Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2009 E. 2026/1833 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2009
- Karar No
- 2026/1833
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2009
KARAR NO:2026/1833
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:18/07/2023
NUMARASI:2022/126 Esas - 2023/707 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ:16/02/2022
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;15.07.2020 tarihinde davalılardan sürücü ... ...' ın sevk ve idaresindeki, ... ...' ın maliki ve... A. Ş.' nin ... sigortası olduğu ... plakalı motosikletin; dava dışı sürücü ...' ün idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu; ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacı müvekkilinin yaralandığını;davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, kazada ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ... ...'ın kusurlu olduğunu, diğer sürücünün ise kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik; davacı müvekkili için şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; müvekkilinin manevi sıkıntıları nedeniyle 80.000,00 TL' nin işleyecek faiziyle davalılardan ... ... ve... ...' dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, esasa ilişkin itirazlarının yanı sıra, usule ilişkin olarak zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur belirlemesi yapılması gerektiğini açıklayarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ... ve... ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın oluşumunda müvekkili ...'in herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkillerin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, bir an için davacı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilecekse bile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminat bir zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağından davacının 80.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat istemli açılan davanın kısmen kabulü ile; sürekli iş göremezlik( kazanma gücü kaybı) yönünden ikame edilen davanın reddine, 2.354,40-TL bakıcı gideri, 400 TL tedavi gideri, 400 TL ulaşım gideri, 5.579,28-TL kazanç kaybı (geçici iş göremezlik kaybı) olmak üzere toplam 8.733,68-TL maddi tazminatın davalı... şirketi yönünden dava tarihinden(16/02/2022), diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemli açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;5.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamındaki yaşanan olayda, kazanın oluş şekli, müvekkilin kazanın oluşumunda hiç bir kusurunun olmamayışı, tarafların ekonomik sosyal durumları, müvekkilin kaza sonrasında iyileşme süreci, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarındaki müvekkili hakkında kazadan sonra yaşadığı manevi çöküntünün ne şekilde yaşadığını, müvekkili üzerinde yaşadığı bu kazanın etkisiyle yaşamış olduğu buhran hali ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının müvekkilindeki acı ve elemin giderilmesi için yeterli olmadığını, takdir edilen manevi tazminat miktarının kaldırılmasını, dava dilekçesindeki talepleri gibi manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 15.07.2020 tarihinde davalı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesine ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı anlaşılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince,hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih, 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinde yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü manevi tazminat davaları bakımından iptal edildiğinden yargılama gideri hesaplanırken manevi tazminatın kabul ve red oranı nazara alınmamış ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 08/01/2026 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Türkiye Barolar Birliği kararı ile AAÜT'nin 10. fıkrası yürürlükten kaldırıldığından manevi tazminatın reddedilen tutarı üzerinden davalı lehine red vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Maddi tazminat istemli açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
- sürekli iş göremezlik (kazanma gücü kaybı) yönünden ikame edilen davanın REDDİNE,
-2.354,40-TL bakıcı gideri, 400 TL tedavi gideri, 400 TL ulaşım gideri, 5.579,28-TL kazanç kaybı (geçici iş göremezlik kaybı) olmak üzere toplam 8.733,68-TL maddi tazminatın davalı... şirketi yönünden dava tarihinden(16/02/2022), diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Manevi tazminat istemli açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
- 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Kabule konu dava değeri üzerinden maddi tazminat istemli dava yönünden 569,59 TL, Manevi tazminat istemli dava yönünden 1.366,20 TL olmak üzere toplam alınması gereken 1.935,79 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatan peşin ve ıslah harcı olan 310,53 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.625,26 TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı... şirketin müşterek ve müteselsil sorumluluğu 338,54 TL ile sınırlı olacak şekilde) tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat istemli dava yönünden kabule konu dava değeri yönünden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan 8.733,68 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Maddi tazminat istemli dava yönünden redde konu dava değeri yönünden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan 2.183,42- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-Manevi tazminat istemli dava yönünden kabule konu dava değeri yönünden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan 20.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan ilk gider, posta, müzekkere, bilirkişi ücreti ve ATK ücretinden oluşan toplam 3.992,48 TL yargılama giderinden (maddi tazminat bakımından) kabul ve ret oranları nazara alınarak; 3.193,98 TL olan kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
9-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1600 TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak; 1.017,60 TL olan kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan kısmın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 492,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2026