Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1822 E. 2025/610 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1822
Karar No
2025/610
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1822

KARAR NO: 2025/610

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 29/03/2022

NUMARASI: 2021/423 (E) - 2022/264 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 17/04/2025

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlmu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın müvekkilinin eşi dava dışı ...'a çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle ...'ın vefat etmesi üzerine davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen taraflarına herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/371 (E) sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, işbu dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin raporu uyarınca ... plakalı aracın %60 kusurlu olduğu ve ek bilirkişi raporu ile gerçek zarar tutarının 278.689,92 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takibin 194.766,75 TL asıl alacak üzerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte devamına karar verildiğini, 83.923,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 14/02/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 135.233,25 TL'ye yükselterek olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacılar tarafından davaya konusu taleplere ilişkin olarak müvekkilİ şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/371 (E) sayılı dosyasındaki davanın derdest olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-1 bendi gereğince davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 106.063,53 TL maddi tazminatın 84.813,53 TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 01/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, bakiye 21.250 TL'lik kısmının ise faiz işletilmeksizin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin yargılama safhasında belirlenen nihai zararının 135.233,25 TL olduğu ve bu doğrultuda ıslah ile taleplerini bu tutara yükselttikleri gözetilerek davanın bu tutar üzerinden kabulü ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin bu tutar üzerinden hesaplanarak geçici ödemeye konu tutarın mahsubu ile sonuca gidilmesi gerekirken davanın salt 106.063,53 TL yönünden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 135.233,25 TL üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe teminat limiti gözetilmeden karar verilmiş olduğunu, mahkeme ara kararı üzerine yapılan geçici ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/371 (E) sayılı dosyasındaki davanın derdest olması nedeniyle bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahkemece kısmen kabul kararı verilerek müvekkili lehine de tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır (HMK m.114/1-i). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2)

HMK'nin 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından bakiye destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talep edilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/371 (E) sayılı dosya ile açılan davada ise destekten yoksun kalma tazminatının tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali talep edilmiştir. Bu itibarla, eldeki dava ile davacının İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu taleplerinin aynı olmadığı, eldeki davada bakiye tazminat talebinde bulunduğu göz önüne alındığında derdestlik itirazının değerlendirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve istinaf başvuru nedenleri de gözetilmek suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, Mahkemece hükmedilen tazminat miktarı ile geçici ödeme tutarının toplamının ıslah dilekçesi ile talep edilen toplam tazminat tutarı olması ile davanın tam kabulüne karar verilmesinin yerinde olmasına ve kaza tarihi itibariyle 330.000 TL olan poliçe limiti içinde kalmasına göre verilen kararda isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Ancak kabul edilen tazminat miktarı içerisinde dava tarihinden sona yapılan geçici ödeme miktarı da bulunduğundan vekalet ücreti hesabında dikkate alınması gerekirken, sadece hüküm altına alınan miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanmış olması doğru olmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:Davanın kabulüne, 1-106.063,53 TL maddi tazminatın 84.813,53 TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 01/03/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, bakiye 21.250 TL'lik kısmının ise faiz işletilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.245,20 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 286,64 TL peşin harç ve 876,25 TL harç olmak üzere 1.162,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.082,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 286,64 TL peşin harç, 876,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.222,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 107,10 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 800 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 907,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 21.284,99 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13. fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.245,20 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 1.811,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.433,90 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından sarf edilen 99,50 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1822, K. 2025/610, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1822-e-2025-610-k-49fa6367b920