arabuluculuk görüşmeleri aşamasında da, davalının ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenlenmediğinin bildirilmediği dikkate alındığında, yazılı şekilde husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı tarafında hasım sıfatında yanılgı yaşanmış ve sehven husumet yöneltildiği anlaşılmakla aleyhe vekalet ücreti taktirine yer olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Somut olayda 27/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih ve 2022/215 Esas, 2024/656 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın maddi tazminat yönünden kısmen KABULÜ ile; -Davalı ... SigorTa A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, -5.236,12 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 894,37 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 22/12/2021 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen KABULÜ ile; 35.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Harç yönünden: 3-İlk derece mahkemesince 13.06.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harca yönelik olarak her ne kadar ilk derece mahkemesince 11.10.2024 tarihli harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise de, bu harç tahsil müzekkeresinin arabuluculuk ücretine yönelik kısmında sorun bulunmamakla birlikte, maddi ve manevi tazminat davaları yönünden alınacak harç ve ayrıca davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle yine taraflardan tahsil edilecek yargılama giderine yönelik miktar bazında ayrım yapılmadığı ve hangi davalıdan hangi miktarın tahsil edileceğinin anlaşılamadığı ayrıca harç ve yargılama giderinin tamamı için bakiye karar harç şeklinde hatalı niteleme yapıldığı ve bu hususların karışıklığa neden olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılan 11.10.2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin arabuluculuk ücretine ilişkin kısmı hariç olmak üzere 5.811,06 TL bakiye karar harcının davalılardan tahsil edilmiş olması halinde dairemizce bu hususta yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin talep edilmesi halinde 11.10.2024 tarihli harç tahsil müzekkeresi gereğince tahsil edilen bakiye karar harcının ilgili davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Maddi tazminat davası yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı ile dava açılışında alınması gereken ancak davacı tarafın adli yardım talebi kabul edildiğinden alınmayan 732,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplamda 1.159,60 TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Manevi tazminat davası yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.390,85 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşılan 232,00 TL tebligat gideri, 234,06 TL müzekkere gideri, 2.595,00 TL Adli Tıp gideri, 2.750,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.811,06 TL yargılama giderinin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-a-)Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 13.06.2024 günlü karar gereğince yazılan 11.10.2024 tarihli müzekkere ile davalı taraftan tahsiline karar verilen 1.500,00 TL miktarındaki arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise bakiye 60,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, Yargılama giderleri yönünden: 8-Davacı tarafın adli yardım talebinin kabul edilmiş olmasından kaynaklı olarak yargılama giderinin suç üstü ödeneğinden yapılması ve buna ilişkin hükmün dairemiz kararının harç kısmında kurulduğu anlaşılmakla yargılama giderine ilişkin ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 9-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden: 10-Maddi tazminat davası yönünden; -Davacı vekille temsil edildiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 6.130,49 TL vekalet ücreti takdiri ile davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı ... Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 35.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 12-Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı Murat Durmaz lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, İstinaf giderleri açısından; 13-Davacı tarafın adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmiş ve istinaf harçlarının alınmamış olması nedeniyle harç iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 14-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 2.468,07 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 2.040,47 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 15-Karar sonrası suç üstü ödeneğinden sarf edildiği anlaşılan 70,00 TL tebligat ücretlerine yönelik yargılama giderinin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 16-Davalı ...'ın yatırdığı avanstan sarf edilen 458,00 TL dosyanın istinafa gönderim ücretine yönelik istinaf yargılama giderinin davalının üzerinde bırakılmasına, 17-İlk derece mahkemesince dosyadan yapılacak masraflarda kullanılmak üzere İdari İşler Müdürlüğü'nden (suç üstü ödeneğinden) 04.04.2022 tarihinde dosyaya getirtilen ve UYAP ortamında dosyasına alındığı anlaşılan 2.000,00 TL avanstan kullanılmayan 748,44 TL'lik kısmının halen UYAP ortamında dosyasında bulunduğu UYAP/ online vezne kayıtlarından anlaşılmış olup, işbu dairemiz kararından sonraki aşamalarda bu 748,44 TL'lik avansın sarf edilmesi halinde, kararın kesinleşmesine müteakip harcanan kısım yönünden kararın kesinleşme durumuna göre ilgili taraftan tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, bu hususta işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 18-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 19-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 2026/49 esas ve 2026/48 karar sayılı ilamı gereği; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 16.06.2026
Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır