Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1314 E. 2026/1710 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1314
Karar No
2026/1710
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1314 - 2026/1710 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1314 KARAR NO : 2026/1710 KARAR TARİHİ : 19/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2023 NUMARASI : 2022/627 ESAS 2023/290 KARAR DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 19/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/627 esas 2023/290 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... İnş. Nak. Tar. Ürün. Tic. ve Ltd. Şti arasında kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'un müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kalması nedeniyle .... İcra Dairesi'nin 2019/6295 Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, ihtilafın çözülmesi için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak yapılan görüşmelerde uzlaşmanın sağlanamadığını, davalı ...'un borcun 724.433,30.TL anapara ve işleyecek temerrüt faizi ve BSMVden sorumlu olduğunu belirterek, borçlu tarafından .... İcra Dairesi'nin 2019/6295 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz edilen alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili davacı tarafın davasını ve taleplerini kesinlikle kabul etmediklerini, kredi sözleşmelerinin ticari iş olduğundan davalı müvekkilinin kefilliğinin ticari kefillik (müteselsil) kapsamına girdiğini, müvekkilinin el yazısı ile yazdığı kısımda, müteselsil kefaletle ilgili herhangi bir ibarenin bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, icra takibini yasal bir dayanağının bulunmadığını, davacının asıl borçluya takip başlatmadan davalı müvekkiline icra takibinin başlatamayacağını, davacının davasını ve taleplerini kabul etmemekle birlikte tüm hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, dava konusu kredi sözleşmesinin 2012 yılında imzalandığını, aradan 7 yıl geçtikten sonra davacı bankanın takip başlattığını, davalı müvekkilinin eşinin vermiş olduğu yazılı rızanın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davacı banka ile dava dışı ... İnş. Nakl. Tarım Ürün. Tic. Ve San. Ltd. Şti arasında imzalanan 2 ayrı Genel Kredi Sözleşmesinden, 04/07/2012 tarihli 1.500.000,00.TL tutarındaki kredi sözleşmesine davalı ...'un müteselsil kefil olarak katıldığı, kefaletinin TBK'nın 583 ve 584 maddelerine uygun olduğu, kendisini bağladığı, davalının diğer sözleşmede kefaletinin bulunmadığı, icra takibinin her iki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlardan dolayı başlatıldığı, ancak davalının kefaleti bulunan borçlardan sorumlu tutulmasının istendiği, nedenleri yukarıda tartışıldığı üzere davalının takip tarihi itibariyle 724.433,30.TL asıl alacak, 104.675,53.TL işlemiş faiz, 5.233,77.TL BSMV olmak üzere toplam 834.342,60.TL den sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, hüküm altına alınan alacakların likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözeltilerek davacı lehine inkar tazminatına" şekilde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olabilmesi için öncelikle usulüne uygun kefalet sözleşmesinin varlığından söz edilmesi gerektiğini, Kanun tarafından şekil şartı olarak belirlenen " kendi el yazısı ile müteselsil kefil olduğunu belirttiğine ilişkin ibare " icra takibine dayanak kredi sözleşmesinde yer almadığını, İcra takibine dayanak kredi sözleşmesine bakıldığında, müvekkilin kendi el yazısı ile müteselsil kefil olduğuna dair ya da bu minvalde başka hiçbir kefalet kaydı bulunmadığını, geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığından, müvekkilin müteselsil kefil olarak kredi borcundan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı asıl borçluya başvurmadan, kefile başvuruda bulunamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, dava dışı ... İnş. Nak....Ltd.Şti ile imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesine istinaden nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığı, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/6295 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, kefaletin geçersiz olduğunu, asıl borçluya takip başlatılmadan kefil hakkında takip başlatılamayacağını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalının, 04/07/2012 tarihli Kredi sözleşmesinin müşterek borçlu-müteselsil kefili olduğu, kefaletin TBK'nun 583. ve 584. Maddelerine uygun olup, davalıyı bağladığı, davacı alacaklının, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde, müteselsil kefil hakkında, asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla takip başlatabilceği, davalının, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davalının, 03/04/2018 tarihli sözleşmede ise kefaletinin bulunmadığı, takip talebinde, davalının 04/07/2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulmasının istenerek takip başlatıldığı, mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, kredi borcu nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bilirkişi tarafından davacı alacağının usul ve yasa, sözleşme hükümleri ile dosya kapsamına uygun olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunda ana para alacağının, kullandırılan kredi, yapılan ödemeler ile akdi faiz oranı gözetilerek hesaplandığı, yapılan hesaplamada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ipoteğin, davalı kefilin borcunu güvence altına almadığı, sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 56.993,94.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 14.248,48.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 42.745,56.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1314, K. 2026/1710, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1314-e-2026-1710-k-5803f6d4aec2