Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1905 E. 2025/718 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1905
- Karar No
- 2025/718
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1905 Esas
KARAR NO:2025/718 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI:2021/94 Esas - :2022/421 Karar
TARİH:28/06/2022
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil ile davalı arasında deniz taşıma hizmetine ilişkin anlaşma yapıldığını, emtialar limana taşındıktan sonra davalı yan yükleri taşıtmaktan vazgeçtiğini, davalının açıklanan ticari ilişki nedeniyle müvekkile açık hesap borcu bulunduğunu, müvekkilin alacağı davalının ihraç etmek istediği emtianin ihracat aşamasındaki ...masraflarına ilişkin olduğunu, huzurdaki dava konusu icra takibine dayanak 1 adet fatura bulunduğunu, anılan faturanın detayları aşağıdaki tabloda sayın mahkemeniz değerlendirmelerine sunulduğunu,müvekkil şirket tarafından davalı yana, davalının ihraç ettiği malların ... Limanı'ndan ... Limanı'na deniz yolu ile taşınması hizmeti verilmesi hususunda anlaşıldığını, müvekkil şirketçe davalının ihraç ettiği emtianın ... Gemisine yüklenerek ... Limanı'ndan Beyrut Limanı 'na taşınması görev üstlenildiğini, davalı yan adına düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkil şirket tarafından defalarca davalı ile iletişime geçilmeye çalışılmışsa da tüm çabaların sonuçsuz kaldığını, müvekkil şirket tarafından davalıya Beyoğlu ... Noterliği'rtin 09/04/2019 tarihli ve ... Yevmiye No'lu ihtarname keşide edildiğini, davalı yan taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıkça ikrar etmişse de ödeme iddiasında bulunduğunu, davalı yanın işbu iddiası gerçeklikten son derece uzak olmakla birlikte ispata muhtaç olduğunu, davalı, müvekkil şirkete 23.03.2019 tarihli ... Seri numaralı fatura bedelini ödemediğini,davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yan icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında kurulmuş olan deniz taşıma hizmetine ilişkin olan navlun sözleşmesi ile davacı şirket yetkilisiyle yapılan görüşmeler neticesinde... Limanı'na mutlaka 31.12.2018 tarihinden önce 6 adet konteynerin teslim edilmesi konusunda mutabakata varılarak davacı şirket tarafından gemi programı gönderildiğini, davacı şirket tarafından deniz taşıma hizmetine ilişkin sözleşme şartlarına aykırı davranılmak suretiyle müvekkili şirketin yaklaşık 90.000$ zarara uğratıldığını, deniz taşıma hizmetine ilişkin sözleşmeye konu edilen 6 adet konteyner ürünlerini teslim alacak olan dava dışı müşterinin Lübnan yasalarına göre 31.12.2018 tarihinden sonra teslim almasının mümkün olmadığını, böyle bir durumda ürünlerin gümrükten çekilemeyeceklerini, ürünlerin müşteriye özel ürünler olduğunu ve bu nedenle de müvekkil şirketin çok ciddi bir zarara uğrama ihtimalinin bulunduğunun davacı şirket yetkilisi ile görüşüldüğünü, davacı şirket yetkilisi tarafından 31.12.2018 tarihinden önce teslim edilecekleri sözü alındığını, davacı şirket yetkilisinin söz konusu vaadine istinaden dava dışı müşteriye özel marka, ambalaj, ebat, renk ve kalitede yaklaşık 90.000$'lık ürün hazırlandığını, davacı şirket tarafından müvekkil şirketin deposundan konteynerlara yüklendiğini ve ...Limanı'na götürüldüğünü, davacı şirket yetkilisi tarafından 22-26 Aralık 2018 tarihlerinde bir hata yaptıklarını, gemi programının değişik olduğunu ve ürünleri 31.12.2018'den önce teslimi edemeyecekleri bildirildiğini, deniz taşıma hizmetine ilişkin sözleşmeye konu edilen 6 adet konteynerin taşınması hizmeti davacı şirket tarafından gereği gibi tam ve zamanında yerine getirilmediği ortada olduğunu,deniz taşıma hizmetine ilişkin sözleşmeye konu edilen ürünler müvekkili şirketin deposunda beklemekte olup halen de satılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/06/2022 tarih ve 2021/94 Esas - :2022/421 Karar sayılı kararında; "Dava; navlun sözleşmesine aykırılık nedeniyle meydana gelen zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. ... sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafça davalı aleyhine 13.178,26 USD alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.Taraflar arasında davalıya ait 6 adet konteyrer muhtevası yükün ... Limanı'ndan... Limanı'na taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, davacı tarafın, davalının konteynerı gemiye yükletmekten vazgeçmesi nedeniyle 23/03/2019 tarihli ... açıklamalı fatura düzenleyerek taşıma için ödenen kara yolu taşıma ücreti, iptal edilen rezervasyon ücreti, depo ücreti, ardiye ve detention ücreti ile nakliye ücretinden kaynaklanan zararının tazminin talep ettiği, davalının ise davacıdan 31.12.2018 tarihinden önce teslim edilecekleri sözü alındığını, gemi programının değişik olduğunu ve ürünleri 31.12.2018'den önce teslimi edemeyecekleri bildirildiğini ve bu nedenle yüklemenin yapılmadığını ileri sürdüğü görülmektedir.Davalı taraf zamaaşımı definde bulunmuş olduğundan öncelukle bu hususta değerlendirmi yapılması gerekmektedir. TTK 1246. Maddesinde " 1188. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar." düzenlemesi bulunmakta olup davaya konu faturanın 23/03/2019 olduğu, icra takibinin 27/06/2019 da başlatıldığı, davalının itirazının davacı tarafa tebliğine ilişkin bir belgeninn bulunmadığı, davanın ise 15/03/2021 tarihinde açıldığı görülmekle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir.Dava konusu taşıma ile ilgili yazışmalar sunulmuş olup, bu yazışmalarda davalı yetkilisinin taşınacak 6 adet konteynerin ... Limanı'na mutlaka 31.12.2018 tarihinden önce tesliminin önemli olduğu ve bu konuda davacı yetkilisini uyardığı anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan yazışmalarda yapılan müzakereler sonucu davacı yetkilisi davalı yetkilisine dava konusu taşıma için seago rezervasyonu aldığını ve cut offun 21.12.2018 olduğunu bildirdiği, ancak geminin servisinin değişmesi nedeni ile 31.12.2018'den önce tahliye limanına ulaşmayacağının anlaşıldığı, davalının bu nedenle konteynerları yükletmediği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda bu hususun geminin seferindeki değişikliğin davacıya geç bildirilmesi ve/veya davadışı fiili taşıyanın sisteminin zamanında revise edilmemiş olmasından kaynaklanabileceği belirtilmiştir. Davalı tarafın yükün en geç 31/12/2018 tarihinde teslimini istediği ve taraflar arasında bu konuda anlaşma sağlandığı, ancak taşıyandan kaynaklı nedenlerle taşımanın gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu taşımanın ifa edilmemesinin davacı taşyanın kusurundan kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Buna göre davacının ödediği kara yolu taşıma ücreti, iptal edilen rezervasyon ücreti, depo ücreti, ardiye ve detention ücreti ile nakliye ücretinden davalının sorumlu olmayacağı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ikrar etmiş olup, ayrıca ödeme iddiasında bulunduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından, ödeme iddiasını destekleyen hiçbir delil sunamayan davalı lehine, davanın reddine karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu,Müvekkili şirket ile davalı arasında deniz taşımacılığına ilişkin navlun sözleşmesi yapıldığını, emtialar limana taşındıktan sonra davalı tarafın yükleri taşıtmaktan vazgeçtiğini; davalının açıklanan ticari ilişki nedeniyle müvekkile açık hesap borcu bulunduğunu; müvekkili şirket tarafından davalıya verilen hizmetlerin sonucunda 23.03.2019 tarihli ... No'lu 13.178,87 USD bedeli fatura kesildiğini; işbu fatura içeriği; ilgili yükleme konteynerlerinin Kayseri'den ... Limanı'na taşınması, iptal edilen rezervasyon cezası, Mersin'de konteynerlerin depoda bekletilmesine bağlı oluşan depo ücreti, konteynerlerin ... Limanı'nda dolu olarak bekletildiği süre için oluşan ardiye ve detention ücreti, konteynerlerin boşaltılarak ürünlerin firmaya geri gönderilmesi için oluşan nakliye ücretlerinin toplamı olduğunu, davalı tarafın navlun sözleşmesini cevap dilekçesinde açıkça kabul etmişse de; müvekkili şirket tarafından verilen hizmetleri ve söz konusu faturayı kabul etmemekte olduğunu; bu itibarla, davalı tarafın müvekkili şirkete anılan ticari ilişki nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmekteyse de işbu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, Davalı tarafından müvekkili şirkete keşide edilen Kayseri ... Noterliği'nin 24/04:72019 tarihli ... Yevmiye No'lu cevabi ihtarnamede; " Müvekkil şirket ile tarafınız arasında yer alan ticari iş ilişkisi nedeniyle müvekkil şirketçe tarafınıza hak etmiş olduğu tüm alacakları ve hakları ödenmiştir." denilmekte olduğunu, açıkça anlaşılacağı üzere davalı tarafın; hem ticari ilişkiyi hem de müvekkili şirketin söz konusu ticari ilişkiden doğan borcunu kabul ettiğini ve hatta ödeme iddiasında bulunduğunu ancak Yerel Mahkeme tarafından işbu hiç değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucu hatalı hüküm verildiğini; bu nedenle taraflarınca anılan hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu,Mahkemenin son derece hatalı olarak, taraflarınca kesinlikle kabul edilmeyen ve davalı tarafından dosyaya sunulan mesaj görüntülerini hükme esas aldığını, davalı tarafından dosyaya sunulan yazışmaların delil niteliğine haiz olmadığını önemle belirttiklerini, yazışmaların kimler arasında yapıldığı, hangi taşımaya ilişkin olduğu hususları kesinlikle anlaşılamamakta olup, afaki değerlendirmeler yapıldığını, açıklamak gerekirse davalı ile müvekkili şirket arasında emtiaların davalının Kayseri fabrikasından taşınarak ... Limanı'na getirilmesi ve ardından emtiaların ... Limanı'ndan ...Limanı'na taşınması konusunda anlaşma yapıldığını; davalı tarafın müvekkili şirkete, emtianın 31.12.2018 tarihinden sonra dava dışı alıcı tarafından.... Limanı'ndan teslim alınamayacağına, ürünlerin müşteriye özel ürünler olduğu ve bu nedenle emtianın en geç 31.12.2018 tarihinde limana varması gerektiği hususunda resmi bir bildirimde bulunduğu iddiasını ileri sürdüğünü, mahkemenin de salt davalı tarafın iddialarını esas alarak hüküm kurduğunu, davalı tarafından Mahkeme dosyasına sunulan gayri-resmi yazışmaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını; söz konusu yazışmaların delil niteliği olmadığını; yazışmaların kimler arasında ve hangi taşımaya ilişkin yapıldığı, yazışmaların muhteviyatından anlaşılamadığını, yerel mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, son derece hatalı olarak, dava konusu taşıma ile ilgili olduğu anlaşılan yazışmaların dosyaya sunulduğu yolunda tespitlerde bulunulduğunu ancak, söz konusu yazışmaların müvekkili şirket ile hiçbir şekilde bir ilgisi bulunmadığını, aynı şekilde müvekkili şirketi de bağlamayacağını da bildirdiklerini, Ayrıca hukuken kabul anlamına gelmemek kaydıyla; söz konusu yazışmalarda emtianın 31.12.2018 tarihinden önce teslim edileceğine ilişkin bir söz verildiğine dair herhangi bir ibare de bulunmadığını; yine hukuken kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aksine yazışmalarda davalının; "Üretim yetişmiyor.", "Haftaya değil bir sonraki haftaya kadar tutabilir misin konteynerleri? şeklindeki cümleleri dikkat çekmekte olduğunu;Yerel Mahkeme son derece hatalı olarak, işbu konuda hiçbir değerlendirme yapmaksızın hüküm kurduğunu, kesinlikle mesajların müvekkili şirket yetkilisi tarafından gönderildiği manasına gelmemek kaydıyla, dosyaya sunulan yazışmalarda davalının söz konusu emtianın limanda bekletilmesi konusunda direktifi bulunduğunu; yerel mahkeme tarafından işbu konuda açıkça hatalı değerlendirme yapılmış olup, işbu durumun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,Taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde açıkça bir süre kararlaştırılmadığını; işbu hususun yerel mahkeme tarafından hiç değerlendirilmediğini, açıkça eksik inceleme yapıldığını, taraflar arasında akdedilen navlun sözleşmesinde açıkça bir süre kararlaştırılmadığını; TTK Madde 1178/4 hükmünde, tarafların navlun sözleşmesinde açıkça bir süre kararlaştırılmadığı hallerde de eşyanın makul süre içinde teslim edilmiş olmasının gerekeceği ve eşya makul süre içinde teslim edilmediği takdirde teslimde gecikmenin olduğunun varsayılacağının düzenlendiğini; hükümde makul süre kavramının "olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre" olarak tanımlandığını, müvekkili şirket makul süre içinde malları davalı yandan teslim alarak ... Limanı'na getirmişse de henüz yükleme aşamasında davalı yan yükleri taşıtmaktan vazgeçtiğini ve çeşitli masrafların doğmasına sebebiyet verdiğini; bu itibarla henüz taşımanın gerçekleştirilmesine bile fırsat verilmemesine karşın, müvekkili şirkete hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, söz konusu taşımanın yapılamamasının asıl nedeninin, davalı ile dava dışı alıcı firma arasında yaşanan iletişimsizlik sorunu olduğunu; davalı ile dava dışı alıcı arasındaki hiçbir sorun da taraflarını bağlamamakta olduğunu,Davalının emtialarının kara nakliyesi yoluyla taşınması nedeniyle, kara nakliyesini gerçekleştiren ... firması tarafından müvekkil şirkete çeşitli faturalar kesildiğini ve söz konusu fatura bedelleri müvekkili şirket tarafından ödenmiş olup, işbu hususun bilirkişi raporu ile de ispat olunduğunu; hal böyleyken davanın reddine karar verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, müvekkili şirket taşıma işleri organizatörü (forwarder) olmakla, davalının emtialarının kara nakliyesi ile taşıma işi yapılmış olup söz konusu taşımayı dava dışı ... firmasının gerçekleştirdiğini; ... firması tarafından nakliye bedellerinin müvekkili şirkete yansıtıldığını ve müvekkili şirketçe de yansıtılan bedellerin dava dışı firmaya ödendiğini; Müvekkili şirket ödediği taşıma bedellerini davalıya yansıtmışsa da taşıtan davalı söz konusu bedelleri de ödemekten imtina etmekte olduğunu; işbu durumun açıkça hukuka, usule ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu, Açıklanan nedenlerle, müvekkilin haklılığı sabit olmasına karşın, Yerel Mahkeme'nin delilleri eksik ve hatalı olarak değerlendirdiğini; hal böyleyken, istinaf kanun yoluna başvurarak, Yerel Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep zorunluluğunun doğduğunu, İleri sürerek, Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/06/2022 tarihli 2021/94 Esas 2022/421 Karar sayılı ilamının, istinaf incelemesi neticesinde bozularak ortadan kaldırılması ile davanın kabulü ile, istinaf incelemesi süresince icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki, açık hesaba dayalı yürütülen deniz taşımasına yönelik ticari ilişkiden doğduğu iddia olunan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmştur.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, açık hesaba konu faturalar, dava dışı ...firması tarafından davacıya kesilen faturalar, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan whatsapp yazışmaları dosya arasında alınmış, davacı vekiline takip dayanağı açık hesaba konu 23/03/2019 tarihli ... açıklamalı 13.178,87-USD bedeli faturanın hangi kalemlerden oluştuğu açıklattırılmış, davalının ticari defterleri üzerinde istinabe yolu ile mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış, akabinde davacı defterleri ve dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak birleştirici rapor alınmış ve yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava ve son rapora itiraz dilekçesini tekrarla, mahkemece hükme esas alınan yazışmaların kabullerinde olmadığı, bu yazışmaların dava konusu taşımaya ilişkin olup olmadığını belli olmadığı, öyle oldukları kabul edilse dahi, taşıma işleri organizatörü olan davacının davalıya ait yükleri karayolu ile ... Limanı'na taşıttığı, ancak davalının davacıya herhangi bir kusur atfedilemeyecek şekilde taşımadan vazgeçtiği, karayolu nakliyesini gerçekleştiren ... firmasının davacıya kestiği faturaların bedellerinin bu firmaya ödendiği, bu nedenle iptal olan taşıma yüzünden davacının 23/03/2019 tarihli faturayı tanzim etmekte haklı olduğu yönündedir.Dosya içeriğine göre; taraflar arasında açık hesaba dayalı yürütülen taşıma ilişkisi bulunduğu, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 13.178,26-USD alacaklı göründüğü, davalının ... Limanı'ndan ...Limanı'na ihraç ettiği altı konteyner emtianın taşınması işi için davacı ile sözlü olarak anlaştığı, davacının emtianın Kayseri'den ...Limanı'na alt taşıma sözleşmesi ile karayolu ile taşıtıldığını, emtia gemiye yüklenerek ... Limanı'na sevk edilecekken, davalının taşımadan vazgeçtiğini, oluşan masrafların tahsil edilmesine yönelik taleplerinin kabul görmediğini, bu amaçla düzenlenen 23/03/2019 tarihli 13.178,87-USD bedelli faturanın ihtarname ile davalıya gönderildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde davacının davalı nezdindeki tüm alacaklarının ödendiğini beyan etmekle ticari ilişkiyi ikrar ettiğini ileri sürdüğü, davacının varlığını iddia ettiği açık hesap alacağının dayanağını da bu faturanın oluşturduğu anlaşılmıştır. Davalının ise davacı ile altı konteyner emtianın en geç 31/12/2018 tarihinde dava dışı alıcıya teslimi gerektiğinin, aksi halde alıcı tarafından gümrükten çekilemeyeceğinin davacıya bildirildiğini ve taşımanın bu şekilde organize edildiğini, ancak davacının son anda gemi organizasyonunun değiştiğini belirttiğini, bu nedenle emtianın alıcıya teslim edilemediğini, taşımanın davacının kusuru ile gerçekleşmediğini savunduğu, cevap dilekçesi ekinde taraflar arasında yapıldığını belirttiği whatsapp yazışmalarını dosyaya sunduğu görülmüştür.Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere anılan yazışmalarda, davalı yanın emtianın en geç 31/12/2018 tarihinde alıcısına tesliminin, taşımanın buna göre organize edilmesi gerektiğinin davacıya beyan edildiği, davacı yanın emtia ... Limanı'na geldikten sonra gemi organizasyonunun değiştiğini beklenen tarihte teslimin mümkün olmayacağını davalıya bildirdiği, her ne kadar davacı tarafından bu yazışmaların kabul edilmediği, kimler arasında yapıldığının ve dava konusu taşımaya ilişkin olup olmadığının belli olmadığı ileri sürülmüş ise de, cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş yazışmaların içeriğinin dava konusu taşımaya ilişkin olduğu açık olup, bu yazışmalat davacı tarafından ikinci bilirkişi raporu alınana dek inkar da edilmemiştir. Öte yandan davacının 23/03/2019 tarihli ...açıklamalı 13.178,87-USD bedelli faturanın hangi kalemlerden oluştuğuna yönelik açıklama dilekçesinde, davalının emtiasının kara nakliyesi yoluyla taşınması nedeniyle, kara nakliyesini gerçekleştiren ... firması tarafından davacıya 4 adet fatura kesildiğini ve fatura bedellerinin davacı tarafından ödendiğini beyan ettiği, bu faturaların 18/12/2018 tarihli lojistik hizmet/nakliye bedeli açıklamalı 7.080,00-TL bedelli, 19/12/2018 tarihli lojistik hizmet/nakliye bedeli açıklamalı 7.434,00-TL bedelli, 04/01/2019 tarihli acente aktarma açıklamalı 1.770,00-TL bedelli ve 07/02/2019 tarihli, lojistik hizmet bedeli açıklamalı 16.284,00-TL bedelli olmak üzere toplam 32.568,00-TL bedelli faturalar oldukları ve her bir faturanın birden fazla nakliye ve lojistik hizmetine ilişkin toplu fatura olduğu, bu faturaların, davacının davalı şirketin emtiasının kara yolu ile nakliyesi işi için alt taşıyıcı tarafından davacıya kesilmiş faturalar oldukları davacı tarafından ispatlanamadığı gibi, TL cinsinden olan bu faturaların USD cinsinden düzenlenmiş ...açıklamalı fatura ile davalıya yansıtıldığının da kabul edilemeyeceği, davacının bunun dışında, davalı kusuru ile iptal olduğunu iddia ettiği taşıma nedeniyle yaptığı masrafları gösterir herhangi bir başka delil sunmadığı, bir an için yazışmaların davacıyı bağladığının ve dava konusu taşımaya ilişkin olduklarının davalı yanca ispat olunamadığı kabul edilse dahi, davacının, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ve cevabi ihtarname ile davacıya iade edilen 23/03/2019 tarihli ...açıklamalı 13.178,87-USD bedelli faturadan ötürü alacaklı olduğunu, gerçekleşmeyen deniz taşıması nedeniyle bu tutarda masraf yaptığını ve zarara uğradığını ispat edemediği, yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.