Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1430 E. 2026/1314 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1430
- Karar No
- 2026/1314
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2023/1430
KARAR NO : 2026/1314
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 10/01/2023
NUMARASI : 2020/364 Esas - 2023/18 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 03/06/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...'nün, davalı sigorta tarafından ... poliçesi ile sigorta ettirilen ... plakalı aracın sürücüsü maliki davalı ...'in sebebiyet verdiği kazada hayatını kaybettiğini, davalı ...'in hakkında Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/847 Esas sayılı dosyasıyla mahkumiyet kararı verildiğini, kazanın meydana gelmesinden sonra davalı sigorta şirketine yaptıkları müracaat neticesinde müvekkili ...'ye destekten yoksun kalma tazminatı için 12.116,00 TL, müvekkili ...'a 17.580,00 TL olmak üzere toplam 29.696,00 TL ödendiğini, bu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, cenaze, nakil, defin ve taziye harcamaları için toplam 15.000 TL'nin olay tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikle davalılardan tahsiline; müvekkili ... için 40.000 TL, ... için 40.000 TL, ... için 10.000 TL ve ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile (davalı sigorta hariç, davalı ... aleyhine) tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik ... için 1.000 TL, ... için 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın desteğinden yoksun kalan yakınları için 27/12/2016 tarihinde 29.696,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme nedeniyle davalı şirket nezdinde başkaca bir sorumluluk bulunmadığını, başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın desteğinden yoksun kalan yakınları için diğer davalı sigorta şirketince 27.12.2016 tarihinde 29.696,00 TL ödeme yapıldığını, somut olayda murisin kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,; "Davanın kısmen kabulü-kısmen reddi ile poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla; 74.522,36-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 26/10/2016, davalı sigorta şirketinden temerrrüt tarifi olan 27/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine; 108.752,24-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 26/10/2016, davalı sigorta şirketinden temerrrüt tarifi olan 27/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine; davanın; cenaze, nakil, defin ve taziye harcamaları talepleri yönünden 6100 Sayılı HMK m.123 kapsamında açılmamış sayılmasına; davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/10/2016 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davacılara 27/12/2016 tarihinde 29.696,00 TL ödeme yapıldığını, davacıların kendilerini ibra ettiklerini, ibra nedeniyle bakiye sorumluluklarının bulunmadığını, bunun yanında davanın KTK'nın 111/2.maddesindeki 2 yıllık süreden sonra açıldığı için de reddi gerektiğini, kaza tarihine göre yeni genel şartların yürürlükte olup zarar hesabında 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kesinlikle %0 teknik faiz ile yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından; 26/10/2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile davacıların murisi ...'nün sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde, motosiklet sürücüsü ...'nün vefat ettiği, müteveffanın anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, müteveffanın kardeşleri olan davacıların manevi tazminat talebi ile eldeki davayı açtıkları; olayla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/847 Esas sayılı dosyasında sanık ... asli kusurlu kabul edilerek hakkında 15.200,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, kararın 25/02/2020 tarihinde istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, kazanın meydana gelmesinden sonra davacılar ... ve ...'nün davalı sigorta şirketine yaptıkları müracaat neticesinde, 27/12/2016 tarihinde davacı ...'ye destekten yoksun kalma tazminatı için 12.116,00 TL, davacı ...'a 17.580,00 TL olmak üzere toplam 29.696,00 TL ödendiği, davacıların 22/06/2016 tarihinde, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutmak kaydıyla davalı sigorta şirketini ibra ettikleri anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Davalı sigorta tarafından 27/12/2016 tarihinde davacılara 29.696,00 TL kısmi ödeme yapıldığı husunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Davalı sigorta şirketi her ne kadar davacıların kendilerini ibra ettiğini savunmuş ise de, dosyaya sunulan ibraname başlıklı 22/12/2016 tarihli belgede, davacıların fazlaya ilişkin hakların saklı tuttukları ve bu nedenle işbu belgenin kayıtsız ve şartsız bir ibraname niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, talebin hak düşürücü süreye uğradığı yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).
Bu nedenlerle; davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ...A.Ş. vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalı ...A.Ş.'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2026