Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1704 E. 2026/914 K. – İstirdat-Menfi

Konu: İstirdat-Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1704
Karar No
2026/914
Karar Tarihi
Konu
İstirdat-Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1704

KARAR NO: 2026/914

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/03/2022

NUMARASI: 2018/741 Esas - 2022/295 Karar

DAVA: İstirdat

DAVA TARİHİ : 13/08/2018

KARAR TARİHİ: 23/03/2022

BİRLEŞEN DAVA (İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/487

ESAS SAYILI DOSYASI)

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/05/2026

Taraflar arasındaki İstirdat-Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

ASIL DAVA

DAVA: Davacı vekili özetle; ... tarafından müvekkili firma emrine keşide edilen .. ... Şubesi’ne ait, 31/05/2018 keşide tarihli, ... çek seri numaralı ve 6.500,00-TL. bedelli çekin gasp sonucu zayi olduğunu, dava konusu çek hakkında İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkeme -si'nin 2018/477 E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir niteliğinde ödeme yasağı kararı verildiğini, ödeme yasağına ilişkin şerhin çekin arkasına yazılmış olduğunu, dava konusu çekin 3. kişiler tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirildikten sonra müvekkili adına sahte imza ile ciro edilmek suretiyle tedavüle sokulduğunu, böylece ciro silsilesinde kopukluk meydana geldiğini, müvekkilinin halen keşideciden çek bedeli kadar alacaklı olduğunu, davalının davaya konu çeki nasıl elde ettiğini ve iyi niyetli olduğunu kesin delillerle ispat etmekle mükellef olduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; dava konusu çek üzerindeki son yetkili hamilin müvekkili şirket olduğunun tespiti ile TTK.’nun 758. maddesi uyarınca çekin ve ödenmesi halinde çek bedelinin avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili (asıl davada) cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkili şirkete .... Şti. tarafından bedel tahsili için keşide edildiğini, çekteki ciro silsilesinin açıkça kanuna uygun şekilde yapılmış olduğunu, dava konusu çeke ilişkin olarak açılan İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/477 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan hasımsız çek iptali davasına müdahale talebinde bulunduklarını, müvekkili şirketin dava konusu çeki iktisap etmekte iyi niyetli olduğunu, aksi yöndeki iddianın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın çekin gasp sonucu kaybolduğuna ilişkin beyanlarının gerçekleri yansıtması durumunda dahi müvekkili şirketin çeki iktisapta kusuru bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca çekin gasp sonucu kaybolduğuna ilişkin olarak davacı tarafça dosyaya sunulmuş tatmin edici bir delilin de bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA:

DAVA:Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı yana böyle bir borcunun bulunmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmış olduğunu, müvekkili ile dava dışı ...Limited Şirketi (kısaca .... Şti.) arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin takip konusu çeki 31/05/2018 ödeme tarihli olarak keşide ettiğini ve dava dışı şirkete 17/03/2018 tarihinde kargo ile gönderdiğini, ancak kargoyu taşıyan Yurtiçi Kargo firmasına ait aracın 19/03/2018 tarihinde hırsızlandığını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen çekin de söz konusu hırsızlık olayı nedeniyle ziyaa uğradığını, yaşanan bu olayların akabinde müvekkilinin dava konusu çekin bedelini ... … Ltd. Şti.'ne banka hesabına havale yapmak suretiyle ödediğini, yapılan bu ödemenin akabinde anılan şirket tarafından 18/05/2018 tarihinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/477 Esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açıldığını, mahkeme tarafından 31/05/2018 tarihinde çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini ve kararın bankaya bildirildiğini, ödeme yasağına rağmen davaya konu çekin sahte ciro silsilesi ile cirolanmak suretiyle davalı tarafa teslim edildiğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkili davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iyi niyetli son hamil olarak huzurdaki davaya konu çeki .... Şti.'den teslim aldığını, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların hayatın olağan akışına aykırı ve şüphe çekici iddialar olduğunu, dava konusu çekteki imzanın keşideci olan davacının da kabulünde olduğunu, davacının emrine çek keşide ettiği ... ... Ltd. Şti. tarafından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/741 Esas sayılı dosyasında ikame edilen davada ... … Ltd. Şti. vekili tarafından açık şekilde "…müvekkil halen keşideciden çek bedeli kadar alacaklıdır…” denilmekte olduğunu, davacı tarafın var olan ticari borcuna karşılık söz konusu çeki keşide etmiş olduğunu, eğer kendisinden sonra ciro silsilesinde bir kopukluk olduğu yönünde bir iddia mevcut ise bu iddiayı davacı keşidecinin değil ilgili cirantanın ileri sürebileceğini, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü kişi hamil olarak dava konusu çeki teslim almış olduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...İddia, savunma, celbedilen ve toplanan deliller ile dosyada alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmiştir. Dava konusu çekteki ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığı, davalı temlik eden faktoring şirketinin dava konusu çeki iktisap ederken 6361 sayılı yasa ve bağlı mevzuatı uyarınca, üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirdiği ve çeki iktisap ettiği, davacı aleyhine bile bile zarar verici bir eylem içerisinde olmadığı, çeki iktisap ederken iyi niyetli olduğu, davalı faktoring şirketinin mevzuata ve yönetmeliğe uygun olarak edindiği dava konusu çeki iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilememiş olması karşısında, asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak; aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.b) birleşen (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/487 Esas) Dava yönünden değerlendirme: Birleşen dava; .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ... A.Ş. ...Şubesi'ne ait, ... seri no'lu, 31/05/2018 keşide tarihli, 6.500,00-TL. bedelli çek nedeniyle davacı çek keşidecisi ...’ün davalı temlik eden faktoring şirketine (sonrasında temlik alan şirkete) borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.Dosyada grafolog bilirkişiden alınan raporda dava konusu çekin arkasında yer alan lehtar ... ve ....’nin kaşesi üzerine atılı ciro imzasının anılan şirketin yetkilisi ...'ın eli mahsulü olmadığı tespit edilmiş ise de; birleşen davanın (menfi tespit davasının) davacısı ..., dava konusu çekin keşidecisidir. Davacı keşideci tarafından dava konusu çekteki keşideci imzası kabul edilmiş, yani keşideci inkar edilmemiştir. Ticari senetteki geçersiz imza sadece imza sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur ve senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar. TTK.'nun 677. maddesinde düzenlenen imzaların istiklali prensibine göre; çek üzerindeki imzaların geçersizliği diğer imzaların geçerliliğini etkilemez. Bir başka ifade ile imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince; geçerli imzaların sahipleri başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kendi sorumluluğundan kurtulamazlar. Bu nedenle de somut davada kendi imzasını inkâr etmeyen davacı ... (keşideci), lehtarın (... ve ....’nin) imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Eş söyleyişle; lehtar imzasının sahte olması hâli, davacı keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zira geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Kaldı ki; davacı keşideci, dava konusu çekin bedelini lehtara ödendiğine ilişkin şahsi def'iyi çekin hamili konumundaki davalıya karşı ileri sürerek borcundan kurtulamaz. (Yargıtay HGK.’nun 19/03/2019 tarihli, 2017/19-1636 E. ve 2019/319 K. sayılı kararı ile yine (Yargıtay HGK.’nun 09/03/2016 tarihli, 2014/19-806 E. ve 2016/298 K. sayılı ilamları da benzer yöndedir.)Somut olayda; davacı keşideci, dava konusu çekteki imzasına itiraz etmemiş, kendisinden sonraki lehtarın ciro imzasının sahte olduğunu iddia etmiş ve menfi tespit isteminde bulunmuştur. Sonuç olarak; yukarıda açıklanan nedenlerle, kendi imzası dışındaki imzaların geçersizliğini ileri süremeyecek olan davacı keşidecinin, kendi imzasını inkâr etmediği, ciro metnine göre ciro silsilesinde kopukluk da bulunmadığı, lehtarın imzası sahte olsa bile imzaların istiklâli prensibi karşısında bu durumun davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı, davacı keşidecinin dava konusu çekin bedelini lehtara ödendiğine ilişkin şahsi def'iyi çekin hamili konumundaki davalıya karşı ileri sürerek borcundan kurtulamayacağı kanaatine varılmakla, birleşen davanın da reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Faktoring Şirketi'nin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilinin .... Şti. ile arasında herhangi bir cari ve fatura ilişkisi olmadığını, davalı faktoring şirketinin gerekli araştırmaları yapmadığını, fatura tek taraflı düzenlenebilen bir belge olup her zaman için yan delillerle desteklenmesi gerektiğini, davalının gerekli ve yeterli araştırmayı yapmadığını, tek taraflı düzenlenebilen bir belge ile çek alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, Faktoring şirketi tarafından faturanın tebliğ edilip edilmediği, fatura konusu mal veya hizmetin verilip verilmediğine ilişkin teslim belgesi vb. sorgulanmadığını, yada herhangi bir sözleşme olup olmadığının da sorgulanmadığını, davalı faktoring şirketi faturanın gerçek bir akdi ilişkiye dayanılarak düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin herhangi bir araştırma yapmadığını, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı ortaya çıkmış olup, davalı taraf kötü niyetli olmakla beraber davalı tarafın iyi niyet sorgulamasının yapılmasına dahi gerek olmadığını, açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/741 Esas sayılı, 2022/295 Karar sayılı 23/03/2022 tarihli kararın iptaline, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İşbu davanın özetle, davacı keşidecinin kaybolan çeki kapsamında bozulan ciro silsilesi ile taraf olduğu .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine yönelik açılmış menfi tespit davası olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’na göre, kambiyo senetlerinin kaybı durumunda, Keşideci’nin cezai soruşturma yapmak dışında çekin iptali ve benzeri sebeplere dayanarak açabileceği herhangi bir dava bulunmadığını, bu noktada, davacı müvekkili, söz konusu gaspı ve çekin zayii olduğunu öğrendiği andan itibaren basiretli ve iyi niyetli bir iş insanı olarak hukuki olarak alabileceği tüm önlemleri aldığını ve tüm hukuki yolları tükettiğini, herhangi bir şekilde ilgili tarafların ticari defterleri incelenmeden, ciro silsilesinin doğruluğu araştırılmadan verilmiş olan işbu kararın hatalı olduğunu, müvekkili tarafından düzenlendikten sonra gasp sonucunda çalınan çekin 3. kişilerin eline geçmesi ve hatalı ciro silsilesi ile davalının eline geçtikten sonra tahsil edilmek üzere icra takibine verilmiş olmasının kötü niyetli olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/741 E. Ve 2022/295 sayılı kararın bozulmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Asıl dava, davacının lehtarı olduğu çekin ve ödenmesi halinde çek bedelinin istirdatı; birleşen dava, davacının keşidecisi olduğu icra takibine konu edilen çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden ... Şubesi’ne ait 31.05.2018 keşide tarihli, ... çek seri numaralı ve 6.500 TL bedelli çekin ... tarafından ...Limited Şirketi adına keşide edildiği, çekin ciro silsilesinin ...Limited Şirketi, dava dışı .... Şti., ... A.Ş. şeklinde olduğu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/477 Esas sayılı dosyasında, davacı ...Limited Şirketi tarafından dava konusu çekin iptali için dava açıldığı, mahkemece ödeme yasağı kararı verildiği, anılan çekin .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında ... A.Ş. tarafından icra takibine konu edilmesi ve davacı tarafça çek hakkında istirdat davası açılması üzerine çek iptali davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında temlik eden davalı ... A.Ş tarafından asıl ve birleşen dosya davacıları ile dava dışı .... Şti. hakkında dava konusu çeke dayalı olarak 6.500 TL asıl alacak, 173,67 TL işlemiş faiz, 650,00 TL %10 çek tazminatı, 19,50 TL %0,3 komisyon olmak üzere toplam 7.343,17 TL üzerinden 09.08.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır.

Davaya konu çekte lehtar-ciranta konumunda olan davacı ...Limited Şirketi, çekteki ciro imzasının sahte olduğu iddiasıyla istirdat isteminde bulunmuş olup, davacıya atfen atılan ciro imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı konusunda imza incelemesi için usulüne uygun olarak gerekli deliller toplanarak grafolog bilirkişiden rapor alınmış, çek aslının arka yüzünde bulunan davacı şirkete atfen atılmış imzanın davacı şirket yetkilisinin eli mahsulü olmadığı tespit edilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı tarafça, son hamil olan davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürülmüştür.

Dosya kapsamından temlik eden davalı ... A.Ş. ile dava dışı .... Şti arasında 13.03.2018 tarihinde Faktoring Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme tahtında ... A.Ş.'ye temlik edilen 22.02.2018 tarih 029036 nolu 6.785 TL tutarındaki, borçlusunun davacı ...Limited Şirketi olduğu faturanın 6.500 TL'lik kısmının temlik edildiği, ... A.Ş.'nin incelenen ticari defter kayıtlarında dava konusu çekin 20.03.2018 tarihinde faktoring işlemine istinaden portföye giriş kaydının yapıldığı, çekin keşide tarihinde tahsil edilmesi amacıyla bankaya ibraz edildiğinde çek üzerinde ödeme yasağı kararı bulunması sebebiyle çek arkasına "işlem yapılamadığı" şerhi işlendiği, ... A.Ş. tarafından dava dışı .... Şti'ne 20.03.2018 tarihinde 6.600 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)"Elden çıkan çek" başlıklı 792. Maddesi olduğu ve "(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamil yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğu taktirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir.Bu kapsamda somut olayda davalı faktoring şirketinin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olup olmadığı veya iktisapta ağır kusurlu bulunup bulunmadığı üzerinde durulması ve 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu hükümlerinin değerlendirilmesi gerekir.

6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesinde "faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez," hükmü; 9/3 maddesinde " Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmü düzenlenmiştir.

Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, BDDK Tarafından 04.02.2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 01.01.2015 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Anılan yönetmeliğin 8/1. maddesinde; "faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin "İstihbarat Çalışması" başlıklı 5. maddesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, faktoring işlemine konu faturanın merkezi fatura kaydı sistemine işlenmiş olduğu, faturaya karşılık teslim edilen dava konusu çekin keşidecisi hakkında gerekli istihbarat çalışmasının yapıldığı belirtilmiş ise de davalı tarafça dava dışı müşterisi .... Şti'nin mali durumu, itibarı ve işlem geçmişi hakkında araştırma ve değerlendirme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı gibi davalı tarafça faturaya konu mal/hizmetin teslimine ilişkin davacı cirantaya başvurulup, tesvik edici belge talep edildiğine başka bir deyişle teyit alma işlemini yerine getirildiğine ilişkin de bir delil sunulmamıştır. Temlik eden davalı ... A.Ş.'nin faktoring işlemleri ile iştigal eden tacir olup, yaptığı işlemlerde yönetmelik hükümlerine titizlikle uyması ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde faturanın gerçekliğine ilişkin gerekli istihbarat çalışmasını yapmayan davalının, dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle asıl davanın kabulü ile çekin istirdatına karar vermek gerekirken mahkemece dava konusu faktoring işlemlerinin usule uygun olduğu kabul edilerek asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan birleşen davada davacı, dava konusu çekte keşideci olup, lehtarın ciro imzasının sahte olduğuna dayanamaz. TTK'nın 838/1-c maddesi atfıyla TTK'nın 687. Maddesinde "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmü mevcut olup, keşideci şahsi defilerini, ancak çekin "kötüniyetli" bir şekilde sırf kendisini zarara uğratmak kastıyla devraldığını ispat etmesi halinde hamile karşı ileri sürebilecek ise de somut olayda Dairemizce asıl davanın kabulü ile çekin istirdatına karar verilmiş olmakla; birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu durumda Dairemizce davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının davacı hakkında takip başlatmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilmemesi nedeniyle davacının şartları oluşmayan İİK 72/5.maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; asıl davada ve birleşen davada davacı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Asıl davada ve birleşen davada davacı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

A-1-Asıl davanın KABULÜ ile dava konusu ... Subesine ait 31/05/2018 keşide tarihli...seri numaralı ve 6.500 TL bedelli çekin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,

2-Asıl dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 696,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Asıl dava yönünden davacı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 6.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan tebligat ve posta masrafı 204,50TL, bilirkişi ücreti 1.900 TL, başvurma harcı 35,90 TL, peşin harç 35,90 TL olmak üzere toplam 2176,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B-1-Birleşen davanın KABULÜ ile davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2-Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından 125,48 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 606,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Birleşen dava yönünden davacı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 6.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan tebligat ve posta masrafı 103,00 TL, başvurma harcı 35,90 TL, peşin harç 125,48 TL olmak üzere toplam 264,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

C-Asıl dava ve birleşen dava yönünden taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın HMK'nın 333. Md. ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Md. uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

D-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

1-Asıl davada davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

2-Asıl davada davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 279,50 TL olmak üzere toplam 500,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Birleşen davada davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

4-Birleşen davada davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

04/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1704, K. 2026/914, T. 23.03.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1704-e-2026-914-k-7d2b72102b4a