Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1697 E. 2026/1856 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1697
- Karar No
- 2026/1856
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1697 KARAR NO : 2026/1856
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2023 NUMARASI : 2022/1412 Esas ve 2023/226 Karar
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/06/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2022/1412 Esas ve 2023/226 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/24242 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı bononun 02/02/2007 düzenleme tarihli ve 66.000,00 Dolar bedelli olduğunu, taraflar arasında yakın arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu, davacının davalıdan borç para aldığını, bono üzerindeki imza dışındaki bilgilerin sonradan doldurulduğunu, davacı tarafından davalıya 84.600,00.TL ödeme yapıldığını, takip başlatılmadan önce takibe konu borcun ödendiğini, takibe konu dayanak belge olan bonodan hiç bahsedilmediğini, davalı tarafından hileli davranışlarda bulunulduğunu ve dolandırıldığını, bu nedenlerle; ... İcra Müdürlüğünün 2019/24242 esas sayılı dosya ile yapılan takibin durdurulması ve dosyaya ödenmiş olan paranın icra dosyası alacaklısı olan davalıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesinin haksız ve kötü niyetle takip yapan davalı aleyhine davacı müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın senedi kötü niyetle 14 yıl sonra icra takibine koyduğunu iddia ettiğini, senedin düzenleme tarihi 02/02/2007 vade tarihi 02/02/2018 senedin takibe konulduğu tarihin 2019 yılı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde eşinin banka hesabına 20/09/2018 tarihinde borcuna mahsuben 2.000,00.TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, bononun düzenleme tarihi ile ödeme yapıldığı iddia edilen tarih arasında zaman geçtiğini, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacının borçlu olduğunu ikrar eden beyanlarının mevcut olduğunu, bu nedenlerle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesinden dolayı dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan davacının İ.İ.K. Mad. 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2022/1412 Esas ve 2023/226 Karar sayılı kararında, dava konusu bononun 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde belirtilen yasal unsurları taşıdığını ve temel ilişkiden mücerret borç ikrarını içerdiğini, bonodaki imzanın davacıya ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, bono bedelinin anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bu yöndeki iddianın HMK.nun 201.maddesi gereğince senetle ispatının gerektiğini, davacı tarafından bu yönde yazılı bir belgenin sunulmadığını, davacı tarafından yapmış olduğu bir takım ödemelere ilişkin belgelerin ibraz edildiğini, yapılan ödemelerin davacının dava konusu bonodan kaynaklanan borcuna ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, elden yapıldığı iddia olunan ödemelere ilişkin de yazılı bir belge sunulmadığını, davacı tarafından icra takibine konu bononun taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin aksine doldurulduğunun ve bono bedelinin davalıya ödendiğinin böylelikle bononun bedelsiz kaldığının ispatlanamadığını, bu nedenlerle; davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kendisini üst derece mahkemesi gibi görüp gerekçeli kararında hatalı olarak ''...davacı tarafından yapmış olduğu bir takım ödemelere ilişkin belgelerin ibraz edildiği, yapılan ödemelerin, davacının dava konusu bonodan kaynaklanan borcuna ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, elden yapıldığı iddia olunan ödemelere ilişkin de yazılı bir belge sunulmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından, icra takibine konu bononun, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin aksine doldurulduğunun ve bono bedelinin davalıya ödendiğinin, böylelikle bononun bedelsiz kaldığının ispatlanamadığı davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır.'' kararı verdiğini, hangi gerekçeye dayanarak ''ilk derece mahkemesince verilen kararın usule uygun olduğunu" yazdığını, bu durumun dosyanın gereği gibi incelenmeden başka BAM kararlarının kopyalanarak hatalı olarak karar verildiğini gösterdiğini, bu durumun bozma sebebi olduğunu, "yapılan ödemelerin, davacının dava konusu bonodan kaynaklanan borcuna ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmadığı..." söylemine dayandığını, yerel mahkemenin dava dilekçesini okumadığını ve sunmuş olduğu belgeleri incelemediğini, dava dilekçesinde ''...Tüm bu ödemeler, ...'nun bilgisi ve talimatı doğrultusunda borca mahsuben yapılmıştır...'' şeklinde beyanı olduğunu, yerel mahkemenin dava dilekçesini okumadığı gibi delilleri de incelemediğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında ''...elden yapıldığı iddia olunan ödemelere ilişkin de yazılı bir belge sunulmadığı...'' yazıldığını, dosya kapsamında elden yapılan ödemelere dair belgelerin dava dilekçesinde ve delil dilekçesinde belirtilerek dosyaya da sunulduğunu, davacının borcunu ödediği gerekçesiyle senedin iadesini istediğini, davalı senedin kaybolduğunu söyleyerek davacıyı oyaladığını, karşı tarafın senedi dolar olarak düzenleyerek dolardaki yükselişten faydalanıp kötü niyetli bir tutum izlediğini, alacağın çok yüksek miktarlara ulaştığını, bu nedenlerle; hukuka aykırı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2022/1412 Esas ve 2023/226 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince ilk derece mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı gibi karar verildiği, ödemelerin borca mahsuben yapıldığı, ödeme evraklarının dosyaya ibraz edildiği ancak mahkemece bu evrakların göz ardı edildiği, davalı hakkında dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulduğu, ara kararın istinafının neticesinin beklenilmediği, tahkikat ve sözlü yargılama usulüne uyulmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacının senet altındaki imzayı inkar etmediği, davacının senedin sonradan doldurulmuş ve senetteki bedelin ödenmiş olduğunu yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça senedin sonradan doldurulmuş olduğunun ispat edilemediği, dosyaya ibraz edilen ödeme belgelerinde açıklama bulunmadığı, davacı tarafça yapılan ödemelerin davaya konu senet nedeniyle yapılmış olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2022/1412 Esas ve 2023/226 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır