Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1729 E. 2026/428 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1729
- Karar No
- 2026/428
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1729
KARAR NO:2026/428
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/06/2022
NUMARASI:2021/522 Esas - 2022/515 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalının un alım-satım hizmeti sunulması konusunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, bu doğrultuda davacı şirket tarafından davalıya un satışı yapılması karşılığında davalı taraf mutabık kalınan un ücretlerinin ve sair edimlerinin davacı şirkete ifa etmeyi üstlendiğini, davacının tarafların karşılıklı iradelerinin buluşması ile un satım hizmetini yerine getirdiklerini ve mevcut ticari ilişki uyarınca bu hizmetlerinin karşılığı olarak davalı adına 09.12.2019 tarihli ve 311313 sayılı 58.903,20 TL bedelli tutarında irsaliydi fatura kesildiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki gereği davalı tarafından davacı şirkete ödenen tutarın, 09.12.2019 tarihli ve ... sayılı faturaya dayanan alacak milyarından düşüldüğünü ve kalan 43.211,27 TL tutarındaki borç üzerinden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile 15.12.2020 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının lavaş imalatı işi yapmakta olduğunu, ... unvanlı iş yerinin sahibi olduğunu, lavaş üretimi için gerekli olan un tedarikinin bir kısmı davacı şirketten karşılandığını, bu sebeple taraflar arasında yıllardır süregelen ticari alışveriş ve cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, taraflar arasındaki cari ilişki sürecinde davalı davacıdan aralıklı olarak un satın aldığını, ancak huzurdaki davaya konu edilen 58.903,20 TL tutarında herhangi bir un alımı gerçekleşmediğini, davacının davaya konu ettiği fatura ile ilgili davalıdan alacak talebinde bulununca faturaya konu malın teslimine ilişkin belgeler talep edildiğini ancak bugüne kadar herhangi bir teslim irsaliyesi ibraz edilmediğini, davalının faturaya konu malı teslim almadığı için davalı tarafa dava konusu edilen mesnetsiz fatura sebebiyle herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının davalının kısmi ödeme yaptığını ve bu tutarın fatura bedelinden düşüldüğünü iddia etse de, davalı tarafından söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, süregelen cari ilişkide davalı taraf zaman zaman ön ödeme talep ettiğini, ön ödeme yapıldığında davalıya piyasa rayicinin altında ürün satımı yapıldığı için zaman zaman kısmi ön ödemeler yapılabildiğini, ancak davaya konu faturaya özgü hiçbir ödeme söz konusu olmadığını, davacının, faturaya konu ettiği malı davalıya teslim etmediğini, Davacının davalıya irsaliyeli fatura kesmiş olduğunu iddia etse de dosyaya sunduğu belgelerden faturanın ve irsaliyenin ayrı ayrı düzenlenmiş olduğunun görüldüğünü, usulüne uygun şekilde düzenlenerek tebliğ edilmiş bir fatura ve irsaliye bulunmadığı gibi davalıya teslim edilen bir ürün de bulunmadığını, davacının davalıya teslim etmediği ürünün bedelini talep ettiğini, davacının talepleri haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı hakkında kötü niyetli şekilde icra takibi başlatılmış olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında cari hesaba dayalı olarak 43.211,27 TL tutarındaki borç üzerinden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile 15.12.2020 tarihinde icra takibi başlatılmıştırİbraz edilen bilirkişi raporu ile taraflarca düzenlenen faturaların yasal defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Kanuni Defterlerin Davacı/Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu,davacı firmanın mali kayıtlarında davalı tarafa ait ... hesap kodunda cari hesap hareketlerinin takip edilmekte olup Cari Hesabın en son hareket gördüğü 06.07.2020 tarih itibari ile 43.211,27 TL'a davalı taraftan Alacaklı olduğu,Davacı firma tarafından davaya konu edilen 07.12.2019 tarih Seri ... nolu "... Un 50 kg'lık - 540 çuval" açıklamalı KDV dahil 58.903,20 TL fatura için 07.12.2019 tarih ... Serisi ... nolu Sevk irsaliyesi düzenlenmiş olup, Sevk irsaliyesi konu olan kantar fişinde 27.060 kg olarak davacı firmada Şoför olarak çalışan ... tarafından kullanılan ... plakalı araçla 09.12.2019 tarihinde taşındığı,davacı kayıtlarında davalı tarafa ait ... hesap kodunda cari hesap hareketlerini takip ettiği, cari hesap son hareket gördüğü 06.07.2022 tarihi itibari ile 43.211,27 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, davalı muhasebe kayıtlarında, davacı tarafa ait işlemlerin 320.01.E01 cari hesap kodunda kayda alındığı ve hesabın en son işlem gördüğü 10.07.2020 tarihi itibari ile 58.778,53 TL davacı taraftan alacaklı olduğu, davalı taraf Cari hesap ekstresinde yer alan kayda göre 06.07.2020 tarih ... nolu "... Un 50 kg'lık - 395 kg" açıklamalı 43.086,60 TL değerindeki faturasında "İadeye Konu Olan Faturalar, Tarih: 09.12.2019 fatura no: ..." olarak yer aldığı, yine davalı tarafın davacı adına düzenlediğini ileri sürdüğü 06.07.2020 tarih ... nolu faturaya ait Temmuz 2020 döneminde BS formunu "BOŞ" olarak beyan ettiği, davalıya ait cari hesap kayıtları esas alınarak hazırlanan Mutabakat sonucuna göre tarafların mutabık oldukları görülmüştür.Bu kapsamda davalının malın teslim alınmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş ve davacının davalıdan 43.211,27 TL alacaklı olduğu ve icra dosyasına yönelik itirazın iptali gerektiği kanaatine varılmış anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiğine, davanın kabulü ile .... İcra Dairesinin ... sayılı takibe yönelik itirazın iptali ile takibin takip koşulları ile devamına, davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla alacağın %20 si olan 8.642,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...." karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yıllardır süregelen ticari alışveriş ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu, huzurdaki davaya konu edilen 58.903,20TL tutarında herhangi bir un alımının gerçekleşmediğini, davalı taraf davaya konu ettiği fatura ile ilgili davacıdan alacak talebinde bulununca faturaya konu malın teslimine ilişkin belgeler talep edildiğini ancak bugüne kadar herhangi bir teslim irsaliyesi ibraz edilmediğini, davalı, faturaya konu malı teslim almadığı için davalı tarafa dava konusu edilen mesnetsiz fatura sebebiyle herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı, davalının kısmi ödeme yaptığını ve bu tutarın fatura bedelinden düşüldüğünü iddia etse de davalı tarafından söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının, faturaya konu ettiği mal davalıya teslim edilmediğini, davacı, davalıya irsaliyeli fatura kesmiş olduğunu iddia etse de dosyaya sunduğu belgelerden faturanın ve irsaliyenin ayrı ayrı düzenlenmiş olduğunu, UYAP’a taralı belgelerin içeriği silik olmakla birlikte belgelerde davalının imzasının bulunmadığını, usule uygun şekilde düzenlenerek tebliğ edilmiş bir fatura ve irsaliye bulunmadığı gibi davalıya teslim edilen bir ürün de bulunmadığını, dosyaya sunulu bilirkişi raporunda davalının ticari defter ve kayıtlarında davacı şirketten 58.778,53-TL alacaklı olduğunu, davacının defter ve kayıtlarına göre davacı, davalıdan 43.211,27-TL alacaklı durumda olduğunu, her iki şirketin usule uygun tutulmuş defterlerinin birbirleriyle örtüşmediğini, davalı tarafından davacı şirkete kesilen 43.086,60TL değerindeki iade faturası davacının ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını, bu sebeple defter ve kayıtlar arasında farklılık meydana geldiğini, raporda söz konusu malın davacı şirket çalışanı ... tarafından kullanılan araçla taşındığı belirtilmiş ise de malın davalıya teslim edildiğine ilişkin hiçbir kayıt ya da belge bulunmadığını çünkü davalıya faturaya konu mal teslim edilmediğini, dosyaya sunulu bilirkişi raporunda tarafların iade faturası dışındaki faturalara ilişkin cari hesapta mutabık oldukları ifade edilmediğini, davalının ticari defterlerine göre davalı halen davacıdan 58.778,53-TL alacaklı olduğunu, davacının defterlerine göre ise davalı, 43.211,27-TL borçlu görüldüğünü ve dolayısıyla cari hesap mutabakatından söz edilemeyeceğini, taraflar arasında teslim edilen ürünlerle ilgili ihtilaf neticesinde davalı kendisine teslim edilmeyen ürünler için iade faturası kestiğini, sisteme gelen fatura olarak düşen iade faturasını alıp ticari defterlerine işlemek veya işlememek davacının sorumluluğunda olduğunu, raporda iade faturasının davacı tarafça sistemden alınıp işlenmediğinin anlaşıldığını, davacının cari hesapları incelendiğinde davalının ön ödeme yaptığını ve bu sürekli alacaklı olduğunu, davacı tarafından faturaya konu malın teslimini gösteren herhangi bir teslim irsaliyesinin dosyaya sunulmadığını, davacının bu haliyle ispat edilemeyen davasının reddi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi yasal dayanaktan yoksun olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesabı oluşturan faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, "Cari hesaba dayanan asıl alacak 43.211,27 TL" sebebine dayalı olarak 43.211,27 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 15.12.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen taraf defterlerine göre, davacı tarafından davaya konu edilen 07.12.2019 tarih Seri ... nolu "... 50 kg'lık - 540 çuval" açıklamalı KDV dahil 58.903,20 TL fatura için 07.12.2019 tarih ... Serisi... nolu Sevk irsaliyesi düzenlendiği, sevk irsaliyesi konu olan kantar fişinde 27.060 kg olarak davacı firmada Şöför olarak çalışan Hulusi Tunçel tarafından kullanılan ... plakalı araçla 09.12.2019 tarihinde taşındığı, cari hesap son hareket gördüğü 06.07.2022 tarihi itibari ile 43.211,27 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarına göre, 06.07.2020 tarih ... nolu "... Un 50 kg'lık - 395 kg" açıklamalı 43.086,60 TL değerindeki faturasında "İadeye Konu Olan Faturalar, Tarih: 09.12.2019 fatura no: ..." olarak yer aldığı, yine davalı tarafın davacı adına düzenlediğini ileri sürdüğü 06.07.2020 tarih ... nolu faturaya ait Temmuz 2020 döneminde BS formunu "BOŞ" olarak beyan ettiği, cari hesabın en son işlem gördüğü 10.07.2020 tarihi itibari ile davalının davacıdan 58.778,53 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 64/2. Maddesine göre , Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde gerekçesinde tacirin bu yükümlülüğü belgeleme ve kaydın belgeye(evrak-ı müsbiteye) dayanması(belge yoksa kayıtta yoktur) ilkesine dayandırılmıştır. Davada ispat külfeti fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının cari hesabı oluşturan faturaya konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Alacağın dayanağına ilişkin fatura/cari hesap ve sevk irsaliyesi sunulmuş ise de, sevk irsaliyesinde malın telim edildiğine ilişkin herhangi bir beyan imza olmadığı gibi malın teslimine ilişkin dosyada başka herhangi bir belge de mevcut değildir. Davacının ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına davacının iddialarını ispata elverişli değildir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez. Somut olayda, tarafların ticari defterlerindeki uyumsuzluğun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 07.12.2019 tarih Seri ... nolu KDV dahil 58.903,20 TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması, davalının düzenlediği 06.07.2020 tarih ... nolu 43.086,60 TL tutarlı iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Kural olarak basiretli bir tacirin teslim almadığı ve ticari defterlerine kaydetmediği fatura yönünden iade faturası düzenlemesi beklenemeyeceğinden, davalı tarfaından iade faturası düzenlendiğine göre davalının faturayı kabul ettiği, dosya kapsamından iade faturasının dayanaklarını ve iade faturası düzenleme koşullarının oluştuğunu ispatlayamadığından, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 2.951,76 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 2.213,76 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/03/2026