Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1489 E. 2026/1253 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1489
- Karar No
- 2026/1253
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1489
KARAR NO : 2026/1253
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 23/02/2023
NUMARASI : 2021/195 Esas - 2023/197 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11.07.2019 tarihinde ...plakalı araç sürücüsü ...'in İstanbul Esenler İlçesinde ... yoldan gelip Yeni Hal Yolu ... Köprüsü altına geldiğinde aynı istikamette seyir halinde olan müvekkiline ait ... plakalı yolcu otobüsüne arkadan çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, düzenlenen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalıya ait ...plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesi gereğince % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası ... plakalı araç yetkili serviste onarım gördüğü ve toplam maddi hasarının 54.573,68 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait aracın anılan kaza sebebiyle 7 iş günlük onarım süresi boyunca araç sefer yapamadığı için müvekkil bu kazancından mahrum kaldığını, bu nedenle müvekkilin işbu kazanç kaybı zararının giderilmesi gerektiğini, ayrıntılı arz ve izah olunan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde ikame edilen başvuruda, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 500,00 TL değer kaybı zararı ve 500.00 TL kazanç kabı zararının kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirlenebilir bir alacak mevcutken belirsiz alacak olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davanın ...'e ihbarını talep ettikleri, düzenlenen kaza tespit tutanağı maddi gerçeğe aykırı olduğundan hiçbir şekilde dikkate alınmaması gerektiğini, işbu davaya konu trafik kazası kaza tespit tutanağında hiç bahsi geçmeyen üçüncü bir aracın asli kusuru dolayısıyla meydana geldiğini, meydana gelen zincirleme trafik kazasının esas sorumlusu davacı taraf otobüsünün sol tarafında trafik kurallarına aykırı olarak tek yönlü bir yolda ters yönde hareket eden ... plakalı kamyonet olduğunu, kamyonetin fark edilmesi üzerine önce davacı taraf otobüs sürücüsü ani fren yaptığı, olay günü havanın yağışlı olmasından iyice kayganlaşan yolda ve akan trafikte; ani fren yapan otobüsün arkasında bulunan ... kontrolündeki araç, fren yapmasına rağmen kaygan yolda duramadığı ve söz konusu kaza meydana geldiği, öncelikle davacı sigorta şirketi tarafından sigorta edilen ... plakalı otobüsün şoförü ...'in kazaya ilişkin tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların davalı aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 9.000,00 TL değer kaybı bedelinin 11.07.2019 tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanç kaybının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay Yerleşik içtihatlarına göre, kazanç kaybı tespitinde, benzer bir aracın ne kadar süre içerisinde satın alınabileceği, sonrasında ise bu süre içerisinde emsal bir aracın temini için ne kadar ücret ödenmesi gerektiğinin tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybı zararı, müvekkilin gerçek zararını yansıtmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda her ne kadar belirtilen rakamların piyasa değerlerine göre belirlendiği belirtilmiş ise de piyasa araştırmasına ilişkin herhangi dayanak bir belge, veriye yer verilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davanın görevsiz mahkemede görülüp karara bağlandığını, esası hakkında görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olmasına rağmen mahkemece görev hususu irdelenmeden esas hakkında hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu edilen trafik kazasının, .... Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu kamyonetin tek yönlü yolda ters şeritte bulunmasından ileri gelen ağır kusur neticesinde meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında maddi olay ve kusura ilişkin üçüncü bir araçtan hiç söz edilmediğinden kusura ilişkin olarak yeniden inceleme yapılması gerekirken tüm kusurun ...'e verilmesi ve tazminattan da müvekkilin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, düzenlenen kaza tespit tutanağının maddi gerçeğe aykırı olduğundan hiçbir şekilde dikkate alınmaması gerekirken bilirkişi raporlarında ve mahkemece hükümde kaza tespit tutanağından yola çıkarak kusur tespiti yapıldığını, mahkemece kaza yerinin ve anını gören kamera kayıtlarının celp edilmediğini, kazaya ilişkin olarak trafik uzmanı bilirkişilerce mahallinde keşif yapılarak rapor tanzimi gerekirken Mahkemece keşfi icra edilmeden sadece trafik kaza tutanağı ile yetinildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nun 355.maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
HMK'nın 341/2.maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca HMK'nın (04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) ek 1. maddesinin 2.fıkrasında: "...parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır" düzenlenmesi bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkemede davanın açıldığı 2023 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00 TL olacaktır.
Mahkemece davanın 9.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar tarihine göre uygulanması gereken 2023 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması olanaklı değildir. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; değer kaybı, belirlenmesi için alınan kök ve ek bilirkişi raporun aracın markası, modeli, tip sınıf, teknik özellikleri, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı v.s. göz önünde bulundurularak değer kaybını hesaplandığı anlaşıldığına göre teknik hesaplamaya ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Kazanç kaybına ilişkin makul araç alma süresi ile araç kiralama bedelinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekir. Yine davacının araç kiralama faaliyeti nedeniyle kazancına dair resmi belge, defter, vergi kaydı ve buna ilişkin ticari belge ve bilgilerinin dosyaya getirilmesi, daha sonra konusunda uzman bilirkişi marifetiyle davacının kaza olmasaydı dahi yapacağı zorunlu giderler (yakıt vs.) indirildikten sonra günlük net kazancının bulunması, buna göre onarım süresince net kazanç kaybının hesaplanması gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanç kaybına ilişkin hesaplama yetersiz inceleme ile yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının araç kiralama faaliyeti nedeniyle ticari kazancına ilişkin ilgili meslek kuruluşlarından da sorularak tüm belge, bilgi, defter, muhasebe, vergi kaydı vs.dosyaya ibrazının sağlanması, davacının zorunlu giderleri dışında günlük net kazancının tespiti hususunda gerektiğinde davacının işyerindeki resmi belge ve kayıtları üzerinde de konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak günlük net kazancının hesaplanması daha sonra bilirkişiden tüm dosya kapsamına göre davacı aracının kiralık araç olarak kullanılması, yıpranma payı, km'si, modeli, markası vs. gözönünde bulundurularak araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasarın tamiri için gerekli makul sürenin tespiti, bu süre içinde davacının net kazanç kaybının ve rayiç değer tespitinin denetime elverişli şekilde hesaplanması için ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporunda irdelenip değerlendirildiği bir rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/547 E- 2015/7868 K., 2016/9514 E. - 2017 /7027 K. s. kararları)
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-a-)İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
b-)İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince davalıya iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-a-)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
b-)İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026