Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/410 E. 2025/384 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/410
Karar No
2025/384
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/11/2021 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/05/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; 08/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... Sigorta A.Ş.'nin 05/08/2019 - 05/08/2020 tarihleri arasında kasko sigortacısı olduğu müvekkiline ait ... plakalı aracın kazaya karıştığını ve kaza neticesinde de davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın müvekkiline ait araç sürücüsünün gece saat 03:30 sularında seyir halinde iken kontrolünü kaybetmesi sonucu kazaya karışan diğer araçlara çarpması sonucu meydana geldiğini, davalının müvekkilinin aracında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, fakat davalının yazılı bir gerekçe sunmaksızın ödeme yapmaktan kaçındığını, kaza sonucu müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, kazaya ilişkin hasar dosyasının ... Sigorta A.Ş. bünyesinde oluşturulduğunu, davalı sigorta şirketine 2918 sayılı yasanın 97. maddesi uyarınca başvuruda bulunulduğunu ve başvuru tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde cevap verilmediğinden huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyanla belirsiz alacak davasının kabulü ile bilirkişi marifetiyle gerçek değer tespit edildikten sonra aktarılmak ve eksik harç ikmal edilmek üzere şimdilik 100,00 TL hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden (13/11/2019) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; öncelikle dava konusu hukuki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından talep edilen araçta oluşan hasar bedelinin Kasko Sigortası Genel Şartlar gereği kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığından davacının başvurusunun reddedildiğini, kazanın meydana geliş şekli, tek taraflı kaza olması, sigortalı araç sürücüsünün park halindeki araçlara çarpması ve kaza saati itibari ile sigortalının beyanlarının örtüşmemesi neticesinde davacının hasar ihbarından sonra hasar araştırması yapıldığını, davacının taleplerinin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kalmakla birlikte davacı tarafça davanın kısmi olarak açıldığını, sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin makine mühendisi bilirkişi aracılığı ile belirlemesi gerektiğini beyanla öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, davacı tarafın iddialarının reddi ile haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait ... plakalı araçta 08/10/2019 tarihine meydana gelen kaza nedeniyle hasar oluştuğu, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, araçta meydana gelen hasarın makine mühendisi bilirkişi tarafından 56.985,72-TL olarak tespit edildiği, her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından kazadan sonra sürücünün olay yerini terkettiği ve kazanın ihbar edildiği şekilde meydana gelmediği iddia edilmiş ise de bu iddialara ilişkin somut bir delil sunulmadığı, somut olayda riskin gerçekleştiği sabit olup, bu riskin farklı şekillerde gerçekleştiği iddiasını davalı sigortacı ispat etmek zorunda olduğu, sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığı, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil, iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğini ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu somut delillerle kanıtlaması gerekirken kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacıya ait ... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, huzurdaki davada da davacı tarafından poliçeye dayanarak, meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminatın müvekkil şirket tarafından kendilerine ödenmesinin talep edildiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir tüketici işlemi niteliğinde olmasına rağmen yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, esasa ilişkin ise; dava konusu 08.10.2019 tarihli kazada sigorta sözleşmesinin tarafı ve araç maliki davacı ... olup sigortalı araç sürücüsü olduğunu beyan eden ... tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, kazanın 08.10.2019 tarihinde meydana geldiğini ve tutanakta kaza saatinin 03.25 olarak belirtildiğini, ancak, kazanın meydana geliş şekli, tek taraflı kaza olması, sigortalı araç sürücüsünün park halindeki araçlara çarpması ve kaza saati itibari ile sigortalının beyanlarının örtüşmemesi neticesinde davacı / sigortalının hasar ihbarından sonra hasar araştırması yapıldığını, dava konusu kazaya ilişkin yapılan hasar araştırmasında kazanın meydana geldiği olay yerine gidildiğini, olay yerini gören mobese kamerasının bulunmadığı fakat olay yerinin yan tarafında bulunan " ... " isimli işletmeye ait güvenlik kamerasının olay yerini gördüğünün tespit edildiğini ancak işyeri kamera görüntülerinin verilmediğini, kaza tarihinde olay yerine gelen pek çok insan olduğunu, kaza mahallinde yapılan araştırmada kazadan sonra sigortalı aracı kullanan sürücünün olay yerinde kaçtığı ve 10-15 dk sonra sürücü olduğunu iddia eden kişinin olay yerine geldiği bilgisinin alındığını, dava konusu kazaya karışan ve park halinde bulunan ... plakalı araç maliki ... isimli şahsa ... numaralı telefondan ulaşıldığını ve görüşme sağlandığını, kendisinin emekli istihbarat müdürü olduğunu bildirdiğini, olay gecesi komşularının haber vermesi üzerine kazadan haberdar olduğunu, görgü tanıklarının ihbarı ile Jandarma'nın olay yerine geldiğini, fakat herhangi bir işlem yapmadıklarını, davacı araç malikinin de olay yerine geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kim olduğunu bilmediğini, beyan üzerine anlaşmalı tutanağın düzenlendiğini belirttiğini, park halindeki araç malikinin, kendilerine görgü tanıkları tarafından iletilen kazaya ilişkin video görüntülerini paylaştığını ve videoda sigortalı araç sürücüsünün kaza yerinde bulunmadığını, daha sonra araç maliki olduğunu beyan eden kişinin geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin hasar araştırmacısı ile sigortalı araç sürücüsü olduğunu beyan eden ... ile görüşüldüğünü, kişinin kendisinin ... Mahallesi'nde ikamet ettiğini, spor salonu işlettiğini, aracın babası adına kayıtlı olduğunu, olay günü gece 23.00 'de işyerini kapatıp eve döndüğünü, gece boyunca ikametinde olduğunu, saat 03.00 sıralarında dişi ağrıdığı için evden çıktığını, araçla dolaşmaya başladığını, ... Caddesi üzerine seyir halinde iken bir karaltı hissetmesi nedeni ile araç hakimiyetini kaybettiği ve park halinde bulunan araçlara çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiğini beyan ettiğini, kaza anında emniyet kemeri takılı olduğu için yaralanma olmadığını, kaza sonrası ilk olarak kardeşi ...'ı aradığını bildirdiğini, kazadan 10-15 dk sonra kardeşi ve araç maliki babasının olay yerine geldiklerini, kazadan sonra aracın başından ayrılmadığını, olay yerinde aracın resimlerini çektiğini belirttiğini, sigortalı araç sürücüsü olduğunu iddia eden ... 'dan olay gecesine ilişkin cep telefonu görüşmelerinin istendiğini ve arama kayıtlarında saat 03.29 'da kardeşi ... 'a ait ... numaralı telefon ile görüştüğü , saat 03.33 'de babası ... ile görüştüğü, saat 03.45 ve 03.54 'te tekrar kardeşi ile görüştüğünün tespit edildiğini, ancak, sürücü telefonundan konum bilgileri ile ilgili bilgi istenildiğinde bu bilgileri paylaşmadığını, sürücü ...'ın olay yerinde aracın resimlerini çektiğini belirttiğini, bu fotoğrafın da 03.34 'de çekilmiş olduğunün görüldüğünü, sigortalı araç maliki davacı ...'ın cep telefonu arama kayıtları incelendiğinde ise saat 03.28 'de oğlu ... Bey'i, 03.37- 03.46- 04.01 - 04.15- 04.16 'da ... sigortayı , 05.15 'de oğlu ... Bey 'i aramasının bulunduğu tespit edildiğini, davacı/ sigortalı ...'a, diğer oğlu ... ile görüşmek istenildiğinin bildirildiğini, ...'ın olay gecesi cep telefonu görüşmeleri talep edildiğinde ise olay gecesi saat 03.23- 03.26 - 03.27 'de babası ... ile yoğun telefon görüşmesi olduğunu, 03.28 ve sonrasında da bilinmeyen numaralar ile yoğun telefon trafiği bulunduğunun tespit edildiğini, Sigortalı ... 'ın oğlu ... ile yapılan görüşmede ise ilk görüşmenin oğlundan geldiği sorulduğunda ise, sigortalı gece o saatte oğlunun kendisini arayarak " ..Sabah spor salonunu kimin açacağını sorduğunu ..." belirtse de sigortalının bu beyanının inandırıcı olmadığını, dosya kapsamında yapılan incelemede özellikle davacı/ sigortalı ile aracı kullandığı ileri sürülen sürücü ... ve diğer oğlu ... arasındaki cep telefonu görüşme kayıtlarının, sürücü ... tarafından cep telefonunda kaza saatinin 03.34 olarak fotoğraflandığını, ancak babası ile 03.33 'de görüştüğünü, davacının ise oğlunu 03.28 'de aradığını ancak kaza tespit tutanağında kaza saatinin 03.25 olarak belirtildiğinin görüldüğünü, ayrıca dosyaya ibraz edecekleri görgü tanıklarının kaza yerine ilişkin çektiği video görüntülerinde de kazadan sonra sürücünün araçta bulunmadığının tespit edilmekle kazanın sigortalı tarafından ihbar edildiği şekilde meydana gelmediği, kazadan sonra sigortalı araç sürücüsünün "haklı bir sebebi olmaksızın kaza yerini terk ettiği" ve daha sonra kaza yerine gelerek, sürücü olduğunu iddia eden ... tarafından tutanak tutulduğunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün ehliyet / alkol vb kontrollerin yapılmasını engellemek için kaza yerini terk ettiği açık olmakla hasar bedeli Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacı tarafça dava dilekçesinde her ne kadar ispat yükünün sigortacı müvekkili şirkete ait olduğu ileri sürülse de kazaya ilişkin toplanan kanıtlara göre kazanın davacı/ sigortalı tarafından ihbar edildiği şekilde meydana gelmediğini, ispat külfetinin yer değiştirdiğini, ispat külfetinin yer değiştirmesi sebebiyle ve bu hususla alakalı davacının olay yerini haklı bir sebeple terk edip etmediğine dair dosyaya somut bir delil sunmadığını, davacının haksız davasının reddinin gerektiğini, davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamasında re'sen incelenir. Davalı sigorta şirketi, davacının ... plakalı aracını genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalamış olup, dosya arasına alınan trafik kaydına göre, ... plakalı aracın ... marka araç olup, kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmıştır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalara tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir. Araç hususi kayıtlı olup, mesleki ve ticari amaçla kullanıldığı iddia ve ispat edilememiştir. Davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerekirken görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması usul ve yasaya uygun değildir. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin görev yönünden kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın görevsizlik kararı verilmesi için kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olmasına rağmen davanın esası hakkında karar vermiş olması nedeniyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/05/2025 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/410, K. 2025/384, T. 02.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-410-e-2025-384-k-efe721332f09