Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/1821 E. 2025/712 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1821
- Karar No
- 2025/712
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1821
KARAR NO: 2025/712
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/10/2021
NUMARASI: 2021/108 Esas - 2021/738 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/04/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde Kasko sigortalı bulunan dava dışı sigortalısı ... Ltd. Şti.’ne ait ... plakalı aracın 11.06.2019 tarihinde ... Caddesi’nde seyir halinde iken davalı ...’a ait elektrik direği parçalarının karayolu üzerinde bulunması ve fark edilmemesi neticesinde çarpması sonucu araçta maddi hasar meydana geldiğini, ... A.Ş.’nin asli sorumlu bulunduğunu, ... plakalı araçta oluşan 7.090,01 TL hasar tazminatının sigortalıya ödenerek haklarına halef' olduğunu, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını kanıtlayacak bir delil mahkemeye sunmadığını, dava dilekçesinde kaza mahallinde ...’ın çalışma yaptığının belirtildiğini, kaza tarihinde müvekkili şirket kayıtlarında her hangi bir işlem veya arızaya dair kayıt bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının mevcut olmadığını ve hasarın oluşmasında araç sürücüsünün de kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, davacının sigortalısından ibra ve temlik belgesi alarak sunması gerektiğini, belirterek davanın reddine talep edilen meblağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi heyet raporunun ve görgü tespit tutanağının hükme esas alınması hukuka aykırı olduğunu, raporda davalı şirketin asli ve tam kusurlu, davacı şirket sigortalısı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu yönünde bildirilen mesnetsiz kanaati kabul etmediklerini, davacıya sigortalı araç sürücüsüne ait dosyada mevcut 06/02/2013 veriliş tarihli D sınıfı sürücü belgesi olay tarihi olan 11/06/2019 tarihi itibariyle (5 yıl süreli) geçerliliğini yitirdiğini geçersiz sürücü belgesini yenilemeksizin olay yerinde iş gördüğü bilirkişi raporunda tespit edilmemiş ve değerlendirilmemiş olup bu yönüyle eksik ve hatalı olan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bahsi geçen elektrik direğinin iddia olunan hasara sebep olma ihtimalinin, olay yerindeki başkaca bir faktörün (taşlar, iş ekipmanları vb. delici olabilecek cisimler) hasara sebep olma ihtimaline üstünlüğü veya önceliği bulunmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından da hasarın doğrudan bahsi geçen elektrik direğinden kaynaklandığına dair somut bir delil ibraz edilmediğini, bilirkişi raporunda her ne kadar görgü tespit tutanağına dayanılmışsa da iş bu tutanak, olay anına ilişkin doğrudan görgü sahibi olmayan, bizzat davacının olaya ilişkin taraflı ve gerçeği yansıtmayan soyut beyanları nazara alınarak tanzim edildiğinden ve doğruluğu başkaca bir delille ortaya konulmadığını, keşif yapılıp söz konusu direk yerinde incelenmeksizin kesilmiş elektrik direğinin yüksekliğine ilişkin tahmine dayalı olarak bildirilen kanaati içerir eksik ve hatalı raporun taraflarınca kabulünün ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda, dosyada mevcut fotoğraflara göre, kesilmiş elektrik direğinin, asfaltın bitiminde kaldığı belirtildiğini, hasarlı neticeye sebep olan kaza karayolu dışında gerçekleştiğinden bahisle araç sürücüsü kusurlu bulunacağını, direğin kim tarafından ve ne zaman kesildiği de belirsiz olup bu haliyle davacı yanca ispatlanamamış iddia olunan hasar yönünden illiyet bağı tesisi ve zarar tanzimi söz konusu olamayacağını, bilirkişi raporunda bildirilen kanaatlerin objektif ve teknik dayanakları ile gerekçesi gösterilmemiş ve de raporun denetlenebilirliğini sağlayacak piyasa rayiçlerini gösterir kayıt ve belgeler rapora eklenmediğini, davacı tarafından ön inceleme davet tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, ödemeye ilişkin belge delili mahkemeye ibraz olunmadığını, itirazların karşılanması amacı ile farklı bir bilirkişi heyetinden yeni veya mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınmadığını eksik değerlendirme ve inceleme ile tanzim olunmuş bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile hüküm tesisi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketine kasko sigortalı ... plakalı aracın yolda bulunan elektrik direğine çarparak hasara uğraması nedeniyle ödenen tazminatı rücuen tazmini için başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali talep edildiği anlaşılmıştır. Ödeme iddiası her zaman ileri sürülebileceğinden ve davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde ödeme belgeleri ibraz edildiğinden bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Kaza nedeniyle Bölge Jandarma Ekipleri tarafından düzenlenen Görgü Tespit Tutanağında; "11.06.2019 günü Saat 11:30 sıralarında ... Mah. ... Cad. üzerindeki karayolunda ...'a ait doğalgaz hattı projesinde çalışan ... plakalı kamyonun çalıştığı esnada ...'a ait elektrik direği parçalarının karayolu üzerinde bulunması sebebiyle üzerinden geçtiği ve lastiklerinin parçalandığının öğrenilmesine müteakip, olay yerine gidildiğinde, ...'a ait kesilmiş elektrik direği parçalarının ... Mah. ... Cad. Üzerinde rastgele dağılmış halde olduğu ve bahse konu kamyonun 3 adet lastiğinin parçalandığının görüldüğü yazılıdır. Bu durumda resmi belge olan Jandarma Ekiplerinin düzenlediği tutanakla olayın varlığı ve kazanın karayolunda gerçekleştiği ispatı yerine getirildiği anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Olay yerini gösteren fotoğraflar incelenerek yolun kamyonun manevra istikametine göresol tarafında ve asfaltın bitiminde kalan, ne zaman ve kim tarafından (muhtemelen elektrik hatlarının yeraltına alınması sırasında) kesildiği belirsiz, yol seviyesinden yaklaşık 10-15 cm. yukarıdan kesilmiş elektrik direğinin betona gömülü parçasının bulunduğu, olay yerinde ... tarafından çalışma yapıldığı, parke taşların sökülmekte olduğu v.b. durumlar olması, yani şantiye sahası görünümünde olduğu, ... plakalı kamyonun, ölçüleri de düşünüldüğünde, yolun kenarında, asfaltın bitiminde kaldığı anlaşılan kesilmiş elektrik direğinin betona gömülü yaklaşık 10-15 cm. yüksekliğindeki parçasının, araç sürücüsü tarafından fark edilmesinin, aracın seyiri sırasında önlem alınmasının mümkün olmayacağı, hasarın oluşumunda ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, davacı şirket kasko sigortalısı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir. Ehliyetin yeterli olup olmaması sürüş kusurlarından olmadığından bilirkişi raporunda değerlendirilmemiş olması eksik inceleme olamayacağından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun olay yeri, Bölge Jandarma Ekipleri tarafından düzenlenen Görgü Tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusur raporuna; Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusur raporu ve teknik raporlara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 127,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 487,57 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/04/2025