Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1813 E. 2026/460 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1813
Karar No
2026/460
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1813 KARAR NO : 2026/460

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2022 NUMARASI : 2020/424 Esas 2022/595 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin inşaat malzemeleri alım satım ile iştigal ettiğini, ana iş olarak beton ve çimento satmakla proje bazında isteyen inşaat firmalarına her türlü inşaat malzemesi temin ettiğini, Boya temin etmek amaçlı sipariş ve bağlantı sözleşmeleri için davalı .... A.Ş. Ege Bölge Distribütörleri olan davalı .... A.Ş. ile irtibata geçtiklerini, müvekkili şirketin siparişlerden kaynaklı olarak genel itibarı ile davalı ....çalışanı olan .... ile görüştüğü ve bir kısım çeklerin bu kişi tarafından teslim alındığı, müvekkili şirketin, davalı .... şirketine 28.11.2019 tarihinde .... Bankası .... Şubesi .... hesap numaralı 31.05.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8827 çek numaralı, 30.06.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8828 çek numaralı, 31.07.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8829 çek numaralı, 31.08.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8830 çek numaralı, 30.09.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8831 çek numaralı çekleri ile 29.01.2020 tarihinde ...Şubesi ...hesap numarasından verilen 9114851 çek numaralı 19.09.2020 vadeli 50.000,00-TL bedelli (bu çekin davalı .... çalışanı ....ye teslim edildiği), 17.12.2019 tarihinde ...Bankası ....Şube .... hesap numarasından verilen 31.05.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8847 çek numaralı, 30.06.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8848 çek numaralı, 31.07.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8849 çek numaralı çekleri teslim ettiği, vadesi gelen çeklerin ödendiği, vadesi gelmeyen çeklerin kimin elinde / nerede olduğu bilinmediğinden ileride ticari anlamda sorunlar yaşamamak adına çeklere karşı ihtiyati tedbir talep edilemediğini, bir kısım çeklerin faktoring şirketlerinde bulunmasından kaynaklı alınacak ihtiyati tedbirin bu şirketleri bağlamayacağı, müvekkili şirketin, davalılara toplam 520.000-TL bedelli çek teslim ettiği, bu çekler mukabili mallar gelmeksizin davalı .... A.Ş.'nin içinin boşaltıldığı ve yetkililerinin ortadan kaybolduğu haberinin geldiği, davalı .... A.Ş. ile irtibata geçildiğinde .... yetkililerinin mal temin etmeyeceklerini beyan ettikleri, bunun üzerine davalı taraflara Bornova 2. Noterliğinin 10.03.2020 tarihli 6681 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, Davalı .... A.Ş.'nin ihtarnameye karşı cevap vermediğini, davalı ....A.Ş.'nin Karşıyaka 5.Noterliğinin 18.03.2020 tarihli 10643 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile verdiği cevapta çeklerin hiç birinin kendilerine verilmediği ve ellerinde olmadığının iddia edildiğini, İzmir Arabuluculuk Bürosuna 2020/38845 dosya no ile müracaat edilmesiyle 03.07.2020 tarihinde yapılan görüşmede davalı .... A.Ş.'nin kendi distribütörünün aldığı çeklerin kendisince alınmadığından mal verilmeyeceği ödeme yapılmayacağı beyan edilmekle anlaşmama olarak son tutanak düzenlendiği, müvekkilinin davalı.... nın ....marka Boya ların üreticisi olduğundan bu şirket ile müvekkilinin bayilik alınması konusunda anlaşma yapmak üzere görüştüğünü, davalı .... A.Ş. ise İzmir'de distribütörü olan ....şirketi ile görüşülmesi gerektiğini beyan ettiğini ve müvekkilinin üretici olan .... şirketince diğer davalı distribütöre yönlendirildiği, Müvekkil ile davalı .... A.Ş. arasında sözleşme yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı .... A.Ş. arasında akdedilen 27.01.2019 tarihli ve 17.12.2019 tarihli en son iki sözleşmeden davalı .... A.Ş.'nin (üretici) davalı .... A.Ş.'ne ait .... Ege Bölge Distribütörü olarak beyan ettiğini, Davalı .... 'nın, davalı .... adına hareket ettiğini, davalı .... A.Ş. ile imzalanan sözleşmelerden kaynaklı promosyonların tamamı davalı .... A.Ş. tarafından karşılandığını, davalı.... şirketi davalı .... adına hareket etmesine rağmen cevabi ihtarnamede de .... A.Ş. yetkililerine ulaşılamadığından üretici olan ve adına hareket edilen ... A.Ş’nin sorumluluk üstlenmek istemediği, müvekkili şirketin .... şirketinin ortadan kaybolmasının akabinde bağlantı yaptığı malları temin etmek amacı ile yeniden .... şirketi ile sözleşme akdettiği, davalı .... A.Ş. ile .... A.Ş. arasındaki ilişkinin müvekkili bağlamaması yanında müvekkilinin sözleşmelerin imzalanması, siparişlerin verilmesi ve bağlantılara dair çeklerin verilmesi aşamasında davalı.... ile muhatap olduğu, malların müvekkile teslim edilmesine dair sipariş alan ....A.Ş. sorumlu olmasına rağmen bir kısım malı ... A.Ş. şirketine teslim ettiği ve bağlantıya dair çeklerin kendisine gelmediği gibi bir savunma ile sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını, müvekkili şirketin ilk mal alımı sözleşmelerin yapılması ve her türlü işlemlerinde muhatap kabul ettiğini, davalı .... şirketinin ortada olmaması ve yine asıl sorumlu olan .... şirketinin malı vermek konusunda talepleri reddetmesinden dolayı yapılan sözleşmeler gereği teslim edilen toplam 520.000,00-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı şirket ile diğer davalı... A.Ş. arasındaki ticari ilişkide herhangi bir taraf olmayıp 3. kişi konumunda olduğu ve sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili şirketin dava konusu çekleri hiçbir şekilde teslim almadığı, ciro etmediği ve tahsile vermediği, davanın müvekkil şirkete değil sadece diğer davalı .... A.Ş'ye açılması gerektiğinden öncelikle husumet yokluğundan da davanın usulden reddinin gerektiğini; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı, müvekkil şirket tarafından davacı şirket ile sözleşme yapması için diğer davalı şirket .... A.Ş.'ye yönlendirme iddiaları da gerçeği yansıtmadığı, distribütörlük iddiasının tamamen soyut bir iddia olduğunu, davalı .... şirketi ile müvekkili şirket arasında mal alım satımından kaynaklı olarak ilerleyen bir ticari ilişkileri bulunduğu, onun dışında herhangi bir ticari ilişkileri ile acentelik, bayilik vb ilişkinin bulunmadığı, davalı .... A.Ş.'nin yapmış olduğu işlemleri tamamen kendi adına ve hesabına yaptığı, bu işlemler dolayısıyla aldığı senetleri müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişki gereğince edimine karşılık olarak müvekkili şirkete vermediğini, müvekkili şirketin diğer davalı ....A.Ş ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan diğer davalı şirket .... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete teslim edilen senetlerle ilgili olarak ve müvekkili şirketin önceki yetkilisi .... tarafından da diğer davalı .... ile işbirliği içinde olup müvekkili şirketi 7.000.000,00 TL civarında dolandırdığı, asıl mağdur tarafın müvekkili şirket olduğunu ve bu dolandırıcılık suçlarına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına 2020/41082 soruşturma numarası ile şikâyette bulunulduğu, soruşturmanın devam ettiği, diğer davalı şirketin ticaret yaptığı kişilere ve şirketlere mal teslim edip etmediği konusunda davalı şirketin bir bilgisinin olmadığını ve böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığı, dava konusu çeklerin hiçbir şekilde müvekkili şirket tarafından ciro edilerek tahsile verilmediği, çeklerin müvekkili şirketin bünyesinde bulunmadığı, bu durumun banka kayıtları ile sabit olacağını, müvekkili şirketin davacı yanın mallarının teslim edilmemesi ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından ve dava konusu çeklerin müvekkili şirkette olmaması, müvekkili şirketin cirosunun bulunmaması ve tahsile verilmemiş olmasından kaynaklı müvekkil şirket tarafından davacı şirkete mal teslimi yapılmayacağını belirterek haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... .. A.Ş. Davaya cevap vermemiştir. MAHKEMECE: "... Dava; davacı tarafın davalılardan .... A.Ş.’nin Ege Bölge distribütörü olduğunu beyan ettiği ... A.Ş.’ne karşılığında mal teslim edilmesi için verdiği çeklerden dolayı davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. SGK ve banka kayıtları, ihtarnameler, 17.12.2019 tarihli mal alım protokolü, faturalar, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/41082 soruşturma sayılı dosyası, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/41082 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; şikâyetçi .... AŞ’nin şüpheli .... AŞ,..., ...., .... aleyhine .... Bankası ....Şubesi .... hesap numaralı 31.05.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8827 çek numaralı, 30.06.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8828 çek numaralı, 31.07.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8829 çek numaralı, 31.08.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8830 çek numaralı, 30.09.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8831 çek numaralı çekleri ile 29.01.2020 tarihinde .... Şubesi .... hesap numarasından verilen 9114851 çek numaralı 19.09.2020 vadeli 50.000,00-TL bedelli (bu çekin davalı .... çalışanı ....'ye teslim edildiği), 17.12.2019 tarihinde ... Bankası ... Şube ... hesap numarasından verilen 31.05.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8847 çek numaralı, 30.06.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8848 çek numaralı, 31.07.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8849 çek numaralı çekleri teslim aldıklarını, daha sonradan şüphelilerin bu senetlerin iadesini istediklerini, müvekkilinin şüpheliler tarafından dolandırıldığını, senetlerin bankaya ibrazı ile senetlerde yer alan cirantaların ve lehtarın tanınmadığının bildirildiğini, senetlerin sahte olduğunu belirterek Ankara CBS’na 2019/60832 sor. Numaralı dosya ile şikayette bulundukları, ayrıca Ankara 11. ASHM’nin 2020/60 E. sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığını, senetlerin sahte olduğuna ilişkin olarak TCK m. 158/h ve 204. Madde uyarınca cezalandırılmasını istediklerini belirterek şikayette bulundukları, ayrıca 15.09.2020 tarihli dilekçeleriyle şikayetçinin şüpheli .... hakkında da suç duyurusunda bulunarak bu şüpheli hakkındaki davanın 2020/41082 ile birleştirilmesi yönünde talepte bulundukları belirlenmiştir. Mahkememizce tensiben ve ön inceleme duruşmasıyla davacı vekilinden çeklerin ödendiği ve ödemeye ilişkin beyanların istenmesiyle istirdada ilişkin talebini açıklaması için iki haftalık süre verilmiş, ayrıca davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan 26.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... A.Ş.'nin defter ve kayıtlarının incelenmesiyle 2019/2020 yıllarına ait envanter defterlerinin incelendiği, davacı .... Şirketinin alacağına ilişkin her hangi bir kayda ve dava konusu çeklere rastlanmadığı, davacının davalı şirkete 46.093,01 TL borçlu olduğu ve 2021 yılına bu alacağın devredildiği, 01.06.2021 tarihinde EFT yoluyla bu borcun da ödendiği belirlenmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 06.09.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkilinin .... ile anlaşmaya vardığını, davalı ... Şirketinin distribütörü olduğunu,... A.Ş.'nin bu durumu kabul ettiğini, davalı .... nın diğer davalı .... ’yı temsilen hareket ettiğini belirtmiştir. Bu rapora karşı davalı ....Şti. vekili 16.09.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkilinin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, cari hesap kayıtlarından çeklerin bulunmadığının belirlendiğini, çekleri müvekkilinin vermediğini, ...AŞ’nin davacı ile olan ilişkisini bilmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu rapordan sonra davacının defter ve kayıtları incelenmesi için 03.02.2022 tarihli 4 nolu ara karar kapsamında inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi SMMM ....’den 21.01.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; 27.01.2019 tarihli “2020 Büyük Bağlantı Gezi Protokolü”nün davacı ile .... AŞ arasında yapıldığı, dava konusu çeklere ilişkin banka kayıtları incelendiğinde, dava konusu çeklerin .... namına yazılı olduğu, ... tarafından ödendiği, dava dilekçesinde 28.11.2019 verildiği belirtilen 70.000 TL bedelli 5 adet çekin davacı kayıtlarında yer almadığı, bu çeklerin .... A.Ş.’nın borcuna kaydedilmiş olduğu, .... borcunu 94.779,10 TL'den 444.779,10 TL'ye yükseldiğinin belirlendiği, aynı zamanda dava dilekçesinde 17.12.2019 tarihinde verildiği belirtilen 40.000’ar TL bedelli 3 adet çekin de .. A.Ş.'nin borcuna kaydedildiği,.... A.Ş.'nin borcunu 442.107,81 TL'den 562.107,81 TL'ye yükseldiği, dava dilekçesinde 29.01.2020 tarihli 50.000 TL bedelli çekin .... A.Ş.'nin borcuna kaydedildiği, .... A.Ş.'nin borcunun 421.641,35 TL'den 441.641,35 TL'ye yükseldiği, dava tarihi itibari ile davalı ....’ya şirketinin davacıya 431.032,92 TL borçlu olduğu, davacı şirketin 2019-2020 yılı ticari şirketlerinde davalı ....Şirketine verilen çekler diğer çeklerin bulunduğu, davaya konu toplam 520.000 TL tutarlı çeklerin ödemesinin yapıldığı, davalı .... ile davacı şirketinin ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalı ....A.Ş.'nin defterlerine ulaşma imkânın mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davalı vekili 04.02.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; davacı şirketin 2020 yılı ticari defterlerin de dava .... şirketinin davacı şirkete borcunun 431.032,92 TL olduğu, .... şirketi ile davalı .... arasında distribütör anlaşması bulunmadığı, müvekkilinin bu davada sorumlu olmadığını belirtmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 28.01.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; davalı .... ve diğer ... distribütör anlaşması yapıldığına dair internet sitesi fotoğraflarının dosyaya sunulduğunu müvekkilinin satın alma görevlisi ... tarafından gönderilen e-postalar da .... temsilcisi olan....’nin cevap verdiğini, siparişlerden kaynaklanan çeklerden bir tanesinin ....’ye teslim edildiğini, belirterek ödenmek zorunda kalan çeklerden kaynaklı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların bilirkişi itirazları Gösetilerek bilirkişiden ek rapor alınmasıyla davacı tarafın defter ve kayıtları incelenerek diğer davalı ... AŞ’nin dava konusu çekler karşılığı mal teslim edip etmediği bu alınan çekler karşılığı herhangi bir alım satım yapmadığı, konusunda 11.05.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; davacı şirketin 2019 yılı kayıtları incelendiğinde ... AŞ’ye verilen toplam çeklerin 14.02.2019 – 17.02.2019 tarihleri arasında 11 adet toplam 620.000 TL çek olduğu, davacı şirketin diğer davalı .... AŞ’den 2019 yılı içerisinde 450.449,53 TL’lik mal aldığı buna göre 2020 yılına alacak devrinin 2020 yılına 511.831,59 TL olduğu davacı şirketin 2020 yılında da .... dan 311.408,22TL’lik mal aldığı ve 50.000 TL'lik çek verdiği, böylece 2020 yılı sonu itibariyle ... dan kalan alacağının 431.032,92 TL olarak defter ve kayıtlarında yer aldığı .... şirketinin bu miktar üzerinden davacıya sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu rapora karşı davalı ....AŞ vekili 20.05.2022 tarihli dilekçesiyle; Davalı .... vekilinin davacıya 431.032,92 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin davalı .... Şirkete verdiği ve ödediği 520.000 TL olduğu, müvekkilinin ... ... ile bağlantısının olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Davacı .... Şti.’nin davalı .... AŞ ile.... AŞ arasında Acentelik ilişkisi bulunduğu ve ....A.Ş.'nin ... ile birlikte hareket ettiği, çeklerin alınmasında ... nın acente sıfatıyla ... adına çekleri aldığı iddiasında bulunduğu, dava konusu olan 28.11.2019 tarihinde ... Bankası ... Şubesi ....hesap numaralı 31.05.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8827 çek numaralı, 30.06.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8828 çek numaralı, 31.07.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8829 çek numaralı, 31.08.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8830 çek numaralı, 30.09.2020 vadeli 70.000,00-TL bedelli 8831 çek numaralı çekleri ile 29.01.2020 tarihinde ... Şubesi ... hesap numarasından verilen 9114851 çek numaralı 19.09.2020 vadeli 50.000,00-TL bedelli 17.12.2019 tarihinde ... Bankası ... Şube ....hesap numarasından verilen 31.05.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8847 çek numaralı, 30.06.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8848 çek numaralı, 31.07.2020 vadeli 40.000,00-TL bedelli 8849 çek numaralı çekleri teslim ettiği, vadesi gelen çeklerin ödendiği ve bu çeklerden dolayı her 2 davalının sorumlu olduğu iddiasına dayanmış ise de davalı ... .Şti. diğer davalı ... AŞ ile bir bağının olmadığı iddia ettiği, çeklerin kendileri tarafından alınmadığı ve ciro edilmediği ve tahsil edilmediği, davacı ile aralarında bir ticari ilişkinin bulunmadığını belirttiği, davacının alım satım sözleşmesinin ... ile yaptığını beyan ettiği, dava konusu olan çeklerden 1 adedinin (.... Şubesi 91148 çek numaralı 19.09.2020 vadeli 50.000 TL bedelli çek için ve bazı alacaklar için) çeki alan Ayhan Göse’nin ... ile işbirliği yaparak müvekkilini dolandırarak ve bu nedenle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/41082 sayılı dosya ile şikayette bulunduklarını belirttikleri yapılan bilirkişi incelemesinde de tarafların iddiaların araştırıldığı, davacının ... ile diğer davalı arasında ilgi / bağlantı bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, yine bilirkişi incelemesinde tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının davalı ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, davacının verdiği çeklerin ... A.Ş.'nin borcuna kaydedildiği, ticari ilişkide 11.08.2020 tarihi itibariyle ... ’dan 431.032,92 TL alacaklı olduğu, ... A.Ş.'nin davacı ile cari hesap ilişkisinin bulunduğu ancak davaya konu çeklerin kaydına rastlanmadığı, ... AŞ’nin 46.093,01 TL davalıdan alacaklı olduğu, ve 01.06.2021 tarihinde bu borcun EFT ile ödendiği belirlenmiştir. Sonuç olarak davacının davalı ... AŞ’den herhangi bir alacağı bulunmadığı bu çeklerin bu davalıya verildiği ispatlanamadığı, diğer davalı ... AŞ ise kendi defter ve kayıtlarına göre, 431.032,92 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı ... AŞ’nin ... AŞ, ...,....., ..... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/41082 soruşturma numaralı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı suç duyurusunda bulundukları belirlenmiştir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre davacının ... AŞ ile bu çeklerden dolayı borçlu olduğunu iddia etmesine rağmen bu iddiasını ispatlayamadığı ve davalının davacıya karşı borçlu olduğu ispatlanamadığından bu dava yönünden reddedilmiştir. Diğer davalı ... AŞ’nin ise davacıya davacının defter ve kayıtlarına göre 431.032,92 TL tespit edilmiş olup, davalı tarafın defter ve kayıtları sunmadığı belirlenmiş olduğundan HMK m. 222 gereğince, “1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 m.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” Hükmüne göre davalı tarafın defter ve kayıtların ibraz etmediği ve bu nedenle davalı AŞ vekilinin defter ve kayıtları incelenemediği, belirlenmiş olup, davacının kendi lehine delil olan defter ve kayıtlarına göre davalı ... ’dan 431.032,92 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasını KISMEN KABULÜ ile; A-) Davacının davalılardan ... AŞ ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğu ve dava konusu çeklerden dolayı 520.000 TL alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığından bu davalı yönünden davanın reddine, B-) Davacının davalılardan ... AŞ’den 431.032,92 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden bu miktar alacağın davalı ... AŞ’den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, C-) Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mevcut görsellerin davalı ... şirketinin markası olan Permolit boya internet sitesinin dava açıldığı tarihlerdeki görselleri olmakla davalı ...'nın ... şirketinin ege bölge bayii olduğunu, Müvekkili ile davalı ... şirketi arasında akdedilmiş olan mal alımına dair 27.01.2019 tarihli ve 17.12.2019 tarihli sözleşmelerde Permolit boyanın Ege Bölge Distrübütörü olarak belirlendiğini, sözleşmelerde yer alan promosyonlar müvekkile sağlanmış olmakla her iki davalı arasındaki bağlantıda belirlendiğini, Müvekkili tarafından gönderilen 13.01.2020 ve 26.12.2019 tarihli sipariş maillerinde açık olarak görüleceği üzere ... şirket çalışanına da siparişlerin iletildiğini, Davalı ... şirketi ile yapılan görüşmelerde açık olarak müvekkili de bayi olarak kabul edilmesinden dolayı müvekkil ile ilgileneceği bildirilen ... çalışanı ...olduğunu, müvekkili ... şirketine geçilen siparişlerde de bu kişi ile irtibatta bulunduğunu ve mailleri de bu kişiye gönderdiğini, ...davalı ... çalışanı olmakla kullandığı mail adresi de şirketin uzantısını taşımakla aynı sürücüde yer alan adres olup, bilindiği üzere sürücü yöneticisi şirkete de maillerin aynı anda ulaştığını, şirketin siparişlerden haberdar olmamasının da mümkün olmadığını, gezi promosyonlar nedeni ile de şirketin siparişe dair sözleşmelerden de haberdar olmamasının da mümkün olmadığı, müvekkili tarafından verilen 19.09.2020 vadeli 50.000,00-TL bedelli ...'a ait 045526 çek numaralı çekin davalı ... Şirketi Çalışanı ....'ye Teslim edildiğini, Davalı ... şirketi ile davalı ... Şirketi arasındaki ilişki "EGE BÖLGE DDİSTRÜBÜTÖRÜ" olarak tanımlandığını, bu tanımlamadan ve internet sitesindeki kendi görsellerinden de anlaşılacağının üzere ... şirketi ile ... şirketi arasındaki bağlantı hukukumuzda tanımlı olmamakla birlikte aralarında yer alan sözleşme ve çalışma şartları da bilinmediğini, mevcut tanımlama dikkate alındığında bir çok Yargıtay kararında da belirlendiği üzere bu ilişkin TTK da tanımlı olan acente olarak niteleneceğini, TTK 102 de düzenlenen acente de açık olarak vekil sıfatı ile hareket etmiş olduğundan adına hareket ettiği şirketi bağlayacak mahiyette işlemler yapacağını, davalının ... Şirketi ... Şirketinin acentası olmakla müvekkili ile sipariş sözleşmelerinin akdedilmesinde ve çeklerin alınmasında vekil sıfatı ile hareket etmiş olmakla yapılan işlemler açık olarak ... Şirketini de bağlayacak mahiyette işlemler olduğunu, davalı ... şirketi ... şirketinin kendilerinin bayisi olduğu gibi bir iddia ileri sürmekte ise de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davalı çalışanı olan ...ile müvekkili bağlantı kurmuş olmakla müvekkilin gerek mal siparişi ve gerekse de çekleri tesliminden dolayı acentelik dışında davalı ... şirketi adam çalıştıranın kusursuz sorumluluk halinden dolayı da sorumlu olacağını, (BK66). davalı ... şirketi de piyasaya mal verecek olan bayilerinin seçiminde de gerekli özeni göstermek zorunda olduğunu, mevcut davalı ... şirketini ana bayi olarak seçiminde gerekli özeni göstermeyen davalı ... şirketi kendi çalışanları vasıtası ile kendisinden mal almak isteyen kişileri bayisi olarak belirlediği ... şirketine yönlendirmekle müvekkili vermiş olduğu ve bedelini de ödediği malları teslim almadığından zarara uğradığını, davalı ... şirketi gerek bayi seçiminde ve gerekse de çalışan seçiminde gerekli özeni göstermemiş olmasından dolayı müvekkili zarara uğramış olduğundan kusursuz da olsa müvekkilin uğradığı zararları gidermekle mükellef olacağını, davalı ... şirketi davalı ... şirketinin distrübütörü- acentesi olmakla ... şirketine vekaleten hareket ettiğinden yapılmış olan tüm sözleşmeler ve yine teslim edilen tüm çeklerin karşılığı malın teslim edilmemesinden sorumlu olacağını, Mahkemece her ne kadar davalı ... Şirketi ile ... Şirketi arasındaki bağ ispatlanamadığı belirtilmiş ise de; davalı ... çalışanı olan ....'ye teslim edilen 19.09.2020 vadeli 50.000,00-TL bedelli ...'a ait 0 45526 çek numaralı çekten kaynaklı davalı ... şirketinin sorumlu tutulacağını mutlak olmasına rağmen bu çek için de ... şirketi hakkındaki davanın reddine dair verilen kararın isabetli olmadığını, davalı istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına davalı ... adına hareket etmiş olan ... şirketine teslim edilen ve karşılığında mal alınmayan çeklerin ödenmiş olmasından dolayı ödenmiş olan bedelin tamamının, en azından davalı ... çalışanına teslim edilen 50.000,00-TL bedelli çek için yapılan ödemenin istirdatından ... şirketinin de sorumlu olmasına ilişkin davanın ... şirketi hakkında da kabulüne, masraf ve vekalet ücretlerinin davalı taraflara aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak-istirdat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalı ... şirketinin diğer davalı ... şirketinin Ege bölge distribütörü olduğunu ... ile aralarında yapılan sözleşme gereği toplam 520.000 TL bedelli çek verdiklerini ancak karşılığında malların gönderilmediğini çekleri de ödemek zorunda kaldıkları belirterek çek bedellerinin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... şirketi ise; davalı ....yla hiçbir ilişkileri olmadığını kendilerinin distribütörü olmadığını davacıyla herhangi bir sözleşme yapmadıklarını davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davalı ... şirketinin ve davacı şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; Davalı defterlerini inceleyen bilirkişi 26/08/2021 tarihli raporunda ; davacı ... Şirketinin alacağına ilişkin her hangi bir kayda ve dava konusu çeklere rastlanmadığı, davacının davalı şirkete 46.093,01 TL borçlu olduğu ve 2021 yılına bu alacağın devredildiği, 01.06.2021 tarihinde EFT yoluyla bu borcun da ödendiği belirlenmiştir. Davacı defterlerin incelenmesine ilişkin 21/01/2022 tarihli raporda; 27.01.2019 tarihli “2020 Büyük Bağlantı Gezi Protokolü”nün davacı ile ... AŞ arasında yapıldığı, dava konusu çeklere ilişkin banka kayıtları incelendiğinde, dava konusu çeklerin ... namına yazılı olduğu, ... tarafından ödendiği, dava dilekçesinde 28.11.2019 verildiği belirtilen 70.000 TL bedelli 5 adet çekin davacı kayıtlarında yer almadığı, bu çeklerin ... A.Ş.’nın borcuna kaydedilmiş olduğu, ... borcunu 94.779,10 TL'den 444.779,10 TL'ye yükseldiğinin belirlendiği, aynı zamanda dava dilekçesinde 17.12.2019 tarihinde verildiği belirtilen 40.000’ar TL bedelli 3 adet çekin de ... A.Ş.'nin borcuna kaydedildiği, ... A.Ş.'nin borcunu 442.107,81 TL'den 562.107,81 TL'ye yükseldiği, dava dilekçesinde 29.01.2020 tarihli 50.000 TL bedelli çekin ... A.Ş.'nin borcuna kaydedildiği, ... A.Ş.'nin borcunun 421.641,35 TL'den 441.641,35 TL'ye yükseldiği, dava tarihi itibari ile davalı ...’ya şirketinin davacıya 431.032,92 TL borçlu olduğu, davacı şirketin 2019-2020 yılı ticari şirketlerinde davalı ... Şirketine verilen çekler diğer çeklerin bulunduğu, davaya konu toplam 520.000 TL tutarlı çeklerin ödemesinin yapıldığı, davalı ... ile davacı şirketinin ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin defterlerine ulaşma imkânın mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu çeklerin hepsinin davacı tarafça ödendiği gelen banka yazı cevaplarından anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan protokollerin davacıyla ... AŞ arasında yapıldığı, diğer davalı ... ile yapılan bir protokol bulunmadığı, çeklerin de davacı tarafından ... AŞ. namına düzenlendiği, sunulan delillere göre davacının, davalı ... AŞ nin diğer davalı ...'nın distribütörü ya da acentesi olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2022 tarih, 2020/424 Esas ve 2022/595 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1813, K. 2026/460, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1813-e-2026-460-k-240fc2ce7c39