Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1756 E. 2026/431 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1756
Karar No
2026/431
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1756 KARAR NO : 2026/431 KARAR TARİHİ : 17/02/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/05/2022 NUMARASI : 2021/345 Esas 2022/456 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2026

Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile aralarında ticari ilişki bulunan davalı şirketin, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilleri hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin davalı şirkete herhangi bir borçları bulunmadığını, icra takibinin mevcut olmayan bir cari hesaba dayandırıldığını, müvekkillerinin herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra takibi başlatılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, bahse konu cari hesaptaki borcun neden kaynaklandığının taraflarınca bilinmediğini, adi yazılı belgeye dayanılarak yapılan icra takibi sonrasında açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı şirkete hiçbir borçlarının bulunmaması nedeniyle bahse konu icra dosyasında yer verilen borç tutarında müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, açıklanan nedenlerle davalıya borcu olmadıklarının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip çıkışı miktar olan 41.643,55 TL'nin %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi adı altındaki dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile aralarında ticari ilişki bulunan davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilleri hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borçları bulunmadığını, ancak davalı şirket tarafından İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/153 esas sayılı dosyasında açılan tasarrufun iptali davasında, mahkemenin ara kararla verdiği ihtiyati haciz kararı ile müvekkillerinin tüm mal varlıklarına haciz konulduğunu, haciz zorlamasıyla tüm ticari hayatı durma noktasına gelen müvekkilleri tarafından dosya borcu olarak 78.500,00 TL icra dairesine, 2.000,00 TL de harici olarak davalı vekiline ödendiğini, ancak bu borcun ödenmesi tamamen haciz zorlamasıyla olduğunu, bu nedenle de işbu menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam etmek zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmaması nedeniyle bahse konu icra dosyasında haciz baskısı ile yapılan ödemenin istirdadına karar verilmesini, maddi bir hata nedeniyle ve dürüstlük kuralına da aykırı olmayacak şekilde sehven 3 kişi olarak gösterdikleri davacı tarafın düzeltilmesine ve davacı olarak ...'in belirlenmesine, sehven taraf olarak dosyaya dahil edilen ... ve ...'in davacı taraftan çıkarılmasına, icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu kısmın istirdadına, davaya istirdat davası olarak devam edilmesini, haciz zorlamasıyla haksız yere ödenen dosya borcu kadar tutar için uygun bir teminat karşılığında davalının menkul ve gayrimenkulleri üzerine, duruşma günü beklenmeksizin, ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle davacılar tarafından net bir şekilde müvekkili ile ticari ilişkilerinin olduğu ancak İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11065 esas sayılı takibi ve takibe konu edilen alacaktan dolayı müvekkiline borçlu olunmadığının ileri sürüldüğünü, ancak ... ve ...'in İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11065 esas sayılı takibinin esas borçluları olmayıp, ilgili takibin kendileri hakkında başlatılmadığını, İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11065 esas sayılı takibinin esas borçlusunun ... olduğunu, takip tarihi itibariyle ...’in müvekkiline yüklü miktarda borcu bulunmakta olup borçlunun borçlarını ödememesi üzerine alacağın tahsili için borçlu ... hakkında İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11065 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve işbu takibin kesinleştiğini, davacı tarafından da beyan edildiği üzere davacı borçlu ... ile müvekkili arasında, araç bakım hizmetlerinden dolayı ticari ilişki olduğunu, ...'e ait cari hareket dökümü dilekçe ekinde sunulmuş taraflar arasındaki ticari ilişki, davacıya verilen araç hizmetler, kesilen faturalar ve diğer ilgili tüm ticari kayıtları ilişkiyi ve müvekkilinin, takip tarihindeki alacağını ispatladığını, borçlu ... hakkındaki İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11065 esas icra takibi 10.08.2016 tarihinde başlatılmış olup borçlu tarafından borcun ödenmemesi ve mal kaçırma kastıyla hareket etmesinden dolayı alacağın icra işlemleri ile tahsil edilemediğini, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/153 Esas sayılı tasarrufun iptali davasının açılmasına sebebiyet verildiğini, bu dosya kapsamında da İİK 281 vd maddeler uyarınca ihtiyati haciz alınıp ihtiyati haczin uygulanması üzerine salt ihtiyati hacizlerin kaldırılması için dosya borcu, 16.06.2021 tarihinde icra müdürlüğüne ödendiğini, icra müdürlüğüne yapılan ödeme de her ne kadar ... tarafından yapılmış gibi gözükmekte ise de ödemenin ... tarafından yapılmış gibi gösterilmesinin asıl nedeninin tasarrufun iptali davasından aciz hali ile ilgili mahkemeyi yanıltmak olup ancak ilgili ödemenin .... tarafından yapılmış olup ...,..'in nam-ı müstearı olarak ilgili ödemeyi yaptığını, yani borçlu ...'in malvarlığını etkileyen bir borç ödemesi söz konusu olmadığını, 16.06.2021 tarihli ödeme ile özellikle haziranda ödemeleri ve çekleri olduğunu yazılı bir şekilde 2020/153 esas sayılı dosyaya beyan eden .... tarafından nam-ı müstearı ile ilgili ödeme yapılarak dosyadaki ihtiyati hacizler kaldırtılmış ve ilgili takip dosyası da icra müdürlüğünce tahsil ile infaza alındığını, bu nedenle ... ve ... yönünden her iki davacının da taraf sıfatı bulunmadığından davanın usulden reddine, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin işbu davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Mahkememizce deliller toplanılmış, Ticaret Sicil Müdürlüğünden, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Şirinyer Vergi Diresine, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkereler yazılmış, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/153 esas sayılı tasarrufun iptali davasında, davacı ... Şti tarafından davalılar ..., ..., ..., ....aleyhine 02.04.2020 tarihinde İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2016/11065 esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacaktan dolayı davaya konu edilen taşıt araçlarının cebri icra yoluyla satışı ve ihtiyati haciz talepli davanın açıldığı ve ihtiyati haciz kararı verildiği, İzmir 5. İcra Dairesi'nin 2016/11065 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 10/08/2016 takip çıkış tarihli, alacaklı ... Şirketi tarafından davalı borçlu ... aleyhine 41.643,55 TL cari hesap alacağı ve faiz/diğer fer'ilerle birlikte icra takibine girişildiği, takibe yapılan itirazın olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri yönünden kesin süre verilmesine karşın, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını verilen kesin süre içerisinde ticari defter tutmadıklarını bildirmiş, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde uyuşmazlık konularında inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler ... ve .... tarafından Mahkememize ibraz edilen ayrıntılı raporlar, Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli nitelikte görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2016/11065 Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden cari hesaptan kaynaklı borç nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu bulunup bulunmadığına ilişkin menfi tespit talebinin ve dava tarihinde sonra yapılan ödeme nedeni ile istirdat talep koşullarının mevcut olup olmadığı hususunda toplandığı, her ne kadar davacılar ..., ... ve ... tarafından işbu menfi tespit ve istirdat talebini içerir dava açılmış ise de, incelenen İzmir 5. İcra Dairesi'nin 2016/11065 esas sayılı dosyasında alacaklı .... Şti tarafından takip borçlusu davacı ... aleyhine 10.08.2016 tarihinde toplam 41.643,55 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takiplerde ödeme emri ile takip başlatıldığı, davacılar ... ve ...'in işbu takip dosyasının tarafı bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından maddi bir hata nedeniyle ve dürüstlük kuralına da aykırı olmayacak şekilde sehven 3 kişi olarak gösterdikleri davacı tarafın düzeltilmesine ve davacı olarak ...'in belirlenmesine, sehven taraf olarak dosyaya dahil edilen ... ve ...'in davacı tarafından çıkarılması yönünde talepte bulunulmuş ise de, davalı şirket vekili 13/07/2021 tarihli beyanlarında taraf değişikliğine muvafakatları bulunmadığını bildirmiş, davacılar vekilinin bu istemi HMK 124. maddesinde düzenlenen tarafta iradî değişiklik olarak nitelendirilemeyeceği gibi, dava şartlarının düzenlendiği HMK nun 114/1-d maddesinde düzenlenen taraf ehliyeti hususunun dava şartlarından olduğu, bu nedenlerle davacılar ... ve ... yönünden aktif taraf ehliyetinin ve bu itibarla adı geçen davacılar yönünden hukuki yararın da bulunmadığı anlaşılmış, Öte yandan davalı şirketin yasal defterlerinin SMMM bilirkişi tarafından incelenmesinden, 2015 yılına ait yasal defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca noter açılış onayının yasal süresinde yaptırıldığı, 2015 yılına ait yevmiye defterinin 6102 sayılı T.T.K 64/3 maddesi uyarınca yapılması gereken noter kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırıldığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların oto yedek parça ve bakım onarımına ait olduğu, aylık KDV hariç 5.000,00 TL beyan sınırı üzerinde olan faturaların BS formları ile ilgili vergi dairesine beyan edildiği, davacı tarafça davalı faturalarına itiraz edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, davacı defterlerinin ibraz edilmemesi nedeni ile faturaların davacıda kayıt durumunun tespit edilemediği, taraflar arasında 2015 yılı Nisan ayında başlayan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıya oto bakım onarım hizmeti ve malzemelerine ait faturalar düzenlendiği, ticari ilişkin defterlerde açık hesap şeklinde takip edildiği, davalı ...'e ait cari hesabın 120 kodlu alıcılar ana hesabı altında 120 04 266 kodlu hesapta takip edildiği, carip hesap hareketlerinde davalı tarafından düzenlenen faturaların davacının borcuna, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise davalı alacağına kaydedildiği, 2015 yılında davacı ... adına toplam bedeli 59.463,55 TL tutarlı 36 adet fatura düzenlendiği, davacı ... tarafından 18.000,00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığı ve bu işlemler sonucunda 10.08.2016 takip tarihi itibariyle davacı ...'in davalı şirkete 41.463,55 TL borçlu kaldığı, İzmir 5. İcra Dairesi 2016/11065 esas sayılı dosyada, cari hesapta görülen 41.463,55 TL alacak bakiyesinin talep edildiği, takibe konu yapılan 41.463,55 TL davacı borç bakiyesinin 2018 yılına kadar aynen devam ettiği, sonrasında toplamı 17.135,12 TL olan takip ve dava masraflarının cari hesapta davacının borcuna kaydedildiği, 2021 yılında takip dosyasından yapılan tahsilatların 50.514,77 TL olarak cari hesapta davacının alacağına kaydedildiği, 2022 yılında hareket olmadığı görülmüş olup rapor tarihi itibariyle cari hesapta davacı ...'in davalı şirkete 8.083,90 TL borçlu kaldığı, takip dosyasına 16.06.2021 tarihinde ... tarafından yapılan 78.500,00 TL ödemeden avukatlık ücretleri ve dosya masrafları kesintisinden sonra kalan kısmının 50.514,77 TL olarak cari hesaba kaydedildiği anlaşılmış, İzmir 5. İcra Dairesi'nin 2016/11065 esas sayılı dosyasında takip alacaklısı ... Şti vekilince, takip borçlusu ... aleyhine 10.08.2016 tarihinde toplam 41.643,55 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takiplerde ödeme emri ile takip başlatıldığı, 10.08.2016 takip tarihi itibariyle takip borçlusu ... ile alacaklı ....Şti arasındaki borç/alacak durumu yönünden davalı .... Şti defterleri, faturaları incelenerek; ... ile .... Şti arasında 2015 yılının Nisan ayında başlayan ticari ilişki olduğu, davalı ... Şti'nin 2015 yılında davacı ... adına toplam bedeli 59.463,55 TL tutarlı 35 adet fatura düzenlendiği, faturaların BS Formu ile vergi dairesine beyan edildiği ve yasal defterlerde kayıtlı olduğu, dosya kapsamında faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, davacı ... tarafından davalı şirkete 18.000,00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığı ve bu işlemler sonucunda 10.08.2016 takip tarihi itibariyle davacı ...'in davalı şirkete 41.463,55 TL borçlu kaldığı, İzmir 5. İcra Dairesi 2016/11065 esas sayılı takip dosyasının 24.05.2021 tarihli kapak hesabında takip alacaklısı.... Şti'nin takipte kesinleşen alacağı 41.643,55 TL ve faiz/diğer fer'ilerle birlikte dosya bakiye borcunun 78.344,03 TL olarak belirlendiği, 16.06.2021 tarihinde ... tarafından İzmir 5.İcra Dairesi 2016/11065 esas sayılı takip dosyasına ihtirazı kayıtla 78.500,00 TL ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığı, işbu menfi tespit/istirdat talepli dava dosyası yönünden 10.08.2016 takip tarihi itibariyle davacılardan ...'in davalı ....Şti'ne takipteki asıl alacak tutarı 41.463,55 TL borçlu olduğu ve 24.05.2021 tarihli dosya kapak hesabına göre borcun fer'ileriyle birlikte 78.344,03 olduğu, dava tarihinden sonra davacı ... tarafından dosya kapak hesabına göre yapılan 78.500,00 TL ödemenin de takip borcuna karşılık yapıldığı anlaşılmakla, işbu davanın davacılar ... ve ... yönünden HMK 114/1-d maddesinde düzenlenen aktif taraf ehliyetinin ve hukuki yararının bulunmadığından reddine, davacı ... yönünden menfi tespit ve istirdat koşulları oluşmadığından davasının reddine, davacı yanlarla İİK nun 72.maddesi gereğince işbu takip sebebiyle uğramış olduğu zarara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.' gerekçesi ile; HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davanın REDDİNE, Yasal koşulları gerçekleşmediğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, " şeklinde karar verilmiştir. Davalı tarafın hükmün tamamlanması talepli dilekçesi üzerine, mahkemece; "Davalı vekilinin talebinin KABULÜ İLE; Mahkememizin 30/05/2022 tarih 2021/345 Esas 2022/456 karar nolu gerekçeli karar ilamının hüküm kısmınında yer alan; "Davanın REDDİNE" ibaresinin, "Davacılar ... ve ... yönünden, taraf sıfatı bulunmadığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, davacı ... yönünden, menfi tespit ve istirdat koşulları oluşmadığından DAVANIN REDDİNE" ibaresinin eklenmesine ve hükmün HMK 305/A, 306 maddeleri gereğince bu şekilde tamamlanmasına, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili ... hakkında icra takibi başlatılmış olup müvekkili borçlu olmadığının tespiti amacıyla mahkemede tarafınca menfi tespit davası açıldığını, müvekkili haciz tehdidi altında dosya borcu olarak 78.500,00 TL icra dairesine, 2.000,00 TL de harici olarak davalı vekiline ödeme yaptığını, taraflarca bu aşamadan sonra davanın istirdat davası olarak görülmesi için ıslah dilekçesinin sunulduğunu, bunun yanında ıslah dilekçesi ile ... ve ... in taraf olarak sehven eklendiği, HMK 124 gereği dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyen hatanın hakim tarafından düzeltilmesini talep ettiğini, mahkeme tarafından taraflara yönünden esasla birlikte karar verilmesine karar verildiğini, müvekkilin ticari bir şirketi bulunmaması nedeniyle defter kayıtları bulunmamakta olup dosyaya sunulamadığını, cari hesap dökümüne dayalı olarak müvekkili hakkında her ne kadar icra takibi başlatılmış olsa da cari hesaba işlendiği ileri sürülen faturaların hiçbirinin müvekkile tebliğ edilmediğini, müvekkili işbu faturalardan haberdar olmamakla birlikte kendisinin davalı şirkete karşı herhangi bir borcu da bulunmadığını, bilirkişi raporunda davalı tarafça başlatılan icra takibinin bir kısım faturalara ilişkin cari hesap alacağından kaynaklı olduğu ve ilgili faturalara süresi içinde itiraz edilmediğini, bilirkişi tarafından faturalara itiraz edilmediğini izahının yapılabilmesi için öncelikle faturaların müvekkile tebliğ edilip edilmediğinin saptanmasının, tebliğ edildiğinin ispatı halinde bir itiraz söz konusu değil ise faturalara itiraz edilmediği izahı yapılması gerektiğini, her ne kadar bir kısım faturalara ilişkin cari hesap alacağına dayalı bir icra takibi başlatıldığı ileri sürülmekteyse de müvekkile ilgili faturalar tebliğ edilemediğini, bilirkişi, raporunu davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinden yaptığı inceleme üzerine hazırlandığını, taraflarca müvekkili tacir olmaması nedeniyle ticari defter kayıtları sunulamamış olup bu durumda ticari defter sunamamış olmalarının aleyhe kabul edilemeyeceğini, emsal nitelikteki yargı kararlarından da anlaşıldığının üzere faturalara itiraz edilmemesi nedeniyle borcun kabul edildiği karinesinin kabulü için faturaların borçlu olduğu ileri sürülen tarafa tebliğ edilmesi ve usulüne uygun olarak tebliğ yapıldığının ispat edilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesinde faturalara ilişkin süresinde bir itiraz yapılmadığını beyan etse de söz konusu faturalar müvekkile tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporunda bu husus incelenmeksizin salt davalı tarafın defter kayıtlarının doğru olduğu kabulü ile değerlendirme yapılmış olup yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak verilen hukuka aykırılık teşkil eden yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesinde taraflar yönünden sehven yapılan hata için ıslah dilekçesinde ve safahatteki duruşmalardaki beyanlarına karşın davanın tarafı olmayan ... ve ... yönünden davanın usulden reddine karar verilerek taraflar adına davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesinde başlıklar incelendiğinde de görüleceği üzere İzmir 5. İcra müdürlüğünün 2016/11065 Sayılı icra dosyası yönünden müvekkili borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davasının açıldığını, icra dosyasının borçlusu ... olup ... ve ... sehven davası taraf olarak eklendiğini, bu durumun fark edilmesi üzerine ıslah dilekçesi ile HMK m.124 kapsamında taraf değişikliği yapılması talep ettiğini, mahkemece esasla birlikte karar verileceğinin belirtildiğini, yargılama sonucunda ise sehven yazılan taraflar yönünden davanın usulden reddine karar verilerek davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafça cari hesap alacağına dayanak olarak ileri sürülen faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, tacir sıfatına haiz davalının basiretli bir tacirin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermesinin zorunlu olduğunu, müvekkile faturalar bildirilmediğini, mahkemece dayanılan bilirkişi raporunda da bu hususa açıklık getirilemediğini, izah edildiğinin üzere mahkemece taraf değişikliğine ilişkin HMK m.124/3 uyarınca sehven davaya taraf olarak eklenen ... ve ...'in davacı konumundan çıkarılması talebine karşın vermiş olduğu kararın hukuka, kanunun amir hükmüne ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olup, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/345 E. - 2022/456 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: menfi tespit-istirdat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince önce 3 davacı gösterilerek davalıya icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş, daha sonra sunduğu ıslah dilekçesiyle asıl davacının ... olduğunu diğer davacıların sehven gösterildiğini HMK 124 maddesi gereğince bu şahısların davacı taraftan çıkarılmalarına ayrıca icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldıklarını davanın istirdat davasına dönüştüğünü belirtmiştir. Davalı taraf davacı ... esenden alacaklı olduğunu ayrıca daha sonra sunduğu dilekçelerde de diğer davacıların davacı olarak dosyadan çıkarılmalarına muvafakat etmediklerini davanın reddini talep etmiştir. Davaya konu icra takibinde borçlunun ... olduğu, diğer davacıların borçlu olarak görünmedikleri, davacı vekilince dava açılırken icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmekle dosyadaki borçlunun kim/kimler olduğunu bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla davacının HMK 124. Maddeye dayanması yerinde olmadığı, bunun bir hata olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemece ... ve ... yönünden verilen kararda bir isabetsilik bulunmadığı, bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ... yönünden yapılan incelemede; öncelikle davacı ... gelen vergi dairesi yazı cevabına göre bilanço usulüne göre defter tuttuğu, gelen ticaret sicili kaydına göre de davacı ....'in tacir kaydı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf, cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğundan bahisle davacı ...'e karşı icra takibi yapmış, mahkemece taraflara defterleri sunması için süre verilmiş davalı taraf defterlerini sunmasına rağmen davacı ... vekili de müvekkilinin şirketinin olmadığını bu nedenle ticari defterlerinin olmadığını belirterek defter sunmamış mahkemece sadece davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; 2015 yılına ait yasal defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca noter açılış onayının yasal süresinde yaptırıldığı, 2015 yılına ait yevmiye defterinin 6102 sayılı T.T.K 64/3 maddesi uyarınca yapılması gereken noter kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırıldığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların oto yedek parça ve bakım onarımına ait olduğu, aylık KDV hariç 5.000,00 TL beyan sınırı üzerinde olan faturaların BS formları ile ilgili vergi dairesine beyan edildiği, davacı tarafça davalı faturalarına itiraz edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, davacı defterlerinin ibraz edilmemesi nedeni ile faturaların davacıda kayıt durumunun tespit edilemediği, taraflar arasında 2015 yılı Nisan ayında başlayan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıya oto bakım onarım hizmeti ve malzemelerine ait faturalar düzenlendiği, ticari ilişkin defterlerde açık hesap şeklinde takip edildiği, davalı ...'e ait cari hesabın 120 kodlu alıcılar ana hesabı altında 120 04 266 kodlu hesapta takip edildiği, carip hesap hareketlerinde davalı tarafından düzenlenen faturaların davacının borcuna, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise davalı alacağına kaydedildiği, 2015 yılında davacı ... adına toplam bedeli 59.463,55 TL tutarlı 36 adet fatura düzenlendiği, davacı ... tarafından 18.000,00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığı ve bu işlemler sonucunda 10.08.2016 takip tarihi itibariyle davacı ...'in davalı şirkete 41.463,55 TL borçlu kaldığı, İzmir 5. İcra Dairesi 2016/11065 esas sayılı dosyada, cari hesapta görülen 41.463,55 TL alacak bakiyesinin talep edildiği, takibe konu yapılan 41.463,55 TL davacı borç bakiyesinin 2018 yılına kadar aynen devam ettiği, sonrasında toplamı 17.135,12 TL olan takip ve dava masraflarının cari hesapta davacının borcuna kaydedildiği, 2021 yılında takip dosyasından yapılan tahsilatların 50.514,77 TL olarak cari hesapta davacının alacağına kaydedildiği, 2022 yılında hareket olmadığı görülmüş olup rapor tarihi itibariyle cari hesapta davacı ...'in davalı şirkete 8.083,90 TL borçlu kaldığı, takip dosyasına 16.06.2021 tarihinde ... tarafından yapılan 78.500,00 TL ödemeden avukatlık ücretleri ve dosya masrafları kesintisinden sonra kalan kısmının 50.514,77 TL olarak cari hesaba kaydedildiği belirtilmiştir. Mahkemece davacı....'in BA kaydı vergi dairesinden getirtilmiş davacının davalı şirkete ait 29 adet toplam 35.585 TL bedelli faturayı bildirmiş olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece 20.10.2021 tarihli duruşmada davacı vekiline ticari defterleri sunması için kesin süre verilmiş, ancak defterler sunulmamıştır. Aslında davacı ... bilanço usulüne göre defter tutmasına rağmen ve tacir olmasına rağmen ticari defterlerini sunmamış, davacı taraf HMK 222/3. Maddesinde yapılan 22/07/2020 tarihli değişiklik yürürlüğe girdikten sonra bu itharat yapıldığından artık karşı tarafın defterleri usulüne uygun düzenlenmişse lehe delil olarak kabul edileceğinden davalı tarafında defterleri usulüne uygun düzenlenmiş olduğundan mahkemece davacı ... yönünden verilen red kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına davalının davacı ...'den takipte talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğunun anlaşılmasına, diğer davacılar yönünden verilen kararda da bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/05/2022 tarih, 2021/345 Esas ve 2022/456 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1756, K. 2026/431, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1756-e-2026-431-k-e8ac9816b789