Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/949 E. 2026/820 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/949
Karar No
2026/820
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/949

KARAR NO:2026/820

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:02/02/2022

NUMARASI:2020/120 Esas, 2022/41 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davacı ... ve Davalı ... beş ayrı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeler 22.08.2016 gün ... no, 22.09.2016 gün ... no, 01.12.2016 gün ... no, 18.01.2017 gün ... no ve 24.05.2017 günü ... no'lu sözleşmeler olduğunu, sözleşmeleri delil listesi ile sunduklarını, davalı ...,... Projesi projesinin işveren olduğunu, dava dışı ... Başkanlığı Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ise iş sahibi, Davacı ... ise bu projede beş ayrı sözleşme ile alt yüklenici-alt işveren olarak yer aldığını, davacı ..., bu sözleşmeler ile çelik konstrüksiyon, çelik saçak, çelik döşeme imalat ve montaj edimleri üstlendiğini, davacı edimlerini sözleşmelere uygun olarak süresinde ifa ettiğini, tüm sözleşmelerin geçici kabulleri 25.12.2017 günü yapılan işin sözleşme, şartname ve projesine uygun olarak yapıldığı ve geçici kabulün yapılmasına engel olabilecek herhangi bir eksiklik, kusur veya arızanın bulunmadığının anlaşıldığı kaydı ile yapıldığını, beş ayrı sözleşme için beş ayrı geçici kabul zaptı delil listesi ile sunulduğunu, yine tüm sözleşmelerin kesin kabulleri, herhangi bir kusur ve aksaklık görülmediği kayıt altına alınarak 25.12.2018 günü yapıldığını, beş ayrı sözleşme için beş ayrı kesin kabul zaptı delil listesinde sunduklarını, Davalı ..., taraflar arasındaki sözleşmelerin 10.3 maddesine göre hak edişlerden %5 nakit teminat tuttuğunu, davalı ... in tüm sözleşmeler için tuttuğu nakit teminat toplamı 260.552,91-TL olduğunu, yine taraflar arasındaki sözleşmelerin 10.3.b maddesine göre tutulacak nakit teminat tutarları, geçici kabul şartlarının sağlanması ile alt işverene iade edilecektir>. Bu madde ... no lu sözleşme de tutulacak nakit teminat tutarlarının, geçici kabul şartlarının sağlanmasından sonra 30.gün içinde yükleniciye iadesi olarak düzenlendiğini, davacı ..., 11.05.2018 günü davalı ...'e cari hesap mutabakat mektubu gönderdiğini, davalı ... cari hesapta mutabık kalarak 260.552,91-TL borcu olduğunu kabul ettiğini, davacı ..., Davalı ...'in yedinde olan nakit teminat tutarını taraflar arasındaki sözlemelerin 10.3 maddesine göre 25.12.2017 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesini Davalı ... den talep etmiş, bu talebini iadeli taahhütlü posta ile ihbar ettiğini, ihbarın 03.09.2019 günü davalı ...'e ulaştığını, davalı ..., sözleşmelerin 10.3 maddesine göre, 25.12.2017 günlü geçici kabulü takip eden 30. günü takip eden ilk gün olan 25.01.2018 günü temerrüte düştüğünü, davalı yan icra müdürlüğüne itiraz dilekçesi vererek proje ifasında iki işçinin iş kazası geçirdiğini, bu kazalarda Davalı ...'inde üst işveren olarak sorumlu olduğunu ve sözleşme gereği işçilerden ayrı ayrı alınmış ibranamelerin ibrazı gerekirken bunun ifa edilmediği gerekçesi ile takibe itiraz ettiğini, itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerin alt İşverenin iş kazalarından ve üçüncü şahısların zararlarından sorumluluğu başlığı altındaki 17.maddesinin 1.fıkrasında ....alt işveren, buna rağmen işverenin ödemek zorunda kalabileceği tazminat ceza vb. gibi ödemeleri, işveren in ilk yazılı talebini izleyen 110 (gün) iş günü içinde itirazsız ve çekişmesiz olarak nakden ve defaten ödeyeceğini, ödemediği taktirde işveren in bu tutarları alt işveren in her türlü hak ve alacaklarına mahsup edebileceğini kabul beyan ve taahhüt eder hükmüne havi olduğunu, bu halde Davalı ...'in, Davacı ...'in nakit teminatını ödemekten kaçınması, işçiye ödeme yapmak zorunda olma şartına bağlandığını, davalı ... işçiye tazminat demesi yapmadığından ve böyle bir talep ile dahi karşı karşıya kalmadığından, ileri sürdüğü itiraz gerekçesi, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.1 maddesine aykırı olduğunu, davalı ... ile yapılan görüşmelerde davalı ... nakit teminatları ödemeden imtina etme gerekçesi olarak sözleşmenin 10/4-son maddesine işaret ettiğini, sözleşmenin 17.1 maddesi iş kazaları ile ilgili açık düzenleme getirdiğinden, iş kazaları ile ilgili artık sözleşmenin 10/4-son maddesinde yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliğinde alt işverenin eksiklik ve zararının bulunmadığı gibi muallak bir hüküm uygulama alanı bulamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davalı ...'in savunduğu gibi iş kazalarının, nakit teminatı ödemeye engel olduğu kabul edilse bile, bu kez davacının iş kazası geçiren işçiler ile ilgili edimlerin ifa etmiş olması, bu hususun davalı ...'in bilgisinde olduğu gerekçesi ile, davalı ...'in itirazının haksız olacağını, Müteveffa işçi ... ...'in vefatı nedeni ile doğan hak ve alacaklar, davacı ve davalının ortak sigortacısı dava dışı .... Merkezi İngiltere'de olan ... Şubesi kaza geçiren işçilerden müteveffa işçi ... ...'in varislerine iş kazası sebebiyle doğan destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminatlara karşılık gelmek üzere 199.996,00-TL ödeme yapıldığını, ödeme sonrası varislerden ibraname ve feragatname alındığını, davalı ...'in müteveffa ... varislerine yapılan 199.996,00-TL'lık bu ödeme ve ibraname ve feragatnameden haberi olmadığını düşünülemeyeceğini, çünkü bu ödeme davacı ve davalının ortak sigortacısı dava dışı .... Merkezi İngiltere'de olan ... Şubesi tarafından yapıldığını, öte yandan davacı ...'in ... A.Ş'den yaptırdığı tüm işveren sorumluluklarından doğacak riziko için tanzim ettirdiği poliçede mevcut olduğunu, bu poliçe kapsamında davacı bünyesinde çalışan 25 işçi sigorta örtüsü altına alındığını, her bir işçi için teminat bedeli kaza başı; 300.000 $ maddi, 100.000 $ manevi tazminat olduğunu, poliçede yer alan teminatların hiç birinin kullanılmadığını, davacı ile davalının ortak sigortası ile, davacının ayrıca yaptırdığı sigortadaki kaza başı 300.000 $ maddi, 100.000 $ manevi teminatlar bu dosya için de geçerli olduğunu, ancak işçi iyileşmiş ve maluliyeti doğmadığını, davalı ...'in İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ...no lu dosyasına yaptığı itiraz dayanaksız ve haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilşkin haklarım saklı olmak üzere davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ...no lu dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin, takipteki talepler ile kaldığı yerden devamına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takip bedelinin %20 sinden az olamayacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın haksız ve mesnetsiz olup kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen alt işveren sözleşmesi gereği davacı alt işverenin iş kazalarından ve üçüncü şahısların zararlarından sorumlu olduğunu, taraflar arasında akdedilen Alt İşveren Sözleşmesi'nin "nakit teminatı" düzenleyen 10.2. maddesi gereği "Alt işveren hakedişlerinden %5,00 (yüzde beş) oranında nakit teminat kesintisinin yapılacağını, işveren, alt işveren hakedişlerinden kesilecek olan nakit teminatı geçici kabul şartlarının sağlanması ile alt işverene iade edeceğini, fakat, sözleşmede istenilen şartların alt işveren tarafından sağlanamaması durumunda, işveren nakit teminat kesintisinin iadesini sözleşme şartlarının yerine getirilmesine kadar erteleyebilir" denilmekle sözleşmede istenilen şartların davacı alt işveren tarafından sağlanamaması halinde davalı işveren firmanın nakit teminat kesintisi iadesini sözleşme şartlarının yerine getirilmesine kadar erteleyeceği hususunda anlaşma sağlandığını, nakit teminatın iade şartlan sözleşmenin genel hükümler, ödemeler, nakit teminat, geçici kabul, sigorta yükümlülüğü kısımlarında ayrıntılı olarak düzenlendiğini, davacı alt taşerona ihale edilen iş esnasında alt taşeronun uhdesinde çalışan 2 işçinin geçirdikleri iş kazası nedeniyle kazazede işçinin ve müteveffa işçinin desteğinden yoksun kalan kişilerin her türlü maddi, manevi, cismani zarar ve ziyanlarından doğrudan doğruya hukuki, cezai, idari ve mali bakımdan, tek ve yegâne sorumlu olduğunu, anılan 2 işçinin geçirdikleri iş kazası ile ilgili, asıl işveren ile alt işveren arasında akdedilen alt işveren sözleşmesi hükmü gereği kazazede işçilerin alt işverenden hak ve alacağı bulunmadığını içerir ve her işçi ve/veya üçüncü kişiler için ayrı ayrı düzenlenmiş ibranamelerin müvekkili şirkete ibraz edilmesi gerektiğini, iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı dava dilekçesinde ikrar ettiği birisi ölümlü olmak üzere 2 işçinin geçirdikleri iş kazasına sebebiyle, işverene karşı sözleşmenin 17. maddesinde yazılı sorumluluklarını yerine getirmediğini, işbu iş kazaları ile ilgili hak sahiplerine gerekli ödemelerin yapıldığını, ibranamelerin mevcut olduğunu iddia etmiş ise de huzurdaki dava dosyasına iddia olunan evrakları ibraz etmediğini, davacının delillerine karşı cevap sunma ve ek delil ibraz etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı müvekkil ile davacı şirket arasında akdedilen alt işveren sözleşmesi gereği, davacı alt işverenin üstlendiği edimleri yerine getirmemesine karşın nakit teminatın iadesi talebi ile açmış olduğu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkil ile davacı arasında işveren-alt işveren ilişkisi kurulmuş olup işbu sözleşme gereği işveren personelinin her türlü ücret, maaş, vergi, stopaj, .... fon, kesinti vb. resmi giderleri ile yemek, konaklama, ulaşım, yatacak yer, vb. giderlerinin, iş nedeniyle ödenmesi gereken bütün işçilik ücretleri, stopajları, ... primleri ve diğer işçilik haklan ve personel giderlerinin tamamından, doğrudan ya da dolaylı istihdam ettiği kişilerin faaliyetleri esnasında gerek işyerinde gerekse işyeri dışında iş ile ilgili ortaya çıkabilecek her türlü kaza. iş kazası, meslek hastalığından ya da haksız fiilden alt işverenin sorumlu olduğu hususunda taraflar arasında mutabakata varılmış olmasına rağmen, kabul anlamına gelmemek kaydı ile alt işverenin işçileri tarafından işçilik alacağı talebi ile açılan davalarda ve iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında tamamen kötü niyetli olacak şekilde alt işveren firmaya husumet yöneltilmeyip davalı işveren firma aleyhine dava açıldığını, ayrıca, şantiyelerde meydana gelen kazaların alt işvcrcnlerce davalı işverene bildirilmeyip gizlenmekte iş bitiminden sonra yine alt işveren firma çalışanı kazazede işçiler davalı işveren firmaya husumet yönelttiklerini, davaya konu ... İstanbul Projesi şantiye alanında projenin bitimine dek yüzlerce alt işveren firmaya iş ihale edildiğini, binlerce alt işveren firma işçisinin bu şantiyelerde çalıştığını, yine aynı şekilde yüzlerce alt işveren firma çalışan işçilik alacağı talebi ve iş kazası talebi ile davalı müvekkile dava açtığını, yukarıda arz ve izah edilen sebepler ile, nakit teminat iadesinin gerçekleşebilmesi için ayrıntısını izah edilen yükümlülüklerin gereği yerine getirilmediğinde nakit teminat iadesinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen Alt İşveren Sözleşme No: SA.SÖZ. .... SA.SÖZ...., SA.SÖZ...., SA.SÖZ...., SA.SÖZ.... no ile davacıya ihale edilen ve sözleşmede kararlaştırılan bitim tarihinden sonra geç teslim edilen işler ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart hükümleri gereği tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile izah edilen sebepler ile, taraflar arasında akdedilen Alt İşveren Sözleşmeleri gereği davacı alt işveren firmanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşın işbu sözleşmeye dayanan alacak iddiasının kabulü mümkün olmayıp, haksız davanın reddi ile davacı tarafından kötü niyetli olarak başlatılan İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü .... sayılı icra takibi nedeniyle yapılacak olan yargılama neticesinde alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini istemiştir. Mahkemece; Taraflar arasındaki sözleşmelerin 10.3.b maddesi gereğince, sözleşmenin 10.3 maddesine göre hak edişlerden % 5 nakit teminat kesintisini, geçici kabul şartlarının sağlanması ile müteahit tarafından alt iş verene ödeneceği, ... nolu sözleşme ile geçici kabulden itibaren 30 gün içinde yükleniciye iade edileceği düzenlenmiştir. Davalı ...'in tüm sözleşmeler ile toplam davacı hak edişlerinden 260.520,91-TL kesinti yaptığı ve kesintinin yapıldığı tarihlere göre sözleşme gereği oluşan temerrüt tarihleri gerek asıl gerekse ek rapor da aynı şekilde belirlendiği, işlemiş faizin ise temerrüt tarihlerinden icra takibine göre ayrı ayrı usulüne uygun olarak avans faizi uygulanmak suretiyle, 46.621,13-TL olmak üzere toplam talep edilebilecek tutarın 307,142,04-TL olarak hesaplandığı tartışmasızdır.Yapılan hesabın dosya kapsamı ile delillerle uyumlu olduğu, raporda davacının toplam 307.142,04-TL olarak hesap edilmiş ise de, davacının icra takibinde 260.552,91-TL asıl alacak, işlemiş faiz olarak ise 47.049.43-TL olmak üzere toplam 307.602,34-TL talep ettiği, aradaki faiz farkının, asıl alacak miktarında 32,00-TL davacının fazla talep ettiği ve yine 428,30-TL fazla faiz talep etmiş olup, 2.11.2021 günlü ek raporda bunun sebebinin 11.10.2019 tarihi ile 28.11.2019 tarihleri arasında uygulanması gereken avans faizinin % 18,25 olmasına rağmen hataen % 19,50 yıllık faiz uygulanması gerektiğinden kaynaklandığına ilişkin tespit dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan davacının asıl alacak ve faiz olarak 32,00-TL+428,30-TL=460,30-TL fazla talepte bulunduğu Mahkememizce de benimsenmiş olup, davacının sözleşmeleri gereği hak edişlerinden kesilen teminat avanslarını işin geçici kabullerinin yapılmış olması nedeniyle talep etme hakkının sözleşme hükümlerine göre raporda usulüne uygun olarak tespit edilerek, geçici kabul ve ... nolu sözleşme nedeniyle yapılan kesintiye geçici kabul+30 gün sonra temerrüt oluştuğu kabul edilerek yapılan hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uyumlu olduğu Mahkememizce benimsenmediğinden, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ...sayılı icra takibine yaptığı itirazın;260.520,91-TL asıl alacak ve 46.621,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 307.142,04-TL üzerinden iptali ile takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağı yıllık % 18,25 faiz oranı ile başlayan ve değişen oranlarda avans faizi oranı uygulanmak suretiyle takip talepnamesindeki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla İİK.nun 67.maddesi gereğince asıl alacağın % 20 oranına isabet eden 52.104,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, davayı ve davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia ederek nakit teminat kesintilerinin kendisine iade edilmedigini iddia ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yapılan ödemelerin alt işverenin taahhüdünü tamamen veya kısmen yerine getirdigi veya hatalı isçilik veya uygun olmayan malzemenin isveren tarafından kabul edildigi manasına gelmeyeceği, gerekli belgelerin Müvekkil firmaya ibraz edilmemesi durumunda veya alt isverenin is sağlamlığı bakımından olan vecibeleri ile tespit edilen hataları düzeltmek sorumlulugunu azaltmayacagı veya kaldırmayacagı da hüküm altına alındığını, bu şarta göre Müvekkilin temınatlarından bu tutarı mahsup etmeye ve ırat kaydetmeye yetkılı olduğu da açıkça hüküm altına alındığını, bir diğer anlatımla hak edişin ödenmiş olması sözleşmesel yükümlülüğün yerine getirildiği anlamına gelmediğini, ne var ki davacı taraf kötü niyetle hareket ederek iade koşullarını yerine getirmeyip icra takibi neticesinde yapılan itiraz karşısında işbu davayı ikame ettiğini, sözleşmenin ilgili maddeleri kapsamında geregi gibi hareket etmeyen davacının kar sağlama amacının karşısında müvekkilin nakit teminat iadesi kapsamında bir yükümlülüğü de bulunmadığını, yerel mahkeme sözleşme hükümleri bakımından eksik ve yetersiz inceleme yapmış olup bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurma cihedine gittiğini, yerel mahkemenin niteliği ve esası aynı konularda farklı karar vererek adil yargılama yapmadığını, bu husus aynı yerel mahkeme'nin ekte sunduğumuz kararı ile de sabit olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile hakkaniyet kuralları gereği sorumluluğunu gerekli ölçüde üstlenen müvekkilin sözleşme hükümleri bağlamında yükümlülüğünü yerine getirmeyen diğer taraf karşısında sorumlu kılınması tarafımızca kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkil şirket tarafından sözleşmesel tüm yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen davacı alt işveren tarafından sözleşme ile geçerli kılınmayacağı sabit belgeler ile iade koşullarını gerçekleştirdiği ve hali ile davacının da yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesi ile yola çıkılarak hüküm kurulan işbu karara istinaden istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunu doğurduğunu, sayın Daireniz'ce yeniden inceleme yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılması ve yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicidir. Davacı, taraflar arasında akdedilen beş ayrı alt işveren sözleşmesi kapsamında üstlendiği işlerin eksiksiz olarak tamamlanıp geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, hakedişlerinden kesilen toplam 260.552,91 TL nakit teminatın iade edilmediğini, iş kazalarına ilişkin olarak sigorta ödemeleri ve ibra işlemlerinin gerçekleştirildiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, taraflar arasındaki alt işveren sözleşmelerinde nakit teminatın iadesinin ... ilişiksizlik yazısı, vergi ve sigorta yükümlülüklerinin yerine getirilmesi, işçi ücretleri ve primlerine ilişkin belgelerin sunulması ile iş kazalarına ilişkin sorumlulukların tamamen sona erdirilmesi şartlarına bağlandığını, davacının bu yükümlülükleri yerine getirdiğini gösteren belgeleri ibraz etmediğini ve iş kazalarına ilişkin gerekli ibranameleri sunmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında hakedişlerden kesilen nakit teminatın varlığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu, iş kazalarına ilişkin olarak davalının herhangi bir ödeme yaptığı veya somut bir sorumluluk altında bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının nakit teminat alacağını talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına yapılan itirazın 307.142,04 TL üzerinden iptaline, takibin devamına ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermiştir.Taraflar arasında ... Projesi kapsamında 22.08.2016 tarihli SA.SÖZ...., 22.09.2016 tarihli SA.SÖZ..., 01.12.2016 tarihli SA.SÖZ...., 18.01.2017 tarihli SA.SÖZ.... ve 24.05.2017 tarihli SA.SÖZ.... numaralı alt yüklenici sözleşmelerinin akdedildiği, sözleşmelerde davacının çeşitli çelik konstrüksiyon imalat ve montaj işlerini üstlendiği, hakedişlerden %5 oranında nakit teminat kesileceğinin, geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılmasının, ... ilişiksizlik yazısı ile sözleşmede öngörülen vergi, sigorta ve işçilik yükümlülüklerine ilişkin belgelerin ibraz edilmesinin teminatın iadesi şartı olarak düzenlendiği, ayrıca iş kazaları ve üçüncü kişilere verilecek zararlardan alt yüklenicinin sorumlu tutulduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi kurulunca düzenlenen kök raporda, taraflar arasındaki 22.08.2016 tarihli SA.SÖZ...., 22.09.2016 tarihli SA.SÖZ...., 01.12.2016 tarihli SA.SÖZ...., 18.01.2017 tarihli SA.SÖZ.... ve 24.05.2017 tarihli SA.SÖZ.... numaralı sözleşmeler kapsamında davacı hakedişlerinden toplam 260.520,91 TL nakit teminat kesintisi yapıldığı, geçici ve kesin kabul işlemlerinin gerçekleştirildiği, iş kazaları nedeniyle davalının yaptığı bir ödeme veya gerçekleşmiş zarar bulunmadığı, davacının 260.520,91 TL asıl alacak ile 46.621,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 307.142,04 TL alacak talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiş, 02.11.2021 tarihli ek raporda ise kök rapordaki alacak tespiti korunarak yalnızca faiz hesabına ilişkin maddi hata düzeltilmiş ve davacının 32,00 TL asıl alacak ile 428,30 TL faiz olmak üzere toplam 460,30 TL fazla talepte bulunduğu tespit edilmiştir.Ek raporda kök rapordaki alacak tespiti korunmuş, yalnızca faiz hesabına ilişkin maddi hata düzeltilerek davacının toplam 460,30 TL fazla talepte bulunduğu belirlenmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, Alt işveren tarafından ... ilişiksizlik yazısının alınarak işverene teslim edilmesinin zorunlu olduğu, ilişiksizlik yazısının teslim edilmemesi halinde nakit teminat iadesinin yapılmayacağı"düzenlenmiştir.Davacı, taraflar arasındaki beş adet alt yüklenici sözleşmesi kapsamında üstlendiği işlerin eksiksiz tamamlandığını, 25.12.2017 tarihinde geçici kabulün, 25.12.2018 tarihinde kesin kabulün yapıldığını, hakedişlerinden kesilen 260.552,91 TL nakit teminatın iade edilmediğini, iş kazalarına ilişkin risklerin de sigorta ödemeleri, ibra ve feragat belgeleri ile ortadan kalktığını ileri sürerek takip konusu alacağın tahsilini talep etmiştir.Taraflar arasında akdedilen 22.08.2016 tarihli SA.SÖZ...., 22.09.2016 tarihli SA.SÖZ...., 01.12.2016 tarihli SA.SÖZ...., 18.01.2017 tarihli SA.SÖZ.... ve 24.05.2017 tarihli SA.SÖZ.... numaralı sözleşmeler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir.Söz konusu sözleşmelerin ilgili hükümlerinde; hakedişlerden %5 oranında nakit teminat kesileceği, bu teminatın iadesi için alt yüklenicinin çalıştırdığı işçilere ilişkin tüm ...yükümlülüklerinden sorumlu olduğu, ... alınacak "ilişiksizlik yazısının" işverene teslim edilmesinin zorunlu olduğu ve bu yazının teslim edilmemesi halinde nakit teminat iadesinin yapılmayacağı açıkça kararlaştırılmıştır.6098 sayılı TBK'nın 90. maddesi hükmü uyarınca; ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun doğumu anında muaccel olduğu düzenlenmiş ise de, taraflar sözleşmeyle ifa zamanını serbestçe tayin edebilirler. Somut olayda taraflar, sözleşme hükümleri ile teminat kesintilerinin iadesini, diğer şartların yanında ayrıca ...'dan alınacak "ilişiksizlik belgesinin" teslim edilmesi koşuluna bağlayarak ifa zamanını (muacceliyeti) bir durumun gerçekleşmesine bağlamışlardır. Bu düzenleme karşısında davacı taşeronun teminat kesintilerinin iadesini isteyebilmesi (alacağın muaccel hale gelmesi) için, öncelikli edimi olan ... ilişiksizlik belgesini davalı işverene teslim etmiş olması yasal bir zorunluluktur. 6100 sayılı HMK'nın 190. ve 4721 sayılı TMK'nın 6. maddeleri gereğince, bu şartın yerine getirildiğini ispat külfeti davacı alt yükleniciye aittir.Dosya kapsamı incelendiğinde; davacı alt yüklenici tarafından dava/takip tarihinden önce söz konusu ... ilişiksizlik belgesinin temin edilerek davalı işverene ibraz edildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, davalı işverenin cevap ve istinaf dilekçelerinde bu hususu def'i olarak ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlık salt iş kazalarından doğan risklerin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasından değerlendirilmiş olup, sözleşmenin asıl ve bağlayıcı şartı olan ... ilişiksizlik belgesinin ibrazı koşulu üzerinde durulmamış ve ilgili kurumdan yazı ile sorulmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; davacı alt yükleniciye, taraflar arasındaki 5 adet sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca dava konusu işe ilişkin ... "ilişiksizlik (borcu yoktur) belgesi" alıp dosyaya sunması için uygun ve kesin bir süre verilmesi veya doğrudan ... müzekkere yazılarak davaya konu sözleşmelerle ilgili ilgili yazıların celbi sağlanarak, davacının ... yönünden muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığı tereddüde mahal bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra, ... ilişiksizlik belgesinin sunulması şartının davadan önce gerçekleşmemesi durumunun davalının temerrüdüne, işlemiş faiz, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerine olan etkisi de sözleşme hükümleri ve TBK'nın 97. maddesi (ödemezlik def'i) çerçevesinde tartışılarak hasıl olacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/02/2022 tarih, 2020/120 Esas, 2022/41 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/949, K. 2026/820, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-949-e-2026-820-k-74c79ce0c056