Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1207 E. 2026/1935 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1207
- Karar No
- 2026/1935
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1207 KARAR NO : 2026/1935
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/61 Esas - 2022/923 Karar KARAR TARİHİ : 21/12/2022 DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 16/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/03/2019 tarihinde davalılar tarafından yapılna kazı çalışmasında davacıya ait fiberoptik kablolara ve yeraltı güzergahına zarar verilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.139,17 TL'nın olay tarihi olan 19/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ile yaptıkları Yağmur Suyu Kanal İnşaatı işinin müvekkilince 05/03/2019 tarihinde bitirildiğini, dava konusu yerde bir çalışma yapılmadığını, bu yerin yapım işi kapsamında olmadığını, polis tutanağında da çalışma yapılmış olduğu muhtemel yazıldığını, tutanakta iki kablonun koparak zarar gördüğü ve siyah borunun kırık olduğu belirtilmiş iken talep edilen miktara ilişkin fatura ve belgelerde başkaca malzeme kalemlerinin bulunduğunu davacı iddialarının çelişkili olduğunu , illiyet bağının bulunmadığını beyanla davanın reddini , davanın sigorta şirketine ihbarını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerde idarelerinin herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, ... ile anlaşılan yapım işinin 05/05/2019 tarihinde tamamlanarak geçici kabulünün yapıldığını, iddia edilen olayın ise 19/03/2019 tarihli olduğunu, tutanakta yazan hasardan daha farklı maliyet kalemlerinin talep edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapım işi sözleşmesi gereğince tüm sorumluluğun yüklenici firmada olması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz isteminin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; her ne kadar ... yöneticisi olduğu iddia edilen ....'nın savcılık soruşturmasında kolluk birimlerince alınan ifadesinde zorunlu müdafi ya da ihtiyari vekili bulunmadan verilen ifadedeki beyanın ikrar kabul edilemeyeceğinden eylemlerin ve sonucundaki zararın davalılar tarafından gerçekleştirildiği ispatlanamadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisinin kolluk ifadesi, tanık beyanları, tutanak ve deliller ile davalıların dava konusu sokakta çalışma yaptıklarını sabit olduğunu, hasarın 19/03/2019 tarihinden önce oluştuğunu ancak tanık ....'un beyn ettiği gibi arızanın sonradan ortadan çıkması ile farkedildiğini, daha önce o güzergahta bulunmayan ... borusunun arızanın tespit edildiği tarihte orada olduğunu, emsal İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/67 E sayılı dosyasında da benzer şekilde davalıların çalışması ile davacıya ait kablolara verilen hasardan sorumluluklarının kabul edildiğini, buna ilişkin bilirkişi raporunu dosyaya sunduklarını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları istinafa cevap dilekçelerinde özetle ; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yağmursuyu kanal yapım işi sırasında davacı şirkete ait yer altı fiber optik kablo tesislerine zarar verilmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1. fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut olayda, davacı şirkete ait yeraltı fiberoptik kabloların ve yeraltı güzergahına davalıların Bornova .... Mahallesi ... Sokak'ta yaptıkları yağmursuyu kanalı yapım çalışması sırasında zarar verildiği iddiası ile maddi tazminat talep edilmektedir. Olaya ilişkin kolluk tarafından tutulan 19/03/2019 tarihli olay yeri görgü tutanağında davacıya ait 2 adet turuncu internet kablosunun koptuğu , internet kablosunun uç kısımlarının açıkta olduğu, siyah renkli plastik 25-30 cm'lik borunun da kırık ve dışarıda olduğunun tespit edildiği, "..asfalt yolda çalışma yapılmış olduğu muhtemel yerde çalışma yapılırken.." şeklinde ifade edilen olaya ilişkin kamera kaydı ve görgü şahidi bulunmadığının da tutanağa geçirildiği görülmüştür. Dava konusu hasarın oluştuğu sokağın davalı taraflarca sunulan "İzmir İli Bornova İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi .. Sokaklar Yağmursuyu Kanalı İnşaatı" işine ait sözleşme kapsamında kalmadığı, 05/03/2019 iş bitirme ve geçici kabul tarihinden sonra 19/03/2019 tarihinde dava konusu hasarın tespit edildiği, dava konusu yerde çalışma yapıldığına dair davalı şirket çalışanı ...'nın beyanı dışında hiçbir delil bulunmadığı, bu çalışanın beyanlarının da davacı tarafça iddia edilen oluş ve davacı tanıklarının anlatımları ile örtüşmediği, hasarın kabloların bir süre daha çalışması nedeniyle çalışma tamamlandıktan sonra tespit edildiği iddia edilirken çalışanın beyanında davacı çalışanlarının çalışma alanına gelerek böyle bir olay olduğunu söyledikleri, kablonun kopmuş olduğunun farkedildiği, tamir için davalı şirket ekiplerinin de kazı çalışmasında yardımcı oldukları yönünde ifadeler bulunduğu, bu yönden ifadenin yeterli kanaat oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tanığı ....'in beyanına göre kabloların kopması halinde hemen arıza oluşacağı, ancak kopmadan sadece hasar görmesi halinde bir süre daha çalışıp daha sonra arıza vereceği, somut olayda da kabloların bir süre daha çalışıp zararlandırıcı eylem anında değil çok daha sonra arıza vermesi nedeniyle çalışma bittikten sonra hasarın tespit edilebildiği iddia edilmekteyken, olay yeri tutanağına ve fotoğraflara göre kablolarda "kopma" olduğu, siyah borunun da kırık ve dışarıda olduğu görüldüğüne göre kabloların "kopma" nedeniyle eylem anında (iddiaya göre 05/03/2019 tarihinden önce çalışma tamamlanmadan) arıza vermesi gerektiği sonucuna varıldığından anılan iddia ile somut veriler de bu yönden örtüşmemektedir. Hal böyle olunca, tüm dosya kapsamında dava konusu sokakta davalılarca çalışma yapıldığı ve bu çalışma sırasında davacıya ait yeraltı güzergahına zarar verilerek kabloların kopmasına sebebiyet verildiği sabit olmadığından İDM'ce davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Keza, davacı tarafça emsal rapor olarak sunulan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/67 E sayılı dosyasına konu olayda davacı şirkete ait kablolarda "kısmi hasar" söz konusu olduğu, kopma olmadığı ve dava konusu yerde çalışma olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı , bu nedenle vakıa ve delil durumunun farklılık arz ettiği açık olup , farklı yönde sonuca varılmış olmasında dosya kapsamına aykırılık bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00-TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00-TL'den mahsubuyla, bakiye 552,10-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 16/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.