Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1294 E. 2026/536 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1294
Karar No
2026/536
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1294

KARAR NO: 2026/536

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/06/2022

NUMARASI:2020/911 Esas - 2022/615 Karar

DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı leasing marifetiyle davalı satıcı firmadan ... Model ... 1+2 Maske Makinesi satın aldığını, 22.05.2020 tarihinde makinenin davacıya teslim edildiğini, üretici firmanın makinenin kurulumunu yaptığını, kurulumu yapıldıktan hemen sonra makinede arızaların başladığını ve durumun satıcı firmaya bildirildiğini, teknik servise rağmen arızaların giderilemediğini, arızaların tekerrür ettiğini, davacının, satıcı firmaya iletilmek üzere Beşiktaş ... Noterliği 25/06/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, sözleşmeden döndüklerini, ürünün geri alınmasını ve bedelin iadesinin istendiğini, davalının cevap olarak Balıkesir ... Noterliğinin 02/07/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiğini, cevabi ihtarnamede, ürünün ayıplı olduğu ile ilgili iddiaların ve taleplerin kabul edilmeyeceğinin ifade edildiğini, tüm bunlara ek olarak satın alınan makinenin bir ünitesinin eksik geldiğini, iki aya yakın süre geçmesine rağmen halen davacı firmaya eksik ünitenin temin edilmediğini, taraflarınca Büyükçekmece 3. Sulh Mahkemesine müracaat edildiğini ve mahkeme tarafından 2020/89 D.İş numaralı dosyayla makinenin durumunun tespit edildiğini, makinede gizli ayıp kapsamında birçok sorunun mevcut olduğunu beyan ederek davalıdan satın alınmış olan ve ayıplı olan ... Model ... 1+2 Maske Makinesinin davalıya iadesi ile davalıya ödenmiş olan 163.620,00 USD makine bedelinin fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden ve ayrıca mal bedelinin kendisine ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun madde 4/A uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davacı şirkete iadesine, Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/89 D.İş. dosyasının masrafları (592,40 TL. Başvuru gideri ve dosyasından tespit edilecek keşif giderleri) ile davalıya keşide edilmiş olan ihtarname giderinin de (343,52 TL.) yargılama gideri sayılmasına ve tüm yargılama giderleri ile kanuni vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı kumaş üreten bir firma olup ülkemizin içinde bulunduğu durum nedeni ile maske üretimi de yapmak istediğini ve bu nedenle davalı şirkete de çok acil maske makinası istediğini bildirdiğini, davacının talebi üzerine ekstra bir bedel ödenmek suretiyle uçakla getirilmesi üzere anlaşarak maske makinasını davalı firmadan satın aldığını, davacının, Normal çalışma hayatında daha sonra kullanamayacağı bu makinayı yoğun maske ihtiyacı olduğu zamanlarda kullanarak faydalarından yararlandığını, sonrasında ihtiyaç azaldıkça da çeşitli iddialarla iade etmek istediğini, dava konusu ürünün davacı tarafından hala kullanılmakta olduğunu, üretim yapılmaya devam edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı şirket ile dava dışı ... A.ş arasında Finansal kiralama sözleşmesi yapılarak, ... Model ... 1+2 Maske Makinesi davacıya teslim edilmiştir.Taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin alıcı, davalı şirketin satıcı, dava dışı ... A.ş.'nin de kiralanan sıfatına haiz oldukları, mahkememizce itibar edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, makinenin davalı taraf teknik ekibince ayarlarının yapılması sonrası üretim senkronizasyonunda düzelme meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu haliyle davaya konu makinenin belirlenen bakım ve ayarlar yapıldığı takdirde sorunsuz olarak çalıştığı, makinenin donanımlı teknik operatörler kontrolünde, ayar ve senkronizasyonları yapılmış vaziyette çalıştırıldığında, üretim kabiliyetinde herhangi bir soruna rastlanmadığı, üretim ve imalatından kaynaklanan bir ayıp olmadığı anlaşılmakla davanın reddine , ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuksal anlamda gerekçe içermediğini, kararda sadece tespit nitelikli değerlendirmelere yer verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye satın alım sürecine atıfta bulunulduğunu, dava konusu makine teknik ekip gözetimi altında belirlenen bakım ve onarımlarının yapılması sonrasında sorunsuz olarak çalıştığı tespitlerine yer verildiğini, bilirkişi incelemesi esnasında makinede yapılan onarım ve parça değişiminden bahsedilmediğini, yine dava dilekçesinde ileri sürülen üretim kapasitesi, onarım öncesi üretim rakamları ile parça değişimi sonrası üretim rakamları hakkında değerlendirme yapılamadığını, hatalı maske üretim rakamlarından ve maske üretim hızından bahsedilemeyeceğini, iddiaların tamamı ve esaslı unsurları hakkında gerekçeli kararda değerlendirme bulunmadığı gibi ret kararına dayanak şekilde hukuki esas ve kurallardan da bahsedilmediğini, dayanak iddiaların tamamı hakkında değerlendirme barındırmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yargılama esnasında mahkemece celp edilen bilirkişi raporuna yönelik esas ve tarafsızlık yönünden yapılan itirazların giderilmediğini, bilirkişi heyeti tarafından makine için yerinde yapılan incelemede mahkeme heyeti hazır bulunmadığını, bilirkişilerden ... keşif mahalline davalı tarafı aracıyla geldiğini, keşif mahallinde makinen öncelikle mevcut durumunun ve üretim kapasitesinin tespitine yönelik taleplerin yerine getirilmesinin istenilmesi üzerine bu istediği yerine getirmemek için taraflarıyla ve firma yetkilisi ile münakaşa yaşandığını, bilirkişinin davalı tarafla kurduğu irtibat ve keşif mahallinde son derece taraflı tavrı ile sonrasında hazırlanan raporun davacı açısından muamma yarattığını, makinede davalı tarafından parça değişimi yapılması sonrasında tespit yapmak istemesi, bakım ve onarım öncesi mevcut üretimin tespiti hususunda davacı tarafa zorluk çıkarması nedeni ile tarafsız olmadığı her ne kadar mahkemeye bildirilmiş ve ...'un reddedildiği bildirilmişse mahkemece dikkate dahi alınmadığını, bilirkişi ...'ın keşfe katılmamış ve makineyi görmemiş olmasına rağmen raporda görüş beyan ettiğini, makineye yönelik ayıp değerlendirmesi hatalı ve eksik yapıldığını, bilirkişi raporunun içerdiği çelişkilerin giderilmediğini, çeşitli hızlarda testler yapıldığını, davaya konu makinenin belirlenen bakım ve ayarlar yapıldığı takdirde sorunsuz olarak çalıştığını, makinenin donanımlı teknik operatörler kontrolünde, ayar ve senkronizasyonları yapılmış vaziyette çalıştırıldığında üretim kabiliyetinde herhangi bir soruna rastlanmadığını,üretim ve imalatından kaynaklanan bir ayıp olmadığınının sureti davanın hukuksuz şekilde reddine karar verildiğini, dava konusu makineye yönelik kanuni ayıp tanımının hatalı uygulandığını, makinenin mevcut parça değişimi ve teknik personel nezaretinde çalıştırılmasında dahi öngörülen üretim sayı ve standardına ulaşamadığını, ifade edilenin aksine ''sorunsuz çalışmanın'' söz konusu olmadığını, mevcut çalıştırma prensibinin tam otomatik olarak nitelendirilen makineye davacı yönünden uygun olmadığı, davacının makineden beklediği çalışma prensibi ve üretim kabiliyeti kapsamında makinenin öngörülen ve beklenen performansı sağlayamadığını, bu yönü ile makinin ayıplı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülerek satılanın iadesi ile satış bedelinin iadesine karar verilmesi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satışa konu makinenin ayıplı olup olmadığı ve sözleşmeden dönme koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı şirket, davalıdan 22/05/2020 tarihinde ... Model ... 1+2 maske makinesini leasing yoluyla satın almıştır.Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Beşiktaş ... Noterliğinin 25/06/2020 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile makinenin ayıplı olduğu açıklandıktan sonra sözleşmeden dönme hakkı kullanılarak ödenen satış bedelinin iade edilmesi ihbar ve ihtar edilmiştir.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme hakkı kullanılarak ödenen satış bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesi ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır, şeklindedir. Ancak, ticari satımlarda satılanı incelemek veya inceletmekle, adi satışlarda ise satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Dönmenin sonuçları ise TBK'nın 229. Maddesinde düzenlenmiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporunda, incelenen makinenin davalı taraf teknik ekibince ayarlarının yapılması sonrası üretim senkronizasyonunda düzelme meydana geldiğine, makinenin çalışması sırasında sürekli olarak operatör sevk ve idaresi altında olmasının hatalı ürün adetini azaltmak üzere gerektiği, makinede tespit edilen çalışma karakteristiğinin emsal başka marka makineler ile benzer olduğu, makinede seçilen üretim hızına bağlı olarak takribi %5 - %10 civarında hatalı üretim gerçekleştiği kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıca, davalı taraf teknik ekibi tarafından makinede gerekli ayar ve optimizasyon müdahalesi yapıldığı ve hatalı olduğu belirtilen 2. Hat boynuzunun değiştirildiği, çift hat testi yapıldıktan sonra "..." kumaşın bitmesi nedeniyle uygulamalı testin sonlandırıldığı, makinede titreşimli çalışmaya bağlı olarak ve makinenin bulunduğu zemin terazisine bağlı olarak sistem bileşenlerinde ayar hassasiyeti bozulmaları olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda, davalı tarafça gerçekleştirilen ayar ve senkronizasyon işlemleri sonrası makinede tespit edilen üretim kabiliyeti, üretim akış sürecinde meydana gelen düzensizlikler ve hatalı üretim oranlarının bahse konu türden üretim sistemlerinde olmasının öngörülen ve kabul edilebilir sınırlar dahilinde olduğunun tespit edilmiş olması ve delil tespitinde alınan bilirkişi raporunun makinede ayar ve senkronizasyon işlemleri yapılmadan hazırlanmış olduğu dikkate alındığında, davacı tarafça satıma konu makinenin ayıplı olduğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR :Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Karardan sonra davalı yan gider avansından karşılanan 93,50 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1294, K. 2026/536, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1294-e-2026-536-k-40db06ba7a15