Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/470 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/470
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/470
KARAR NO: 2026/623
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17/12/2025
NUMARASI: 2025/1508 D.İş - 2025/1513 Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; keşideci ... tarafından müvekkili emrine düzenlenen 19 adet bononun ... ve .... A.Ş. tarafından aval veren sıfatıyla imzalandığını, bonoların henüz vadesinin gelmediğini, ancak vadesi gelmemiş alacaklar bakımından İİK'nnı 257/2. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep edilebileceğini, buna göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yerinini olmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçırması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması hallerinde ihtiyati haciz talep edilebileceğini, borçlular tarafından düzenlenmiş olan ve vadesi gelmiş muaccel senetler hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak haciz uygulandığını, borçluların muaccel hale gelen senetlere ilişkin de bir ödeme yapmamalarını, borç tutarının yüksek olması, borçluların tutumları ve mallarını azaltmaya ilişkin çabalarından mal varlığının azaltıldığının anlaşılacağını, borçluların mallarını kaçırmaya yönelik hazırlık içinde olduklarını, İstanbul ....İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında borçlu şirketin muamele merkezinde yapılan hacizde senet borçlusu olan ve şirketin yetkilisi olan ...'in, dava dışı ... yetkilisi olduğunu ifade ederek istihkak iddiasına bulunduğunu, oysa bu yerin borçlu şirkete ait olduğunu, şirketin sicildeki kayıtlı adresi ile muamele merkezinde haciz yapıldığını, buna rağmen istihkak iddiasının diğer borçlu tarafından ileri sürülmesinin mal kaçırmaya kanıt olduğunu ileri sürerek, borçluların 2.475.000 USD borca yeter mal varlıklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Talebe konu diğer 19 senet yönünden vade tarihinin gelmediği, borcun muaccel olmadığı anlaşılmakla talebin İİK 257/1 kapsamında reddine karar vermek gerekmiştir. İhtiyati hacze konu 19 adet bononun henüz vade tarihlerinin gelmediği sabittir. Her ne alacaklı vekili tarafından İstanbul ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile borçlulara karşı vadesi gelmiş senetlerden kaynaklı icra takibi başlatıldığını, 15.12.2025 tarihinde borçlu şirketin adresi olan ... Mah. ... ad. ... Sitesi N:....../İstanbul adresinde borçlu .... A.Ş. adına fiili haciz uygulandığını, haciz tutanağında senet borçlusu olan ve ... şirketi yetkilisi olan ...'in haciz işlemi sırasında dava dışı ... yetkilisi olduğunu ifade ederek istihkak iddiasına bulunduğunu beyan ederek bu hususun borçlu şirketin ve haciz mahalinde hazır bulunan şirket yetkilisi ... ve ...'ın malvarlıklarını dava dışı 3.şirketinmiş gibi göstererek mal kaçırma girişiminde bulunduklarını açıkça göstermekte olduğunu, kendi adreslerinde farklı şirket adına istihkak iddiasında bulunarak mal kaçırma girişimlerinde olduklarını iddia ederek İİK md. 257/2-2 gereğince vadesi gelmemiş senetlerden kaynaklı ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de 15/12/2025 tarihli haciz tutanağındaki istihkak iddiasının borçluların mal kaçırdığına yönelik hususun ispatına yeterli olmadığı, İstanbul....... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında haciz tutanağı ekinde ... .... Şti. için sunulan imza sirküleri, vergi levhası ve faaliyet belgesinin incelenmesi neticesinde adına istihkak iddiasında bulunulan ... .... Şti.'nin şirket merkezinin de davalı şirket ile aynı adreste olduğu anlaşılmış, istihkak iddiasına ilişkin itirazların incelenmesinin İcra Hukuk Mahkemesince yapılacağı ve yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle alacaklı tarafından İİK.nun 257/2. maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiğinin ispatlanamamış olduğu kanaatine varılmakla, ayrıca borçlulardan ...'in haciz tutanağında imzasının bulunması, borçlu şirketin mallarının haczedildiği ve yediemin olarak ...'e bırakıldığı anlaşılmakla borçluların muayyen yerleşim yerinin bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle borçluların taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut kaçtığı yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu veya alacaklılarının haklarını ihlal niteliğinde bir davranışlarının bulunduğuna dair yeterli kanaat verecek derecede bir bulgu veya emarenin olmadığı kanaatine varılmakla, delil durumuna göre İİK.nun 257/2 maddesindeki şartları taşımayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz isteyen vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Borçlu ... tarafından verilen ve henüz vadesi gelmeyen 19 adet bononun diğer borçlular tarafından aval veren sıfatı ile imzalandığını, bonoların vadelerinin her ayın 25'ine geldiğini, borçluların İİK'nın 257/2/2.maddesi kapsamında mal kaçırdığının kanıtlandığını, mahkeme gerekçesinde 257/1 ve 2. maddelerin birlikte değerlendirilerek kararın gerekçesinde çelişki oluşturulduğunu, bonoların henüz vadesi gelmediğini, talepten sonra 25.12.2025 tarihinde muaccel hale gelen bononun da halen ödenmediğini ve borçluların vadesi gelecek bonoları de ödemeyeceğinin bundan anlaşılabileceğini, muaccel olan 9 adet bono ile ilgili alınan ihtiyati haczin uygulandığı İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında borçlu şirketin adresinde 15.12.2025 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlu şirketin yetkilisi ve aynı zamanda senet borçlusu olan borçlusu ...'in, haciz sırasında dava dışı ... adına istihkak iddiasında bulunmasının mal kaçırmayı gösterdiğini, farklı şirket adına istihkak iddiasında bulunulmasının İİK'nın 257/2.maddesi anlamında ihtiyati haciz sebebi olduğunu, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını, müvekkilinin ciddi bir zararla karşı karşıya olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, henüz vadesi gelmeyen bonolardan kaynaklanan muaccel olmayan borç için borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, geçici hukuki koruma isteyen alacaklı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; alacaklı vekili borçluların mal kaçırdığını ileri sürmüş ise de borçlunun başka bir şirketinin bulunması ve bu şirketin yöneticisi olarak şirketin haczedildiği iddia edilen malları için istihkak iddiasında bulunulmasının mal kaçırma girişimi olarak kabulü mümkün değildir. Bir kısım bonoların muaccel olması üzerine borçlu şirket merkezinde yapılan hacizde diğer borçlunun üçüncü kişi bir şirket yararına istihkak iddiasında bulunması mal kaçırma girişimi anlamına gelmemektedir. Bir bağımsız bölümde birden fazla şirketin faaliyet göstermesi hâlinde, her bir şirkete ait malların sahipliğinin farklı olması nedeniyle istihkak iddiasında bulunulabileceği ve bu iddianın istihkak prosedürüe çerçevesinde çözülebileceği, borçluların, borcunu ödemedeki isteksizliklerinin mal kaçırma şeklinde anlaşılması gerektirir somut ve maddi bir kanıt bulunmadığından alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.ve İİK'nın 258/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati haciz isteyen tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-İhtiyati haciz isteyen tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1. ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.04.2026