Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1390 E. 2026/1012 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1390
Karar No
2026/1012
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1390

KARAR NO : 2026/1012

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/02/2023

DAVA: Alacak

DAVA TARİHİ: 11/12/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2026

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin donatanı olduğu ... ... nolu “......” gemisinin tekne ve makinasında ortaya çıkabilecek rizikoların davalı sigortacı ile akdedilen 02.10.2019 tarihli poliçe uyarınca teminat altına alındığını,geminin 14.11.2019 tarihinde İsrail’in ... Limanından yükünü alarak İtalya’nın... Limanı'na doğru yola çıktığını, 22.11.2019 tarihinde ise geminin ana makinasında ortaya çıkan bir arıza nedeniyle ana makinenin ivedilikle durdurulduğunu, gemi mürettebatı tarafından yapılan ilk incelemelerin sonucunda ana makinanın çalıştırılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını ve hasar ile arızaya ilişkin daha detaylı inceleme yapılabilmesi amacıyla geminin... Limanı'nın 36 mil açığına demirlediğini, incelemeler neticesinde ortaya çıkan hasar ve arızanın geçici olarak onarımının mümkün olmadığının tespit edilmesi üzerine geminin Tekne-Makine sigortacısı olan davalıya rizikonun ihbar edildiğini, akabinde geminin 22.11.2019 tarihinde römorkör ile çekilmeye başlanarak 23.11.2019 tarihinde ise geminin güvenli bir şekilde rıhtıma yanaştırıldığını, davalının rizikoya ilişkin araştırmalarını 20.12.2019 tarihinde tamamladığını, tazmin borcunu yerine getirmekten imtina eden davalının bu tarihte temerrüde düştüğünü, müvekkilinin ortaya çıkan tüm masrafları kendisinin karşıladığını, 19.02.2020 tarihli kesin rapor ile riziko nedeniyle gemi makinesi ve parçalarında ortaya çıkan zararın müşterek avarya masrafları hariç olmak üzere 328.632,15-USD olduğunun tespit edildiğini, yine aynı raporda da belirtildiği üzere rizikonun meydana gelmesi ile poliçe hükümleri uyarınca müvekkilinin 100.000-USD’ye kadar olan müşterek avarya masraflarını sigortacıdan talep etme hakkına haiz olduğunu, davalı sigortacı tarafından poliçeye aykırı şekilde yaklaşık 178.632,15-USD tutarında ödeme teklif edildiğini, bu teklifin müvekkili tarafından kabul edilmediğini belirterek 354.465,63-Euro, 9.600-USD ve 16.424,27-TL’den oluşan alacağın temerrüt tarihi olan 20.12.2019’dan itibaren döviz cinsindeki zarar kalemleri için 3095 S.lı Kanun'un 4a maddesi gereğince, TL alacak için avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; söz konusu poliçede 50.000-USD tenzili muafiyet şartı bulunduğunu, ana makine imal yılı 2007 olan sigortalı geminin 29.12.2008 tarihinde İstanbul/Tuzla'da yerleşik ... Tersanesi'nde kızağa konulduğunu ve 2012 Ekim ayında inşasının mevcut donatanı davacı tarafından tamamlandığını,hasarın gerçekleşmesinin akabinde müvekkili şirketçe bağımsız eksper incelemesi yapılması talep edildiğini, 24.25.26/11/2019 ve 18.19.20/12/2019 tarihlerinde eksperiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz raporu tanzim edildiğini, eksper raporuna göre geminin hasarlanan ana makinasının hasar öncesi ... firması tarafından 02.09.2019-28.09.2019 tarihlerinde 33870 çalışma saatinde komple overhoul edildiğini, overhoul işlemi sırasında 10.09.2019-14.09.2019 tarihlerinde crankshaft'ın ...firması tarafından taşlandığını, hasarın kuvvetle muhtemel yapılan taşlama işleminden veya yapılan makina overholünden kaynaklandığının belirtildiğini, dava konusu hasar sonrası makinanın krankşaftının sökülerek götürüldüğü İtalya...'da yerleşik ... isimli firma atölyesinde yapılan hassas ölçüm ve inceleme neticesinde hasarın ...firması tarafından kranksaftta yapılan taşlama sırasında No:... ... beyan edilenden fazla taşlanması sonucu meydana geldiğini tespit edildiğini, krankşaft taşlamasının 24.09.2019 tarihinde gemiye kondisyon ve kıymet takdiri sörvey çalışması için gelen ... sörveyörüne bildirilmediğini, 26.09.2019 tarihli sörvey raporunda bu konuda bir açıklama yer almadığını, tekne makine sigorta teminatının ... 01.10.1983 mucibince verildiğini, sigorta bedelinin mutabakatlı değer esasına göre tanzim edildiğini, davacının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini,hasarın hatalı ve fazla taşlama sonucu meydena geldiğinin tespit edilmesi sebebi ile davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının davadaki talepleri ile dava dilekçesi ekinde sunduğu belgelerin birbiri ile örtüşmediğini, hatalı,fahiş tazminat talebinde bulunduğu, gemideki parçaların hasar anındaki rayiç piyasa bedeli ile sovtaj araştırması yaptırılması ve tazminattan tenzili gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; teknik bilirkişilerin değerlendirmeleri de dikkate alındığında sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu yönündeki davalı savunmasının ispatlanamadığı, hasarın sebebinin sigorta eksperi tarafından da tam olarak tespit edilemediği, dava dosyasında görevlendirilen teknik bilirkişiler tarafından sigortalı geminin ana makinasının genel bakım yapıldıktan ve planlı ara surveylerinin tamamlanmasından sonra 28.09.2019 tarihinde normal seferlerine başladığının, ana makine hasarının gerçekleştiği 22/11/2019 tarihine kadar toplam 642 saat çalıştığının, hatalı krankşaft taşlaması sonucu gerçekleşen makine hasarlarında makinanın teknik olarak 642 saat çalışmasının mümkün olmadığının tespit edildiği, bilirkişilerin bu değerlendirmesi karşısında iddia edilen hatalı taşlama ile meydana gelen makine arızası arasında illiyet bağının bulunmadığı, meydana gelen rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, sigorta şirketinin gerçek zarar miktarını karşılamakla yükümlü olduğu, bilirkişi raporunda hasar bedelinin 50.000-USD muafiyet tenzili ile 239.804,20-Euro, 16.099,30-USD ve 16.499,30-TL olarak hesaplandığı, ihbar tarihinin 22/11/2019 olduğu, TTK'nın 1427. maddesine göre sigortacının temerrüt tarihinin ihbar tarihinden itibaren azami 45 gün olduğu, davalı sigorta şirketinin 07/01/2020 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 239.804,20-Euro ve 16.099,30-USD'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte 16.499,30- TL'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; müvekkili donatan tarafından sigorta tazminat alacağını oluşturan zarar kalemlerinin tümünün gerekli olduğunun somut delillerle ortaya konulduğunu, taleplerinin tümüyle kabulü gerektiğini,sözleşme şartlarını kötüniyetli olarak ihlal eden davalının TMK'nın 2. Maddesi gereğince muafiyet şartından yararlanamayacağını,ayrıca alacağın 20/12/2019 tarihinde muaccel olduğunu, 22/11/2019 olan ihbar tarihi esas alınmadan yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2-Davalı vekili; mahkemece dosyaya sunulan uzman görüşüne ve bilirkişi raporuna itirazlara rağmen itirazları karşılar nitelikte rapor almadığını, poliçe düzenlenmeden evvel 24.09.2019 tarihinde gemiye kondisyon ve kıymet takdiri sörvey çalışması için ... firması tarafından çıkıldığında gemi ana makinesinde standart overhaul işlemlerinin tamamlandığını, makinenin toplandığını, bu nedenle makinenin krankşaftının taşlanıp taşlanmadığının yapılan kontrol ile karter kapakları açtırılmış olsa dahi anlaşılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, bu konuda sigortalı tarafından bilgi verilmeksizin sörveyörlerin krankşaft işleminin yapıldığını tespit edebilmelerinin mümkün olmadığını, bu konuda gerekli tüm bilgilendirmenin yapılmış olması halinde dayanak poliçenin tanzim edilip edilmeyeceğinin, poliçe tanzim edilecek idi ise hangi koşullarda davacıya teklif sunulacağının yeniden değerlendirileceğini, sigortalının beyan yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiğini, dosya kapsamında mübrez olan ... tarafından hazırlanan raporda yer alan tespitlerden de anlaşıldığı üzere bilirkişi heyetinde yer alan tespitlerin tam aksine 24.11.2019 tarihli ölçüm çalışmasında gerekli ölçümlemelerin yapıldığını, alınan ölçülere istinaden krankşaftın daha önceden taşlanmış olmasına rağmen bu durumun sigortacıya bildirilmediğinin tespit edildiğini, sigortalılar tarafından poliçe tanzim edilirken beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini, 26/09/2019 tarihli kondisyon ve kıymet takdiri sörvey raporu incelendiğinde davacının taşlama işlemi yapıldığını bildirmediğinin ortaya çıkacağını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava; davacıya ait geminin seyir sırasında arızalanması nedeniyle oluşan hasar bedelinin tekne sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacıya ait ...II isimli geminin ...Limanı'na seyir halinde iken 22/11/2019 tarihinde ana makinesinde meydana gelen arıza nedeniyle davacı, onarım, malzeme, konaklama, liman ve acente vs giderlerden kaynaklı yapmak zorunda kaldığı giderlerden kaynaklanan zararın tazminini davalı sigorta şirketinden talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi ise arıza sonrası yapılan ekspertiz incelemesinde hasarın krankşaft arızasından kaynaklandığının, geminin genel bakımı sırasında ...isimli firma tarafından yapılan krank şaft taşlama işleminin hatalı yapıldığının tespit edildiğini, sigorta sözleşmesinin akdedilmesi sırasında gemide kondisyon ve kıymet takdiri için yapılan sörvey sürecinde taşlama işleminin bildirilmediğini, davacının TTK'nın 1434. vd. maddelerinde düzenlenen beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davanın taşlama işlemini hatalı yapan ...isimli firmaya yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Bu durumda uyuşmazlık, davacının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı noktasındadır.

Olay tarihinde geçerli olan davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen tekne sigorta poliçesinde, Tekne Sigorta Poliçesi Genel Şartları ile İnstitute ... 01.10.1983 Klozu hükümlerine atıf yapılmıştır. Tekne poliçesi genel şartlarının "Sigorta Teminatının Kapsamı" A.3 maddesinde, teminat dışı durumlar ile poliçe kapsamında değerlendirilecek hususlar gösterilmemiş olup kapsam ve teminat dışı hallerin özel şartlar ile belirleneceği düzenlenmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesindeki atıf nedeniyle dava konusu hasarın Institute ... klozuna göre değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 1453. maddesinde, rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigortalı malın ayıbından doğan hasarların aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında olmadığı düzenlenmiş ise de bahsi geçen klozla bu hükmün aksi öngörülmüştür. Institute ... klozunun 6.2.1 maddesinde kazanların patlaması, şaftların kırılması veya makine ya da teknedeki herhangi bir gizli kusur nedeniyle meydana gelen ziyaı ve hasarı teminat altına almaktadır. Klozun 6.2.4 maddesinde poliçe teminat kapsamı açısından tek şart "Ancak zıya veya hasarın, sigortalı, gemi sahibi, gemi işletmecileri ya da gemi sahibinin eksperleri yahut idare merkezindeki [karadaki] her hangi müdürün gerekli özeni göstermemesinden kaynaklanmaması" olarak belirtilmiştir. Ancak dosya kapsamında sigortalının özensizliğine ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Aksine, geminin bakımlarının yapıldığı, geminin denize elverişli olduğu, sörvey raporlarının olumlu ve geçerli sürelerde olduğu ortaya konulmuştur. Bu bakımından somut olayda meydana gelen arıza poliçe teminatı kapsamında bulunmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 1435. maddesinde; sigorta ettirenin sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu, sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususların sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edileceği düzenlenmiştir. Beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise TTK'nın 1439/2. maddesinde, "rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda sigorta poliçesi değer esasına göre düzenlenmiş olup poliçe tanzim edilmeden önce sigorta şirketi tarafından geminin kondisyonu, sigortalanabilir olup olmadığı ve kıymetinin belirlenmesi konusunda görevlendirilen ... firması tarafından gemide incelemelerde bulunulmuş ve inceleme sonucunda düzenlenen 26/09/2019 tarihli raporda geminin sigortalanabileceği yönünde uygunluk bildirilmiştir. Sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce, geminin ara sörveyinin yapıldığı 02/09/2019 - 28/09/2019 tarihleri arasında aynı zamanda 10/09/2019 tarihinde ...isimli firma tarafından ... taşlama işlemi yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından poliçe öncesinde görevlendirilen eksper... firması ise incelemelerini 04/09/2019 - 26/09/2019 tarihleri arasında yapmıştır. Diğer bir ifade ile geminin sigorta sözleşmesi için eksper incelemesinin yapıldığı sırada geminin ana bakım işlemleri ve ara sörveyi yapılmaya devam edilmektedir. Bu kapsamda ... yapılan işlem, davalının inceleme yaptırdığı döneme denk gelmektedir. Bilirkişi heyetince de belirtildiği üzere ... yapılan taşlama işleminden tamirci firma elemanlarından ve klas sörveyinden alması gereken bilgiler ile öğrenilmesi mümkün olduğu gibi sörvey raporunda taşlama yapıldığı bilgisi yer aldığından davalının ileri sürdüğünün aksine gemide yapılan taşlama işleminin sigorta poliçesi yapılırken sigortalı tarafından ayrıca bildirilmesi gereken bir bilgi olmadığının kabulü gerekir. Bildirilmediği ileri sürülen taşlama işleminin gizli bir bilgi olmadığı gibi değer ve kondisyon tespiti yapan eksper tarafından tespit edilmesi gereken bir bilgi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının sözleşmenin yapılması sırasında sigortacıya bildirilmeyen ya da eksik veya yanlış bildirilen bir husus söz konusu olmadığından davalının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, bahsi geçen arıza kaynaklı davacının yapması gereken harcama kalemleri denetime elverişli bir şekilde belirlenmiş olup, yedek parça ve temini, çeki hizmeti, krankşaft ölçümü, makinenin tamiri, ... uygulaması, ... malzeme, acente ve liman masrafları, Klas sörvey, Refakatçi ..., tamir sırasında harcanan yakıt, uçak bileti, araç kiralama, konaklama, müstehik malzeme, yemek ve ulaşım giderleri nedeniyle yapılmak zorunda kalan harcamalardan dolayı davacının zararı denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiştir. Davacı tarafça bir kısım masraf ve kalemlerin sigorta tazminatı içerisinde hesaplanmamasına yönelik istinaf nedeni ileri sürmüş ise de bilirkişi heyeti tarafından teknik detayları ile düzenlenen ek raporda davacının itirazları değerlendirilmiş, hasarın bir silindirde meydana gelmesinden dolayı hasarlı silindir dışındaki diğer silindirlere ait ekipmanların standartları dışına çıktığına ve değiştirmelerini gerektirecek ölçülere ulaştığına dair bir raporlama bulunmaması nedeniyle davacının insiyatifinde değiştirilen parça ve yapılan işlemlerin hasar bedeli hesaplanırken hariç tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalının kötüniyetli hareket ettiğinden bahisle muafiyet tenzili yapılamayacağı yönünde istinaf nedeni ileri sürülmüş ise de poliçede 50.000-USD tenzili muafiyet uygulanacağı kararlaştırılmış, somut olayda muafiyet tenzilinin uygulanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı gibi dürüstlük kuralına aykırı olarak da kabul edilemeyeceği nazara alındığında davacının ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, sigortacının sigorta tazminatını ödeme borcu, TTK m.1427/2 hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinin sonrasında ve sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve her halukarda TTK m.1446 hükmüne göre yapılacak bildirimden kırk beş gün sonra muaccel olur. Davacı tarafından riziko konusu 22/11/2019 tarihli arıza nedeniyle davalı sigorta şirketine hasar ihbarının 22/11/2019'de yapıldığı, eksper raporunun 45 günlük süreyi aşacak şekilde 19/02/2020 tarihinde düzenlendiği, bu durumda TTK'nın 1427. maddesine göre sigortacının temerrüt tarihi ihbar tarihinden itibaren azami 45 gün olduğu dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin 07/01/2020 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmakla faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubuyla kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,

Alınması gereken 166.093,30-TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin yatırılan

41.523,90-TL harcın mahsubu ile 124.569,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,

Taraflarca yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1390, K. 2026/1012, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1390-e-2026-1012-k-14faca075722