Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1767 E. 2026/538 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1767
- Karar No
- 2026/538
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1767
KARAR NO: 2026/538
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/04/2022
NUMARASI: 2021/275 E. - 2/277 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle, davalı ... aleyhindeki davanın kabulüne, diğer davalı aleyhindeki davanın pasif husumet bakımından reddine dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 18.02.2018 tarihinde davalı ... mağazasından ...ürün numaralı ... model ... satın alındığını, yetkili servis tarafından TV'nin kurulduğunu, 22.02.2018 tarih ve ... numaralı e fatura düzenlendiğini, TV'nin 8.949,89-TL bedeli karşılığında satın alındığını, 2 yıllık garanti süresi dolmadan ekran üzerinde lekeler çıkması, daha önceki kanalların görüntüsünün sabit bir şekilde kalması üzerine yetkili servisin çağrıldığını, yetkili servis tarafından yapılan kontrolde, arızanın üründen kaynaklı olmadığı, kullanıcı hatası nedeniyle bu arızanın meydana geldiği ve garanti kapsamı dışında olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından müşteri hizmetlerine mail atıldığını, gelen cevabi yazıda ise, ürünün standartları içerisinde kullanılmadığı, ekran yanığı olarak tabir edilen durumun müvekkilden kaynaklandığı, bu nedenle ürünün garanti kapsamı dışında kaldığının belirtildiğin, üründeki ayıbın davacıdan değil üründen kaynaklandığını, daha önce İstanbul 8.Tüketici Mahkemesine, İl Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurulduğunu, uyuşmazlığın Tüketici Hakem Heyeti görev alanına girmediğine karar verildiğini, bu karara karşı İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin 2020/473 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, ancak kesin olmak üzere verilen karar ile Tüketici Hakem Heyeti kararı kesinleştiğini, tüm bu sürecin ardından eldeki davanın açıldığını, ileri sürerek, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 8.949,89-TL alacağın 22.02.2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... .......... Şti vekili, savunmasında özetle; davacının satın almış olduğu ürünün ayıpsız olarak teslim edildiğini, ürünün ayıplı olduğu iddiasının dinlenebilmesi için teslim tarihinde ürünün ayıplı olduğunun ispat edilmesine bağlı olduğunu, teslim tarihinde var olmayan arızalar bakımından ayıba karşı sorumlu olunmayacağını, bir malın ayıplı sayılabilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmesi gerektiğini, ayıplı malın teslim anında taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması halinde söz konusu olabileceğini; garanti yükümlülüğünden bahsedilebilmesi için satın alanın kullanma kılavuzuna uygun bir şekilde kullanması gerektiğini, buna uygun olmayan kullanımların garanti dışında olacağını, kullanıcı hatasından kaynaklandığı tespit edilen bu durum neticesinde davaya konu ürünün garanti kapsamı dışında kaldığını, davacının 18.02.2018 tarihinden yetkili servise başvurduğu tarih aralığının 1 yılı aşkın bir süre olduğu dikkate alındığında ürünün ayıp olduğu iddiasının hayatın olağan akışına ve mantığa aykırı olacağını, davacının yetkili servise başvurması üzerine servisten standartlar dışında kullandığını ve ürünün bundan kaynaklı garanti kapsamı dışında kaldığının ifade edildiğini, davaya konu ürünün kullanma kılavuzunda ekran bakım şartlarının yer aldığını; davacının bu konuda bilgilendirilmediğine ilişkin iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu hususa ilişkin hızlı başlangıç kılavuzunda tüketiciye gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, davacının basiretli tacir olarak ürünü kullanma şartların uygun olarak kullanması gerektiğini, ekranda görüntü kalıntısı olabileceği ve bunun değişim veya iade sebebi olmayacağının açıkça ifade edildiğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK m. 23 ve TBK m. 223 gereği ayıbın hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğini, ancak ayıp ihbarının hemen yapılmadığını, TTK m. 23 gereği süresinde ihbarda bulunmaması ve cihazın kullanıcı hatası sonucu arızalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ...... AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin ...marka televizyonların hiçbir şekilde üretici, imalatçısı, ithalatçısı olmadığını, ayrıca piyasaya sürülmesi hususunda herhangi bir dahli olmadığını, söz konusu televizyonlarla ilgili herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, ayrıca ...marka televizyonların servis hizmeti de yine müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, dava konusuna ilişkin bir sorumluluğu olmadığını, cihazın ithalatçısının ... AŞ'nin olduğunu, açılan davanın ... AŞ'ye ihbar edilmesi gerektiğini, bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı taraf, ... ... mağazasından ...ürün numaralı ... model ...'yi satın aldığını ve yetkili servisi tarafından müvekkil şirkete kurulumunun yapıldığını, Tv'nin 2 yıllık garanti süresi dolmadan arıza meydana geldiğini, arızanın müvekkilinden kaynaklanmadığını beyan ederek sözleşmeden dönme ile satın alınan TV'de sonradan çıkan ayıp nedeniyle 8.949,89 TL alacağının müştereken ve müteselsilen davalılardan talep etmiştir. Davalı ... ... Şti, dava konusu ürünün davacıya ayıpsız olarak teslim edildiğini ve meydana gelen arızaların müşteriden kaynaklandığını belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı.... A.Ş, husumetin .... A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, beyan ederek husumet itirazında bulunmuştur.Dosya kapsamından uyuşmazlık konusu emtianın 18/02/2018 tarihinde davalı ... ........'den alındığı, 22/02/2018 tarihinde ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, dava konusu emtianın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıpta davalıların sorumluluğunun olup olmadığı noktalarına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 53. maddesine göre, davacı ve davalı olma sıfatı maddi hukuktaki talebin sonucuna ilişkin tasarruf yetkisine ve bu hakka katlanma yükümlülüğüne göre belirlenir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1-e hükmüne göre dava takip yetkisi dava şartıdır. Dava takip yetkisinin davalıya yansıması pasif husumet ehliyeti şeklindedir. Pasif husumet ehliyeti, maddi hukuka göre talebin tarafı olabilme ehliyetidir. Dosyada bulunan garanti belgesinden dava konusu emtiaya garanti verenin dava dışı .... A.Ş olduğu, yine dava konusu edilen emtianın ithalatını, distribütörlüğünü, servis sağlayıcılığını, satış ve dağıtımını gerçekleştirmekte olan lisans sahibinin dava dışı .... A.Ş olduğu, davalı ........A.Ş'nin ithalatçı, üretici ve satıcı olmadığı anlaşıldığından pasif husumet ehliyetinin dava dışı .... A.Ş'ye ait olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalı ... Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın pasif husumet nedeniyle dava şartından yokluğundan karar verilmiştir. Yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesinde; 2017 yılında piyasaya sunulan dava konusu ...’lerde uzun süreli durgun görüntülerde ekrandaki piksellerin yanmasını önlemek için davalı çeşitli önerilerde bulunduğu, bu önerilerdeki önlemlerinin bazılarını yerine getirmenin teknik bilgi gerektirdiği, sıradan insanların (Teknik bilgisi olmayan insanların) bu önlemleri alması hayatın normal akışına aykırı olduğu, ... teknolojisi ekrandaki piksellerin yanmasını %95'e kadar azaltabilecek teknolojiyi geliştirmeden ... kullanıma sunmak ve ekrandaki piksellerin yanmasını önlemek için önerilen önerilerin Teknik bilgisi olmayan insanların tarafından gerçekleştirmesi zor olduğundan dava konusu emtianın gizli ayıplı olduğu, 15 Eylül 2021 tarihinde yerinde yapılan inceleme sonucunda kaydedilen ve EK te verilen ekran resimlerinden de dava konusu emtianın gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu emtiadaki gizli ayıbın davacının kullanım hatasından kaynaklanmadığı, davalının teknolojik hatasından kaynaklandığı, ... piksel yanması ayıbının tamirinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Davalı taraf, ayıpların süresinde ihbar edilmediğini beyan ederek yine davanın reddini talep etmiştir. TBK m.225'de ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı belirtilmiştir. Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere davalı satıcı ağır kusurlu olduğundan ve ayıbın kendisine bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ayrıca dava konusu emtia gizli ayıplı olduğundan TBK m.223 uyarınca makul süre içerisinde ihbarda bulunulması yeterlidir. Davacı tarafından dava konusu emtia için mail yoluyla bildirimde bulunulduğu ve ihtarname düzenlendiği anlaşıldığından ayıp ihbarının süresinde yapıldığı açıktır. TBK m.227'de satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının sözleşmeden dönme ile ödediği bedelin faiziyle iadesini talep edebileceği, satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcının ancak sözleşmeden dönme veya satılanı ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği, ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu emtianın imalat kaynaklı ve teknoloji tasarım hatası nedeniyle ayıplı olduğu, ayıpların gizli olduğu, ayıbın tamirinin mümkün olmadığı teknik raporda tespit edildiğinden TBK m.227 uyarınca davacının sözleşmeden dönme ile ödediği bedelin iadesini talep edebileceği sonucuna varılmış olup, açıklanan nedenlerle; davalı ... Şti hakkındaki davanın kabulüne, TBK m.97'de düzenlenen birlikte ifa kuralı gereğince dava konusu ...ürün numaralı ...'nin davalıya iadesine, 8.949,89 TL'nin 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davalı .... Şti. aleyhindeki davanın kabulüne, TBK m.97'de düzenlenen birlikte ifa kuralı gereğince dava konusu ...ürün numaralı ...'nin davalıya iadesine, 8.949,89 TL'nin 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... AŞ hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı .... Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ürünün ayıplı olduğu iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu, arızanın sebebinin kullanıcı hatası olduğunu, TV'nin ayıpsız olarak teslim edildiğini, davacının dosyaya sunduğu yazılı delilleri arasında yer alan e-posta yazışmasından da görülebileceği üzere davacıya ...TV Tüketici Danışma Merkezi tarafından yapılan yazılı dönüşte buy hususun vurgulandığını, ürünün kullanım kılavuzunda ekran bakım şartları yer aldığını, davacının kullanım şartları konusunda açıkça bilgilendirilmediğine ilişkin iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporuna buna ilişkin yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, davaya konu ürün özelinde TV kullanım koşulları ürün kutusunda basılı kılavuz olarak tüketicinin dikkatine sunulan “hızlı başlangıç kılavuzunda” belirtildiğini, hızlı başlangıç kılavuzunda referans verilen ... Ekran Bakımı kılavuzunda ise ürün kullanıcılarına ... ekranlarda malzeme özelliği nedeniyle yenileme işlemi yapılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, davacının basiretli bir tacir olarak satın aldığı ürünün kullanım kılavuzunu okumak ve ürünü kullanım şartlarına uygun olarak kullanma yükümlülüğünde olduğunu, kullanıcının hatalı uygulamalarından dolayı davalının sorumlu olmayacağını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, ek rapora gidilmediğini, kullanıcı kılavuzunun 19. sayfasında ürünün korunmasına ilişkin alınabilecek bütün önlemlerin sadece bir televizyon kumandasıyla yapılabilecek işlemler olduğunu, ne yapılması gerektiğinin tek tek yazıldığını, ayrıca televizyonun zarar görmemesi için kaçınılması gereken hususların da yalın bir dille anlatıldığını, bilirkişinin kullanım kılavuzunun anlaşılmasının mümkün olmamasına, buna uymasının davacıdan beklenmeyeceğine yönelik tespitinin anlaşılamadığını, bedel iadesi talep edebilmesi için yasal koşulların oluşmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ticari satışlar bakımından ayıplı mal ile karşılaşılması durumunda ayıp ihbarının geçerli bir şekilde yapılabilmesi, ayıbın türüne göre farklı sürelere bağlandığını, TTK'nın 23/1-c maddesine göre süresinde ayıp ihbarı bulunmadığını, faizin fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, davalının temerrüte düşürülmediğini, fatura tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma konu televizyonun gizli ayıplı olması nedeniyle, TBK'nın 227. maddesi uyarınca sözleşmeden dönülme ve ödenen bedelin iadesi istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, ticari satım konusu televizyonun gizli ayıplı olduğu iddiasına dayanılarak TBK'nın 227. maddesi gereğince malın iadesi ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık, dava konusu televizyonun ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bunun sonucuna göre bedelin iadesi şartlarının oluşup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamındaki 22.02.2018 tarihli faturaya göre davacın şirket davalı şirketten bir adet ...ürün numaralı ... model ... satın aldığı, garanti belgesine göre teslim tarihinden itibaren 2 yıllık garanti süresi bulunduğu görülmektedir. Buna göre tacir olan taraflar arasında satım ilişkisi bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Davalı vekilince, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu Dairemizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş olup raporda da belirtildiği üzere, dava konusu ... teknolojisi ekrandaki piksellerin yanmasını %95'e kadar azaltabilecek teknolojiyi geliştirmeden ... kullanıma sunulması ve ekrandaki piksellerin yanmasını önlemek için kullanıcıya yönelik talimatların teknik bilgisi olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilmesinin zor olması, bu haliyle dava konusu TV'nin gizli ayıplı olduğu, davacının kullanım hatasından kaynaklanmadığı, ayıbın üretimdeki teknolojik hatalardan kaynaklandığı, piksel yanması şeklindeki ayıbının tamirinin ve televizyonun ayıplı olarak kullanılmasının da mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu tespitlere göre dava konusu ayıbın gizli ayıp olduğu, kullanıcı hatasının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesi ise '' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/5982 Esas, 2015/15327 Karar sayılı ilamı). Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir. Somut olayda, dosya içerisindeki garanti belgesi örneğinden 2 yıl süre ile ....AŞ tarafından garanti verildiği, bu belgede satıcı olarak davalının imzasının da bulunduğu, garanti belgesinde teslim tarihinin de 22.02.2018 olarak belirtildiği görülmektedir. Televizyon ayıp gizli ayıp olduğundan ve ayıbının ilk olarak garanti süresi içerisinde ortaya çıkması üzerine 12.11.2019 tarihinde davacı tarafından davalıya email gönderildiği ve bu haliyle ihbarın süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır(TTK m. 23/c ve TBK m.223/2). Bu sebeple aksi yöndeki davalı istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TBK'nın 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiş olup maddenin 1.1 bendinde satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hak olarak sayılmış olup mahkemece bu kapsamda bedelin iadesine karar verilmesi de yerinde olmuştur. Öte yandan, taraflar tacir olup mahkemece avans faizine hükmedilmesi yerindedir. Ancak mahkemece, satım tarihinden faiz işletilmesine karar verilmiş ise de davacı davalıyı daha önceden temerrüte düşürmediğin den davalının dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşıldığından dava tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren faiz yürütülme sine karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca yeninden hüküm kurulmasına karar verilmek gerekmiştir. Resen yapılan istinaf incelemesinde;
İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2021/1745 büro numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca toplantıya katılınmış ancak anlaşma sağlanamamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. Bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği halde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması da doğru olmadığından yeniden hüküm kurulurken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin de davalı ....Şti.den alınmasına karar verilmiştir.Ayrıca, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi halinde verilen bu karar, husumet ehliyetinin dava şartı olmaması sebebiyle usulden ret kararı olamayacağından ilk derece mahkemesince davalı ... AŞ yönünden verilen davanın usulden reddine kararı yeniden hüküm kurulurken düzeltilmiş ve davanın bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine şeklinde hüküm düzeltilmiştir. Bu yönden hüküm resen düzeltildiğinden, davalı ... AŞ yönünden ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücreti aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, Dairemizce davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine ve neticeten davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davalı .... Şti. aleyhindeki davanın kabulüne, TBK m.97'de düzenlenen birlikte ifa kuralı gereğince dava konusu ...ürün numaralı ...'nin davalıya iadesine, 8.949,89 TL'nin dava tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalı ... AŞ aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3-Alınması gerekli 732,00 TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 152,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 579,15 TL nispi karar ve ilam harcının davalı .... Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 152,85 TL peşin harç gideri ile 59,30 TL başvurma harcı gideri olmak üzere toplam 212,15 TL harç giderinin davalı .... Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.725,75 TL yargılama giderinin davalı .... Şti.'nden alınıp davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.949,89 TL nispi vekalet ücretinin davalı ....Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden -bu davalı hakkındaki hükmün istinaf edilmediği dikkate alınarak- ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13). maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davalı .... Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Davalı .... Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, talep hâlinde, yatıran taraflara iadesine,
11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davalı ....Şti. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harçlarının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine,
b-Davalı ....Şti. tarafından harcanan 150,00 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
13-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.03.2026