Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1534 E. 2026/868 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/1534
- Karar No
- 2026/868
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2020/1534
KARAR NO:2026/868
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2020
NUMARASI: 2018/430 Esas 2020/165 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, davasında özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalılardan .... AŞ arasında kredi genel sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmelere.... AŞ, ..., ... .... AŞ, .... Şti.’nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, borçlunun aldığı kredileri zamanında geri ödememesi üzerine borçluya ve kefillerine ödemeyi teminen hesap kat ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı borçluların borcun, faizine ve fer’ilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, talep edilen faizin fahiş olmadığını ve taraflarca imzalanan sözleşme ile kabul edildiğini belirterek; davalı borçluların .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar .... AŞ, ..., .... Şti. ve ... ..... AŞ vekili,savunmasında özetle; taraflar arasında müvekkillerini bağlayıcı bir sözleşmenin akdedilmediğini, müvekkilleri ile davacı taraf arasında herhangi bir kredi sözleşmesi meydana gelmediğini, bahsi geçen sözleşme ve hesap kat ihtarnamesinin müvekkilleri tarafından tebellüğ edilmediğini, ayrıca müvekkillerin taraf olduğu iddia edilen sözleşmeler var ise de bu sözleşmelerin şirketi temsile yetkili kişilerce imzalanmadığını, davacı tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tam ve zamanında yerine getirilmediğini belirterek davanın reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ...Taraflar arasında 24.01.2013 tarihinde 4.000.000,00 TL tutarlı düzenlenen Kredi Genel Sözleşmesinde, asıl borçlu .... A.Ş. ile davalı kefiller....A.Ş., ....Şti. ve ....A.Ş.’ni temsilen, aynı zamanda kendisi de müteselsil kefil olan... tarafından imzalandığı,
Taraflar arasında 24.01.2013 tarihinde 4.000.000,00 TL tutarlı düzenlenen Kredi Genel Sözleşmesi ile sonrasında 15.08.2016 ve 16.11.2017 tarihlerinde yapılan limit artırım tutarlarının, asıl borçlu .... A.Ş. ile davalı kefiller....A.Ş., ....Şti. ve ....A.Ş.’ni temsilen ve aynı zamanda kendisi de müteselsil kefil olan... tarafından imzalandığı, adı geçen şirketlere ait noter tasdikli imza sirkülerine göre, ...’in söz konusu şirketleri münferiden temsile yetkili olduğu, Davalı kefiller....A.Ş., ....Şti., ....A.Ş. ve...’in kefaletlerinin geçerli ve kefalet tutarlarının 9.000.000,00 TL olduğu, Davacı .... tarafından, davalı asıl borçlu ....A.Ş.’ne. 16.08.2016 tarihinde açılan Taksitli Ticari Kredi Hesabı’ndan kaynaklanan alacağın 22.03.2018 takip tarihi itibariyle 5.753.275,68 TL olduğu, davalı ....A.Ş. nin 5.753.275,68 TL borçlu bulunduğu, takip talebinde davacı banka tarafından 6.279.731,83 TL talep edildiği, bu durumda 526.456,15 TL’lık fazla talep bulunduğu, 5.753.275,68 TL’lık kefalet limiti içinde kalan borçtan tahsilde mükerrerlik olmamak üzere davalı kefillerinde müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ... sayılı icra talebinde, taksitli ticari krediden kaynaklanan asıl alacak tutarı için talep edilen % 39,00 temerrüt faiz oranının, taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesinin 12 maddesi ve davacı banka tarafından 13.11.2013 tarihinde yayınlanan 2013/162 sayılı genelgede ticari genel faiz oranı % 26 olarak belirtildiğinden, (% 26 + % 13 = % 39) sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere ; Toplam 5.753.275,68 TL alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına fazla istemin reddine, 5.015.447,12 TL alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BMSMV si ile tahsiline karar verilmiştir. Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İİK.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren hüküm altına alınan . 5.753.275,68 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalılardan tahsiline karar verilmiştir." gerekçesiyle, .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere, toplam 5.753.275,68 TL alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında takip koşullarında akdî temerrüt faizi yürütülmesine, faizin %5'i oranında BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 5.753.275,68 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle:İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul edilip, 526.456,15 TL'lik kısım bakımından reddedildiğini, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda kredi hesabının kat tarihi itibariyle alacağın tespiti başlıklı kısımda ana paranın 5.028.543,96 TL olarak belirlenmiş olsa da takip tarihi itibariyle alacağın 5.015.447,12 TL olarak hesaplandığını, bu anlamda raporun ana para tutarı bakımından kendi içinde çelişkili olduğunu, bilirkişinin temerrüt tarihi olarak kabul ettiği 16.03.2019 tarihinde ana para olarak belirlediği tutara takip tarihi olan 22.03.2019 tarihine kadar %39 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle bulunan faiz tutarına (32.153,83 TL) 16.03.2018 temerrüt tarihine kadar 669.562,19 TL birikmiş faiz tutarı ve BSMV olarak 35.085,80 TL ile ihtarname masrafı 1.026,75 TL eklenerek toplam alacağın 5.753.275,68 TL olarak hesaplandığını, ancak 28.02.2018 tarihi itibariyle 5.035.790,92 TL'lik asıl alacak tutarına, takip hesaplarına aktarılış tarihi olan 28.02.2018 tarihinden icra takip tarihi olan 22.03.2018 tarihi arasında %39 oranında temerrüt faizi uygulanması suretiyle işlemiş akdî faiz tutarı 1.057.856,27 TL ile temerrüt faizi tutarı 145.246,50 TL, BSMV tutarı 39.811.39 TL, ihtarname masrafı 1.026,75 TL olmak üzere toplam 6.279.731,83 TL banka alacağının bulunduğunu, bilirkişi raporuyla davacının talebi arasındaki 526.456,15 TL'lik farkın hesaplama hatasından kaynaklandığını, çünkü alacağın banka tarafından takibe atılış tarihi olan 28.02.2018 tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 5.048.887,71 TL olup, 01.03.2018 tarihinde yapılan 12.740,55 TL, 02.03.2018 tarihinde yapılan 356,24 TL tahsilatların düşülmesi sonucu icra takibinde belirtildiği gibi bakiye asıl alacağın 5.035.790,92 TL olması gerektiğini, bilirkişilerin ve mahkemenin bu hususu dikkate almadan hesaplama yaptığını, ek rapora karşı sundukları itirazlar dikkate alınmadan karar verildiğini, Müvekkili banka uygulamasında kredi sözleşmesi hükümlerine göre, taksitli kredilere aksama tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütüldüğünü, mahkemece 526.456,15 TL'lik kısım bakımından ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, buna bağlı olarak vekalet ücretlerinde ve icra inkâr tazminatlarında müvekkili aleyhine hüküm kurulmuş olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kısmi ret bölümü bakımından hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesi talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili Av......., istinaf başvurusuna karşı cevaplarını içeren 05.08.2020 tarihli dilekçesinde özetle; Davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların isabetsiz olduğunu, davaya dayanak yapılan sözleşme ve kat ihtarnamesinin müvekkilleri tarafından tebellüğ edilmediğini, bu nedenle herhangi bir borçlarının bulunmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkemece verilen kararda ve yapılan hesaplamalarda hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden doğan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süreleri içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dosyasının istinaf inceleme sırası beklediği aşamada, davalılardan ... ... AŞ ile ... ... AŞ'nin iflaslarına karar verildiğinden, İİK'nın 194. maddesi uyarınca dava durdurulmuş ve iflas kararlarının akıbeti beklenmiştir.İflas tasfiyesinin yürütüldüğü İstanbul 2. İflas Dairesinin ... İflas tasfiye dosyasından, Dairemize hitaben yazılan18.07.2025 tarihli cevabi yazı içeriğine göre; davalılardan ... .... AŞ hakkında verilen iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2023/1016 Esas sayılı dosyasından verilen 04.12.2024 tarihli, 2024/1580 Karar sayılı ilamıyla iflasın kaldırılmasına karar verilmiş olup, iflas hâli ortadan kalktığından iflas tasfiyesinin kapatıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar iflas müdürlüğü cevabi yazısında iflasın kaldırılmasından söz edilmiş ise de İstanbul BAM 45. HD'nin 2023/1016 E-2024/1580 K sayılı ilamının incelenmesinde; davalı ... .... AŞ hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasına ve bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 2025/229 E- 2025/697 K sayılı, 24.02.2025 tarihli kararıyla onandığı ve böylece BAM kararının kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... ... AŞ bakımından iflas hali sona erdiğinden, bu davalı bakımından eldeki dava kayıt kabule dönüşmemiş, itirazın iptali niteliğini korumuştur. Davalı müflis ... ... AŞ bakımından yapılan değerlendirmede:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.09.2025 tarihli Dairemize hitaben yazılan cevabi yazıda, mahkemenin 2021/746 Esas - 2022/998 Karar sayılı, 08.12.2022 tarihli kararıyla davalılardan ... ... AŞ'nin iflasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2023/1016 E. - 2024/1580 K.sayılı, 04.12.2024 tarihli ilamıyla, davalı ... ... AŞ yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu davalı bakımından iflasın 24.02.2025 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İflas Dairesinin ... İflas tasfiye sayılı dosyasından, 16.01.2026 tarihli olarak Dairemize yazılan cevabi yazıda iflas tasfiye işlemlerinin devam ettiği, tasfiyenin adi usulde yürütülmesine karar verildiği, iflas idare memurlarının seçildiği anlaşılmıştır.Davalı müflis ... ... AŞ aleyhindeki iflas kararı kesinleştiğinden, bu davalı aleyhindeki eldeki davayı kayıt kabul davası olarak sonuçlandırmak gerekmiştir. Ancak, davacı vekili, 28.04.2026 tarihli dilekçesinde, eldeki davaya konu alacağın davalı müflisin masasına kaydı için başvuru yapılması üzerine, masa tarafından bu alacağın, sıra cetvelinin dördüncü sırana ..... numara ile kaydedildiğini beyan etmiştir. İstanbul ... İflas Dairesinin 24.04.2026 tarihli cevabi yazısında da davacının davaya konu alacağının, adi alacak olarak ... kayıt numarasıyla masaya kaydedildiği bildirilmiştir. Bu durumda, davalılardan Müflis ... ... AŞ aleyhindeki dava, iflasta kayıt kabul davasına dönüşmüş, ancak kayıt kabule esas alacağın tamamı iflas maması tarafından kabul edilerek davalı müflisin masasına kaydedilmiş olması nedeniyle, bu davalı müflis aleyhindeki dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu davalı hakkında konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin diğer müflis davalı dışındaki davalılar bakımından ileri sürdüğü istinaf başvuru sebeplerinin incelenmesinde: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda müvekkili banka alacağının eksik hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini ve buna bağlı olarak da hükmün ferilerinin düzenlenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 24.06.2019 tarihli kök bilirkişi raporunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacak tespitinin yapıldığı, buna göre takip tarihi itibariyle davacının asıl alacak tutarının 5.015.447,12 TL olduğu, hesap kat ihtarlarının tebliğ tarihleri dikkate alındığında, davalıların temerrüt tarihinin 16.03.2018 olduğu, temerrüt faizinin sözleşmeye göre yıllık %39 olduğu tespitleri yapıldıktan sonra temerrüt tarihine kadar davacının talep edebileceği akdî faiz miktarı 669.562,19 TL olarak hesaplanmış, ayrıca temerrüt tarihi ile icra takip tarihi arasındaki altı gün için temerrüt faizi miktarı 32.153,83 TL olarak hesaplanmış, toplam faizin %5 BSMV'si olarak 35.085,80 TL hesaplanmış, ayrıca yukarıda anılan tutarlar 1.026,75 TL ihtarname masrafı eklenmek suretiyle davacının icra takip tarihi itibariyle toplam alacağının 5.753.275,68 TL olduğu hesaplanmıştır. Bu hesaplamaya göre davacının icra takibinde 526.456,15 TL fazla talebinin olduğu tespiti yapılmıştır. Bu farkın, davacı banka tarafından gecikmiş kredi taksitleri miktarlarına faiz uygulamak yerine kredi alacağının toplam tutarına %39 oranında temerrüt faizi uygulanmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı tarafından yapılan itirazların değerlendirildiği 22.10.2019 tarihli ek raporda aynı husus tekrarlanmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere, taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin 11.2 maddesinde; "Müşteri iş bu sözleşme ve ekleri kapsamındaki herhangi bir borcunu vadesinde veya vadesinden önce bankaca bildirim üzerine eksiksiz olarak ödemediği takdirde, ödenmeyen borç ayrıca protesto keşidesine, ihtarname gönderilmesine, mehil tayinine velhasıl hiç bir kanuni takip veya teşebbüs icrasına mahal kalmaksızın muaccel ve müşteri mütemerrüt olur. Bu halde müşteri, bankanın ilk talebi üzerine muaccel olan borcunu faizi ve bilcümle ferileri ile birlikte bankaca bildirilecek süre içinde ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Aksi halde müşterinin bankaya olan tüm borçları muaccel hale gelir" hükmünü içermektedir. Bu sözleşme hükmünden anlaşılacağı üzere taksitlerin vadelerinde ödenmemesi hâlinde taksitler bakımından temerrüt faizinin işletileceğinin kararlaştırıldığı, diğer bir deyişle salt kredi taksitlerinde gecikme hâlinde kredi alacağının tümünün muaccel olacağına ve borçlunun temerrüde düşeceğine dair bir kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı banka tarafından hesap kat ihtarının gönderilmesinden önceki dönemde kredi taksitlerindeki gecikme nedeniyle sadece geciken taksitlere temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, tüm kredi alacağı toplamı üzerinden temerrüt faizi yürütülerek fazla alacak talep edilmesinin sözleşmeye aykırı olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davacı vekilinin alacak miktarına ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen icra inkâr tazminatına ve vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi ise asıl alacağın miktarına bağlı olarak ileri sürülmüş sebepler olup, mahkemece davanın kabul ve ret miktarları gözetilerek icra inkâr tazminatına, yargılama giderlerine ve avukatlık ücretine hükmedilmesinde usule ve yasaya aykırılık görülmemiş ve aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, davalılardan ... ... AŞ hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olup, dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden ve bu davalı müflisin masasına eldeki davaya konu alacak kabul edilip 52 kayıt numarasıyla adi alacak olarak kaydedilmekle bu davalı aleyhindeki dava konusuz kaldığından, konusuz kalma ile ilgili olarak bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının bir bütün olarak kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, istinaf incelemesi sırasında hakkında iflas karar verilen ve kesinleşen davalı ...... AŞ aleyhindeki dava kayıt kabul davasına dönüşüp alacağın iflas masasına kaydı sonucu konusuz kaldığından, bu konuda karar vermek üzere ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine ve neticede, davalı ...... AŞ aleyhindeki davanın konusuz kalması nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; diğer davalılar aleyhindeki itirazın iptali talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, istinaf incelemesi sırasında hakkında iflas karar verilen ve kesinleşen davalı ...... AŞ aleyhindeki dava kayıt kabul davasına dönüşüp alacağın masaya kabulü sonucu konusuz kaldığından, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca bu konuda karar vermek üzere ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının bir bütün olarak kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davalılar ..., .... Şti., ... AŞ ve .... AŞ aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı ilamsız icra takibine bu davalılar tarafından yöneltilmiş olan itirazların İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca kısmen iptali ile 5.015.447,12 TL asıl alacak, 669.562,19 TL temerrüt tarihine kadar işlemiş akdî faiz, 32.153,83 TL temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi, 35.085,80 TL BSMV, 1.026,75 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 5.753.275,68 TL alacağın, asıl alacak bölümüne icra takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında akdî temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına; iflas masasına alacak kaydı yapılan davalı Müflis ... ... AŞ'nin masasından davacının yapacağı tahsilatlarla iş bu dava konusu takipte tahsilde tekerrür edilmemesine, Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,
2-Hüküm altına alınan 5.753.275,68 TL alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 1.150.655,13 TL icra inkâr tazminatının davalılar ..., .... Şti., ... AŞ ve .... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Yargılamanın devamı sırasında davalı Müflis ... ... AŞ hakkında verilen iflas kararının kesinleştiği ve eldeki davanın bu davalı bakımından kayıt kabul davasına dönüşmesinden sonra davaya konu alacağın müflisin masasına kaydı sonucu dava konusuz kaldığından, davalı Müflis ... ... AŞ hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-İtirazın iptali kararı verilen davalılar bakımından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 391.766,68 TL karar harcının davalılar ..., .... Şti., ... AŞ, .... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Konusuz kalan kayıt kabul davası bakımından alınması gerekli 732,00 TL maktu karar harcının davalı Müflis ... ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Konusuz kalan kayıt kabul davası bakımından iş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalı Müflis ... ... AŞ'den alınıp davacıya verilmesine,
7-İtirazın iptali kararı bakımından iş bu hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 736.262,05 TL nispi avukatlık ücretinin davalılar ..., .... Şti., ... AŞ ve .... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı bakımından iş bu hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 84.232,98 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ..., .... Şti. ve .... AŞ'ye verilmesine,
9-Davacı tarafından harcanan toplam 1.917,00 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 1.756,29 TL'lik bölümünün tüm davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,
11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından:
a-Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
b-Kararımızın mahiyetine göre, davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin takdiren davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.