Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2119 E. 2026/1471 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2119
Karar No
2026/1471
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2119

KARAR NO: 2026/1471

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/03/2022

NUMARASI: 2015/67 Esas, 2022/244 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

Taraflar arasındaki menfi tespit talepli asıl davanın, itirazın iptali talepli birleşen davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davada davanın kısmen kabulüne- karşı davanın reddine; birleşen davada asıl davanın kısmen kabulüne- karşı davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı- karşı davalı ve birleşen davalı-karşı davacı ... ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Asıl davada davacı- karşı davalı vekili, asıl dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ''Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi'' imzalandığını, davalının bu sözleşmede belirlenen rotalarda davacı yanca verilen eşyaları teslimat adreslerine, sözleşmede belirlenen süre, performans ölçütleri ve yazılı diğer şart ve koşullara uygun olarak teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının sözleşme ile yüklendiği edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının bu sebeple ''...'' işlerini farklı bir tedarikçi ile gerçekleştirmek zorunda kaldığından sözleşmenin ''nakliyeci planlanan ve kendisine bildirilen zamanda gerektiği şekilde araç tedarik edemediği durumlarda ... dışarıdan üçüncü kişi ve/veya kurumlardan araç tedarik ederek aradaki navlun farkını nakliyeci'ye fatura edeceklir. Nakliyeci, bu hükme dayanılarak kesilen faturaya itiraz etmeyeceğini peşinen Kabul ve beyan eder '' hükmüne göre aradaki farkı davalıya fatura ettiğini, 06.03.2015 tarihli, ... seri numaralı 80.711,01 TL bedelli ve 06.03.2015 tarihli, 70.726,32 TL bedelli faturaları davalıya gönderdiğini, ancak davalının bu faturaları iade ettiğini ve ...Noterliği'nin 19.03.2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarında, müvekkili davacının davalıya 303,825,44 TL borcu olduğunu iddia ettiğini, bu bedelin bir mutabakata dayanmadığını, tek taraflı ve keyfi olarak atılan kayıtlardan oluştuğunu, sözleşmenin 20.3 maddesi gereği taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda müvekkili davacının defter ve kayıtlarının geçerli olacağının hükmüm altına alındığını, davalının 26.03.2015 tarihinde davacıya ait ... aracında lokasyonunda ekte liste ve değerleri belirlenen mallar teslimat adreslerine dağıtımı yapılmak üzere teslim edildiğini, davalının teslim edilen mallar üzerinde taraflar arasında mutabık kalınmamış olan ve tek taraflı olarak beyan edilen cari hesap kayıtları uyarınca haksız, hukuka aykırı olarak hapis hakkı kullandığını, eşyalara el koyduğunu, davacının bu olay sebebi ile nihai müşterileri nezdinde geri dönülemeyecek zarara uğrayacağından dolayı davalının talebi üzerine 27.03.2015 tarihinde 100.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra davalının el koyduğu malları serbest bırakıp dağıtımına devam ettiğini, davalının sözleşmeye göre hapis hakkı olmadığını, davalının hapis hakkı olduğunu haiz olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere ve 100.000 TL ödeme asla borcu ikrar amacıyla olmamak kaydıyla, davacı müvekkili tarafından yapılmış olan bu ödeme sonrasında davalının alacak iddiasının 203.825,44 TL olarak devam ettiğinin kendi beyanlarından açıkça anlaşıldığını, davalının böyle bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davacı tarafından kesilen 80.711,01 TL ve 70.726,32 TL'lik faturalar ile delil sözleşmesi nazara alınarak, davacının davalıya 203.825,44 TL borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı-karşı davacı vekili, savunmasında ve karşı davası dilekçesinde özetle; davalının "..." uyarılara rağmen teslimat şartlarına ve performans ölçütlerine uymadığı yönündeki iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkili davalının istenen kadar aracı temin ettiğini, yapılması gereken tüm dağıtım ve teslimatları süresinde ve gereği gibi yaptığını, bu hususlarda davacı tarafından vekil eden davalıya bildirilen hiçbir ihtar ve uyarı olmadığını, davacı navlun farkı faturasını asıl amacını gizlemek ve sözleşmeyi ihlal ettiğinin anlaşılmaması için "..." olarak düzenlediğini, davacının, davalının hizmet vermediğini iddia ettiği 37. haftadan 45. Haftaya kadar davalının aynı bölgede hizmet verdiğini, bu dönem içerisinde davalının yüklemekten veya dağıtımdan kaçtığı hiçbir yük olmadığını, davacının gizli olarak sözleşmeyi ihlal etmeye başladığını, bu ihlaller nedeniyle uğradığı zararları ise davalıya fatura etmeye çalıştığını, davacının sözleşmeyi ihlal etmekle kalmayıp vekil edenin nakliyesini ve dağıtımını yaptığı yükler ile ilgili fatura düzenlenmesi gerektiğinde desi ve barem fiyatları da eksik ve hatalı gönderdiğinin anlaşıldığını, zira, fatura düzenleneceği zaman nakliye ve dağıtımı yapılan yüklerin kaç desi geldiği ve nakliye fiyatının belirlenmesi için baz alınması gereken barem fiyatlar davacı tarafından email yoluyla bildirildiğini, bu bilgiler baz alınarak da fatura düzenlendiğini, davacının, davalı tarafından düzenlenen ve hiçbir itiraza uğramayan fatura bedellerini ödememesi üzerine, davalı tarafından ...Noterliğinin 19.03.2015 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, toplam 303.825,44 TL alacağın 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğini, bu süre içerisinde alacağın ödenmemesi halinde temerrüt oluşacağı ve sözleşmenin feshedileceğinin davacı yana bildirildiğini, davacı tarafından bu süre içerisinde bir itiraz yapılmadığı gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine davalının tek yanlı ve haklı nedene dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, alacağını tahsil edebilmek için de davalının yüklemesi 27.03.2015 tarihinde tamamlanan yükler üzerinde hapis hakkını kullandığını, görüşmeler sonuçsuz kalınca davalının 02.04.2015 tarihi itibariyle hapis hakkını kullanmaktan vazgeçtiğini davacı tarafa bildirdiğini, yüklerin davacıya teslim edildiğini, malların teslimindeki gecikmede kusuru davacıda olduğunu, davacının, davalıya borcunun 202.825,44 TL olmadığının tespiti şeklindeki davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının vekil edene itiraz edilmemiş faturalar nedeniyle talep edilen miktarda borcu bulunduğunu, davacının davalı tarafından itiraz edilmiş faturaları kesinleşmiş alacak davalının alacağından mahsup edemeyeceğini, ayrıca davacının itiraz etmiş olduğu, davacı tarafından kasıtlı olarak eksik desi ve barem fiyat bildirilmesi nedeniyle eksik fatura edilen hizmetlerin davacı tarafından haksız olarak sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle uğranılan kazanç kaybı ve yine davacının detay ve nedenini açıklayamadığı ancak bedelini mahsup ettiği faturalar nedeniyle davacıdan talep edecekleri alacakları bulunduğunu savunarak, menfi tespit talepli asıl davanın reddini istemiştir.

Karşı davasında ise; davacı - karşı davalının ''Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi'' ni ihlal ettiğini, bu sebeple müvekkili davalı - karşı davacının alacağını alamadığı gibi kazanç kaybına da uğradığını, müvekkili davalının tek yanlı ve haklı nedene dayanarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ... sözleşmeye aykırı olarak 3. şahıslara yaptırılan iş nedeniyle uğranan 1.000,00 TL kazanç kaybının, 2014 yılı 45. haftasından 31.03.2015 tarihine kadar ... Bölgesi rotasında davacı - karşı davalı tarafından yük verilmemek suretiyle uğranılan kazanç kaybına istinaden 1.000,00 TL kazanç kaybının, eksik desi ve barem fiyat bildirilmek suretiyle fatura edilmesi engellenen, düzenlenen faturaya ise itiraz edilmek suretiyle eksik ödenen 10.000,00 TL nakliye ve dağıtım fiyat farkının, hasarlandığı gerekçesi ile bedeli davalı - karşı davacıdan tahsil edilen klimaların teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zarara karşılık 1.000,00 TL maddi tazminatın, fatura bedellerinin ödenmemesi, sözleme ihlalleri ve sözleşmeye aykırı olarak kısmi fesih yapılmak suretiyle 1 yıl uzayan sözleşmenin feshine neden olunması nedeniyle uğranılan kazanç kaybına karşılık 1.000,00 TL kazanç kaybının, dava tarihi itibariyle 1.000,00 TL cari hesap alacağının, dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekili birleşen asıl dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun yıllarda beri tasımacılık konusunda ticari ilişki olduğunu, son olarak ise 01.04.2014 tarihinden 31.03.2015 tarihleri arasında geçerli olarak taşımacılık sözlesmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacının lojistik sirketi olarak 3.şahıslarla taşıma konusunda sözleşme yaptığını, Türkiye genelinde taşınması gereken malların taşıma ve dağıtımı ile ilgili de hizmet alımı yaptığını, davalının hizmet alımı yaptığı şirketlerden birisinin de müvekkili davacı şirket olduğunu, davacının taşıma için aldığı mallardan Adana bölgesi, Ankara bölgesi ve Doğu ... Bölgesine nakledilmesi gereken yüklerin nakliyesi ile aynı bölge içerisinde dağımı işini yaptığını, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu nakliye ve dağıtım hizmeti karşılığında fatura düzenlediğini, davalının da düzenlenen bu fatura bedellerini davacıya ödediğini, faturaları ise bizzat davalının bildirdiği miktarlar dikkate alınarak düzenlendiğini, davalının verdiği bilgilere göre davacının 05.03.2015 tarihinden 26.03.2015 tarihine kadar; 05.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 19.652,90 TL, 12.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 27.376,00 TL,12.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 885,00 TL, 12.03.2015 tarihli, ... serinolu,177,00 TL, 12.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 5.105,58 TL, 12.03.2015 tarih ... seri nolu, 24.444 94 TL, 19.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 21.122,00 TL, 19.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 914,50 TL, 19.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 118,00 TL, 23.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 649.00 TL, 26.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 23.568,14 TL, 26.03.2015 tarihli, ... seri nolu 19.765,00 TL, 26.03.2015 tarihli, ... seri nolu, 13.218,57 TL miktarlı olmak üzere toplam 13 adet fatura düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, bu faturaların toplam miktarının 176.996,85 TL olduğunu, davalının bu faturaları alıp kayıtlarına işlediğini, gerek fatura miktarlarına gerek fatura muhteviyatına itiraz etmediğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerinine davalıya telefon e-mail ve noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine ...İcra Müdürlüğünün 2015/721 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının yetki ve borca itiraz etmesi üzerine dosya İstanbul .... İcra Müdürlüğüne gönderilmen dosyanın ... Esas numarasını aldığını, davalının borca haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı-karşı davacı vekili, savunmasında ve karşı davasında özetle; 01.07.2014 tarihinde ''Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi'' akdedildiğini, birleşen davacının sözleşmede belirtilen taahhütlerini yerine getirememesinden dolayı Mart 2015 tarihinden başlayarak itilaflar ortaya çıktığını, sözleşmede hapis hakkını kullanmaktan feragat etmesine rağmen hapis hakkını kullandığını, müvekkilinin müşterilerine ait toplam 750.000 TL değerinde mallara el koyduğunu müvekkilinin bu olay sebebiyle davacıya 100.000 TL ödeme yaptığını, sözleşme'nin 20.4 maddesinde '' NAKLİYECİ, ...'nun verdiği hiçbir yüke daha önceden vuku bulmuş alacaklarını öne sürerek hapis hakkı/veya alıkoyamaz uygulayamaz, aksi takdirde bu eylemin Türk Ceza Kanunu anlamında suç teşkil edeceğini peşinen kabul eder'' denildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.

Karşı davasında ise; davacının 01.09.2015 tarihi itibariyle cari hesap dökümü uyarınca müvekkiline 31.623, 19 TL borcu bulunduğunu, davacının müvekkilinin ... deposundan yükleme yapılırken, davacı tarafından işletilen ... çekici, ... dorse plakalı tırın depo sahasından çıkış yaparken güvenlik kulübesine çarpması sonucunda vuku bulan hasara ilişkin 16.04.2015 tarihli, 5.088,16 TL tutarında, 16.04.2015 tarihli, 2.831,88 TL tutarında ve 16.04.2015 tarihli, 4.820,35 TL tutarındaki faturaların düzenlendiğini, sözleşmenin 2.2.2/15 maddesinde "nakliyeci taşıma ve nakliye esnasında gerek nakliyesinin gerekse de şoförünün ve/veya diğer çalışanlarının 3. Kişilere vermiş olduğu trafik kazaları da dahil olmak üzere tüm cismani, bedeni, maddi ve manevi ve bunlarla sınırlı olmayan her türlü zararlardan tek başına hukuki ve cezai anlamda sorumlu olduğunu, araç işletenin kendisinin olduğunu, bu noktada ...'ya gelen veya gelebilecek her türlü talebin yegane muhatabının kendisini olduğu, ...'nun bu uğurda zarar görenlere herhangi bir ödeme yapması halinde derhal ve defaten tazmin edeceğini, her türlü bedelin kendisine rücu edebileceğini bildiğini, tüm hukuki ve cezai süreçleri takip ve neticelendireceğini peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder." uyarınca iş bu sözleşme kaplsamında taahhüt ettiği hizmetleri yerine getirirken kendisi veya işçileri tarafından verilen tüm hasarların ...'nun bir ödeme yapması halinde derhal karşılacağını taahhüt ettiğini, ancak davacı tarafından işletilen ... çekici ... dorse plakalı tırın 3.kişi ... şirketine vermiş olduğu, ve 3.kişi ... şirketinin bu hasar sebebiyle müvekkili şirkete kesmiş olduğu hasar faturalarının müvekkili şirket tarafından 3.kişiye ödenmiş olmasına rağmen davacının ...Noterliği'nin 18.05.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işbu faturalara haksız mesnetsiz ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davacı-karşı davalı şirketin basiretli bir tacir olarak imzalamış olduğu sözleşme maddelerinde taahhüt ettiği yükümlülüklere açıkça aykırı davrandığını, müvekkilini zarara uğrattığını, 31.623,19 TL'lik karşı davalarının 12.005,39 TL'lik kısmı dışında kalan 19.617,8 TL'lik kısmının ise davacı-karşı davalı yan ile müvekkili şirket arasında yaşanan itilaflardan. ortaya çıktığını, bu ihtilafların hali hazırda İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/67 Esas sayılı dosyanın konusu olduğunu, taraflar arasında görülen menfi tespit davasının işbu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu sebeple davacının 31.623,19 TL borcunun ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, bu bedelin ( 31.623,19 TL) işleyecek en yüksek ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Asıl dava, davacının davalıya 203.825,44TL borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup karşı dava ise kazanç kaybının, nakliye ve dağıtım fiyat farkının, klimaların teslim edilmemesi nedeniyle ileri sürülen zararın ve cari hesap alacağının tahsiline ilişkindir. Birleşen dava 13 adet faturaya dayanılarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olup , karşı dava ise, birleşen dava davacısının taşıma sırasında 3.kişiye verdiği zararların tazmin edilmesi ile tahsili için davacıya karşı düzenlenen faturalar ile davacıdan alacağına ilişkin düzenlenen faturaların oluşturduğu cari hesaptan kaynaklanan 31.621,18TLlik alacağın tahsili talebine ilişkindir.

Hükme ve denetime elverişli olan 28/07/2020 tarihli ve 16/062021 tarihli raporlar ile bilirkişi heyetinin değerlendirmeleri ve hesaplamaları mahkememizce kabul edilerek hükme esas alınarak, mahkememizin 2015/67 Esas sayılı dosyası yönünden;asıl davanın kısmen kabulüne; Davacının, davalıya 81.408,62TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karşı davanın reddine; karşı davacının kazanç kaybı,fiyat farkı,klima sebebiyle maddi tazminat talepleri yönünden ispatlanamayan davanın reddine, karşı davacının cari hesap alacağı talebi yönünden davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine, Birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/513Esas sayılı dosyası yönünden;asıl davanın kısmen kabulüne; davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 158.269,80 TL asıl alacak ve 830,92TLişlemiş faiz olmak üzere toplam 159.100,72TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10.50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan 158.269,80 TLalacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının, davalıya 81.408,62 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karşı davacının kazanç kaybı,fiyat farkı, klima sebebiyle maddi tazminat talepleri yönünden ispatlanamayan davanın reddine, karşı davacının cari hesap alacağı talebi yönünden davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine; birleşen davada asıl davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 158.269,80 TL asıl alacak ve 830,92TLişlemiş faiz olmak üzere toplam 159.100,72TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10.50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan 158.269,80 T Lalacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, asıl davada davacı - karşı davalı, birleşen davada davalı-karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen davada davalı-karşı davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Asıl dava bakımından; hüküm ile asıl dava yönünden kısmen kabul kararı verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, davalı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı davranışlar, planlanan ve kendisine bildirilen zamanda araç tedarik edememesi sebebi ile müvekkili şirketin sözleşmeden doğan haklarını kullanarak 3.kişilere taşıma yaptırmak durumunda kaldığını, yine sözleşme maddesi uyarınca işbu ödemeleri davalıya fatura ettiğini, bu hususun dosyada mevcut e-postalar, müşteri şikayetleri ve tüm delilleri ile mevcut olduğunu, daha önce bilirkişi raporuna karşı itirazlarında belirttikleri üzere taraflar arasında delil sözleşmesi bulunduğunu, buna göre müvekkili ...'nun ticari defterlerinin taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta delil kabul edilmesi gerektiğini, aksi halde faturalar bakımından tespit davasına ihtiyaç bulunduğunu, asıl dava yönünden bilirkişlerce yapılan fahiş hatanın ek raporda da devam ettiğini, hükme esas alınarak 122.416,83 TL müvekkili şirketin borçlu olduğunun rapor edildiğini, talep edilen tutarın ispat edilememesinin müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmediğini, bu hususun dahi hükme olan güveni zedelediğini, karşı dava bakımında müvekkili şirketin davalı şirkete iş hacmi veya münhasırlık tahhütü vermediğini, davalı/ karşı davacının klima yönünden talepleri ise ilgili markanın hasarlı ürünlerin piyasada dolaşımını yasaklaması sebebi ile mal sahibi üretici firmaya bahse konu ürünler teslim edildiğini, asıl davanın karşı davası bakımından verilen hükmün yerinde olduğunu,

Birleşen dava bakımından; taraflar arası ticari ilişki gereği, müvekkili şirketin alacaklarının davalı taraf alacaklarından mahsup edileceği konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğunu, bu kapsamda davacı ...'nin ...'dan bir alacağı bulunmadığını, esasa ilişkin beyan dilekçelerinde de detaylı şekilde açıklandığı üzere, ... şirketinin ...'nun müşterilerine ait emtiayı İstanbul'da bulunan deposundan teslim yerine teslim etmeyi tahhüt ettiğini, bu kapsamda her gün İstanbul'da bulunan depodan Ankara'da bulunan ...'nun anlaşmalı deposuna kendisine ait tırlar ile nakliye edip ....'da depoda dağıtımı yapılacak bölgelere göre ayrıştırılarak davalıya ait kamyonlara yüklenerek teslimat bölgelerine sevki gerçekleştirildiğini, ... tarafından yapılacak her iş için ...'ye iş emri verilmediğini, operasyonun her gün belirtilen şekilde devam ettiğini, ... şirketinin sözleşme ile emtiaların teslim sürelerine ilişkin taahhütte bulunduğunu, fakat buna rağmen haksız kazanç ve kar sağlamak adına ...'dan yeteri kadar araç çıkarmadığını, bir çok teslimat adresine gidecek emtiayı aynı araca yüklediğinden teslimat sürelerine uymadığını, dosya kapsamında mevcut delillerle anlaşılacağı üzere ...'nin bu hususta defalarca kez yazılı olarak uyarıldığını, bilirkişi heyetince bu husus üzerinde durulmadığını, yalnızca teslim sürelerine uymamakla kalmadığını, bunun yanında taşınan emtiaları teslim yeri olmayan yerlere bıraktığını, bunun sebebinin yalnızca kendi kazancını düşünerek eksik araç tedarikinden kaynaklandığını, müşteri şikayetleri de dosyada mevcut olmakla bu husus yine irdelenmeksizin rapor tanzim edildiğini, ... şirketinin sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde müvekkili ...'nun 3.kişilerle çalışmak durumunda kaldığını, bu kapsamda ...' şirketine faturalar düzenlendiğini, ...'nin alacaklarından mahsup edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin ...'e route farkı faturası kesme hakkı bulunmakla, ...' şirketine hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında mevcut delil sözleşmesi gereği müvekkili ...'nun ticari defterlerinin kabulü gerektiğini, defterlerdeki mutabakatsızlık bakımından delil sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket delilleri esas alınması gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, birleşen dosyada karşı davaları bakımında ret kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, eksik rapor ile hüküm kurulduğunu, hasar yansıtma faturaları ... çalışanı tarafından bekçi kulübesine yapılan hasarlara ilişkin olduğunu, bu kapsamda faturaların dayanağı dosyada mevcutken hükme esas alınan bilirkişilerce yapılan varılan sonucun kabul edilemeyeceğini, zira dosyada mevcut önceki raporlarda hasar faturalarının kabulü gerektiği sonucuna varıldığını, bilirkişilerce işbu hasara ilişkin başkaca nasıl ispat gerektiğinin anlaşılamadığını, müvekkilince düzenlenen .... Farkı faturalarının sözleşme hükümlerine davalı yanca gereği gibi uyulmaması, sözleşmenin ihlali sebebi ile düzenlendiğini, dilekçelerinde belirttikleri üzere davalı tarafın kendisine iletilen müşteri şikayetleri ve uyarı e-postalarına rağmen sözleşme ile yüklendiği görevi gereği gibi ifa etmediğini, teslim sürelerine uymayarak teslim şartlarını yerine getirmediğini, müvekkili şirkete davalı yanın sözleşme ihlali dolayısıyla sözleşmeden kaynaklı hakkını kullanarak 3. Kişilere taşıma yaptırdığını, bunu da sözleşme gereği davalı yana fatura ettiğini, bu faturaları da alacaklarından mahsup ettiğini, buna rağmen bilirkişi raporunda '' ... firmasının ispat külfetini yerine getirememiş olduğunun...'' şeklinde görüş beyan edilmiş olduğunu, ancak dosya içeriğinde davalı yana bildirilen müşteri şikayetleri ve e-posta yazışmaları bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca fatura kesme hakkına sahip olan ve delil sözleşmesi nedeniyle bu faturalara ilişkin itirazlarını ispat yükü davalı yanda olsa dahi dosya içeriğinde mevcut yazışmalara rağmen aleyhe kararın kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, karşı davanın onanmasına, birleşen davanın reddine, birleşen davadaki karşı davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Asıl dava, menfi tespit istemine; birleşen dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, karşı davaların reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen davada davalı-karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Asıl davada bakımından; davacı vekili, taraflar arasında ''Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi'' imzalandığını, bu kapsamda davalının sözleşmede yer alan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkilinin bu sebeple 06.03.2015 tarihli, 80.711,01 TL bedelli ve 06.03.2015 tarihli, 70.726,32 TL bedelli faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak davalının faturaları iade ettiği gibi 303.825,44 TL alacağı olduğunu iddia ettiğini, bu arada davalının taşıdığı bir kısım malları alıkoyması sebebiyle davalıya 100.000 TL ödendiğini, buna göre davacının davalıya 202.828,44 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı davanın reddini istemiş ve karşı dava dilekçesi ile, davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında verdiği hizmet karşılığı doğan alacaklarını ödemediğini, bu sebeple sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kazanç kaybı sebebiyle tazminat ve alacak talebinde bulunmuştur.

Birleşen dava bakımından; birleşen davacı vekili, müvekkili davacının yukarıda belirtilen sözleşme kapsamında yerine getirdiği taşıma hizmetleri karşılığında doğan bir kısım fatura alacaklarının birleşen davalı yanca ödenmediğini ileri sürerek, 13 adet fatura alacağı için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış, birleşen davalı vekili ise, birleşen davanın reddini istemiş, karşı davasında, davacı-karşı davalının aracının verdiği zarar ve diğer ihtilaflardan faturaları düzenlendiğini, karşı davalının 31.623,19 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek, tahsilini istemiştir.

Mahkemece, asıl davaların kısmen kabulüne, karşı davaların reddine karar verilmiş, bu karara karşı asıl davacı-karşı davalı ve birleşen davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurularak, asıl davadaki davasının tamamen kabulüne, birleşen dava kapsamındaki asıl davanın reddi ile birleşen davadaki karşı davasının kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı, sadece asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı ... ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup istinaf incelemesi de bu kapsamda yapılmıştır.

Dosya kapsamında 01.07.2014 tarihli ve ''Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi'' başlıklı bir adet sözleşme yer almakta olup incelenmesinde; davanın tarafları arasında imzalandığı, davalı ... ... .... Şti.'nin nakliyeci olarak yer aldığı, sözleşme konusunun nakliyecinin davacı ... ... AŞ'nin depolarından veya belirleyeceği tesislerden teslim alacağı malzeme, ürün vb.eşyaları yine ... ... AŞ tarafından tanımlanacak bölgeler içerisinde nakliye, dağıtım, boşaltma faaliyetlerini belirlenen genel ve özel şartlar çerçevesinde yerine getirmesi, ... ... AŞ'nin de karşılığında bedel ödemesi olduğu anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, taraflar arasındaki sözleşmenin 20.3 maddesinde sözleşmeden doğabilecek ihtilaflarda .... AŞ'nin ticari defter ve kayıtları ile bilgisayar kayıtlarının HMK 287. madde anlamında münhasır ve kesin delil olacağı taraflarca kararlaştırılmış bir diğer deyişle taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakta ise de, bu husus usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş diğer delillerin incelenmesine engel teşkil etmez. Bu nedenle, ... ... AŞ dışında davalı .... Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarının da davacınınki ile birlikte karşılıklı olarak incelenip sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Asıl davada davacı borçlu bulunmadığının tespitini istemiş, birleşen davada davacı ise fatura alacağı bulunduğunu ileri sürmüştür. Uyuşmazlığın çözümü için her ikisi de tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması zorunlu olup ilk derece mahkemesince de bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıltır. Hükme esas alınan 0.02.2020 tarihli bilirkişi kök raporu ile 28.07.2020 tarihli ve 16.06.2021 tarihli ek raporları Dairemizce de hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.

Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarda da belirtildiği üzere; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca asıl davada davacı ... ... AŞ, asıl davada davalı .... Şti.'nden nakliye hizmeti almakta, karşılığında düzenlen faturalar uyarınca davalıya ödeme yapmaktadır. Davacı ... ... AŞ, davalının yeterli ve zamanında araç tedarik etmemesi sebebiyle ''...'' işlerini farklı bir tedarikçi ile gerçekleştirmek zorunda kaldığını belirterek davalı adına 06.03.2015 tarihli ve 80.711,01 TL bedelli, 06.03.2015 tarihli ve 70.726,32 TL bedelli faturaları düzenlemiştir. Bu faturalar kapsamında alacaklı olduğunu iddia eden davacı ... ... AŞ sözleşme hükmü uyarınca bu faturaları düzenlemiş olmakla birlikte, davalı .... Şti.'nin planlanan ve kendisine bildirilen zamanda araç tedarik etmediğini, bu sebeple dışarıdan araç tedarik ettiğini ve fiyat farkı oluştuğunu ispat etmekle yükümlüdür. Ancak dosya kapsamında buna ilişkin somut bir delil bulunmadığı gibi konusunda uzman bilirkişilerce hazırlanan raporda da bu yönde tespitte bulunulduğu görülmektedir.

Dosyaya sunulu bir kısım yazışmalar ve -mailler incelendiğinde de bazı gecikmelerden bahsedilmekle birlikte hangi seferin, ne zaman gerçekleştirilemediği ve başka araç tedarik edilmek zorunda kalındığına ilişkin somut bir bilginin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Birleşen davada davalı-karşı davacı ... ... AŞ davalı .... Şti.'nin araçlarının taşıma sırasında güvenlik kulübesine zarar verdiği iddiasıyla ''güvelik kulübesi tamir'' açıklamalı, üç adet, toplam 12.740,39 TL bedelli fatura düzenlemiş ise de, davalı defterinde yer alamayan fatura konusu bu hasara ilişkin her hangi bir tespit işlemi bulunmadığı, doğrudan yeni kulübe alımı yapıldığı, tamir giderinin bulunmadığı nazara alındığında davacının birleşen dava kapsamındaki karşı davasında ileri sürdüğü bu yöndeki iddiasının ispatlanamadığı görülmektedir.

Birleşen davada davalı-karşı davacı davacı ... ... AŞ tarafından davalı adına düzenlenen ''sözleşme ihlali 14.madde'' açıklamalı ve 25.000 TL bedelli fatura alacağı bakımından sözleşmenin 14.maddesi incelendiğinde, ''Gizlilik ve Rekabet'' başlıklı olduğu görülmekte olup davalı .... Şti.'nin bu maddeyi ihlal ettiğine dair dosya kapsamında bir delile rastlanmamıştır. Davalı defterlerinde fatura kayıtlı değildir. Davacı bu faturaya ilişkin olarak dilekçelerinde görevin yerine getirilmemesi ve teslim sürelerine uyulmaması sebeplerine dayanmış ise de, fatura içeriği açıklama ile davacı beyanları uyuşmadığı gibi davacının iddia ettiği gibi bir ihlale ilişkin delile de dosya kapsamında rastlanmamıştır.

Birleşen davada davacı .... Şti., birleşen davada davalı ... ... AŞ'den, yukarıda belirtilen sözleşme kapsamında verdiği hizmet karşılığı 13 adet fatura sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Taraf ticari defterlinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, birleşen davacının düzenlediği söz konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, iki adedinde karşılıklı mutabakatla miktar değişikliği yaptıkları, taraf defterlerinin karşılıklı değerlendirmesi sonucunda birleşen davacının birleşen davada takip tarihi itibariyle 158.269,80 TL ... ... AŞ'den alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Bu açıklamalara ve dosya kapsamına göre, tarafların birbirinden olana alacak ve borçlarının karşılıklı defter kayıtları ile doğru şekilde tespit edildiği, raporların hüküm kuraya ve denetime elverişli olduğu, bu sebeple ilk derece mahkemesince, asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davadaki karşı davanın ise reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl davada davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Asıl dava bakımından davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacıdan tahsiline,

3-Birleşen dava yönünden asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 8.108,56 TL istinaf karar harcının asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı davalıdan tahsiline,

4-Birleşen davadaki karşı dava yönünden karşı davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacıdan tahsiline,

5- Asıl davacı-karşı davalı, birleşen davalı-karşı davacı vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2119, K. 2026/1471, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2119-e-2026-1471-k-3077bc2d8c2b